{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/408 <br>KARAR NO: 2025/494<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/01/2025<br>ESAS NO: 2024/82<br>KARAR NO: 2025/43<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/03/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 06/03/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/01/2025 tarih ve 2024/82 Esas, 2025/43  Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in davalı kardeşi olan ... ile ortaklıklarını sonlandırma kararı aldıklarını, bu doğrultuda Kayseri ili, ... ilçesi, ...Mahallesi,... ada,... parsel de kayıtlı taşınmaz üzerinde yapılacak işyeri inşaatında (1. Katta 4 büro ve 1 adette 115 m2 bir büro olmak üzere) 5 büronun kat irtifaklarının kurulup davalıya verilmesini teminen 500.000 Euro bedelli, 20/01/2020 düzenleme tarihli, borçlusu ... olan teminat senedini taraflar arasındaki sürece hakemlik yapan dava dışı yediemin ve hakem ... ve ...'ye imza karşılığı teslim edildiğini, davacı tarafça yapılan protokoller gereğince Kayseri OSB deki ...nolu parselin ...'e devredildiğini, ...Limited Şirketin'deki tüm hisselerin ...'e devredildiğini, Kayseri'de ... servis diye bilinen yerin de hisse devirlerinin ...'e yapıldığını, ...Mahallesindeki  daire ve arabaların devirlerinin yapıldığını, 2 adet... ve 1 adet ... marka kamyonların, ...dolmuş ve... otomobilin devrinin de yapıldığını, sadece teminat konusu senet karşılığı olan yerdeki inşaat projesi netleşip kat irtifakı tesis edilmek ve davalıya kat irtifakı hakkı verilmek üzere idari ve hukuki işlemlerin hazırlığına başlanılmışken davalının teminat senedini alıp Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu iddia ederek davacının takibe konu senede ilişkin borcunun bulunmadığının tespitine ve davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin ek kısmında sunulmuş olan bloknotun sözleşme olmaktan çok uzak olmasına rağmen söz konusu evrakın sözleşme olduğunu kabul manasına gelmemekle birlikte davacının iddiaları üzerine sözleşme olduğuna kanaat getirilecekse bile söz konusu evrakın bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğunun kabulü gerektiğini, bir taşınmazın ilerideki bir zaman zarfında devrini amaçlamasının bir sözleşmede kararlaştırılması halinde bu sözleşmenin bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğunun kabulünün şamil olduğunu, geçeriz bir sözleşmenin bir bononun teminat senedi olduğuna dair delil değeri taşıyacak olan ispat vasıtası olarak kabulünün anlaşılabilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacının çektiği ihtar ve cevabına istinaden asılsız iddialarını tanık beyanı ile doğrulamaya çalıştığını, ancak davanın mahiyeti ve miktarı gereği tanık ile ispatın mümkün olmadığını, davacının dayanak belge olarak sunduğu ve taraflarca akdedildiği iddia edilen bu bloknotta ne müvekkilinin ne de davacının imzasının bulunmadığını, kabul anlamamına gelmemek kaydıyla sözleşme olduğunun kabul edilmesi halinde dahi resmi şekle aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Her ne kadar davacı tarafça, davalının soruşturma aşamasında hisselerini devrettiği için senedi verildiğini beyan etmesi nedeniyle senedin talil edildiği ve ispat külfetinin davalıya geçtiği ileri sürülmüş ise de davalının bu beyanı senedi talil etmemektedir. Kambiyo senedi olan bonoya dayalı açılan menfi tespit davaları bakımından bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğundan  kural olarak bu menfi tespit davasında ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (6100 sayılı Kanun m. 191/1, 4721 sayılı Kanun m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Bonoda yazılı bulunan bedel kaydının hem borçlu hem de alacaklı tarafından talil edilmesi hâlinde ispat yükünün hangi tarafta olduğu hususu da üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Bonodaki bedel kaydının her iki tarafça talil edilmesi hâlinde ispat yükü borçlu üzerindedir. Diğer bir ifade ile bu durumda ispat yükü yer değiştirmez. 6100 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin 2. fıkrası ve 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddeleri uyarınca borçlunun bononun bedelsiz olduğunu ispat etmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/3653 E. 2024/6207 K. Sayılı ilamı) Emsal kararda da izah edildiği üzere senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır oysa davaya konu senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmemiştir. Bu nedenle eldeki davada ispat yükü davacı üzerinde olup davacı tarafça senedin teminat senedi olduğu hususu ispatlanamadığı açıktır. Dava dosyası içeriğine göre; davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı da dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmış, yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmolunmamış...