{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN\t<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2023<br>DAVANIN KONUSU: BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ - İSTİRDAT<br>İSTİNAF TALEP TARİHİ: 13/11/2023<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/02/2025<br>KARARIN YAZIM TARİHİ: 03/03/2025<br><br>Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı 21/09/2023 tarihli kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan dava dilekçesinde özetle; davacının ... isimli cafe-restorantı işlettiğini ve davalı şirketin ... tesisat numarası ile elektrik abonesi olduğunu, davalı şirket yetkililerince 23/06/2022 tarihinde kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutanak tutularak 747.135,49 TL fatura tahakkuk ettirildiğini, elektriğin kesilmemesi için taksitlendirme talep edilerek ihtirazi kayıt ile 22/07/2022 tarihinde 134.135,00 TL, 22/08/2022 tarihinde 127.600,00 TL olmak üzere toplam 261.705,00 TL ödeme yapıldığını, davacının kaçak elektrik kullanmadığını, yapılan tahakkukun tarifeler yönetmeliğine aykırı olduğunu beyanla, borçlu olmadığının tespitine ve daha önce ödenen bedelin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA :Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının \"branşman kablosunu patlatmak suretiyle ek alınması\" yöntemi ile kaçak elektrik kullandığının tespiti üzerine 23/06/2022 tarihinde kaçak elektrik tutanağı düzenlenerek yürürlükteki Tarifeler Yönetmeliği gereğince tahakkuk ve kaçak ek tahakkuku yapıldığını, tutulan tutanak ve yapılan tahakkukun mevzuata uygun olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE GEREKÇESİ :Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ...Karar sayılı 21/09/2023 tarihli kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesi ile; faturada tespiti yapılan iş yerinde bulunan elektrikli cihazların toplam gücü baz alınarak tahakkuk yapıldığını, ancak elektrikle çalışan ... diye tabir edilen ısıtıcının sadece soğuk havalarda çalışacağının dikkate alınmadığını, yine su ısıtıcısının tutanak tutulan iş yerinde bulunmadığını, çay ocağı standı olan bir işletmenin su ısıtıcısı kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işletmedeki tüm elektrikli cihazların ayda 30 gün ve günde 24 saat olarak çalıştığının kabulü ile tahakkuk yapılmasının doğru olmadığını beyanla hukuka aykırı olan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355/1 maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin olarak yapılan incelemede; <br>Dava, kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutulan tutanak gereğince tahakkuk ettirilen fatura bedeli nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının kaçak elektrik kullandığı ve kaçak elektrik tahakkukunun yürürlükteki mevzuat ve Tarifeler Yönetmeliğine uygun hesaplandığı, gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.  Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler.<br>Türk Ticaret Kanunun 5.maddesi uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aittir. Aynı yasanın 4.maddesinde ise ticari davalar düzenlenmiş olup, buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili  hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda ve yasa maddesinde sayılan yasal düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davaların  ticari dava olacağı öngörülmüştür.<br>Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanun'un 11.maddesinde  ticari işletme şu şekilde tanımlanmıştır. \"(1) Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.  (2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır,  Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararname ile  belirlenir.\" Yine aynı yasanın 12.maddesine göre tacir, bir  ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişidir.  15.maddesinde ise;  \" İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'un 3/a maddesine göre; \"Esnaf ve sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler\"dir. <br>Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanun'un gerek 11.gerekse 15.maddesinde öngörülen sınırı belirleyen Bakanlar Kurulu kararı ise 21.07.2007 yürürlük tarihli, 207/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı olup, söz konusu Bakanlar Kurulu kararı:\"Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımı  MADDE 1 – (1) 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından;a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,<br>Ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,<br>b)213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri, kararlaştırılmıştır.\"şeklindedir.<br>Yukarıda belirtilen Bakanlar Kurulu kararında tacir ile esnaf arasındaki sınırın belirlenmesinde gözetilecek değerler yönünden Vergi Usul Kanun'un 177.maddesine atıfta bulunulmuş olmakla dava tarihi itibariyle  bahsi geçen yasa maddesindeki düzenleme; \"Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:(1)1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2022 yılı itibariyle 400.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2022 yılı itibariyle 570.000 TL) lirayı aşanlar; 2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2022 yılı itibariyle 400.000 TL) lirayı aşanlar; 3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte  yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2022 yılı itibariyle 400.000 TL) lirayı aşanlar...\"şeklindedir.<br>Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2016/19360 Esas, 2018/7312 Karar sayı ve 28.06.2018 tarih; Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 2014/42056 Esas, 2014/40558 Karar sayı ve 16.12.2014 tarih vb. içtihatlarında öngörüldüğü üzere;\"Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak  tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez.\"    <br>Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde; her ne kadar davalı tarafça tutulan 23/06/2022 tarihli kaçak tespit tutanağında davacının abone grubu ticarethane olarak belirtilmiş ise de, dosya içeriğinden davacının Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir ya da esnaf olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece  davalının tacir olup olmadığı araştırılmış olup abone grubunun ticarethane olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Ancak yukarıda da belirtildiği üzere Vergi Usul Kanuna göre bir kimsenin esnaf sayılması, Ticaret Kanunu yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmeyeceği gibi ticaret siciline yada odaya kayıtlı olmamasının, tacir olmadığına kesin kanıt sayılmayacağı, tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak da kabul edilemeyeceği gözetildiğinde davalının işletme sahibi olduğu, tacirlerin tutması gereken ticari defterleri tuttuğu gözönüne alınarak Türk Ticaret Kanunu ve Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları hakkında Kanunun yukarıda belirtilen ilgili hükümleri ile yapılan atıf uyarınca  davacının Vergi Usul Kanunu 177.maddesindeki sınırları aşan miktarda gelirinin bulunup bulunmadığının tespiti ile  davacının tacir sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>Mahkemece ilgili vergi dairesi müdürlüğünden, kaçak tespit tutanağının tutulduğu tarih gözetilerek 2022 yılına ait vergi beyannamesinin getirtilip incelenmesi ve yukarıda belirtilen yasa hükümlerine göre değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre davacının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti ile tacir sayılmaması halinde uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu nazara alınarak davanın göreve ilişkin dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile davanın esasına girilerek karar verilmesi isabetli görülmemiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a.3 maddesine göre ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine, sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>2-HMK'nun 353/1-a.3 maddesi uyarınca Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/09/2023 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,   <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>4-Davacının peşin yatırdığı istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,<br>5-Davacının peşin yatırdığı istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine,<br>6-Davacının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince nihai kararda gözetilmesine,<br>7-Kararın tebliği, harç iadesi vs. işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.28/02/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"811c13c0b5d88c59","SID":"d07514687ec93ed9"}}