{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/459 Esas  - 2025/97 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/459 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/97<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/621 Esas  2024/12 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t:<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklar Kurulu Kararının Yok Hükmünde        Olduğunun Tespiti),<br>DAVA TARİHİ\t: 23/11/2018<br>KARAR TARİHİ\t : 14/02/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 14/02/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen karara karşı, davalı Feri müdahil vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı; davalı şirketin, dava dışı ...'ye 12/10/2017 tarihli vekaletname ile sadece temsil yetkisi verdiği halde ...'nin, imzasını taklit ederek 12/02/2018 tarihli karar ile kendini şirkete müdür atadığını, sonrasında bu kararı 27/02/2018 tarihinde tescil ve ilan ettirdiğini, sahte ortaklar kurulu kararının varlığının, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1359 E sayılı dosyasına defter aslının ibraz edilmesiyle öğrenildiğini, imza inceleme talebi üzerine İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin 21/04/2020 tarihli raporu ile imzanın, ... eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, bu hususta Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı'na belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, ...'nin müdürlük sıfatını hiçbir zaman kazanmadığını gösteren davalı şirket adına basılmış Ankara 50. Noterliği'nin 09/03/2015 tarihli ve 4113 yevmiye numarası ile onaylanmış karar defterinin, 2018/2 sayılı kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t          CEVAP<br>\t  Davalı ... ... Ltd. Şti.; şirketin gayri faal durumda olduğunu, şuan gelirinin olmaması nedeniyle resmi bilirkişi listesinden kayyım atanması halinde ücretini ödeyemeyecek durumda olduğunu, bu nedenle davacı ve davalının kayyım atanacak kişi üzerinde uzlaşması halinde uzlaşıldığı bildirilen kişinin kayyım olarak atanmasını istediklerini, Adli Tıp raporuyla yokluğu iddia olunan müdürlüğün taklit imza ile oluştuğunun tespit edilmesi nedeniyle davacı tarafından  aleyhine açılan davayı kabul ettiğini, dava edilen genel kurul kararının yok hükmünde sayılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Feri müdahale talep eden ...; dava konusu müdürlük kararına ilişkin olup işbu dosyada verilecek kararın sonucundan doğrudan kendisi etkileneceğinden, davada, davalı şirket yanında feri müdahil olmasında  hukuki yararı bulunduğunu belirterek, müdahale talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, tüm dosya kapsamı ile yasal düzenlemelere göre; davalı şirketin, 12/02/2018 tarih ve 2018/2 sayılı ... nin müdür olarak atanmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının, şirketin tek olan ortağının imzasının sahte olması nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu, davada ön inceleme öncesi davalı şirkete atanan yeni temsilcinin, davayı kabul yetkisi içeren vekalete dayalı davayı kabul ettiklerini bildirmesi nazara alındığında, açılan davanın kabul nedeniyle kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde karar vermek gerektiği, ön inceleme yapılmadan dava kabul edildiğinden, harcın 1/3 oranında, vekalet ücretinin ise, AAÜT nin 6. maddesi gereği davacı lehine yarı oranında hükmedilmesi gerektiği  gerekçesiyle; \" Davacının davasının HMK'nın 308 maddesi gereğince Kabulü ile; davalı ... Teknolojileri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin, 12/02/2018 tarihli ve 2018/2 sayılı ve \" ...'nin müdür olarak atanmasına\" ilişkin ortaklar genel kurulu ve alınan kararının, yok hükmünde olduğunun tespitine, \" ilişkin karar verilmiş, karara karşı feri müdahil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tFer'i Müdahil ... istinaf dilekçesinde özetle; hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, tefrik kararı sonrası yeni esas ile duruşma gününün kendisine tebliğ edilmediğini, fer'i müdahale talebinin gerekçeli kararda kabul edildiğini, bu şekilde kanun yollarına başvurma hakkının engellendiğini, davacı ile davalının, dava tarihinde aynı kişiler olduğunu, davayı kabul sonrası sahte bir defter ile sahte bir temsilci atanmasının yok hükmünde olduğunu, Bodrum CBS tarafından İzmir Kriminal Polis Laboratuvarından alınan uzmanlık raporunda, inceleme konusu karar defterindeki ... adına atfen imzalar ile ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında aynı elden çıktığını gösterir nitelikte ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin belirtildiğini, iddiaların gerçek dışı olduğunu, Bodrum CBS'nin 2019/111 soruşturma sayılı dosyasında KYOK kararı verildiğini, İzmir 4. ATM'nin 2018/1359 Esas sayılı dosyasında verilen kararın gerekçesinde, davacı ile davalı tarafın, kendisinin müdürlük sıfatını kabul ettiklerinin belirtildiğini, davacının benzer iddialarının tümünün söz konusu bu kararla incelenerek reddedildiğini, 2018/3 sayılı kendisinin müdürlükten azline ilişkin kararın, 2018/2 sayılı müdür olduğuna dair karar verilmeden alınmasına imkan bulunmadığını, şirketin tek yetkilisi ve ortağı olan davacı ile davalının aynı kişi olduğunu, dürüstlük kuralı gereği 4,5 yıl sonra, kendisinin, Ankara 12. ATM'de açtığı 2021/ 738 Esas sayılı davayı uzatmak amacıyla açılan bu davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.   <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, davalı şirketin 12/02/2018 tarih  ve  2018/2 sayılı ortaklar kurulu  kararının yok hükmünde olduğunun  tespiti istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.\t<br>                         Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; feri müdahil ...'nin, 12/02/2018 tarihli 2018/2 sayılı genel kurul kararıyla müdür atanmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının, imza sahteciliği nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu, davalı şirketin, tek ortaklı olması nedeniyle dava tarihinde tek ortağı ve yöneticisi olan davacı ...  