{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/228 <br>KARAR NO\t: 2025/153<br><br>DAVA\t: (İtirazın İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/08/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 20/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. tarafından kullandırılan kredi alacağı temlik sözleşmesi ile ..., ... da Şirketleri ile birleşen ... A.Ş ye devir ve temlik edildiği, ... A.Ş Müvekkili şirketin, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasıyla kayıtlı bulunan... A.Ş. ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 155'inci maddesinin 1. fıkrasının b bendi ve 156'ncı maddesi hükümleri ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19 ve 20'nci maddeleri uyarınca kolaylaştırılmış birleşme hükümlerine göre bütün aktif ve pasifleri ile aynen devir almak suretiyle birleştirilmesine karar verildiğini, ...Tic. A.Ş'ine 1998 yılında ... A.Ş ... Şubesi'nden Genel Kredi sözleşmelerine istinaden kredi hesabı açılarak kredi kullandırılmış olduğunu,  dava dışı ... ve davalı Işık...'nun müşterek ve müteselsil kefil borçlular olduğunu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 15.06.2001 tarih ve 346 sayılı kararı gereği ... A.Ş. ve ... A.Ş. tüm aktif ve pasifleriyle ... A.Ş. bünyesinde devren birleştirildiğini, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun ... tarih ve ... nolu kararına göre ise ... Bankası T.A.Ş, ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin ... A.Ş. bünyesinde devren birleştiğini, ... Kurumu'nun ... tarih ve ... nolu kararı çerçevesinde 30.09.2002 tarih itibari ile ... A.Ş., ... A.Ş. bünyesinde devren birleştirildiğini, Kullandırılan kredi ile ilgili banka kaynaklı ihracat taahhüdü kapatılmayan kredi ile alakalı olarak vergi, resim harç ve ... tutarının cezalı olarak ödenmesine istinaden, Bayındırbank A.Ş. (... ile devren birleştirilen) tarafından ... 17. Noterliği .. tarih ... Yevmiye Nolu ihtarname ile \"Muhataplardan ... Tic. A.Ş., ... ve ... Lehine ve müşterek müteselsil kefaletleri ile açılmış bulunan krediye ilişkin gayrinakdi riski oluştuğunu ve banka kaynaklı ihracat taahhüdü kapatılmayan kredi ile alakalı olarak vergi, resim harç ve KKDF tutarının cezalı ödenmesi kat edildiğini, borcun ödenmemiş olduğunu, davalıların ödemelerde temerrüde düşmesi üzerine ... 8. İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını; ancak asıl borçlu ...Tic. A.Ş. ile  müşterek müteselsil kefil olan...'nun itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptal edilmesi için  bu davanın açılma zarureti doğduğunu, davalının ... 14.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptaline ile takibin devamına, müvekkili davacı lehine davalı aleyhine %'20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir.  <br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde;müvekkillerinden ...'nun ikametgahı ve müvekkili şirketin adresinin ... olduğunu, sunmuş oldukları Ticaret sicil Gazetesin'de görüleceğini, itirazın iptali davasında özel yetki kuralı getirilmediğinden, davanın genel yetkili olan davalının ikamet adresinin bulunduğu Mahkemede açılması gerektiğini, \"... mahkemesinin yetkili olduğunu\", bu nedenle davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiğini, iddia edenin iddiasını ispatla yükümlü olduğunu iddialarını ispat edemeyen davacı tarafça açılan davanın reddi gerektiğini, borcun varlığının kabul etmemekle birlikte bir an için böyle bir borcun söz konusu olduğu düşünülse dahi borcun zamanaşımına uğradığının açık ve net bir şekilde ortada olduğunu, gereken şartların mevcut olmaması nedeniyle davacının ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini, iddialarında haksız ve kötüniyetli olan davacı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davacı tarafça haksız açılan davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflara atfedilen dayanak sözleşmenin davalılar tarafından imzalanıp imzalanmadığı, buna göre yetki sözleşmesinin ve ayrıca genel olarak taraflar arasında alacağa esas sözleşmenin mevcut olup olmadığı, buna göre mahkememizde sonuç itibariyle yetkili bulunup bulunmadığı, taraflar arasında sözleşme bulunduğunun anlaşılamaması halinde ise genel yetki kaidelerin uygulanmasının gerekip gerekmediği,  davalılar tarafından inkar edilen sözleşme kapsamında davalıların doğan bir borçlarının takip tarihi itibariyle olup olmadığı, dava dışı banka tarafından vergi dairesine ödeme yapılıp yapılmadığı, davalılar yönünden davanın süresi içinde açılıp açılmadığı, takip tarihi itibariyle borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır. <br>Davacının, banka ile ilişkisine dayalı olarak bu davayı açtığı, sözleşme aslının dosyada mevcut olmadığı, davacının temlik alan şirket konumunda bulunduğu, itirazın iptali davasının şeklen süresi içinde açıldığı tartışmasızdır. <br>... 