{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/191 Esas<br>KARAR NO: 2025/324<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/11/2024<br>NUMARASI: 2023/403 Esas, 2024/919 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... unvanlı şahıs firması bünyesinde, ticari hayatta e-ticaret yazılımı olarak bilinen ... Marketing Yazılımı hizmetleri verdiğini, e-ticaret faaliyetlerinde bulunmak isteyen davalının bu alanda faaliyet gösterebilmesi için gerekli olan ... marketing yazılımını almak üzere müvekkili ile irtibata geçtiğini, müvekkili ile davalı arasında bu hususta yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında 12/04/2022 tarihinde '...com' domain adlı C2C nitelikli ... marketing yazılımını ve '....com' domain adlı özel yazılım nitelikli ... marketing yazılımını konu alan iki ayrı hizmet sözleşmesi akdedildiğini, 12/04/2022 tarihli '...com' domain adlı C2C nitelikli ... marketing yazılımını konu alan sözleşmenin 2.1. no.lu maddesinde belirtildiği üzere, işbu sözleşmenin konusunun ... tarafından müşteri için domain adı '...com' olan yazılımın teslim süresine kadar belirlenecek olan 3.4.'de yer alan yazılımın kullanım hakkının sözleşmede belirtilen şartlar ve süreler için devri işi olduğunu, işbu sözleşme kapsamında müvekkilinin yükümlülüğünün davalıya, domain adı '...com”' olan yazılımı sözleşmenin 7.1. nolu maddesinde belirtilen 50.000,00 TL+KDV proje bedeli mukabilinde teslim etmek ve bu yazılımın kullanım hakkını da sözleşmenin 6. maddesinde belirtilen (bir) yıl süreyle ve yine sözleşmenin 7.2. maddesinde belirtilen 5.000,00 TL+KDV senelik sunucu hizmet bedeli mukabilinde davalıya devretmek olduğunu, müvekkilinin sözleşme konusu '....com” domain adlı C2C nitelikli ... marketing yazılımını hazırlayarak davalıya 13/04/2022 tarihinde, sözleşmenin 4.5. no.lu maddesinde düzenlenen teslim süresine uygun olarak sözleşmede kararlaştırılan özellikleri de içerecek şekilde eksiksiz, hatasız, sorunsuz ve çalışır vaziyette teslim ettiğini, 4.2. nolu maddesinde “teslim süresini takip eden 10 gün\" olarak tanımlanan test süresinin başlatıldığını, davalının 10 günlük test süresi zarfında müvekkiline herhangi bir hata veya sorun bildirilmediğini, bu bağlamda yazılımın eksiksiz ve hatasız olarak teslim edildiğinin davalı tarafından sözleşme uyarınca kabul edildiğini, bununla birlikte davalının 7.1. nolu maddede “proje bedeli” olarak tanımlanan 50.000,00 TL+KDV'nin yalnızca 50.000,00 TL'sini müvekkiline ödediğini, bu tutarın KDV'sine tekabül eden 9.000,00 TL ile 13/04/2022 tarihinde ödenmesi kararlaştırılan 5.900,00 TL (KDV dahil) sunucu hizmet bedelini müvekkiline sözleşmede belirtilen tarihlerde ödemediğini, dolayısıyla davalının işbu sözleşmeye istinaden müvekkiline ödemesi gereken ve fakat ödemediği 14.900,00 TL tutarında borcunun bulunduğunu, diğer taraftan taraflar arasında imzalanan diğer sözleşmenin 12/04/2022 tarihli '...com' domain adlı özel yazılım nitelikli ... marketing yazılımını konu alan sözleşme olduğunu, sözleşmenin 2.1 no.lu maddesinde belirtildiği üzere, işbu sözleşmenin konusunun '... tarafından müşteri için domain adı '...com' olan yazılımın teslim süresine kadar belirlenecek olan 3.4.'de yer alan yazılımın kullanım hakkının sözleşmede belirtilen şartlar ve süreler için devri işi olduğunu, işbu sözleşme kapsamında müvekkilinin yükümlülüğünün davalıya, domain adı '...com' olan yazılımı sözleşmenin 7.1. nolu maddesinde belirtilen 5.000,00 USD+KDV proje bedeli mukabilinde teslim etmek ve bu yazılımı kullanım hakkını da sözleşmenin 6. maddesinde belirtilen bir yıl süreyle ve yine sözleşmenin 7.2. maddesinde belirtilen 5.000,00 TL+KDV senelik sunucu hizmet bedeli mukabilinde davalıya devretmek olduğunu, taraflar arasında münakid 12/04/2022 tarihli sözleşmenin “Proje Bedeli” başlıklı 7.3 maddesi'nde Proje Bedeli'nin KDV dahil 5.900,00 USD olduğunu ve imza tarihinde ödeneceğini, sunucu Hizmet Bedeli'nin KDV dahil 5.900,00 TL olduğunu ve bu bedelin 13.04.2022 tarihinde müvekkili davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin domain adı ...com olan yazılımı da, sözleşmede belirtilen şekilde hazırlayarak davalıya