{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2176 - 2025/263<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/2176   <br>KARAR NO\t: 2025/263<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/98 E.  -  2022/331 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tasarım Hükümsüzlüğü, Sicilden Terkini<br> <br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesİnce verilen 13/10/2022 tarih ve 2020/98 E. - 2022/331 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/101 sayılı dosyalarında davalılar ve birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında davacı vekili, birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında davalı vekilli tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Asıl davada davacı vekili,  müvekkilinin 2017/05868 ve 2017/05870 sayılı tescilli tasarımlarının bulunduğunu,  Bakırköy 1. FSHHM'nin  2019/413 D.İş sayılı dosyasında, davalı Şirketin iş yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile davalının iş yerinde  2017/05868 – 14.1 ve 25.1, 2017/05870 – 24 ve 11.1 sıra numaralı tasarımlarının ayniyet derecesinde benzerlerinin tespit edildiğini,  davalının bu eyleminin müvekkilinin tescilli tasarımlarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, tasarım hakkına tecavüzün tespitini ve önlenmesini, SMK'nın 151/2-a maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.-TL maddi ve  10.000,00.-TL manevi tazminatın zararının tespit tarihi olan 11.09.2019 tarihinden işleyecek ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, 19/09/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile 10.542,00.-TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.<br>            Asıl davada davalı vekili, süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında, müvekkilinin 25.03.2019 tarihinde kurulduğunu, Bakırköy 1. FSHHM'nin 2019/413 D.iş sayılı dosyasında 11.09.2019 tarihinde yaptırılan tespit sonrası müvekkilinin dava konusu ürünleri internet sitesinde kaldırdığını, tespite konu ürünlerle ilgili hiç satış yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/101 sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkilinin 2017/05868 ve 2017/05870 sayılı tescilli tasarımlarının bulunduğunu,  Bakırköy 1. FSHHM'nin  2019/410 D.İş sayılı dosyasında, davalının iş yerinde yapılan inceme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile davalının iş yerinde  2017/05868 – 14.1 ve 25.1, 017/05870-11.1-12.1-24.1-24.2 sıra numaralı tasarımlarının ayniyet derecesinde benzerlerinin tespit edildiğini,  davalının bu eyleminin müvekkilinin tescilli tasarımlarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, tasarım hakkına tecavüzün tespitini ve önlenmesini, SMK'nın 151/2-a maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.-TL maddi ve 10.000,00.-TL manevi tazminatın zararının tespit tarihi olan 11.09.2019 tarihinden işleyecek ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, 25/02/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile 10.000.00-TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.<br>Birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/101 sayılı dosyasında davalı vekili, süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında, dava konusu ürünlerin müvekkilinin internet sayfasında uzun süreli olarak yer almadığını, müvekkilinin ürünleri internet sitesinden hemen kaldırdığını, davacının dayanağı tasarımların anonim ürünler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında davacı vekili,  davalının 2017/05868-14-25 ve 2017/05870-11-12-24.1-24.2  sıra sayılı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasfı olmadığını, davaya konu tescilli tasarımların davalının tescil tarihinden önceki tarihlerde başka kişiler/firmalar tarafından kullanılıp kamuya sunulduğunu   ileri sürerek, davalının  2017/05868-14-25 ve 2017/05870-11-12-24.1-24.2 sıra sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında davalı vekili, süresinde davaya cevap vermiş, yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, asıl dava yönünden   Bakırköy 1. FSHHM 2019/413 D.İş. sayılı dosyasında davalının iş yerinde tespit edilen ürünlerin davacı adına tescilli 2017/05868-14-25 ve  2017/05870 sayılı 24.1, 24.2, 11.1 sıra sayılı tasarımlarına ayniyet derecesinde benzediği, davalının bu eyleminin davacının tescili tasarım haklarına tecavüz oluşturduğu, davacının SMK'nın 151/2-a maddesine göre  talep edebileceği maddi tazminat miktarının 10.542,00.-TL tutarında maddi tazminat talep edebileceği, davalının tecavüzünün kapsamı, niteliği, davacının tasarımlarının izinsiz kullanılmasından doğan zararı dikkate alındığında 10.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile  davacıya ait 2017/05868 sayılı tasarımlarda 14.1 ve 25.1 ile 2017/5870 sayılı 24.1, 24.2 ve 11.1 deki tasarımlara davalı tarafından yapılan tecavüzün tespiti ile, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, web sitesinde yapılan satışın önlenmesine, masrafı davalıya ait olmak üzere toplatılan ürünlerin imha edilmesine, 10.542,00.-TL ve10.000 TL manevi  tazminatın 11.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/101 sayılı dosyası yönünden Bakırköy 1. FSHHM'nin 2019/410 D.