{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/12/2019<br>DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ:06/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:06/03/2025<br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı  ... ve ...'nın kızları diğer davacı ...'nın  kardeşi  müteveffa ...'nın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı otobüsün  .... tarihinde Denizli ili ... ilçesinde seyir halinde iken  tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kazada ...'nın hayatını kaybettiğini, söz konusu kaza ile ilgili ceza yargılamasının Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde devam ettiğini, kaza tarihinden sonra davacılara kişi başı 5.000,00 TL den toplam 15.000,00 TL manevi tazminat ödenerek kendilerinden ibraname alındığını, Karayolları Trafik Kanunun 111/2 mad açıklandığı üzere  tazminat miktarlarına göre açıkça  yetersiz veya fahiş olan ibranamenin geçersiz olduğunu,  ibraname tarihinden itibaren 2 yıl içinde  tazminat istenebileceğini, yapılan ödeme ile hakkın gerçek miktarı  arasında  aşırı oransızlık olduğunu, bu sebeple davacıların imzaladığı ibranamelerin manevi tazminat bakımından geçersiz olduğunu bu ibraname ile 175.000,00 TL maddi tazminat adı  aldında dava dışı kazaya karışan otobüsün zorunlu  koltuk sigortacısı  ... sigorta  A.Ş tarafındanda ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin meblağ sigortası niteliğindekiki koltuk sigortasından kaynaklandığını, maddi tazminat niteliğinde olmadığını, davacıların o tarihte  yaşadıkları acı içinde ve Türk mevzuatını bilmemeleri  sebebiyle ibranameyi imzaladıklarını. davalıların birbiryle yarışan  birden çok hukuki sebeple  davacılara  karşı müteselsilen ve  müştereken  sorumlu olduklarını, paket tur  satışında paket tur firmasıyla hizmet sunan tur aracı şirketlerin birlikte sorumlu olduğunu, davalı ...'in  hem paket tur hem de paket turun  Türkiye de .... diye anılan tüm hizmetlerini sunan şirket olduğunu, aynı zamanda taşıma  komisyoncusu olduğunu, davalı ... Sigorta  A.Ş'nin kazaya karışan aracın zorunlu  trafik mali mesuliyet sigoratısını, diğer davalı ... sigorta A.Ş nin ise; kazaya karışan otobüsün zorunlu karayolları taşımacılık sigortacısı olduğunu, sigorta şirketlerinin tazminatlardan limitiyle olmak kaydı ile sorumlu oldukların, ibranamenin iptali ile, müteveffanın anne ve babası olan ...  ve ...  için ayrı ayrı 125.000,00'er TL  manevi tazminatın, ayrıca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ayrı ayrı 5.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının ve davacı ... ' için 100.000,00 TL  manevi tazminatın 06/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen  tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazanın tek taraflı trafik kazası olduğunu, poliçe uyarınca sorumluklarının sigortalının kusuru oranında ve poliçede yazılı limitlerde kişi başına sakatlanma ve ölüm  tazminatı 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kaza sonucu davacılara ayrı ayrı ödenen tazminat miktarlarının iş bu dosyada yapılacak bilirkişi hesaplamasından sonra güncellenerek mahsubu gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar eksik ödemeden bahsedilmiş isede; hesap hatasının nereden kaynaklandığını hangi kanuna aykırı  veya hangi Yargıtay teamülüne uyğun olmadığı yönünde bir açıklama yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Davalılar ... Taşımacılık Seyahat Ticaret Limited Şirketi ve ...  Turizm Taşımacılık Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; .... tarihinde davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki  ... plakalı otobüsün trafik kazasına karıştığını, davacılara söz konusu kaza nedeniyle  29/09/2005 tarihinde ... sigorta tarafından 175.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL  manevi tazminat ödendiğini, bu ödeme ile birlikte davacıların başka her hangi bir maddi-manevi  tazminat istemeyeceklerine dair ibranameleri imzaladıklarını, davacılar tarafından maddi ve manevi zarar bedeli olarak alınan tazminatların aradan 4 ay geçtikten sonra aşırı oransız olduğu kanati ile dava konusu etmelerinin yasal olmadığını, kazaya karışan ... plakalı  otobüsün  ... Sigorta şirketine karayolu yolcu taşımacılığı  zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi ile, ...  