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/10/2021 tarih ...E. ...K.sayılı kararında; \"Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, Dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli ... 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne veya İSTANBUL 2.ASLİYE TİCARET Mahkemesine tevzi edilmek üzere gönderilmesine, HMK.nun 331. maddesi uyarınca vekalet ücreti, yargılama, harç ve giderleri konusunda bir karar oluşturulmasına yer olmadığına\"<br>şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkememizce verilen 19/01/2023 Tarih ve ...E. ...K.sayılı gerekçeli kararda ise açıklanan nedenlerle karşı görevsizlik verilmiştir. Ne var ki mahkememizin gerekçeli kararında açıklanan gerekçelere rağmen İstanbul BAM 37.HD 01/03/2024 Tarih ve ...E. ...K.sayılı kararı ile mahkememizin görevli olduğu belirtilerek bu şekilde yargı yeri belirlenmiştir. Böylelikle (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu usulen kabul edilecektir. <br>Usulen direnilmesi mümkün olmayan karar içeriği karşısında ise mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan hususlardan ilki davalıların dayanak sözleşmede kendilerine atfedilen imzayı inkar etmiş olmaları karşısında imzanın davalılara ait olup olmadığıdır.<br>Açıklanan durum karşısında ve Yargıtay uygulaması gereği mahkememizin yetkili olup olmadığı hususunun tespiti açısından sözleşmedeki imzanın davalılara ait olup olmadığı önem arz etmektedir. Zira yetki sözleşmesi uyarınca mahkememiz yetkili gözükmekte ise de sözleşmedeki davalılara atfedilen imza inkar edilmekle bu hususun Yargıtay uygulamasına uygun şekilde ve bir ön sorun olarak değerlendirmesi gerekir. Mahkememizce 09/05/2024 tarihli, 04/07/2024 tarihli 24/10/2024 tarihli, 26/10/2024 tarihli duruşmalarda oluşturulan ara kararlar ile ise imza incelemesinin yapılabilmesi için sözleşme aslının bulunmasına, sunulmasına dair gerekli ara kararlar oluşturulmuştur. Ancak yapılan tüm araştırmalara rağmen dayanak sözleşme aslının bulunamadığı ve sunulamadığı 26/12/2024 tarihli duruşmadaki davacı vekili beyanı ile yazı işleri müdürü ve katip tarafından düzenlenmesi sağlanan 19/02/2025 tarihli tutanak içeriği ile sabit hale gelmiştir. <br>Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacak ile ilgili yapılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Davalı borçlular, davaya dayanak olan ... 8.İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı icra dosyasındaki sadece borca itiraz etmiş, yetkiye itiraz etmemişlerdir. Dolayısıyla, bu borçlular yönünden icra dairesinin yetkili olduğu hususu kesinleşmiş olduğu Yargıtay uygulamaları çerçevesinde kabul edilebilir. Buna mukabil davalılar süresi içinde mahkememizin yetkisine yönelik itirazda bulunmuşlardır. İtirazın iptali davası yönünden özel bir yetki kuralı getirilmediğinden genel hükümlere göre yetkili mahkeme belirlenecektir. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmez. Dolayısıyla davalı borçlular açılan itiazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz edebilir. (Yargıtay 17.HD ...E. ...K.sayılı kararı)<br>Davalıların dayanak genel kredi sözleşmesindeki imzaya ısrarlı olarak itiraz etmiş olmaları karşısında imza incelemesi yapılması zorunludur. Ancak yapılan tüm araştırmalara rağmen genel kredi sözleşme aslı bulunamamış ve sunulamamıştır.<br>\"Her şeyden önce bir senedin fotokopisi, usul hukuku anlamında \"senet\" değildir. HMK m.121 ile davacıya tanınan, dava açarken delil olarak dayandığı senedin örneğini sunabilme hakkı, senedin asılının davacının elinde olmasına bağlıdır. Zira örneği sunulan senedin mahkemece kendiliğinden ya da taraflardan birinin talebi üzerine incelenmesine gerek görülmesi halinde aslının mahkemeye ibraz edilmesi zorunludur (HMK m.216). Bu husus HMK'nın 219.maddesinde \"taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar...\" denilerek ayrıca belirtilmiştir.