{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/213 Esas  - 2025/147 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/213 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/147<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 24/10/2024<br><br>NUMARASI\t\t: 2024/738  Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR VE<br>İHTİYATİ HACİZ  <br>TALEP EDEN DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>ALEYHİNE TEDBİR <br>VE HACİZ TALEP <br>EDİLEN  DAVALILAR <br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 26/02/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 26/02/2025<br><br>\tİhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllar faaliyet gösterdiğini, 2017 yılında ... İn. isimli firmanın bünyesine dahil olduğunu, birleşmeden sonra ... ile bir iş ortaklığı kurulduğunu ve Karadeniz Güney Akçakoca Doğalgaz Bloğuna ilişkin projeyi hayata geçirdiklerini, davalı şahısların bahse konu proje sürecinde müvekkili şirketin yöneticileri konumunda olduğunu ve uhdelerine geçirdikleri haksız paralar ve şirkete verdikleri zararlar nedeniyle 2024 yılında görevlerine son verildiğini, davalı şahısların ... firmasını kullanarak dolandırıcılık niteliğinde haksız ve hukuksuz eylemler gerçekleştirdiğini, bahsi geçen şirketin 11/06/2021 tarihinde diğer davalı şirket ... Petrol A.Ş ve müvekkili şirkette lojistik müdürü olan ... tarafından kurulduğunu, daha sonra ...'ın münferiden temsile yetkili müdür olarak atandığını, ... petrol firmasının şirket ortaklarının ise ... olduğu, davalıların komisyon faturası kesmek ve gereksiz işler yaratmak suretiyle haksız kazançlar elde ettiğini, davalıların halen müvekkili şirketi zarara uğratma eylemlerine halen devam ettiğini, ... tarafından müvekkili şirkete kesilen faturalar üzerinden icra takipleri başlatıldığını, Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/23190 sayılı dosyası ve Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/22147 sayılı dosyası ile müvekkili şirkete ödeme emri gönderildiğini, yapılan itirazlar üzerine takibin durduğunu, davalıların dava konusu eylemleri nedeniyle Ankara CBS 2024/103723 sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, haricen yapılan araştırmalarda davalıların bireysel hesaplarındaki paraların üçüncü kişilere aktarıldığının tespit edildiğini iddia ederek davalı şahıslara ait dava dilekçesinde belirtilen hesaplar üzerine ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz konulmasını ve davalılara ait banka hesaplarının, banka kasalarının, mali kıymetlerin tespit edilerek ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 24/10/2024 tarihli ara karar ile  koruma tedbiri talebinde bulunan tarafın, hangi tür koruma tedbiri isteminde bulunduğunu açıkça dile getirmesi gerekmekte olup davacı yanın dilekçesinde olduğu gibi yalnızca \"/\" biçiminde her iki tür koruma tedbirini dile getirmek suretiyle koruma tedbiri talebinde bulunulmasının esasen mümkün bulunmadığı, ancak mahkemece davacının her iki tür koruma tedbiri talebinde bulunduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmış olup ihtiyati tedbir talebi bakımından davacı/ihtiyati tedbir talebinde bulunan yanın davasının şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine yönelik olduğu, tazminat isteminin bir para alacağına yönelik olması karşısında tedbir talebinin konusunu oluşturmadığı gerekçesiyle bu yöndeki koruma tedbirinin reddine; ihtiyati haciz istemi yönünden ise,  yukarıda ihtiyati haciz koruma tedbirinin kabulü koşularına yer verildiği üzere, talep ve ara karar tarihi itibariyle henüz delillerin toplanmadığı, dava dilekçesi ekindeki delillere göre alacağın varlığı hususunda aranılan yaklaşık ispat koşullarının bu aşamada sağlanmış olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteminin reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, ... Bankası kayıtlarından davalılar ... ve ... başta olmak üzere diğer davalılar arasında çok ciddi para transferleri bulunduğunu, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haczin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\t İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır.  <br>\tSomut olayda, HMK'nun 389.maddesine göre uyuşmazlık konusu olmayan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı  ve ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçeleriyle davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmakla ilk derece mahkemesinin davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi gerekçesi gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygun olup, davalıların davacı şirket ile ilişkilerinin TTK'nun 553.maddesi kapsamında olup olmadıkları dosyadaki bilgilere göre bu aşama tespit edilemediğinden Dairemizce ilk derece mahkemesinin görevi yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2025<br><br>Başkan-             Üye -                            Üye -              Zabıt Katibi <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"931a205a3e11c676","SID":"4b1597eb8e63a350"}}