Sigorta şirketine  zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi ile; ... Sigorta şirketine karayolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı bulunduğunu, ... sigorta şirketine genişletilmiş  kasko poliçesi ile birlikte ihtiyari mali sorumluluk  sigortası ile de sigortalı bulunduğunu, ... sigorta şirketi ile imza edilen genişletilmiş kasko poliçesi gereğince  manevi tazminat talepleri kombine limitinin % 25' i ile sınırlı olmak üzere sigorta şirketince teminat kapsamına dahil edildiğini, açılan bu davayı kabul etmemekle birlikte hak kaybına  uğramamak adına tazminat taleplerinin kabulü halinde yapılacak hesaplamada, ibranamelerde yer alan ödemelerle birlikte sigorta şirketlerinden ödeme alındı ise yapılan ödemelerin de dikkate alınmasını, davacının sebepsiz zenginleşmemesi ve davacılara mükerrer ödeme yapılmaması için  hakkaniyet  gereği bu meblagların hükmedilecek miktarda indirilmesini, davacı taraf  vekil eden  şirketler temerrüde  düşürülmediğinden faiz istenmesininde mümkün olmayacağını beyanla davanın ... sigortaya ihbarı ile reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Tur. Sey. San. Ve Tic. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu trafik kazası nedeniyle davacıların uğramış oldukları zarara ilişkin  davalı şirket tarafından tazminat ödendiğini, iş bu ödeme ile davacıların başka her hangi bir maddi manevi tazminat talep etmeyeceklerine ilişkin ibranameleri kendi rızaları ile imzaladıklarını, ödemenin müvekkil şirket tarafından yapıldığını ve buna ilişkin belgelerin mevcut olduğunu, davalı şirketin incoming hizmeti veren bir turizm şirketi olduğunu, paket tur  kapsamı içerisinde değerlendirilmesinin mümkün olmayacağını, davaya konu ... Turun davalı şirketin sunduğu incoming hizmetinin bir parçası olmadığını, bilet satışından  sadece belirli oranda komisyon alınmasının davalı girişimciyi  işleten yapmayacağını, davalı  ... A.Ş ye karşı husumet yöneltilmesinin mümkün olmayacağını beyanla  şirketin işleten sıfatı olmadığından öncelikle davanın husumetten reddini, aksi taktirde esastan reddini savunmuştur. <br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>Mahkemece; \"Davacıların davasının kısmen kabul; kısmen reddi ile maddi tazminat talepleri yönünden davacı ...  yönünden taleple bağlı kalınarak 61.070,35 TL. Destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... Turizm Seyahat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... Turizm Taşımacılık Kiralama Seyahat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi, ... Taşımacılık Seyahat Ticaret Limited Şirketi, ...’tan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi’nden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 14/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ...  yönünden taleple bağlı kalınarak 33.888,12 TL. Destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... Turizm Seyahat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... Turizm Taşımacılık Kiralama Seyahat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi, ... Taşımacılık Seyahat Ticaret Limited Şirketi, ...’tan kaza tarihi olan .... tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi’nden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 14/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,  Sigorta şirketlerinin sıralı sorumluluk ilkesi gereği Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortası ... Sigorta AŞ’nin poliçe limitinin hükmedilen tazminat tutarlarını aşmadığı görülmekle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olan ... Sigorta AŞ yönünden davanın reddine, manevi tazminat talepleri yönünden davacılar ... , ...  ve ... ’nın manevi tazminat istemlerinin manevi tazminatın bölünmezliği ve tekliği prensibi gereği reddine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin imzalamış oldukları ibranamenin manevi tazminat miktarı bakımından geçersiz olduğunu, kazaya karışan otobüsün zorunlu koltuk sigortasını yapan ... Sigorta AŞ'nin ödeme yaptığını, müvekkillerinin hak ettiği tazminatın koltuk sigortası meblağı olduğunu, KTK'nun 111/2 maddesinde maddi veya manevi tazminat ayrımı yapılmadığını, %100 kusurun davalılarda olduğunu, 33 yaşında kızını kaybeden anne, baba ve kardeş için ödenen 5.000,00 er TL manevi tazminatın adil ve hakkaniyete uygun düşmediğini, mahkemenin maddi tazminat yönünden KTK'nun 111/2 maddesini kabul ederken, manevi tazminat yönünden kabul etmemesinin de yerinde olmadığını, talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalılar ... Taşımacılık Seyahat Ticaret Limited Şirketi ve ...  