<br>Belgedeki yazıyı ya da imzayı inkar etme, diğer bir değişle sahtelik iddiası (HMK m.208), esasında iddia edenin aleyhine delil hükmü bulunan bir belgenin hükümden düşürülmesi amacıyla yapılır. Bu nedenle, zaten delil hükmü bulunmayan bir fotokopide yer alan imza ve yazıların sahte olduğunun iddia edilmesine de üzerinde sahtelik incelemesi yaptırılmasına da gerek yoktur.<br>İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut olayda davalı sözleşmeyi inkar ettiğine göre sözleşmenin varlığının ispatı bundan lehine sonuç çıkartan tarafa yani davacıya aittir. Mahkemece davacı tarafa sözleşmenin aslını sunması için kesin süre verilmeli bu süre içinde sözleşme aslı sunulamaz ise davacının iddiasını ispatlayamadığı yani yazılı sözleşmenin bulunmadığı kabul edilmeli; sunulur ise belge aslı üzerinde imza incelemesi yapılması için konusunda uzman bir bilirkişi tayin edilmelidir.\" (Yargıtay 3.HD ...E. ...K.sayılı kararı)<br>Bu çerçevede davacı taraf vekiline, dayanak genel kredi sözleşme aslının sunulması için verilen tüm normal sürelere ve kesin sürelere ve sürelerin sonucunun hatırlatılmasına rağmen genel kredi sözleşme aslı sunulamamıştır. Artık bu şartlarda genel kredi sözleşmesindeki imzanın davalılar tarafından inkar olunması karşısında, genel kredi sözleşmesinde yer alan ve mahkememizi yetkili kılan sözleşme hükmünün davalıları usulen bağlayabilmesi mümkün değildir. Genel kredi sözleşmesindeki mahkememizi yetkili hale getiren hükmün bağlayıcı olmaması ve sözleşmenin varlığının ispatlanamaması karşısında artık yetki konusunda genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Zira mevcut dosya kapsamına göre gerek devir alan şirketin gerekse devreden şirketin davalılardan alacaklı olmasına dayanak olabilecek bir genel kredi sözleşme aslının bulunduğu ispatlanamamıştır. <br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre takibe dayanak kredi sözleşmesi altındaki imzanın davalılara aidiyetinin tespit edilemediği, bu sebeple taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğunun anlaşılamadığı, davalıların ise süresinde yetki ilk itirazında bulunduğu, ... ATM'nin yetkili olduğunu açıkça belirttikleri,  HMK'nın 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkemenin davalıların ikametgahı mahkemesi olduğu, nitekim davalıların her ikisinin yerleşim yerinin Trabzon olduğu, davacının yerleşim yerinin yetkili olmasını gerektirir dayanak herhangi bir hükmün bu şartlarda mevcut olmadığı, sonuç itibariyle süresinde yapılan yetki itirazının HMK m.116 ve m.117.hükmü gereğince kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Yargıtay 19.HD ...E. ...K.sayılı kararı)<br>Yapılan açıklamalar karşısında davalıların yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, mahkememiz kararına karşı kanun yollarına başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kararın tebliği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birisinin başvurusu halinde dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 6100 sayılı HMK m.331/f.2 hükmü gereği yetkisizlik kararından sonra dosyaya bir başka mahkemece devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine, 6100 sayılı HMK m.331/f.2 hükmü gereği yetkisizlik kararından sonra dosyaya bir başka mahkemece devam edilmemiş ise talep halinde ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesine karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalıların yetki itirazının kabulü ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,<br>2-Yetkili mahkemenin ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine,<br>3-Mahkememiz kararına karşı kanun yollarına başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kararın tebliği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birisinin başvurusu halinde dosyanın Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, <br>4-6100 sayılı HMK m.331/f.2 hükmü gereği yetkisizlik kararından sonra dosyaya bir başka mahkemece devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,<br>5-6100 sayılı HMK m.331/f.2 hükmü gereği yetkisizlik kararından sonra dosyaya bir başka mahkemece devam edilmemiş ise talep halinde ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesine,<br>Davalılar vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br> <br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>¸<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0372c914984acc2","SID":"0056e0b14ed4f376"}}