teslim ettiğini ve kullanıma açmasına rağmen davalının, 12/04/2022 tarihli Hizmet Sözleşmesi'nin 7.1. ve 7.2. maddesinde belirtilen bu bedellere ilişkin olarak kendisinden defalarca talep edilmesine rağmen hiçbir ödeme yapmadığını, hal böyle olunca müvekkili davacının 12.04.2022 tarihli domain adı “...com ” olan yazılıma ilişkin imzalanan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ve takip tarihi itibarı ile toplam 14.900,00 TL olan 12.04.2022 tarihli ve domain adı \"...com” olan yazılıma ilişkin imzalanan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan 5.900,00 USD + 5.900,00 TL olan alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayısı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyan ederek davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 12/04/2022 tarihinde ... ile \"...com\" isimli internet sitesi yazılımını oluşturmaları ve sitede olması gereken yazılım ve özelliklerin düzenlenerek anlaşma sağlanan şekilde müvekkiline teslim edilmesi ve ilerleyen süreçte sitenin geliştirileceği konusunda proje bedeli 59.000,00 TL ve bir yıllık sunucu hizmet bedeli olarak 5.900,00 TL olarak hizmet sözleşmesini düzenlediğini, bu anlaşma karşılığında da müvekkilinin davacı şirkete ilk olarak 50.000,00 TL ödeme yaptığını, aynı tarihte bir diğer site olan \"....com\" isimli internet sitesi için de anlaşma sağlandığını, ancak gerek ilk anlaşma aşamasında gerekse devamında öncelikli olarak \"benimdükkanım.com\" isimli sitenin yapılması ve geliştirilmesinin istendiğini, ikinci aşama olan \"...com\" isimli yazılıma henüz başlanmamışken, yapım aşamasına henüz başlanmak istenmediğine dair 06/05/2022 tarihinde müvekkili tarafından davacı şirkete mail ile bilgilendirme yapıldığını, bu hususun ekte sunulan maillerden anlaşılacağı üzere davalı tarafın iddia etmiş olduğu \"sitenin tam ve eksiksiz olarak süresinde teslim edildiği, kullanıma açıldığı\" iddiasının tamamen gerçeğe aykırı nitelikte olduğunu, davacı tarafın kötüniyetli yaklaşımını açıkça gösterdiğini, davalı taraf ile yapılan anlaşma gereği \"benimdükkanım.com\" isimli site oluşturulup müvekkilinin belirtmiş olduğu hususlar doğrultusunda değiştirilip geliştirileceği yönünde anlaşma sağlandığını, müvekkilinin de şirkete güvendiğini, sözlü olarak belirtilen bu hususların gerçekleşeceğinden şüphe duymadığını, daha sonra müvekkiline gönderilen sitenin hiçbir şekilde talebini karşılamadığını, önceden belirtilen hususların hiçbirinin gerçekleştirilmediğini, hazır bir yazılımın kendisine gönderildiğini sonradan farkettiğini, kaldı ki müvekkilinin kendisine ait yazılım şirketinin bulunduğunu, bu denli hazır bir yazılım için bu miktarda bir ücret ile anlaşmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm bunlara rağmen müvekkilinin siteden bir şekilde faydalanmaya çalıştığını, ancak sürekli olarak sitede problemler çıktığını, müvekkilinin bu problemleri davalı şirkete derhal gerek sözlü gerekse mail ile bildirmesine rağmen herhangi bir düzeltme veya değişiklik sağlanmadığını, davalı şirket ile yapılan sözleşmenin 4. maddesi 3. bendinde belirtilen makul sürede sorunların çözüleceğine dair anlaşma maddesi bulunduğunu, davacı şirketin ise oluşan sorunların kendilerine sözleşmede belirtilen mail adresinden ulaştırılmasına ve düzeltilmesi istenmesine rağmen hiçbir şekilde bu hususlarda sorunların çözülmediğini, yapılan sözleşmeye aykırı davranıldığını, ayrıca sitede sürekli olarak gizli ayıplar da ortaya çıktığını, bu hususların da derhal gerek sözlü olarak gerekse de yazılı olarak şirkete bildirilmesi karşısında herhangi bir çözüme kavuşturulmadığını, davalı tarafın müvekkilinin kısmi ödemeyi gerçekleştirmediğini belirtilerek kalan bakiye açısından ve anlaşma sağlanan ancak henüz yapımına başlanmadan şimdilik ertelenmesi istenen henüz oluşturulmamış ikinci bir site olan ...com isimli internet sitesinin alacağı da mevcut alacağa eklenerek tüm miktar yönünden haksız şekilde kendilerine karşı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, bu takibe itiraz edildiğini, tüm bu süreç içerisinde gerek sözlü olarak gerekse yüzyüze yapılan görüşmelerde sürekli olarak oyalanan, sadece hazır