Turizm Taşımacılık Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirket vekili katılma yoluyla sundukları istinaf dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın sürücüsü olan diğer davalı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda sürücüye asli kusur verilmesinin doğru olmadığını, 06.08.2015 tarihinde kazanın meydana gelmesinden sonra 14.08.2015 tarihinde taraflarınca Açıpayam Sulh Hukuk Mahkemesinde kaza mahalli ve yol durumunun tespiti için keşif talebinde bulunduklarını, düzenlenen 01.09.2015 tarihli raporda karayolunda hatalı işaretlemeler ve yolda yapım hatası bulunduğunun tespit edildiğini, bu itibarla kazanın oluşumunda ..... Müdürlüğünün asli kusurlu olduğunu, müteveffa adına sunulan belgeler arasında kazancını gösterir bir belgenin bulunmadığını, bu nedenle aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, yolculuk esnasında ölenin emniyet kemerini takmamasının müterafik kusur olarak dikkate alınması ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı ... Tur. Sey. San. Ve Tic. A.Ş. istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kazanın gerçekleştiği taşıtın işleteni olmadığı gibi düzenlenen turun organizatörü de olmadığını, müvekkili şirketin yurt dışındaki yabancı tur operatörlerinin kendi ülkelerinden tatil amaçlı gönderdikleri müşterileri uçaktan indiği an karşılayıp, otele yerleştirme ve tatil sonunda da otelden alıp, tekrar havalimanına bırakma hizmeti sunduğunu, dosyaya ibraz ettikleri sözleşme kapsamı dikkate alındığında müvekkili aleyhine husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hesap bilirkişinin raporunda esas alınacak mevzuat dikkate alınmadan ve diğer davalılardan sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmasının yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.  Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur<br>Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. Ceza mahkemesince davalının eylemi nedeniyle verilen ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, ceza mahkemesinin maddi olayı kabulü hukuk hakimini bağlamayacaktır. Buna karşın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla sonuçlanan ceza mahkumiyeti, maddi vakıanın oluşu yönünden hukuk mahkemesini bağlayıcı etki göstermese de, ceza mahkemesince elde olunan veriler, hukuk mahkemesince \"kanıt\" olarak kullanılabilir.<br>Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında, sanık ...'ın taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan TCK'nın 85/2 ve 62/1 maddeleri gereğince 6 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesinin kararı ortadan kaldırılarak sanık ... hakkında TCK'nın 85/2 ve 62/1 maddeleri gereğince 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 29.05.2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır.<br>Somut olayda; davalı sürücü ...'ın 06.08.2015 tarihinde sevk ve idaresindeki otobüs ile bölünmüş karayolunu takiben ... istikametinden ... istikametine seyrettiği ve .... km'deki olay mahallinde sağa doğru viraja girdiğinde araç hakimiyetini kaybettiği ve aracı ile yolun soluna yönelip, orta refüjü aştıktan sonra karşı yol bölümüne geçip yol kenarında bulunan demir bariyerlere çarpıp sürüklenerek takla atması sonucu kaza meydana gelmiştir.<br>Ceza yargılaması aşamasında alınan raporlar ile yerel mahkemece alınan ....tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu sabittir.<br>Mahkemece destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin aktüerya bilirkişiden rapor alınmıştır.<br>Davalılar ... Taşımacılık Seyahat Ticaret Limited Şirketi ve ...  Turizm Taşımacılık Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirket vekilinin  katılma yolu ile istinaf talebinin değerlendirilmesinde; <br>HMK'nın 345/1 maddesinde; \"İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.\"<br>HMK'nın 347/2 maddesinde; \"Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir.\"<br>HMK'nın 348/1 maddesinde; \"İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.