{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/2033 <br>KARAR NO: 2025/261<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/06/2021<br>NUMARASI: 2019/960 Esas - 2021/461 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi  kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 18/08/2019 tarihinde, davalıların sürücüsü-işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın müvekkillerinin oğlu/ abisi ...'in sürücüsü olduğu motosiklete kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada ...'in vefat ettiğini  ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı anne ve baba için 500'er-TL den toplam 1.000- TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın) davalı-sürücü yönünden olay tarihinden, davalı sigortacı yönünden sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyeek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı anne ve baba için 250.000'er-TL ve daacı kardeşler için 50.000'er-TL olmak üzere toplam 600.000,00-TL manevi tazminatın ise davalı-sürücüden olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  kusur tespitini kabul etmediklerini,  ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini  belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava açılmadan önce müvekkili şirkete başvurulmadığını, davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, kusur tespitini kabul etmediklerini, müterafik kusurun dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''....davalı sigorta şirketi tarafından dava açıldıktan sonra 72.012,85 TL'nin davacı tarafa ödenmiş olması nedeni ile davacılardan ... ve ... adlarına açılan destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat davası her iki davalı yönünden de konusuz hale geldiği; ceza dosyasında ...'ün asli ve tam kusurlu olduğu, müteveffa ...'in kusurunun bulunmadığı, sanığın taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği; davacıların müteveffa ile yakınlık derecesine, mahkumiyete ilişkin karara, davalı tarafın savunmalarına ve dosya kapsamına nazaran hukuki yarar görülmediğinden keşif yapılmasına ve tanık dinlenmesine yer olmadığı kanaati ile ceza davasının bekletici mesele yapılmasına  gerek görülmediği; kusura ilişkin rapor, müteveffanın kusursuz olması, yaşı, davacılar ile yakınlık derecesi, davacılardan ...'in tedavisine ilişkin dosya kapsamına yansıyan veriler, davalının ödeme gücü ve bunu etkileyen tedavisine ilişkin dosyaya yansıyan veriler, olay tarihi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde bütün davacılar yönünden manevi tazminat için aranan maddi ve yasal şartların olayda gerçekleştiği; bütün davacıların manen zarar gördüklerinin aşikar olduğu,  davacıların yakınlık dereceleri, doğum tarihleri, olayın ağırlığı, davalının ödeme gücü  olduğu kanaatine varıldığından bu doğrultuda manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, ihtiyati haciz kararına esas şartlar korunduğundan ve nihai kararla birlikte daha güçlü yargısal bir durum ortaya çıktığından ihtiyati haczin kaldırılması talebi yerinde görülmeyerek bu talebin reddine  karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle, A)Davacılar ... ve ... tarafından bütün davalılar aleyhine açılan destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat davası yönünden: Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, B)Bütün davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davası yönünden: 1-Davanın kısmen kabulü ile; a) ... yönünden 200.000 TL manevi tazminatın 25/08/2019 ölüm tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, b) ...  yönünden 200.000 TL manevi tazminatın 25/08/2019 ölüm tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, c) ... yönünden 40.000 TL manevi tazminatın 25/08/2019 ölüm tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, d) ... yönünden 40.000 TL manevi tazminatın 25/08/2019 ölüm tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili  tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri: Davacılar vekili; hükmedilen manevi tazminat tutarlarının hakkaniyet ile bağdaşmayacak kadar az olduğunu, taleplerinin tamamına karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün  doğru olmadığını belirterek  kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili, kusuru kabul etmediklerini, ceza davası bekletici mesele yapılmadan karar verildiğini, takdir edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, ihtiyati haczin kaldırılmasının da objektiflikten uzak bir karar olduğunu belirterek, kararın ve ara kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle  maddi ve  manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; kaza tespit tutanağı ile istinaf kararı ile  16.06.2021 tarihinde kesinleşen ceza davasında alınan kusur raporunun uyumlu ve somut olayın meydana geliş biçimine uygun olmasına; yerel mahkemece davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına;  kaza tarihi (2019), kusur durumu (davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olması), kazanın meydana geliş biçimi, somut olayın özellikleri,  ceza davasında sanık sürücünün bilinçli taksir ile ( karşı şeride geçerek, şerit tecavüzü -kafa kafaya çarpışma) hareket ettiğinin kabul edilerek  4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmış olması, ölümün en ağır sonuç olması, paranın satın alma gücü ve  tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte nazara alındığında davacılar için hükmedilen manevi tazminat tutarlarının az yada çok  olmamasına, dosyadaki delil durumu ve dosyanın geldiği aşama itibari ile yerel mahkemece davalının malvarlığı üzerine 18.12.2019 tarihli ara karar ile konulan ihtiyati haczin kaldırılıp kaldırılmayacağı hususunun mahkemesince her zaman değerlendirilebilecek olmasına göre; davalı ... vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından yapılan istinaf  başvurularının HMK 353/1.b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve  kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı ... vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıların adli yardım talepleri ilk derece mahkemesince kabul edilmiş olup davacı tarafça istinaf başvuru harcı yatırılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 32.788,8‬0-TL harçtan peşin yatırılan 8.257,30-TL harcın mahsubu ile 24.531,5‬0-TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'ten tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b223eaf6defa28db","SID":"474e09fa8f9ca046"}}