tarafından, yetkilisi ve ortağı olduğu şirkete karşı elde ki davanın açıldığı, yargılama sırasında genel kurul kararı ile davalı şirketi temsilen ...'un, müdür sıfatıyla tayin edildiği, yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davanın kabul nedeniyle kabulüne ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>\tHemen belirtmek gerekirse, bir davada karara karşı istinaf yoluna başvurma hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir.<br>\tSomut olayda, davacı, davalı şirket aleyhine  dava açmış olup ... davalının yanında fer'i müdahil olmayı talep etmiştir. Fer'i müdahale, HMK'nun 66 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Fer'i müdahale talep edenin yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde her hangi bir hak iddiası bulunmamakta olup fer'i müdahil yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorundadır. Bir başka anlatımla asli müdahil, davanın taraflarından ayrı talepte bulunabilecek iken, fer'i müdahil davaya yanında katıldığı tarafın talepleri dışında her hangi bir talepte bulunamayacaktır.<br>\tFer'i müdahil, yargılamada davalı yanında yer aldığından, davada yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorundadır. Davalının, davanın kabulüne ilişkin verilen karara yönelik herhangi bir istinaf talebi bulunmamaktadır.<br>\tKural olarak fer'i müdahilin davaya yanında katıldığı davalı tarafla birlikte hareket etmesi gerektiği, davalının, karara yönelik istinaf talebi bulunmadığı anlaşılmakta ise de; fer'i müdahilin, tek başına istinaf kanun yoluna başvurma hakkı  bulunmamakla birlikte; dosya kapsamına göre, mahkemece, yapılan yargılama sonunda fer'i müdahale talebinin 16/01/2024 tarihli 2023/621E., 2024/12 K. Sayılı gerekçeli karar kapsamında kabulüne ilişkin karar verilmiş olduğu, ancak öncesinde fer'i müdahale talebinin, birleştirme kararı veren Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/602 Esas sayılı dosyasına, 29/12/2022 tarihli dilekçe kapsamıyla sunulmasına karşın, bu hususa ilişkin celselerde yinelenen taleplere rağmen mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, yargılama sefahatinde Ankara 5.  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin birleşen 2022/602 Esas sayılı dosyasına konu davanın, mahkemece,  2021/738 Esas sayılı davadan tefrik sonrası istinaf incelemesine konu iş bu 2023/621 Esas sırasına kaydıyla, mahkemece, 16/01/2024 tarihinde yapılan 1. celsede, ara karar verilmeksizin ve fer'i müdahile duruşma günü de tebliğ edilmeksizin, davanın kabulüne ilişkin karar verildiği, gerekçeli kararda fer'i müdahale talebinin yerinde olup kabulünün gerektiğinin belirtilmesiyle yetinildiği anlaşılmaktadır.<br>                        Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/3981 E., 2024/316 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere;  6100 sayılı Kanun'un 66-69 uncu maddeleri arasında fer'i müdahale düzenlenmiştir. Söz konusu maddelere göre, üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'i müdahil olarak davada yer alabilir. Fer'i müdahil, tek başına hareket edemez, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket eder. Yani lehine katıldığı tarafın yardımcısıdır. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir. Bir davada  hüküm ancak o davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle açılmış bir davada, fer'î müdahil hakkında hüküm kurulamaz ve fer'î müdahil kararı kendi adına tek başına  temyiz edemez. Ancak, müdahale talebinin reddine ilişkin mahkeme kararı olması durumunda, müdahale talebi reddedilen üçüncü kişi tarafından yalnız bu ret kararına ilişkin olmak üzere asıl hüküm verildikten sonra süresi içerinde  istinaf (temyiz) yoluna başvurarak müdahale talebinin haksız olarak reddedilmiş olması nedeniyle hükmün bozulmasını isteyebilir. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulu, C.IV, İstanbul, Altıncı Baskı, 2001, s.3463-3464)<br>O halde az yukarıda ilkeleri açıklayan Yargıtay ilamı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın kapsamı göz önünde bulundurulduğunda; elde ki davada da fer'i müdahilin, müdahale talebi hakkında hükümden önce, yargılama aşamasında usulünce verilmiş olumlu/ olumsuz bir karar bulunmaması, tefrik sonrası mahkemenin 2023/621 Esas sayılı dosyası kapsamında duruşma gün ve saatinin fer'i müdahile bildirilmemiş olması dikkate alındığında, fer'i müdahilin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğine yönelik istinaf istemlerinin somut dosya kapsamında gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, tefrik sonrası alınan yeni esas da fer'i müdahile yer verilmeyerek iddia ve savunmalarını ileri sürme hakkı tanınmaksızın, gerekçeli karar kapsamında fer'i müdahale talebi yönünden değerlendirme yapılması yanlış olup usul ve yasaya aykırıdır.<br>Tüm bu nedenlerle, fer'i müdahilin istinaf başvurusunun açıklanan nedenler yönünden kısmen kabulü ile sair hususlar incelenmeksizin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \t <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Davalı Feri Müdahil vekilinin istinaf başvurusunun Kısmen Kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>\t2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  16/01/2024 tarih ve 2023/621 Esas  2024/12 Karar   sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına,<br>4-Davalı Feri Müdahil vekili tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı/lıya iadesine, <br>\t5-Davalı  Feri Müdahil vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/02/2025<br><br><br>  Başkan-           Üye -                      Üye - \t   Zabıt Katibi-<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"139e411573cc8a2e","SID":"3e7952ba1292a70d"}}