\"<br>Hükümleri düzenlenmiştir. <br>Dosyanın incelenmesinde; mahkemenin gerekçeli kararının davalılar ... Taşımacılık Seyahat Ticaret Limited Şirketi ve ...  Turizm Taşımacılık Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirket vekiline 03.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren adı geçen davalılar tarafından HMK'nın 347/1 maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde istinaf dilekçesi verilmediği, davacılar vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinin bu davalılar vekiline 05.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen davalıların davacıların istinaf dilekçesini tebliğ aldıkları tarihten itibaren yine HMK'nın 347/2 ve 348/1 maddeleri gereğince 2 hafta içerisinde istinaf dilekçesine cevap verme süresi içerisinde katılma yolu ile istinaf dilekçelerini sunması gerektiği, ancak davalılar vekilinin 25.02.2020 tarihinde ibraz ettiği katılma yolu ile istinaf dilekçelerinin 2 haftalık yasal süre içerisinde olmadığı anlaşılmakla, adı geçen davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-c maddesi gereğince süresinde olmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı ... Tur. Sey. San. Ve Tic. A.Ş. istinaf talebinin değerlendirilmesinde; <br>Davalı şirketin dosyaya ibraz ettiği sözleşmeye göre, kazaya karışan aracın dizayn ve logolarını belirlediği, yakıt ücretlerini karşıladığı ve söz konusu turu organize ettiği, aracın acentelik faaliyetlerini yürüten şirket olarak sözleşmede ismi bulunan diğer şirket ile birlikte tur organizasyonu içinde olduğu ve aracı işlettiği, bu itibarla meydana gelen kazada oluşan zararlardan diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacılar vekilinin istinaf talebinin değerlendirilmesinde; <br>Davacılar vekili mahkemece kurulan manevi tazminat talebinin reddine dair hükme ilişkin istinaf talebinde bulunmuştur. Her ne kadar Karayolları Trafik Kanunu 111/2 maddesi gereğince bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak 2 yıl içinde iptal edilebilir hükmüne dayanarak müvekkilleri lehine yeniden manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; dosyada mevcut ve davacıların da kabulünde bulunduğu üzere ... Sigorta tarafından davacılara ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminat ödendiği sabit olup, manevi tazminat talebinin bölünmezliği ilkesi gereğince tekrar manevi tazminat talebinde bulunma imkanı kalmadığından yerel mahkemece davacıların manevi tazminat talebinin reddi yönünde kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde Davalılar ... Taşımacılık Seyahat Ticaret Limited Şirketi ve ...  Turizm Taşımacılık Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirket vekilinin  katılma yolu ile istinaf talebinin HMK'nın 352/1-c maddesi gereğince usulden reddine, davacılar ile  davalı ... Tur. Sey. San. Ve Tic. A.Ş.'nin istinaf taleplerinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi  gerekir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalılar ... Taşımacılık Seyahat Ticaret Limited Şirketi ve ...  Turizm Taşımacılık Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirketinin  katılma yolu ile istinaf taleplerinin HMK'nın 352/1-c maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacıların istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>3-Davalı ... Tur. Sey. San. Ve Tic. A.Ş.'nin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>4-Davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 561,00 TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>5-Davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,<br>6-Davalı ... Tur. Sey. San. Ve Tic. A.Ş.'den alınması gerekin 6.486,61 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.621,65‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 4.864,96‬ TL'nin Davalı ... Tur. Sey. San. Ve Tic. A.Ş.'den alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>7-Davalılar ... Taşımacılık Seyahat Ticaret Limited Şirketi ve ...  Turizm Taşımacılık Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>8-Davalılar ... Taşımacılık Seyahat Ticaret Limited Şirketi ve ...  Turizm Taşımacılık Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,<br>9-Taraflarca yapılan istinaf giderlerinin istinaf talebinde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına,<br>10-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b9e77794e9dd43c","SID":"f0159efa17620eb4"}}