{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1626 <br>KARAR NO: 2025/117<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/04/2021<br>NUMARASI: 2020/190 Esas -  2021/335 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sabit olan alacağına ilişkin Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığı, takibe davalı tarafın yetki itirazında bulunarak icra takibine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinde devam olunduğunu, davalının borca itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının takibe konu ettiği ve itiraz üzerine mahkemeye taşıdığı faturaya konu mal veya hizmet müvekkile verilmediğini, müvekkil tarafından faturaya konu mal alınmadığını, davacının vermediği bir hizmeti veya teslim etmediği malın bedelini talep etmesi mümkün olmadığını,  davacı öncelikle faturaya konun malı teslim ettiğini veya hizmeti gördüğünü ispatla mükellef olduğunu, müvekkilce takibe konu böyle bir faturada alınmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Dosyada toplanan tüm deliller, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkememizde görülen davanın niteliği itibariyle İİK 67 ve devamı maddelerinde yer alan ilamsız takibe dayalı itirazın iptali davası olduğu, incelemeye tabi tutulan defter kayıt ve belgeler göre davacı defterlerinin, açılış tasdiklerinin mevcut olduğu, kapanış tasdikinin bulunmadığı ve davacı defterlerinin bu haliyle davacı lehine delil vasfını taşımadıkları ve davalı tarafın defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, 06.09.2018 tarihinde davacı tarafından kesilen 44.000,01 TL tutarlı irsaliyeli faturanını teslim eden kısmının imzalı olduğu, ancak teslim alan kısmının boş olduğu ve teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği muallakta kalmış bulunduğu, faturanın taraflar arasında teslim veya reddine ilişkin herhangi bir delil olmadığı ve davacı defter kayıtlarına göre davacı iddiasının ispatlanamadığı görülmüş bu durum karşısında mahkememizce ispatlanamayan davacı davasının reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibi ve dava konusu faturanın tarihinin 06.09.2018 tarihi olduğunu, fatura tarihi ile aynı tarih olan 06.09.2018 tarihinde davalı şirket tarafından davacı şirkete 25.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin durduk yere davacı şirkete ödeme yaptığı şeklinde bir iddianın hayatın olağan akışı itibari ile mümkün olamayacağını, fatura tarihi ile aynı gün yapılan ödeme itibari ile faturanın davalı şirketçe teslim /tebliğ alınmış olduğunu, hatalı Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında ki tek ticari ilişkinin söz konusu fatura olduğunu, davalı şirketin faturaya ilişkin olarak 25.000,00 TL ödeme yaptığını, ödemenin avans olarak yapıldığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığını, söz konusu ödemenin fatura karşılığı olmaması halinde davalı şirketçe iadesinin talep edilmesi gerekeceğini, hiçbir şekilde bir iade talebinin söz konusu olmadığını, davalı yanın faturaları kayıtlarına almamış olması itibari ile haksız ve kötüniyetli olarak itirazda bulunduğunu, davalı yana yemin teklifi haklarının bulunduğunu, bu hususun kendilerine hatırlatılması gerektiğini, buna ilişkin yasal hakları kullandırılmaksızın yapılmış olan yasal dayanaktan yoksun Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulü ile haksız ve kötüniyetli olduğu tüm delilleri ile sabit olan davalı şirketin %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; ticari ilişki nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının takibe dayanak  fatura içeriği malları davalıya teslim edip etmediği ve fatura miktarı kadar alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı alacaklı  tarafından, davalı hakkında, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile \"06/09/2018 tanzim ve 06/10/2018 vade tarihli fatura alacağı\"  açıklamasıyla ve takip talebine fatura sureti de eklenerek 19.009,00 TL asıl alacak ve 46,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.055,87 alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süreside itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir. Davacı ticari defterlerinin kapanış tasdikleri yapılmadığından lehine delil olma vasfında olmadığı, davalı ticari defterlerinin ise kendi lehine delil olma vasfında olduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Davacı BS formunda uyuşmazlık konusu alacağın dayanağı 44.009,01 TL tutarlı faturanın beyan edildiği, davalının BA formlarında ise beyan edilmediği görülemektedir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı).  Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.  Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. İspat yükü kendisine düşen taraf bütün delillerle iddiasını veya savunmasını ispatlamaya çalışıp bunu başaramadığı takdirde açıkca yemin deliline dayanılması halinde son çare olarak HMK'nın 232/2. maddesi uyarınca olarak yemin deliline başvurur(Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6.baskı, cilt III, sh.2493). Tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. yemin deliline başvurulabilmesi için yemin deliline dayanılmış olması da gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 03.3.2017 T. 2015/2 E. 2017/1 K. sayılı kararı gereğince açıkça yemin deliline dayanılmamış ise dilekçede yer alan sair deliller gibi bir ibare yemin deliline dayanıldığı anlamına gelmez. Somut uyuşmazlıkta; davalı tarafça davacının dayandığı fatura konusu malların kendilerine teslim edilmediği, borçlarının bulunmadığı savunulmaktadır. Bu durumda davacı dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Davacının dayandığı ticari defterler usulüne uygun bulunmadığından kendi lehine delil olma vasfında değildir. Davalı ticari defterlerinde davacının düzenlediği fatura kayıtlı olmadığı gibi davalının beyan ettiği BA formlarında da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine davacının düzenlediği irsaliyeli fatura altında malların teslim edildiğine dair herhangi bir kabul ve imza bulunmamaktadır. Davacı taraf istinaf dilekçesinde mahkemenin kendilerine yemin delilini hatırlatmaması gerektiğini ileri sürmüş ise de dava dilekçesinde açıkca  yemin deliline dayanmamıştır. İlk derecede yürütülen yargılamada dayanmadığı delili istinaf sebebi olarak ileri sürmesi mümkün değildir. Bu durumda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5de65b9bc9407240","SID":"0390f9892a8034cb"}}