{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/69 - 2025/382<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/69 <br>KARAR NO\t: 2025/382<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/173 E.  -  2022/413 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2022 tarih ve 2022/173 E. - 2022/413 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin \"...\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2019/105932 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-2595 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin T/02390 numaralı tescilli tanınmış markasının bulunduğunu, bu markanın Nice sınıfları kapsamında tüm mal ve hizmetler bakımından müvekkili lehine koruma sağladığını, taraf markaları kapsamlarının 25. sınıfta aynı olduğunu, bu emtiaların müvekkili şirketin dayanak markalarıyla özdeşleştiğini, davalı şirket markasının \"...\" olarak okunacağını, markalar arasında işitsel benzerlik olduğunu, \"Z\" ve \"C\" seslerinin ise yine Türkçe'de son derece yakın sesler olup tüketici nezdinde bu ibarelerin tekstil sınıfına teşne ürünlerde karıştırılmamasının imkansız olduğunu, davalıya ait markayı gören tüketicinin aklına doğrudan müvekkili şirketin tanınmış markasının geleceğini, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, davalı tarafın dava konusu marka başvurusunu yaparken kötü niyetli olduğunu ve salt bu sebepten de dava konusu YİDK kararının bu markanın talep edilen tüm sınıflar bakımından hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek, ... YİDK'nın 2022-M-2595 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/105932 başvuru numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının görsel ve kavramsal olarak benzer olmadığını, “...” kelimesinin eski Türkçe'de kavramsal anlamının genel olarak dinsel törenlerde kullanılan giysi, rahip elbisesi, papaz giyeceği, cübbe şeklinde olduğunu, “...” kelimesinin “...” olarak değil “...” olarak okunduğunu, “Z” ve “C” seslerinin birbirine çok yakın sesler olduğu iddiasının yerinde olmadığını, markalarda birbirine göndermede bulunan herhangi bir şekil veya renk unsuru bulunmadığını, bütünüyle bıraktıkları izlenimin farklı olduğunu, salt bazı harflerin ortak olduğu noktasından hareketle, şüpheci bir yaklaşım sergilemesinin davacının davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, her ne kadar taraf markaları redde konu emtialar bakımından aynı ya da aynı tür malları taşımakta iseler de markaların bir bütün olarak ilgili tüketici kitlesi nezdinde yarattıkları algıda aynı iktisadi kaynağa ait, birbirlerinin devamı ya da serisi niteliğinde algılanabilecek işaretlerden oluşmadıkları, taraf markaları ile aynı ya da farklı zamanlarda karşı karşıya kalan tüketicilerin, dava konusu markayı gördüğünde zihninde davalı markalarını çağrıştırmasını gerektirir bir benzerliğin işaretler arasında mevcut olmadığı, sözcükler arasındaki harf dizilimsel benzerlik halinin, özellikle kelimelerin telaffuzu esnasında ve yine anlamsal açıdan oluşan somut farklılığın yanı sıra görsel unsurlar itibariyle de oluşan farklılık ve yine taraf markalarının kısa sözcük markaları olması nedeniyle koruma kapsamlarının daha dar yorumlanması gerekliliği gözetildiğinde, ilgili tüketiciler nezdinde, işaretler arasında iktisadi – idari kaynaklar açısından ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik algısının mevcut olmayacağı; davacı yanın ticaret unvanının ... San. ve Tic. A.Ş. olduğu, dava konusu markanın ise “...” ibareli olduğu göz önüne alındığında davacının bu maddeye dayalı itirazlarını inceleme olanağı bulunmadığı; SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının benzer olduğunu, \"...\" ibaresinin \"...\" olarak telaffuz edilebileceğini ve bu durumda markalar arasında tek harf farkı bulunduğunun göz önünde bulundurulmadığını, görsel olarak benzer olan markaların işitsel olarak da aynı olduklarını, SMK'nın 6/4-5. maddeleri uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının \"...\" esas unsurlu markaları ile davalının \"...\" ibareli ve \"...\" olarak telaffuz edilecek dava konusu markası arasında görsel, işitsel, kavramsal olarak ve bütünüyle bıraktıkları intiba açısından SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, öte yandan, taraf markaları benzer olmadığından davacı markalarının tanınmışlığının da somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 21/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/03/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f187a30f80ed64d","SID":"43ca067e9058c198"}}