sitenin teslim edilmesi, teslim edilen yazılımın anlaşma sağlanan hususları içermemesi, sitede yaşanan problemleri düzeltmekten sözleşme kapsamında davacı şirketin sorumlu olmasına rağmen hiçbir sorunun çözülmemesi, bu suretle sözleşmeye aykırı davranılması, maillerle bildirilen problemlerin giderilmemesi, sitede sürekli yeni sorunların ve gizli ayıpların çıkması ve giderilmemesi, siteye erişimin engellenmesi nedenleriyle söz konusu sözleşmeden dönüldüğünü ve ödenen bedelin iadesi talebini bildirir şekilde davacı tarafa ihtarname gönderildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli olmadığı, ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyeceği, TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediği, hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceği, dosyaya gelen müzekkere cevaplarına göre davalının tacir olmadığının anlaşılması nedeniyle somut olayda mutlak ve ticari dava şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu kanaatine varılarak görevsizlik kararı verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasında münakid 12/04/2022 tarihli Hizmet Sözleşmelerinin, müvekkili tarafından davalıya web tabanlı ... marketing yazılım tasarlanmasını ve hazırlanmasını konu edindiğini, ... marketing yazılımının internet üzerinden ticaret yapmak amacıyla hazırlanan ve kullanılan bir yazılım olduğunu, davalının sözleşmelere konu ... marketing yazılımlarını ve buna bağlı hizmetleri müvekkilinden bu yazılımları ticaretinde kullanmak amacıyla satın aldığını, müvekkilinin gerçek kişi tacir olduğunu, taraflar arasında münakid sözleşmelerin ticari nitelikli hizmet sözleşmeleri olduğunu, davalının da sözleşmelerin konusu olan yazılımları ticari amaçla, internet üzerinden ticaret yapmak amacıyla yapacağı ticarette kullanmak üzere satın aldığını, dava konusu sözleşmelerden doğan ihtilafın ticari nitelikli olduğunu, davaya konu uyuşmazlığın halli için ‘... marketing yazılımı’ndan anlayan bilirkişilerce teknik bilirkişi incelemesi yapılması gerekeceğini, yargılama sürecinde gerçek kişi tacir olan müvekkilinin ticari defter, kayıt ve her türlü ticari belgeleri üzerinde inceleme yapılmasının da gerekeceğini, bu nitelikte bir ihtilafın özel bir ihtisas alanı bulunmayan Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından, sağlıklı ve hukuka uygun bir çözüme ulaştırılamayacağını, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yerel mahkemenin görevsizlik nedeniyle vermiş olduğu usulden red kararının usule ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasında 2 ayrı sözleşmenin düzenlendiğini, müvekkilinin ilk sözleşme düzenlendikten sonra davacı tarafa 50.000,00 TL ödeme yaptığını, davacı tarafın tutumundan, belirtilen ve söz verilen işlemlerin yapılmamasından, sürekli yeni hataların ortaya çıkmasından, sitenin gizli ayıplarla dolu olmasından, zamanla bu ayıpların ortaya çıkmasından, oluşan hataların karşı tarafa bildirilmesine rağmen herhangi bir düzeltme yapılmamasından ve daha önce dilekçelerinde ayrıntılı olarak belirttikleri nedenlerle sözleşmelerin feshedildiğini, bunun üzerine ödemiş oldukları 50.000,00 TL nin iade edilmesi için başlattıkları icra takibine karşı tarafça itiraz edilmesi üzerine Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/947 E. Sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davasını açtıklarını, celselerde mahkemeye dosyaların aynı konuya ilişkin olduğundan bahisle birleştirilme kararı verilmesini talep etmelerine rağmen bu hususta herhangi bir karar verilmediğini, aynı konuya ilişkin dosyaların farklı mahkemelerde yürütülmesinin usul ekonomisi yönünden de hatalı bir karar olduğunu, geçen süre zarfında da Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/947 Esas sayılı dosyasının 26/04/2024 tarihli duruşmasında müvekkilinin tacir sıfatı olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, iş bu dosyaların usul ekonomisi gereğince birleştirilmesini talep ettiklerini, kaldı ki mahkemenin vermiş olduğu görevsizlik kararı isabetli ise de görevli olarak belirtilen mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi değil müvekkilinin dosyada hizmet alan kapsamında olması