İş tespit dosyasında davalının iş yerinde tespit edilen ürünlerin  davacının 2017/05868 -14- 25 ve 2017/05870 - 24.1- 24.2 -11.1-12.1 sıra sayılı tasarımlara tecavüz oluşturduğu, maddi tazminatın SMK'nın 151/2-a maddesine göre tespiti mümkün olmadığından davacının TBK'nın 50/2 maddesi kapsamında 10.000 TL maddi tazminat talep edebileceği, davalının tecavüzünün kapsamı, niteliği, davacının tasarımlarının izinsiz kullanılmasından doğan zararı dikkate alındığında 10.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile  davaya konu davacıya ait 2017/05868 sayılı tasarımlarda 14.1 ve 25.1 ile 2017/5870 sayılı 24.1, 24.2 ve 11.1 deki tasarımlara davalı tarafından yapılan tecavüzün tespiti ile, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, web sitesinde yapılan satışın önlenmesine, masrafı davalıya ait olmak üzere toplatılan ürünlerin imha edilmesine,10.000,00.-TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın 11.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,  birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyası yönünden ise, dava konusu 2017/5870-12 nolu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı, diğer dava konusu tasarımların ise yeni ve ayırt edici bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına kayıtlı 2017/5870-12 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/101 sayılı dosyalarında davalılar ve birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/170 sayılı dosyasında davacı vekili, asıl dava yönünden, davacının maddi tazminat iddiasını ispat edemediğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat hesabının müvekkilinin kuruluş tarihinden dava tarihine kadar dava konusu ürünleri sattığı kabulüyle yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin dava konu ürünlerden hiç satmadığını, müvekkilinin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede de bu hususun tespit edildiğini, müvekkilinin dava öncesinde davacı tarafından yaptırılan tespit sonrası hemen ürünleri internet sitesinde kaldırdığını,  bilirkişi raporlarında hesap edilen tazminatın hangi ürünlere ilişkin olduğunun da anlaşılamadığı,  birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/101 saylı dosyası yönünden de bilirkişi raporunda tazminat hesabının tespit talep tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem esas alınarak yapılması gerektiği yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu, tespit yapılır yapılmaz müvekkilinin aynı gün ürünleri internet sitesinden kaldırdığını, müvekkilinin tespit tarihine kadar olan tüm satış faturalarının dosyaya sunulduğunu, davacının maddi  zararının ispat edemediğini, ayrıca birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında 2017/5870-12 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiği halde birleşen 2020/101 sayılı dosya yönünden karar gerekçesinde hükümsüzlüğüne karar verilen tasarım yönünden de ihlal bulunduğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu,  birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyası yönünden de, dava konusu  tasarımların yeni ve ayırt olup olmadığının, müvekkili tarafından sunulan delillerle bağlı kalınmaksızın res'en incelenmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna bu yönde yaptıkları itirazlarının karşılanmadığını  ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını asıl ve  birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/101 sayılı dosyalarında açılan davaların reddine, birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyada açılan davanın tümden kabulüne karar verilmesi istemiştir.<br>    Birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında davalı vekili, müvekkilinin 2017/05870-12 nolu tescilli tasarımı yeni ve ayırt edici olup müvekkilinin söz konusu tescilli tasarımının mesnet gösterilen ürün tasarımlarıyla karşılaştırıldığında bilgilenmiş kullanıcı gözünde yaratılan genel izlenim bakımından belirgin farklılıklar taşıdığını ileri sürerek, ilk derece mahkeme kararının birleşen Ankara 4. FSHHM'nin  2021/170 sayılı dosyası yönünden kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t:Asıl ve birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/201 esas sayılı dosyasında açılan tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine, birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 esas sayılı dosyasında açılan dava ise tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK.’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir. Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Öte yandan, kararın gerekçesi ile hüküm arasında çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir.  <br>Somut uyuşmazlıkta da ilk derece mahkemesince, birleşen Ankara 4. FSSHM'nin 2020/101 sayılı dosyası yönünden, kararın gerekçe kısmında davalının, davacının 2017/05868 sayılı 14 ve 25 sıra nolu , 2017/05870 sayılı 24.1, 24.2, 11.1, 12.1  sıra sayılı tescilli tasarımlarından kaynaklı haklarını ihlal ettiği açıklanmasına karşın hüküm fıkrasında davacıya ait 2017/05868 sayılı 14.1 ve 25.1 sıra ile 2017/5870 sayılı 24.1, 24.2 ve 11.1 deki tasarımlara davalı tarafından yapılan tecavüzün tespitine karar verilmiştir. Görüldüğü üzere ilk derece mahkemesince kararın gerekçe kısımında davacının 2017/05870 sayılı 12.1 sıra sayılı tasarımı yönünden de tasarım hakkının ihlal edildiği kabul edilmesine rağmen hüküm kısmında bahsi geçen tasarım dışında 2017/05868 sayılı 14.1 ve 25.1 sıra nolu  tasarımlar ile 2017/5870 sayılı 24.1, 24.2 sıra sayılı tasarımlara tecavüzün tespitine karar verilmesi, az yukarıda açıklanan gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırılık oluşturmuştur.