{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1412 <br>KARAR NO: 2025/355<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/11/2021<br>NUMARASI: 2018/624 E. - 2021/994 K.<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından senede dayalı takip yapıldığını, icra dosyasından müvekkilin gayrimenkulü üzerine haciz konulduğunu, müvekkili gayrimenkulünü satabilmek için icra tehdidi altında 12.07.2018 tarihinde 15.150 TL icra dosyasına yatırmak mecburiyetinde kaldığını, müvekkilinin borcu olmadığını, takibe konu senet üzerindeki imzanın da müvekkilin eli mahsulü olmadığını,  ödenen 15.150,00 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek faiziyle iadesini, %20 den az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini, haksız yere malvarlığı üzerine haciz konulması nedeniyle uğranılan manevi zararlar için 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini,  talep etmiştir.Davalı vekili  dava dilekçesinde özetle, İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında davacı-borçlu ... hakkında  2 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığını borçlu tarafından 20/03/2017 tarihinde imzaya ve borca itiraz edildiğini,  İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/212 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açıldığını, bu dosyaya gelen Bilirkişi raporu takibe konu olan senetlerdeki imzaların davacı- borçlu ...' in eli ürünü olduğu sonucuna varıldığını, 2 adet bonoya dayalı takipte ki senetler üzerindeki imzaların; İstanbul 8.İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/212 Esas sayılı dosyasında mevcut olan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı- borçlu ...' in eli ürünü olduğunun ortaya çıkması nedeniyle  haksız davanın reddini, talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın Reddine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında senede dayalı icra takibi yapıldığını,  müvekkiline ait gayrimenkule haciz konulduğunu ve müvekkilinin gayrimenkulünü satabilmek için 12/07/2018 tarihinde icra dosyasına 15.150,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, ancak müvekkilinin icra alacaklısına herhangi bir borcu olmadığını ve takibe konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalının benzer senetler ile ayrı ayrı takip başlattığını ve müvekkili tarafından tüm senetlere ilişkin imza itirazında bulunulduğunu, kesinleşen dosyaların tamamında senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında da senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı belirlenmesine rağmen, mahkemenin çelişkili bilirkişi raporları doğrultusunda karar verdiğini, mahkemenin keşidecinin imzasının müvekkiline ait olup olmadığı konusunda açık, net ve denetime elverişli bir bilirkişi raporu almadan hüküm kurduğunu, senedin yalnızca isim ve soy isim yazılarak imzalanması durumunda, borçlunun imza atmaya yönelik bir alışkanlığı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın  kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından inceleme konusu senetler üzerindeki imzaların mukayese örnekleri ile grafolojik ve grafometrik usullere  göre optik cihazlar kullanılarak ve çıplak gözle yapılan incelemesinde davacı ...'in huzurda verdiği imza örneğinin diğerleri ile oldukça farklı atıldığını, ve bankalardaki imzaların ise birbiri ile uyumlu olduğunu, senetlerin üzerindeki bazı yazıların ise tersim tarzı, istif, ebat, seyir, sürat, harflerin birbiri ile uyumlu olduğunu, senetlerin üzerindeki bazı yazıların ise tersim tarzı, istif, ebat, seyir sürat, harflerin birbiri ile devamlılığı, baskı derecesi ile alışkanlıklar gibi unsurlar yönünden mukayese örnekleri ile yeterli benzerliği bulunduğundan senetteki bazı yazıların ...'in eli mahsulü olduğundan senetlerdeki imzaların da  ...'in eli mahsulü olduğu kanaatine varılması üzerine karar verildiğini beyanla, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, imza inkarına dayalı istirdat istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında , davalı tarafından  davacı-borçlu ... hakkında  2 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine geçildiği, takip dayanağı bonoların , borçlusunun davacı ..., alacaklısının davalı  ..., tanzim tarihinin 19.10.2016 , ödeme tarihlerinin  20.01.2017 ve 20.02.2017 olan  6.000.-TL bedelli oldukları, davacı tarafından itirazi kayıtla  12.07.2018 tarihinde 15.150 TL olarak dosya borcunun ödendiği anlaşılmıştır.  12.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Davacı ...'in huzurda verdiği imza örneğinin diğerleri ile oldukça farklı atıldığı ve bankalardaki imzaların ise birbiri ile uyumlu olduğu,  Senetlerin üzerindeki bazı yazıların ise tersim tarzı, istif, ebat, seyir sürat, harflerin birbiri ile devamlılığı, baskı derecesi ile alışkanlıklar gibi unsurlar yönünden mukayese örnekleri ile yeterli benzerliği bulunduğundan senetteki bazı yazıların ...'in eli mahsulü olduğundan senetlerdeki imzaların da ...'in eli mahsulü olduğunun kabulü gerektiği”  belirtilmiştir. Davacının İstanbul 8.İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/212 Esas sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz davası açıldığı, mahkemece imza incelemesi yaptırıldığı , alınan bilirkişi raporunda  takibe konu  senetlerdeki imzaların davacı- borçlu ...' in eli ürünü olduğu kanaatinin bildirildiği, mahkemece  imzaya ve borca itirazın reddine karar verildiği, raporun usulüne uygun olmaması nedeni ile istinaf incelemesi ile kaldırıldığı, mahkemece bu kez davanın kabulü ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından davalı aleyhine yapılan takibin durdurulmasına karar verildiği, miktar itibariyle kararın kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak, senetteki bazı yazıların ...'in eli mahsulü olduğu gerekçesi ile senetlerdeki imzaların da ...'in eli mahsulü olduğunun kabulü gerektiği şeklinde görüş belirtildiği, hükme  esas alınan bilirkişi raporunun imza inkarına ilişkin  uyuşmazlığa çözecek denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olmadığı varsayıma dayalı olarak imzanın davacıya ait olduğunun kabulünün yasal dayanağının bulunmadığı görülmüştür.  Dar yetkili olan İcra Mahkemeleri tarafından verilen kararlar kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Bu nedenle bu mahkemede yapılan bilirkişi incelemesi genel yetkili mahkeme bakımından bağlayıcı değildir. Mahkemece eldeki dosyada usulüne uygun olarak imza incelemesi yaptırılarak , denetime elverişli rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekir. (Yargıtay 11. HD 2023/1102-2023/1536). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 tarih, 2001/12-436 E. ve 2001/467 ilamında da belirtildiği üzere herhangi bir belgedeki imza veya yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanaklarının  gösterilmesi ve  denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır.  Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin HMK'nın 353/1-a-6 bendi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2021 tarih 2018/624 E. 2021/994 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e2100484966403ad","SID":"e40633cca9fffd5c"}}