{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/2178 <br>KARAR NO\t: 2025/269<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/220 E.  -  2022/289 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/09/2022 tarih ve 2021/220 E. - 2022/289 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin dünyanın her ülkesinde ..., ..., ... gibi tanınmış pek çok oyun ve oyuncağın üreticisi olarak oyuncak sektöründe dünya çapında bir yere sahip olduğunu, 50 yıldır piyasada olan “...” isimli kağıt oyununun da dünya çapında münhasır hak sahibi olduğunu,  müvekkilinin “...” oyunu için geliştirilmiş ve ilk kez 1992 yılından piyasaya sunularak bugün dünya çapında halen daha kullanılmakta olan ambalaj ve oyun kartı tasarımları, grafik eser niteliğini haiz fikir ve sanat eserleri olduğunu, nitekim bu ambalaj tasarımlarının Amerika Birleşik Devletleri Telif Hakları Ofisin nezdinde de tescilli olduğunu, müvekkilinin 2013/84616 sayılı “...” ibareli ve 97/020119 sayılı “şekil” markalarının da sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin  \"...+şekil\" ibareli başvurusuna anılan markalarına  ve eser niteliğini haiz ambalaj ve oyun kartı tasarımlarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu ile müvekkilinin markaları arasında iltibas bulunduğu gibi dava konusu başvurunun müvekkilinin hak sahibi olduğu ve eser niteliğini haiz ambalaj ve oyun kartı tasarımlarının kopyalanması suretiyle oluşturulduğunu, bu nedenle başvurunun SMK'nın 6/6 maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini, müvekkilinin \"...\" markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlayacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-4341 sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka ile davacı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığından markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, savacının SMK 6/4 ve 6/5 Maddeleri kapsamında tanınmışlık gerekçeli itirazının, SMK 6/6 maddesi kapsamında telif hakkı gerekçeli itirazının yerinde olmadığı, davalının farklı bir marka tescil başvurusunda bulunması eyleminin kötü niyetli bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için üçüncü bir bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin FSEK kapsamında telif hakkı korumasına haiz tasarımlarının dava konusu marka başvuru ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, dosyaya sundukları uzman raporu ve mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda da aynı sonuca varıldığını, diğer taraftan dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, zira başvurunun müvekkili ile aynı sektörde, aynı ürünler üzerinde kullanılmak üzere tescil ettirilmek istendiğini, dava konusu başvurunun, müvekkilin \"...\" markasıyla  yüksek derece benzer olması ve yine müvekkilin tanınmış ambalajlarına ve kart tasarımlarına benzer bir şekil unsuru taşıması karşısında davalının dava konusu başvuruyu kendisinin yarattığını iddia etmesinin mümkün olmadığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin tescilli ve tanınmış markaları ile iltibas oluşturduğunu, dava konusu başvurunun SMK2nın 6/1, 6/4 ve 6/5 maddeleri gereğince de hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>SMK'nın 6/6 maddesinde, tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedileceği düzenlenmiş olup,  davacı taraf gerek dava konusu başvurunun ilanına, gerekse de dava dilekçesinde, diğer iddialarının yanında, dava konusu başvurunun grafik eser niteliğini haiz ambalaj ve  kart tasarımlarının birebir aynısı olduğunu ileri sürerek, başvurunun SMK'nın 6/6 maddesi uyarınca da tescili engeli bulunduğunu ileri sürmüştür.<br> Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden de , davacının işbu davadaki iddiasının dayanağı ambalaj ve  kart tasarımlarının, FSEK'in 4. maddesi kapsamında güzel sanat eserleri arasında sayılan grafik eser vasfını haiz bulunduğu ve mali hak sahibinin davacı olduğu yönündeki Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1 E., 2020/236 K. Sayılı kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/3698 E -2023 K sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmaktadır. Güzel sanat eserlerinin SMK'nın 6/6 maddesinde geçen  herhangi bir fikri mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.<br>Mahkemece alınan 10.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacının SMK'nın 6/6 maddesine dayalı iddiası yönünden yapılan incelemede, dava konusu başvuru ile davacının yanın grafik eserleri bir bütün olarak <br>karşılaştırıldıklarında her ne kadar “... – ...” ibareleri birbirinden farklı sözcük <br>unsurları ise de gerek kullanılan kutu yapısı, gerek kutu rengi, gerek “... – <br>...” kelimelerin yazımında kullanılan harf karakterlerinin yapı ve kalınlığı ile <br>birlikte ibarenin konumlandırılma pozisyonu, gerek ambalaj üzerinde yer <br>verilen oyun kart desen, renk ve grafik yapılarının neredeyse ayniyet <br>düzeyindeki benzerliği gibi hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, <br>dava konusu marka başvurusunun, davacı yana ait “bir fikri mülkiyet hakkını” <br>taklit eder düzeyde benzerlikler taşıması nedeniyle  tüketici nezdinde yanılgı <br>yaratabilecek sonuçlar meydana getirebileceği, ancak mevcut yanılgı halinin başvuru <br>kapsamındaki  “Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya <br>da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar <br>(jetonla çalışanlar dahil).” malları ile sınırlı olması gerektiği, buna göre sayılan mallar yönünden SMK'nın 6/6 maddesine dayalı koşulların oluştuğu açıklanmış, taraf vekillerinin bu rapora itirazları üzerine yeni bir bilirkişi heyetinden alınan 25.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise, hem dava konusu başvurunun hem de davacının ambalaj görsellerinde  yer alan kartların üzerinde rakamların yer aldığı, ancak bu rakamların farklı yerlere <br>konumlandırıldığı ve dava konusu markada çok daha büyük puntolarla yazıldığı, yapılan araştırmalar <br>neticesinde ve davalının cevap dilekçesinde belirtildiği üzere “kart oyunlarının” kutu ambalajlarının <br>görsellerinin birbirine benzer şekilde tasarlandığı, dünyanın en büyük online <br>alışveriş sitelerinden birisi olan www.amazon.com’da yapılan araştırmalar neticesinde, farklı <br>markalara ait kart oyunlarının ambalajlarının da davacının ambalaj görselleri ile benzer şekilde tasarlandığının anlaşıldığı, yani söz konusu kart oyunları <br>ürününün doğası gereği ambalajlarında kart görsellerine yer verildiği,  davacının SMK'nın 6/6 maddesine dayalı iddiasının dayanağı ambalaj  görsellerinin kart oyunları sektöründe davacıya <br>özgülenmiş tasarımlar olmadığı hususları dikkate alındığında, davacının SMK 6/6 maddesi <br>kapsamında yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, mahkemece iki farklı heyetten alınan bilirkişi raporlarında, davacının SMK'nın 6/6 kapsamında ileri sürdüğü iddiası bakımından farklı sonuçlara ulaşılmış olup mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve gerekçesi dahi açıklanmaksızın ikinci bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>O halde mahkemece yapılması gereken, yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/09/2022 gün ve 2021/220 E. - 2022/289 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 07/02/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2025   <br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17e676c30acba2d3","SID":"2083fabfc2dd0934"}}