\"gerekçesiyle Davanın REDDİNE, Yasal şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmemesine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Usul hukuku açısından birden fazla dosyada \"bağlantısız bileşik ikrar \" olmasına karşın açıkça yasa ve hukuk genel kurulu kararları yok sayılarak, gerek \"mahkeme içi ikrar\" gerekse \" bağlantısız bileşik ikrarda ispat yükünün yer değiştireceği\" kuralı hiçe sayılarak davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5496 E. 2021/6219 K. Ve 15.11.2021 tarihli ilamı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2011/12210 E. 2012/3229 K. ve 01.03.2012 tarihli ilamı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2902 E. 2017/4281 K. ve 05.12.2017 tarihli ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/222 E. 2010/234 K. ve 28.04.2010 tarihli ilamlarının emsal olduğunu, tüm yargı kararlarının aksine davayı reddetmesinin yasaya aykırı olduğunu,  davalı tarafca senedin davaya dahil edilen ...'ye verilen senet olduğu açıkca HMK. 188 anlamında , ikrar edilmesine karşın; davada bir şekilde taraf haline gelen ve icraya konu senedin kendisinde olan senet olduğu ikrar ile sabit hale gelen ...nin kabulü (ikrarı) dikkate alınmadığını,\tYediemin/hakem ve dahili davalı olan ...'nin gerek noter tasdikli ikrarı, gerekse HMK. 188 anlamında taraf sıfatı ile vermiş olduğu mahkeme içi ikrarı, senedin teminat senedi olduğunu tartışmasız hale getirdiğini, kesin delil niteliğindeki ikrarların mahkeme tarafından değerlendirilmeye alınmamasının da yasaya aykırı olduğunu, bonoda bulunması gereken yasal unsurların, ... ve  muhasebecisi  ... tarafından sonradan doldurulduğuna dair  ikrarlarının dikkate alınmadığını, hakem ve yediemin olan ... ve ...'nün isticvap edilip mahkeme huzurunda beyanları alınmadığını, davada ... ve ...'nün, hakem ve yediemin oldukları muaraza konusu olmadığından; öncelikle iş bu davanın HMK m. 439 gereğince hakem heyetinde çözülmesi gerektiğini, dosyada görevsizlik kararı verilmesini ve dosyanın re'sen Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekirken kamu düzenine ilişkin görev kuralı gözardı edilerek davanın görülüp sonuçlandırılmasının yasaya aykırı olduğunu, takibe konu teminat senedi dahil olmak üzere, kardeşlerin yıllardır sürdükleri ortaklığı bitirmek için ... ve ...'nün hakem ve yedieminliğinde  bir anlaşma yaptığını ve yapılan bu anlaşmada tüm işlemler yapıldığından dosyanın görevli mahkemeye tevdi edilmemesinin bozma sebebi olduğunu belirterek; istinaf dilekçesinde  açıklanan nedenlerle; Kayseri 9.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2023/313 Esas – 2023/355 Karar Sayılı davanın reddine dair verilen kararının incelenerek Bozulmasına/kaldırılmasına karar verilerek davanın kabulüne masraflar ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... tarafından; Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas sayılı icra dosyası vasıtasıyla 17/10/2023 tarihinde icra takip işlemlerine başlanıldığını,  ...'in aktif mal varlıkları haricinde banka hesaplarına da haciz işlemi uygulanmış olup kendisinin de birleşen dava dilekçesinde izah ettiği ölçüde ticaret yapan birisinin banka hesaplarına haciz uygulanmasından gününde haberdar olmamasının hayatın olağan akışına son derece aykırı olduğunu, müddei sahibi borçlu ...'in; hayatın olağan akışına ve somut gerçekliğe aykırı olarak dava dilekçesinde 5 adet büronun müvekkiline verilmesinin vaat edildiğini ve takip konusu senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafın istinaf dilekçesinde tekraren belirttiği senetle ispat zorunluluğunun istisnalarında belirtilen \"zorlayıcı bir nedenle\" olduğu iddiası da yerinde olmayıp iddia edildiği gibi bir durum olsaydı müvekkili hakkında bu hususta ceza dosyası veya soruşturma dosyası olması gerekirtiğini ancak bu tarz bir dosya bulunmadığını, bu iddialarını beyan eden davacının şikayeti neticesinde yürütülen soruşturmada müvekkili hakkında takipsizlik kararı verilmiş olup ilgili kararın kesinleştiğini, işbu soruşturma neticesinde davacının iddiasının dayanaksız olduğunun ispat olunduğunu, teminatın varlığından bahsedilemeyeceğini, işbu davaya konu senedin 5 adet büro ile ilgisinin bulunmadığının açıkça ortada olup, davacının dayandığı 28/12/2019 tarihli belgenin (BLOKNOT) de davacı ve davalı tarafça imzalanmadığı dava dışı kişiler tarafından imzalandığı görülmekle davacı iddiasını kesin delillerle ispat edemediğini, YARGITAY 12.HUKUK DAİRESİ 2014/29243 Esas 2015/347 Kararı ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerektiğini, kaldı ki senedin teminat senedi olduğunun kabulü halinde dahi davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere  ...mahallesi... ada,... parsel de kayıtlı taşınmaz üzerinde yapılacak işyeri inşaatında (1. katta 4 büro ve 1 adette 115 m2 bir büro olmak üzere) 5 büronun kat irtifaklarının kurulup müvekkiline verilmediğinin sabit olduğunu, Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 2014/29243 Esas 