{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/1471 <br>KARAR NO\t: 2025/75<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 10/06/2024 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/689 Esas,  2024/314 Karar<br>DAVA\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden   Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... Akaryakıt...Ltd. Şti. arasında Genel Nakdi Ve Gayri Nakdi Kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeleri davacı ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dava dışı asıl borçlu hakkında Erzurum... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip, kefiller aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı dosyasında Genel Haciz Yoluyla ilamsız takip başlatıldığını beyanla davalının icra dosyasına itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davalının takip miktarının % 20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafın müvekkilinin hangi krediden sorumlu olduğunu ve sorumluluk miktarını ve kefalet tarihini belirtmediğini, dava konusu olayda geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını,  davacı tarafın dava konusu alacak miktarının likit olmadığını beyanla davanın reddini, icra takibinin % 20 'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"...Somut olayda; davacı banka ile davalı ... Akaryakıt Limited Şirketi arasında 21/02/2013  tarihinde ve 25/05/2013 tarihinde kredi genel sözleşmelerinin imzalandığı, bu sözleşmelere davalının müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imza attığı anlaşılmaktadır. Kefalet sözleşmelerinin yasada aranan şartları taşıması nedeniyle geçerli olduğu, bu nedenle davalı borçlunun sözleşmeden kaynaklı borçtan dolayı sorumlu olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın 19/10/2017 tarihinde kat edilerek davalılara banka tarafından 20/10/2017 tarihinde ihtarname keşide edildiği, borcun 7 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin borçluya 23/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, keşide edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle davalının 02/11/2017 tarihinde temerrüte düştüğü ve  davacı banka tarafından 09/01/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Takip tarihindeki alacak miktarının belirlenmesi için alacak yönünden hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar geçen süre için sözleşmede belirlenen akdi faiz uygulanıp temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise temerrüt faizinin uygulanması gerekecektir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede borcun vadesinde ödenmemesi halinde bankaca borçlu cari hesap şeklinde cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı oranında gecikme faizinin uygulanacağı kararlaştırılmış olup; davacı bankanın ihtar tarihi itibariyle uyguladığı faiz oranının %23 olduğu, buna göre temerrüt faizinin %46 olarak dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Dosya arasına ibraz edilen bilirkişi raporunun dosya içeriği ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu, yapılan hesaplamanın taraflar arasında sözleşme hükümleri de dikkate alınmak suretiyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre hesaplama yapıldığında bilirkişi raporunda takip konusu edilen... numaralı TTK yönünden 230.216,14 TL asıl alacak, 20.395,06 TL tutarında temerrüt faizi ve 1.109,44 TL BSMV olmak üzere toplam 251.730,64 TL tutarında borcun bulunduğu belirtilmiştir. <br>Bilirkişi raporunda...numaralı taksitli ticari krediler yönünden hesaplama yapıldığında 246.566,73 TL asıl alacak, 22.181,33 TL temerrüt faizi, 1.076,62 TL BSMV, 5.082,50 TL masraf olmak üzere toplam 274.907,68 TL tutarında borcun bulunduğu belirtilmiştir. <br>... numaralı BCH kredisi yönünden ise 94.662,78 TL asıl alacak, 4.096,00 TL akdi faiz, 284,31 TL komisyon, 218,92 TL BSMV, 1.014,81 TL ticari faiz, 50,74 TL BSMV, 9.164,64 TL temerrüt faizi, 458,33 TL BSMV olmak üzere toplam 104.287,75 TL borcun bulunduğu belirtilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda bu alacak kalemi yönünden bu şekilde hesaplama yapılmış ise de; taleple bağlılık ilkesi uyarınca takip talebinde talep edilen tutarlar yönünden değerlendirme yapılmış ve 94.662,78 TL asıl alacak, 9.164,64 TL temerrüt faizi, 458,33 TL BSMV olmak üzere toplam 104.285,75 TL tutarında borcun bulunduğu sonucuna varılmıştır. <br>Bilirkişi raporunda nakde dönüşen kredi alacağı için 818.841,66 TL asıl alacak, 17.944,44 TL cari faiz ve komisyon, 897,22 TL BSMV, 75.822,23 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.791,11 TL BSMV alacağının bulunduğu belirtilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda asıl alacak tutarı 818.841,66 TL olarak belirlenmiş ise de; takip talebinde asıl alacak tutarı 800.000,00 TL olarak talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince asıl alacak miktarı bu tutar olarak kabul edilmiş ve 93.766,67 TL temerrüt faizi, 4.688,33 TL BSMV olmak üzere toplam 898.455,01 TL borcun bulunduğu sonucuna