{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1650 <br>KARAR NO: 2025/112<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/07/2021<br>NUMARASI: 2018/858 Esas -  2021/745 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğunu, cari hesaptan kaynaklı 7.380,18 TL alacaklı olduğu, yapılan sözleşme gereği hesap ekstresinin 01/01/2016-31/12/2018 tarihi olarak belirlendiği, cari hesap sözleşmesine göre borç miktarının 7.380,18 TL ve 612,55 TL işlemiş faiz olarak icra takibine başlandığını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek davalının haksız itirazının iptaline, asıl alacağın %20'sinden daha aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı taraf usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, ancak vekili tarafından sunulan beyan dilekçelerinde müvekkili şirkete davacı tarafından hiçbir şekilde malzeme teslimi ya da fatura teslimi olmadığı, davacının dosyaya sunmuş olduğu faturalardan 4 adedinde teslim alanın ismi bulunmamakla beraber, diğer 2 adet faturayı teslim alan olarak ... ve ... isimli şahısların göründüğünü, oysa ki, müvekkilinin ... ve ... isimli kişileri tanımadığını, ilgili kişilerin müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından dosyaya sunulan 12.12.2019 tarihli müzekkere cevabında, davacı şirket tarafından düzenlenen 20.04.2017 tarihli iki adet irsaliyeli faturayı teslim alan ... ve ... isimli kişilerin davaya konu dönemlerde müvekkil şirket bünyesinde çalışmadığını ifade etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında cari hesaba dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının  süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 7.380,17 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı,  HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği (Yargıtay 19. HD. 2013/17556 E. 2014/14166 K.),ancak dava konusu fatura bedellerinin KDV hariç 5.000,00 TL altında olması nedeniyle BA bildiriminin araştırılmadığı, davacının mal teslimini ve dolayısıyla alacağını ispat yükü altında olduğu, sunulan toplam 6 adet  sevk irsaliyelerinin dört adetinde isim ve imza bulunmadığı, iki adetinde isim ve imza bulunduğu,ancak bu kişilerin davalı çalışanı olmadığının SGK kayıtları ile sabit olduğu, bunun dışında faturada ve dava dilekçesinde yer alan davalı adresinin bulunduğu adresten yaptırılan kolluk araştırmasında da davalı şirket  çalışanı olduklarının  tespit edilemediği, davalı şirket çalışanının isticvabında da ticari ilişkiyi kabul etmediği, sevk irsaliyesinde isim ve imzası bulunanların çalışanları olmadığını ifade ettiği, bu haliyle davacının alacağını ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  irsaliyelerde imzası bulunan kişilerin davalının çalışanı olmadığı yönündeki kararın yerinde olmadığını, bilirkişi ek raporunda her ne kadar irsaliyelerde imzası bulunan kişilerin davalının çalışanı olmadığı yönünde SGK'dan yazı gelmiş olsa da, ülkemizde SGK'sız işçi çalıştırmanın bir geçerlilik olduğunu, bu konuda detaylı araştırma  yapılmadığını, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere salt çalışan olup olmamasına bakmadan SGK kayıtlarında adı geçen şahısların davalı yanında çalıştığına dair sigorta kaydı bulunmadığı saptanmış olsa bile, ülkemizde bir çok işyerinin sigortasız işçi çalıştırdığının bilinen bir gerçek olduğunu, sevk irsaliyelerinde imzası olan kişilerin davacı çalışanı olup olmadığı yönünde zabıta araştırması yapılması gerekirken zabıta araştırması  yapılmadığını, 16/03/2021 tarihli tutanakta; ... Turizm A.ş isimli işyerinde evrak içeriğine göre araştırma yapıldığını; araştırmalarda evrakta yazılı ... Mah. ... Cad. No:... ŞİŞLİ/İSTANBUL adresine gidildiğini, ancak; ... A.Ş.'nin İTO'da kayıtlı adresi ... Mah. ... Cad. No:... BEYLİKDÜZÜ/İSTANBUL olduğunu, emniyet raporunun bu adrese gidilerek hazırlanması gerektiğini, söz konusu kararın tamamen hatalı  olduğunu ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, bu sebeple işbu kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalının davacıya herhangi bir borcunun olmadığı ve davacının davasını ispatlayamadığı hususlarının bilirkişi raporu ve ilk derece mahkemesi kararı ile sabit olduğunu,  davacının aksi yöndeki istinaf başvurusuna esas teşkil eden beyanlarının ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,  davalı şirkete davacı tarafından hiçbir şekilde malzeme teslimi ya da fatura teslimi