{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/1314 <br>KARAR NO\t: 2025/117<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/317 Esas - 2023/274 Karar<br><br>DAVACILAR\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 06/02/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 04/03/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 29/07/2019 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında müvekkili ...'e ait araç ile davalı ...'e ait, davalı ... tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ...'in sevk ve idaresindeki, aracın karıştığı trafik kazasında, davacı ...'ye ait araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığını, trafik kazasının meydana gelmesinde diğer araç sürücüsü davalı ...'in tam kusurlu olduğunu, müvekkili ...'in kaza sebebiyle sol kolundan yaralandığını, bu süreçte eğitim hayatına devam edemediğini, fizik tedavi için 2.190,00 TL harcama yaptığını, müvekkili ...'in geçici iş gücü kaybının yanı sıra maluliyetinin de tespiti gerektiğini, davacı ...'ın maruz kaldığı kaza sebebi ile yaralanmasından dolayı elem ve üzüntü yaşadığını, kazada müvekkili ...'e ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle davalı ... tarafından müvekkiline bir kısım ödeme yapıldığını, ödemenin makbuz hükmünde sayılması ve bakiyesinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... ... için 100,00 TL tedavi gideri ve 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik gideri olmak üzere şimdilik 1.100,00 TL maddi tazminatın, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile Sigorta dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline, davacı ... yönünden, araçta meydana gelen hasara yönelik 100 TL maddi zararın, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, Sigortacı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacılar vekili, 11/11/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile davacı ... yönünden tedavi giderine yönelik talebini 2.190,00 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden talebini 518.380,88 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; Sigorta Şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğu gözönüne alınarak öncelikle davacı tarafından müvekkili Şirket Sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının sürekli sakatlık durumunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile ispatlanması ve maluliyetin tespiti halinde tazminat hesabının aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, mahkemece müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarının araştırılarak, tazminat tutarından indirim yapılmasını talep ettiklerini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ve tedavi giderlerinin müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığından davacı yanın bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın 29/07/2019 tarihinde ... plakalı araçla trafik kazasına karıştığı ve zarar gören araçta meydana gelen hasar tazminatı talebiyle 02/08/2019 tarihinde yapılan ihbar üzerine 12/11/2019 tarihinde 23,450.00-TL hasar ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin başkaca bir borcu kalmadığını, davacının avans faizi talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalılar ... ve ...; dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen, cevap dilekçesi sunmamışlar, duruşmalara katılan davalılar vekili davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tİlk derece mahkemesince; davanın trafik kazası sebebiyle oluşan cismani zararın ve araç hasarının tazmini istemine ilişkin olduğu, kusura yönelik 23/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait aracın dava dışı sürücüsü ...'in, dava konusu yaralanmalı ve çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda tamamen kusursuz olduğu, davalı ...'in maliki ve işleteni, diğer davalı ... tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan aracın sürücüsü davalı ...'in, dava konusu yaralanmalı ve çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda tamamen, %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,\tdavacı ...'in fizik tedavi giderine yönelik Adli Tıp Uzmanı Doktordan alınan 27/04/2022 tarihli raporda; davacının 29.07.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında cismani zarar görmesi nedeniyle, SGK tarafından ödenmeyen fiziksel tedavi rehabilitasyon giderine ilişkin zararının 2.190,00 TL olduğunun hesaplandığı, maluliyete yönelik Ankara Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 13/09/2022 tarihli raporunda, ...'in 29/07/2019 tarihli yaralanması neticesinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %18 olduğunun, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %18,2 oranında kaybettiği, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun belirtildiği, davacı ...'in cismani zararının tespitine yönelik aldırılan 27/10/2022 tarihli aktüerya raporunda, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 13/09/2022 tarihli raporunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak belirlenen maluliyet oranına göre hesaplama yapıldığı, davacının kaza tarihinde asgari ücretle gelir elde ettiği kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre, davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 518.380,88-TL olarak hesaplandığının belirtildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, somut olayda davacı ...'