varılmıştır. <br>Davalı icra takibine yönelik sunduğu itirazında herhangi bir borcunun bulunmadığını, ödeme emrine, yetkiye, borca itiraz ettiğini, imzaya itiraz hakkını saklı tuttuğunu beyan etmiştir. Takip konusu genel kredi sözleşmesinde yetkili mahkemenin Erzurum olarak belirlendiği, tacirler arasında yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, bu nedenle davalının yetki itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca imzaya yönelik açıkça bir itirazın bulunmaması nedeniyle imzaya itirazın bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Borçlu takip konusu edilen Kredi Genel Sözleşmesinden kaynaklı borcun bulunmadığını ileri sürmüş ise de; buna dair herhangi bir delil veya belge sunmamıştır. Kredi genel sözleşmesi ile özellikle kefalet sözleşmesinin yasada aranan geçerlilik şartlarını taşıdığı, anlaşılmakla davalıların takibe yönelik itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Yine hesabın kat edildiğine ilişkin ihtarnamenin davalıya keşide edildiği, bu şekilde temerrütün gerçekleştiği ve temerrüt faiz oranının takip talebinde belirtildiği görülmekle davalıların itirazlarında kısmen haksız oldukları sonucuna varıldığından davalıların itirazlarının kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.<br>Davalıların icra takibine itirazı sonucunda takibin durdurulmasına karar verildiği, asıl alacak miktarının likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, alacağın sözleşmeden kaynaklandığı davalının icra takibine itirazlarında haksız ve kötü niyetli oldukları...\" gerekçesiyle <br>\"...Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Davalının Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın  kısmen iptali ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin... numaralı TTK yönünden 230.226,14 TL asıl alacak, 20.395,06 TL temerrüt faizi, 1.109,44 TL BSMV olmak üzere toplam 251.730,64 TL, ... numaralı TTK yönünden 246.576,73 TL asıl alacak, 22.181,83 TL temerrüt faizi, 1.076,62 TL BSMV, 5.082,50 TL masraf olmak üzere toplam 274.907,68 TL, teminat mektubu borcu yönünden 800.000,00 TL asıl alacak, 93.766,67 TL temerrüt faizi, 4.688,33 TL BSMV olmak üzere toplam 898.455,01 TL, BCH kredisi yönünden 94.662,78 TL asıl alacak, 9.164,64 TL temerrüt faizi, 458,33 TL BSMV olmak üzere 104.285,75 TL üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine, Takipte asıl alacak tutarlarına %46 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında olan 274.291,13 TL tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinin süresinde dosyaya sunulduğunu, cevap dilekçesinin ıslahının usul ve yasaya uygun olduğunu, cevap dilekçesinde imza itirazının bulunduğu halde iş bu savunmayla ilgili araştırma yapılmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, karara dayanak bilirkişi kök ve ek raporuna yönelik itirazların dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, kefalet konusunda eş rızasının olup olmadığının araştırılmadan müvekkilinin sorumlu olduğu kanaatiyle tanzim olunan bilirkişi ek raporunda itirazların dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, genel kredi sözleşmesinde belirtilen faiz miktarının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın tümden reddi, davacı tarafın kötüniyet tazminatından sorumlu tutulması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. <br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>1-) Davalı vekilince, mahkemece verilen 15.11.2019 tarih, 2018/...Esas 2019/... Karar sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı görülmekle, davalı taraf yönünden ilk kararda verilen miktar açısından kararın kesinleştiği, istinaf incelemesine konu 10.06.2024 tarihli ilk derece mahkemesince kaldırma kararı sonrası ihdas edilen ikinci kararda, önceki kararda verilen miktardan fazla miktara hükmedildiği için davalı vekilinin istinaf itirazının her iki karar dahilinde aradaki fark bedeli yönünden incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>2-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup icra takibinde dayanılan sebebin değiştirilemeyeceği gibi icra takibine vaki itiraza ayrıca ve açıkça konu edilmeyen imza inkarı yönünden  yargılama sürecinde de cevap dilekçesi ile imzayı inkar etmeyen davalının, ıslah ile imzaya itirazını öne sürmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki mahkemece çıkartılan isticvap davetine davalı tarafından mazeretsiz iştirak edilmediği gibi ilk derece mahkemesince verilen 15.11.2019 tarihli gerekçeli kararına yönelik istinaf başvurusunda bu yönde bir istinaf itirazında bulunulmadığı, alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olup hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamında yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı görüldüğünden, ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 78.353,91-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere ...tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82e0e63b64fdb878","SID":"a8c6be1720fae0f9"}}