olmadığını,  davacının dosyaya sunmuş olduğu irsaliyeli faturalardan 4 adedinde teslim alanın ismi bulunmadığını, diğer 2 adet irsaliyeli faturayı teslim alan olarak ... ve ... isimli şahısların  göründüğünü, oysa ki, davalının ... ve ... isimli kişileri tanımadığını, ilgili kişilerin davalı şirketin çalışanı olmadığını,  faturada ve dava dilekçesinde yer alan davalı şirket adresinde yaptırılan kolluk araştırmasında da ilgili kişilerin davalı şirket çalışanı olmadıklarının ortaya çıkarıldığını, Yargıtay kararları doğrultusunda tek başına fatura düzenlenmesinin akdi ilişkinin varlığının ve mal tesliminin kanıtı olamayacağını, ayrıca faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmasının da teslimini kanıtlamaya yeterli olmadığını, hal böyle iken; davacının aksi yöndeki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarının kabulünün mümkün olmadığını beyanla, davacının  istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; ticari satımdan kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince  davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının iddiasının ispatlanmış olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafça davalı hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra dairesinin ... E. Saylı dosyası ile  \"cari hesap\" borcun sebebi gösterilerek 7.380,18 TL asıl alacak ve 612,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.992,73 TL alacağın  tahsili istemiyle ilamsız icra  takibi başlatıldığı, takibe muavin defter sureti eklendiği, borçlunun borca itirazı üzerine  takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Davacının  iddiası davalıya satılıp teslim edilen ürün bedellerinin ödenmediğidir. Davalı taraf davaya cevap vermemiş olmakla HMK 128 maddesi gereği davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları inkar etmiş sayılır. Bilahare verdiği beyan dilekçesinde kendisine mal ve fatura teslim edilmediğini savunmuş, mahkemece yapılan isticvabında da bir kısım irsaliye üzerinde ismi bulunan kişilerin kendi çalışanları olmadığını, davacı ile ticari ilişkileri bulunmadığını, irsaliye ve faturaların şirketine teslim edilmediğini beyan etmiştir. Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş,  davalı taraf ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ihtarlı tebliğe  rağmen ticari defterlerini incelemeye sunmamıştır. Davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, davacının lehine delil olma vasfına sahip ticari defterlerine göre; davalı adına 2017 yılında düzenlenen 6 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve toplam 7.380,17 TL alacaklı bulunduğu bildirilmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya“ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m *1* 28.07.2020 tarih ve 31199 S.R.G. de yayımlanan 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiştir. Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karararının oluşturulup ihtarın davlıya tebliğ edildği ve ticari defterin bilirkişi incelemesmine sunulduğu 2019 yılı itibarıyla yürürlükte bulunan HMK 222 maddesine göre;  Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde  ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. 28.07.2020 tarih ve 31199 S.R.G. de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren  22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiştir. Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Mahkemece usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini mahkemenin incelemesine sunmamış,  delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacının takip tarihi itibarıyla takibe dayanak açık hesap ilişkisinden kaynaklı   7.380,17 TL alacaklı bulunduğu belirlenmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmadığından ticari defterlerin TTK hükümlerince birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, kayıtların düzgün tutulup tutulmadığı denetlenemediği gibi uyuşmazlık konusu satışa ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı da belirlenememiştir. Bu durumda inceleme tarihinde yürürlükte bulunan usul kuralları gereği davacının ticari defterlerinin sahibi lehine kesin delil olarak kabulü mümkün değildir. Davacı taraf ticari ilişkiyi, satıma konu malların davalıya teslimini kesin deliller ile ispatlamış olmadığından davanın reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c5a1bf90fc10270d","SID":"2073f838f79bcc44"}}