ın talebi yönünden tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamına uygun aktüerya raporuna göre, davacının 518.380,88-TL sürekli iş göremezlik zararının oluştuğu, davacı ...'ın SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri sebebi ile uğradığı zararın 2.190,00 TL olduğu, bu zararlardan Sigorta Şirketi sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere davalılar sorumlu olduğundan, davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, 518.380,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.190,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 520.570,88 TL maddi tazminatın (davalı ... yönünden teminat limiti olan 360.000 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, maddi tazminata davalı ... yönünden dava tarihi olan 23/07/2020, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 29/07/2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerektiği, davacı ...'in manevi tazminat talebi yönünden, davacının gerçekleşen kazada kusurunun bulunmaması, yaralandığı kaza neticesinde uğramış olduğu zarar, kazanın meydana geliş şekli, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayışı, kazanın davacının vücudunda bıraktığı hasar neticesinde duyduğu üzüntü, tarafların kaza tarihindeki yaşı, sosyal ve mali durumuna göre, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde, 50.000 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, kaza tarihi olan 29/07/2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den tahsile karar vermek gerektiği, davacı ...'in aracında meydana gelen hasar sebebi ile açılan maddi tazminat davası yönünden, davacının Sigorta Şirketine yaptığı başvuru dolayısıyla davacıya 12/11/2019 tarihinde ödenen 23.450,00 TL'yi aşan zarar ispatlanamadığından, bu yönde açılan davanın reddine, karar vermek gerektiği gerekçesiyle; \"Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile; 518.380,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.190 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 520.570,88 TL maddi tazminatın (davalı ... yönünden teminat limiti olan 360.000 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, maddi tazminata davalı ... yönünden dava tarihi olan 23/07/2020, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 29/07/2019 tarihinden itibaren Yasal Faiz uygulanmasına, davacı ... Yönünden açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/07/2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" karar verilmiş, hüküm davacılar vekil ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; manevi tazminatın düşük takdir edildiği gibi maddi tazminatın da eksik ve hatalı hesaplandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kolundan yaralandığını kolunun 2 ay alçıda kaldığını ve fizik tedavi gördüğünü, maddi ve manevi zarara uğradığını, araba içinde yalnız başına seyahat edemediğini, yoğun korku yaşadığını, takdir edilen manevi tazminatın bu nedenle yetersiz olduğunu, maddi tazminat yönünden ise dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu hesap tarihine kadar olan işlemiş dönemin ve kaza tarihi ile rapor tarihi arasındaki asgari ücret artışının gözardı edildiğini, bu nedenle de kararın değerlendirmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, tanık ... ifadesinde; “aniden fren sesi duyması üzerine olay mahalline baktığını, müvekkilin önünde bir aracın fren yapmış olduğunu, müvekkilin frene bastığı anda sağ tarafında kaldırım olması nedeni ile mecburen sola doğru hareket ettiğini, karşı tarafın da aynı durumda olduğunu, kazaya karışan iki aracın da önlerinde seyreden araçlara çarpmamak için sağa sola kaçarak kazayı meydana getirdiklerini”, aynı şekilde tanık ...'in de müvekkilin kullandığı aracın önündeki aracın ani fren yaptığını ve müvekkilin önündeki araca çarpmamak için ani fren yaptığını ve sola doğru kaçtığını bu nedenle kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, ceza dosyasındaki tanık beyanları da nazara alındığında müvekkiline kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, davacının cismani zararından müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, tedavi giderlerinden de SGK’nın sorumlu olduğunu, fizik tedaviye ilişkin fark ücretlerinin de güvenilir belge olmadığını, tedavi giderleri kabul edilmemekle birlikte SGK tarafından karşılandığı durumda dahi sorumluluğun Sigorta Şirketinde olduğunu, davacının maluliyet raporunda travma sonrası stres bozukluğundan da bahsedildiğini, davacının ömür boyu stres bozukluluğu olacağının da kabul edilmediğini, %18 maluliyet üzerinden hesaplanan tazminatın da uygun olmadığını, tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, cismani zarar nedeniyle açılan davada, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle %18 oranında malul kaldığı kabul edilerek, alınan kusur raporu ve aktüer hesap raporuna göre sürekli iş göremezlik tazminatı talebi ile tedavi gideri talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\t1-Davalılar vekilinin, hükme esas alınan maluliyet/engellilik raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi ve manevi  tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, maluliyet durumunun tespiti yanı sıra, kaza sonrası tedavi evraklarının da değerlendirilmesi ile maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.