{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/2073 <br>KARAR NO: 2025/264<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/06/2021<br>NUMARASI: 2017/1434 Esas - 2021/605 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi  kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.09.2017 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalıya ZMM poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı kaza neticesinde  müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici ve sürekli maluliyet zararı olarak toplam  1.000,00 TL maddi tazminatın ( belirsiz alacağın) temerrüt tarihi  18.12.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiş; 29/12/2020 tarihli dilekçesi ile talebini 5.782,12-TL geçici iş göremezlik zararı, 7.433,23-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 13.215,35-TL olarak  artırmıştır.Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik tazminatının 6111 sayılı yasa ve trafik sigortası genel şartları gereğince teminat dışı olduğunu,  davacının sigortalı araçta yolcu olarak bulunması sebebiyle, söz konusu olayda hatır taşıması bulunduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''....dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre  kaza sonucu, 4 ay- 120 gün süre ile geçici iş göremezlik zararı kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 5.782,12 TL olduğu, SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, %2 sürekli efor kaybı oranı dahilinde maddi zararının ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 7.433,23 TL olduğu, davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği toplam maddi zararının 13.21535 TL olduğu, kaza tarihi dikkate alındığında 330.000,00 TL teminat limitinin içinde bulunduğu; kazada kolluk kuvvetleri tarafından alınan ifadelerde ve davacı vekilinin davaya cevaba cevap dilekçesinde, davacının aracın muayenesi için gidildiği ve kendisinin yardımı olabileceği düşünüldüğü için araçta olduğu iddiası ile hatır taşımasının söz konusu olamayacağını iddia edildiği anlaşılmakla, davalı tarafça hatır taşıması olduğunun ispat edilemediği'',  gerekçesiyle,Davacının davasının KABULÜ İLE ; 5.782,12-TL geçici iş göremezlik ve 7.433,23-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 13.215,35-TL tazminatın 18.12.2017 den işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri: Davalı vekili; eski ZMM Genel şartlarının dikkate alınması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli iptal kararının söz konusu uyuşmazlık bakımından uygulanmaması gerektiğini,  geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini  belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili, kararın kaldırılması halinde yeniden yapılacak hesaplamada tazminat bedeli güncellenecek asgari ücret tutarı gereği daha yüksek çıkacağından taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulmaması halinde davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacak olması nedeniyle müvekkilinin hak kaybına uğrama ihtimali bulunduğundan mesleki sorumluluk gereği kararı usulen istinaf ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.maddesinin \"Sağlık Giderleri Teminatı\" başlıklı (b) maddesinde  \" Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile, trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderlerin teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.\"  denmekte ise de; 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanmış ve sınırlandırılmıştır. KTK'nun 98.maddesinde; trafik kazaları nedeniyle, üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup;  6111 sayılı yasanın geçici 1.maddesi ile de, \"Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup, buna göre SGK 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nun 98.maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan  tedavi giderlerinden sorumludur. Diğer bir ifadeyle SGK'nun hangi tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kanun uyarınca belirlenmiş olup, anılan kanun kapsamı dışına çıkılarak yapılan genel şartlardaki düzenlemeler ile, SGK'nun sorumluluk kapsamının genişletilmesi, bir kanun maddesinin idarenin yapmış olduğu bir düzenleme ile değiştirilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/01/2004 tarih, 2004/4-40E-2004/113 K.sayılı İçtihadı).  SGK'nun sorumluğunun kapsamını belirleyen KTK'nun 98.madde hükmüne  aykırı olacak şekilde  düzenlenen Genel Şartlardaki bu yöndeki bir belirlemenin  KTK'nun 92.maddesine 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonucu eklenen (i) maddesi  nedeniyle yasal hale geldiği de söylenemeyeceği gibi, anılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararı ile de iptal edildiği de belirgindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik zararından, kazazedenin iyileşme döneminde gerçekleşen bakıcı ihtiyacı nedeniyle oluşan zararlardan ve yasa gereği SGK'nın sorumluluğu kapsamında bulunmayan tedavi giderlerinden ZMM sigorta şirketi sorumlu olup,  yerel mahkemece davacının geçici iş göremezlik zararı ile geçici bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, her ne kadar  dava dışı sürücü ile davacı yolcu arkadaş iseler de, kaza tespit tutanağı,  araçta bulunan kişilerin kolluk ifadeleri ve tüm dosya kapsamı hep birlikte nazara alındığında aracın muayene için Ankara İl'inden Kırıkkale iline götürüldüğü, dönüş yolunda eldeki davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmakla taşımanın davacının yararına yapıldığına dair bir delil bulunmadığından ispatlanamayan hatır taşıması yönünden yerel mahkemece tazminattan indirim yapılmamasında bir hata bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 902,74-TL harçtan peşin yatırılan 225,68 -TL harcın mahsubu ile  bakiye 677,06-TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan  tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık  olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4e0c78ab288cdf2","SID":"353c9fe9ea9a80c2"}}