<br> O halde anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.<br>Kabule göre de; birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında davacı ....Ltd Şti, davalı .....Ltd Şti'nin 2017/05868-14-25 ve 2017/05870-11-12-24.1-24.2  sıra sayılı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasfı olmadığını ileri sürerek, bahsi geçen tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.<br>Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı  Yasa'nın  56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır.  <br>\tGörüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E. - 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olduğu hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.          <br>\tSomut olayda, birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporunda,  dava konusu  2017/05868-14-25 ve 2017/05870-11-24.1-24.2 sıra sayılı tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu açıklanmış, mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünden bir değerlendirme ise yapılmamıştır. Davacı vekili, dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olmadığını aşamalarda ileri sürmüş ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna da bu yönlerden itiraz etmiş olmasına karşın mahkemece davacının mutlak yenilik itirazları karşılanmamış, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.<br>                     O halde mahkemece birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasına dava konusu  2017/05868-14-25 ve 2017/05870-11-24.1-24.2 sıra sayılı tasarımların mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığının araştırılması  için  ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken mutlak yenilik araştırması yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Yine kabule göre; asıl davadaki tazminat talebi yönünden hükme esas alınan  10.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda asıl davada davacının seçimlik hakkını kullandığı SMK'nın 151/2-a maddesi kapsamında yapılan hesaplamada, asıl davada davalı Şirketin tecavüz oluşturduğu kabul edilen eylemlerinin kurulduğu tarihte başladığı yönünde bir tespit bulunmamasına ve davacı tarafça da zararın tespit edildiği tarihin 11.09.2019 tarihi olduğunu belirterek hükmedilecek tazminata bu tarihten itibaren faiz işletilmesini talep etmesine rağmen, davalı Şirketin kuruluş tarihinin esas alınması doğru olmadığı gibi yine dosya kapsamında ihlal edilen davacı tasarımlarının \"...\" adı altında üretilen ürünler olduğu yönünde bir tespit olmaksızın sadece davacının beyanına göre davacının bu ad altında sattığı masa ve  asıl dava davacının dayanağı tasarımların masa ve dolap tasarımları olmasına rağmen sehpa ürününe ilişin olan faturanın dikkate alınması doğru değildir. Asıl dava davalı vekilinin bilirkişi raporuna bu yönden itirazda bulunmasına rağmen mahkemece davalının vekilinin tazminat yönünden alınan rapor karşı itirazları karşılanmadan yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.<br> Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda  birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/101 sayılı dosyası yönünden, gerekçeli kararın  hüküm fıkrası ile  çelişkili olması nedeniyle ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak yeni bir karar verilmesi için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.     <br>\tİstinaf kararının neden ve şekline göre,  asıl ve birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/101 sayılı dosyalarında davalılar ve birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında davacı vekilinin sair,  birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında davalı vekilinin tüm  istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Asıl ve birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/101 sayılı dosyalarında davalılar ve birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/10/2022 gün ve 2020/98 E. - 2022/331 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Asıl ve birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2020/101 sayılı dosyalarında davalılar ve birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında davacı vekilinin sair, birleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2021/170 sayılı dosyasında davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... Ofis Mobilyaları Ltd.Şti tarafından  istinaf başvurusunda  peşin olarak yatırılan 80,70-TL ve 359,00-TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan tarafa iadesine, <br>\t5-Asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Grup Mobilya Ltd.Şti tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL  istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan tarafa iadesine, <br>\t6-Birleşen davada davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 359,00-TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan tarafa iadesine, <br>\t7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t8-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t9-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/02/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2025  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2167f2ae53b8e107","SID":"286bdc1007a001e6"}}