2015/347 Karar, Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 2013/17290 Esas 2013/24760 Kararlarının emsal olduğunu belirterek; istinaf dilekçesinde arz ve izah olunan sebeplerle davacı tarafın haksız istinaf başvurusunun reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 14/01/2025 tarih ve 2024/82  Esas, 2025/43 Karar sayılı ilamla davanın reddine dair nihai olarak karar verilmiştir. Davacı 22/01/2025 tarihli istinaf dilekçesi ile ilk derece mahkemesinin işbu ilamına karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu, gerekçeli kararın davacıya 28/01/2025 tarihinde tebliğ olduğu, davacı yanın istinaf dilekçesinin ve gerekçeli kararın davalıya 28/01/2025 tarihinde tebliğ olduğu, davalının 10/02/2025 tarihinde sunduğu istinafa cevap dilekçesiyle %20 icra inkar tazminatı verilmesi yönünden beyanda  bulunduğu, davalının  kararı katılma yoluyla istinaf edip etmediği hususu davalı yana çıkarılacak ihtarlı davetiye ile sorularak  davalının talebi şayet  katılma yoluyla istinaf ise harç yatırılması gerektiği  görülmüştür.<br>HMK'nın 344/1.maddesi: \"İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.\" <br>HMK'nın 348.maddesi; \"(1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.  (2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir. \"<br>HMK'nın 352.maddesi: \"(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir: a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması, b) Kararın kesin olması, c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması, ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi, d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi, (2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir. (3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.\" <br>Dosyanın yapılan ön incelemesinde; HMK'nın 344, 348 maddesine göre istinaf eden tarafın istinaf kanun yoluna başvuru için  gerekli  harç ve giderleri yatırması gerektiği, dosya kapsamında davanın reddine karar verildiği, istinaf eden davacının istinaf dilekçesine davalının  eğer katılma yoluyla  kararı istinaf talebi var ise HMK 344  uyarınca davalının 615,40 TL maktu istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcını ve tebliğ giderlerine ilişkin masraf avansını peşin olarak yatırması gerekirken yatırmamış olduğu ayrıca işbu dilekçesinin bir suretinin de HMK 348 uyarınca asıl istinaf eden davacı tarafa tebliği işlemlerinin yapılmadığı UYAP kayıtlarından da görüldüğünden, HMK 348 maddesi kapsamında sözkonusu tebliğ işlemlerinin yapılması, yasal cevap süresinin beklenmesi ile davalıya da bir haftalık kesin süre verilerek işbu eksik istinaf harçlarının tamamlanması, aksi taktirde katılma yoluyla istinaf başvurusunun reddedileceği  bildirilerek, bildirilen sürede harç eksikliğinin tamamlanmaması halinde mahkemece başvurunun  yapılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği  anlaşılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 344, 348 ve 352. Maddeleri gereğince işbu işlemlerin kararı veren mahkemece eksiksiz olarak yapılıp tamamlanması davalının istinafa cevap/katılma yoluyla istinaf dilekçesinin davacıya usulüne uygun olarak tebliği işlemlerinin yapılıp tamamlanması, tebliğ evrakının dosyaya eklenmesi, davacının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık cevap sürelerinin beklenmesi ve katılma yoluyla istinaf eden davalının 615,40 TL maktu istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcını ve tebliğ giderlerine yatırılmasına dair ilgili makbuzun da dosyaya eklenmesinden sonra dizi listesine bağlı olarak tekrar dairemize gönderilmesi için HMK 352/1-ç maddesi gereğince dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>HMK'nın 344,346 ve 352. maddeleri gereğince davalının istinaf talebinin olup olmadığı ihtarlı davetiye ile sorularak şayet istinaf talebi var ise istinafa cevap/katılma yoluyla istinaf dilekçesinin davacıya usulüne uygun olarak tebliği işlemlerinin yapılıp tamamlanması, tebliğ evrakının dosyaya eklenmesi, davacının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık cevap sürelerinin beklenmesi ve katılma yoluyla istinaf eden davalının 615,40 TL maktu istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcını ve tebliğ giderlerini yatırdığına/tamamladığına dair ilgili makbuzun dosyaya eklenmesi, iş bu işlemlerin kararı veren ilk derece mahkemesince eksiksiz olarak yapılıp tamamlanmasından sonra dosyanın HMK'nın 347/3. Maddesi gereğince dizi listesine bağlı olarak tekrar dairemize gönderilmesi için HMK'nın 352/1-ç maddesi gereğince dosyanın kararı veren KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GERİ ÇEVRİLMESİNE, <br>Dair, sair hususlar incelenmeksizin, dosya üzerinden yapılan ön incelemeyle, HMK'nın 352/1-ç uyarınca KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2025\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1860c1c9dcf4ecc","SID":"62580a753473bef1"}}