<br>\tSomut olayda, davacı \"dava dilekçesinde belirtmemekle birlikte\", rapor için sevkinde kazaya bağlı psikiyatrik rahatsızlıklarının da meydana geldiğini bildirmesi üzere Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim edilen ön rapor gereğince,  Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi bila tarihli Psikiyatri Hasta Muayene Raporundaki \"25.02.2022 tarihli muayenede, hastanın 29.07.2019 tarihinde şoförün yanında otururken araç içi trafik kazası geçirmiş olduğu, kazada bilincinin açık olduğunu belirttiği, yoğun bakım izlemi yapılmış olduğu, kazadan sonra kazayla ilgili kötü rüyalar görme, arabaya binmekte trafiğe çıkmakta güçlük yaşama, çarpıntı, ani seslerden irkilme yakınmalarının başladığı, bu yakınmalarla ilk kez Haziran 2021 tarihinde Keçiören EAH ye başvurmuş ve ... tedavisi başlanmış olduğu, yan etki nedeniyle kullanamadığı, Ağustos 2021 tarihinde Atatürk Göğüs Hastalıkları hastanesine başvurmuş ve Lustral tedavisi başlanmış olduğu, en son Kasım 2021 tarihinde psikiyatri polikliniğine başvurmuş olup tedavisi lustral 150 mg, gyrex 25 mg, xanax ilaç tedavisine devam ettiği, tedaviye rağmen tek başına seyahat edemediğini belirttiği, korkuyla arabaya binebildiğini belirttiği, 4 aydır düzenli tedavi aldığının anlaşılmakta olduğu, hastanın izlendiği merkezde 2 ay daha takip edilerek tanı tedavi ve işlevsellik belirtir epikrizle başvurması ve kanaatin öyle verilmesinin uygun olacağı,\" şeklindeki raporuna istinaden, A.Ü.T.F. Adli Tıp Anabilim Dalı'nda görevli adli tıp uzmanlarından oluşan heyet 13/09/2022 tarihli raporlarında; \"Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik esas alındığında, şahısta mevcut sağ omuz eklem hareket kısıtlılığı için Kas-İskelet Sistemi Bölümü Şekil 2.10, Şekil 2.11, Şekil 2.12 ve Tablo 2.3” e göre kişinin vücut engel oranının %5(yüzdebeş), şahısta mevcut Travma Sonrası Stres Bozukluğu için Zihinsel, Ruhsal ve Davranışsal Bozukluklar Bölümü Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar/Travma Sonrası Stres Bozukluğu (tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen) için klinik bulgular doğrultusunda 1/3 ile orantılandığında kişinin engel oranı %13,3 (yüzdeonüçvirgülüç) olup her iki durum için Balthazard formülü uygulandığında; kişinin toplam vücut engel oranı %18 (yüzdeonsekiz) olarak hesaplanmıştır.\" denilmek suretiyle, davacının kazaya bağlı post travmatik stres bozukluğu nedeniyle de engeli oluştuğunun kabul edildiği görülmüştür. <br>\tSöz konusu rapor adli tıp uzmanlarınca tanzim edilmiş, psikiyatri poliklinik notları da değerlendirilmiş ise de, Adli Tıp Uzmanlarınca değerlendirilen psikiyatri uzmanı raporunda kazaya bağlı Post Travmatik Stres Bozukluğu tam olarak teşhis edilmediği gibi, mevcut şikayetlerinin engel boyutunda olduğuna ve sürekliliğine yönelik bir değerlendirme de bulunmamaktadır. Alınan rapora itiraz edilmiş olması da nazara alınarak, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden, davacının muayenesi yapılarak ve tedavi evrakları incelenmek suretiyle, kaza tarihi itibariyle TBK'nın 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasının ve yitirilmesine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından esas alınan Erişkinler İçin Engellik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerince geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun tespit edildiği, özellikle davacıda kazaya bağlı post travmatik stres bozukluğu meydana gelip gelmediği, post travmatik stres bozukluğunun mevcut ise kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazaya bağlı psikiyatrik sorunlarının bulunması durumda, söz konusu rahatsızlıklarının sürekli olup olmadığı, sürekli olması halinde çalışma gücünün azalmasına etki edecek boyutta olup olmadığı, çalışma gücüne etkisi mevcut ise ilgili yönetmelikte belirtilen arıza oranlarında takdiri indirim gerekip gerekmediği, hususlarının değerlendirildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan rapor çerçevesinde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklandığı üzere Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden davacının maluliyet durumunun tespit edildiği, denetime elverişli gerekçeli rapor alınarak, bundan sonra davanın esası hakkında, kararın davacı ve davalılar ... vekili tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle, ancak davacının maluliyete yönelik istinafı olmaması nazara alınarak usuli kazanılmış hakları da gözetilerek olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalılar vekilinin sair, davacılar vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 06/04/2023 tarihli, 2020/317 Esas - 2023/274 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin tüm davalılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere  iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br> ...<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8b6e08a4d5d85ff","SID":"ac83438d4ef25667"}}