{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>46. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/49 <br>KARAR NO: 2025/297<br>KARAR TARİHİ: 06/03/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E   A D L İ Y E   M A H K E M E S İ    K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/10/2024<br>NUMARASI: 2024/382 Esas 2024/647 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:06/03/2025<br>İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 01/10/2024 tarihli ve 2024/382 Esas 2024/647 Karar sayılı dosyasında verilen karar; davacının vaki istinaf talebi üzerine  istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı; taraflar arasında imzalanan \"Satıcı İş Ortaklığı Ve İlan Sözleşmesi \" kapsamında doğan hak edişlerin  faturalandırılarak cari hesaba bağlandığı, davalı tarafın 899.717,71 TL  tutarındaki cari hesap borç bakiyesine karşın kararlaştırılan vadede ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir.  Davalı; davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince, \"...Her ne kadar davacı tacir ise de davalının tacir olup olmadığının tespiti için yargılama esnasında davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine, ticaret sicil müdürlüğüne ve esnaf ve sanatkarlar odasına müzekkereler yazılmıştır. Gelen müzekkere cevaplarında davalının esnaf ve ticaret odasına kaysının bulunmadığı anlaşılmış olup icra takibinin 2022 yılında yapılması ve bu kapsamda cari hesaptan kaynaklı alacak isteminde bulunulmuş olması sebebiyle 2022 yılı itibari ile davalının vergi dairesi kayıtları incelendiğinde işletme hesabı usulüne göre defter tuttuğu, ... Mahallesi ...Sokak Dış Kapı No:... İç Kapı No:... Artuklu/Mardin adresinde Radyo, TV, Posta Yoluyla veya İnternet Üzerinde Yapılan Perakende Ticareti faaliyetinde dolayı gerçek usul mükellefi olduğu ve 2022 yılına ait beyan etmiş olduğu yıllık gelir vergisi beyannamesinde yıllık gelirinin olmadığı 100 TL zararının olduğu mahkememize bildirilmiş olup bu kapsamda davalının vergi dairesine bildirmiş olduğu yıllık gelir vergisi beyannamesinin incelenmesinde, satın alınan emtia tutarınınVUK’nun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının 2. bendinde belirtilen limiti aşmadığı, davalının kazancının esnaf sınırında kaldığı, tacir vasfının olmadığı anlaşılmakla mahkememizin işbu davaya bakma görevinin olmadığı... \" gerekçesiyle \"-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,  -Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, \" karar verilmiştir.Davacı istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini aynen tekrar ederek,  dava değeri, davalının ekonomik faaliyeti ve emsal yargı kararları gözetildiğinde davalının tacir vasfında olup  Asliye Ticaret Mahkemesinin  uyuşmazlığın çözmekle görevli olduğu beyanıyla;  ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Dava, İİK 67. Madde uyarınca itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasında \"SATICI İŞ ORTAKLIĞI VE İLAN SÖZLEŞMESİ\" akdedilmiş olduğu, davacının ... ismi ile elektronik ticaret alanında faaliyet gösterdiği, davalının davacıya ait internet sitesi üzerinden satışını yapmış olduğu ürünler sebebi ile taraflar arasında akdedilmiş sözleşme hükümleri uyarınca cari hesaba kaydedilmiş olan toplam 899.717,71 TL alacağın tahsili için  icra takibi başlattığı sabittir.  6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.Aynı Yasanın 3. maddesinde, \"Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.”, Aynı Yasanın 11/1 ve 2. maddesinde, \"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Aynı Yasanın 12/1.maddesinde \"Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.\" hükümlerini amirdir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Bir kişinin ticaret siciline kaydının olmaması, tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Davalının esnaf sayılabilmesi için kazanç unsuru yanında, iktisadi faaliyetlerinin nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmalarına dayanması, kazançlarının ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olması ve esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir. Dosya kapsamında, davalının iktisadi faaliyetlerinin nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmalarına dayandığına veyahut berber terzi gibi esnaflık faaliyetinde bulunduğuna dair har hangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Aksine, dava dilekçesindeki açıklamalar ile  davalı satıcının, internet ortamında, davacıya ait \"trendyol internet plotformu\" üzerinden ticari faaliyette bulunduğu ve kendisinden de cari hesaptan doğan 899.717,71 TL  komisyon vs.den kaynaklı alacak talebinde bulunulduğu nazara alındığında, iştigal konuları aynı olan şirket tüzel kişiliğinden bağımsız veyahut yarı bağımsız olarak gerçek kişi tacir şeklinde faaliyette bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla karşı tarafı da tacir olan nisbi nitelikteki ticari davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır. Bununla birlikte, sözleşme içeriğine bakıldığında, satış bedellerinin tahsili hususnda davacı şirketin aynı zamanda ticari vekil/tacir yardımcısı olarak hareket ettiği anlaşılmaktadır.TTK 4/1-c maddesinde, ticari temsilciler, vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554 maddelinden doğan hukuk davalarının ticari dava sayılıyor oluşundan ötürü uyuşmazlığın mutlak ticari dava olma özelliği de bulunmaktadır. Bu itibarla; davacının  istinaf isteminin kabulüne HMK  353-1-a-3 maddesi gereği ilk derece mahkemesi kararının kaldırarak  dosyanın esastan incelemek üzere  ilk derece mahkemesine iadesine oy birliğiyle karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacının  istinaf başvurusunun KABULÜNE, inceleme konusu kararın görev yönünden usul ve yasaya uygun olmadığından HMK m. 353/1-a-3 uyarınca İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/10/2024 tarihli ve 2024/382 Esas 2024/647 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Davanın esas yönünden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine, 3.Harçlar yasası uyarınca yatırılan 427,60 TL harcın talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca  ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,06/03/2025  tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69c3c81c768f03e3","SID":"1201547797e0fbfb"}}