nedeniyle uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesinin görevli olup olmadığının ayrıntılı olarak araştırılmadan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun tespitinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasında düzenlenen yazılım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptaline talebine ilişkin olup mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, yazılımın müvekkili tarafından davacıya 13.04.2022 tarihinde teslim edildiğini, yalnızca 50.000,00 TL'nin müvekkiline ödendiğini, davalının 5.920,37 USD + 21.012,51 TL tutarında müvekkiline borcu bulunduğunu, yazılımın hatasız ve eksiksiz teslim edildiğini,  ayıp ihbarı yapılmadığını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/130220 sayılı dosyası ile müvekkili hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini belirterek itirazın iptaline  karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili, tarafların internet yazılımı oluşturmak için anlaştıklarını, davalının hazır bir yazılımı bir gün sonra sunduğunu, sözleşme gereği geliştirme yapmadığını, davalı tarafından verilen programın bir işe yaramadığını, sözleşme gereği ödenen bedelin geri talep edildiğini, davalının yaptığı işin ayıplı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, gelen müzekkereler sonucunda davalının kendisine ait ticaret sicil ve esnaf kaydının bulunmadığı, 2019 yılı itibariyle vergi kaydının terk  olduğu, davaya konu alacak isteminin 2022 yılına ilişkin olduğu, şirket yetkilisi-ortağı olmasının kendisine tacir vasfını kazandırmayacağı, davalının tacir olmadığı, davanın Ticaret Kanunu'nda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, her iki tarafı tacir olmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespitine, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili; yazılım programının eksiksiz teslim edildiğini, ayıp ihbarı olmadığını, davacının 50.000,00 TL ödediğini, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin davalı ile imzaladığı sözleşme gereği alması gereken yazılım programının bir işe yaramadığını, sözleşme gereği geliştirilmesi gerekirken davalı yanca geliştirilmediğini, hizmetin ayıplı olduğunu bu sebeple sözleşmeyi feshettiklerini. ödenen bedelin iadesi için ayrı bir dava açtıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davalının kendisine ait ticaret sicil ve esnaf kaydının bulunmadığı, 2019 yılı itibariyle vergi kaydının terk olduğu, davaya konu alacak isteminin 2022 yılına ilişkin olduğu, şirket yetkilisi-ortağı olmanın davalıya tacir vasfını kazandırmayacağı, müzekkere cevaplarına göre davalının tacir olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Somut olayda, davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için Ticaret Kanununda düzenlenmiş hususlardan kaynaklanması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekir. Eldeki davadaki uyuşmazlık mutlak ticari dava niteliğinde değildir.  Derdest uyuşmazlığın nispi ticari dava olabilmesi için her iki tarafın tacir ve ticari işletme esasına göre her iki tarafın ticari işletmesi ile alakalı olması gerekmektedir. İşin bir taraf için ticari olması yeterli değildir. Dosya muhtevasında bulunan müzekkere cevaplarından davalının tacir olmadığı anlaşıldığından, diğer bir deyişle uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması şartı gerçekleşmediğinden Ticaret Mahkemesi görevli olmayıp, genel yetkili İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. İlk derece mahkemesi kararı dosya kapsamına, hukuka ve usule uygun olduğundan taraf vekillerinin istinaf talepleri yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/403 Esas,  2024/919 Karar sayılı ve 14/11/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin  istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafça peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, fazladan yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından fazla yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından fazla yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 27/02/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"973759ad14e6df4b","SID":"7e313bb243fa3a58"}}