{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:30/09/2021<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:17/02/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACI - KARŞI DAVALININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalının 2008 yılından beri ticaret yaptıklarını, müvekkilinin de davalının da alüminyum doğrama işi ile iştigal ettiğini, müvekkili tarafından davalıya verilen Eylül 2011 - Mart 2012 tarihleri arasında tarih ve miktarları yazılı çekler ile bono tutarı olan toplam 80.000,00 TL karşılığı teslim edilmesi gereken malların teslim edilmediğini, bu hususun davalıya bildirildiğini, müvekkilinin davalıya verdiği ancak karşılığı teslim edilmeyen ve davalı uhdesinde bulunan ... Bankası'na ait keşidecisi davacı olan 31/12/2011 tarihli ... nolu 20.000,00 TL bedelli çek, 30/01/2012 tarihli ... nolu 20.000,00 TL bedelli çek 28/02/2012 tarihli ... nolu 15.000,00 TL bedelli çek, 31/03/2012 tarih ve ... nolu 15.000,00 TL bedelli çek ile 30/11/2011 vadeli 10.000,00 TL bono nedeni ile davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI - KARŞI DAVACININ İDDİA VE  SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı - karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, müvekkilinin mobilya, dekorasyon ve plastik doğrama imalatı yaptığını, davacının ... PVC Mutfak Alüminyum ticari unvanlı işyerinin sahibi olarak gözükmekle birlikte, işyerinin ticari mümessili olarak eşi ...'in işlettiğini, çekleri imzalayanın bizzat ... olduğunu, davacı adına bütün imzaları eşi ... tarafından atıldığını, davacının paravan olduğunu, dava konusu bononun davacı tarafından değil, davacının eşi ... tarafından keşide edildiğini, bono yönünden işbu davayı açamayacağını, müvekkilinin alınan imalatları yapıp teslim ettiğini, söz konusu siparişlerin davacının yanında çalışan ve işlerini takip eden ...'ya imzalı olarak teslim edildiğini, davacının eksik ve ayıp konusunda iddiasının bulunması halinde TTK'nın 25/3. maddesi uyarınca teslim tarihinden itibaren 2 gün içinde ihbar etmesinin zorunlu olduğunu, bugüne kadar bu yönde herhangi bir ihbarın bulunmadığını, müvekkili tarafından iadeli taahhütlü olarak düzenlenen faturaların davacı tarafından ihtarname ekinde iade edildiğini, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmediğinden içeriğinin kesinleştiğini, dava konusu kambiyo evraklarının bedellerinin ödenmediğini, dava konusu ... keşide tarihli ... numaralı 20.000,00 TL bedelli çekin davacı ve müvekkili aleyhine Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, bu dosya borcunun müvekkili tarafından ödendiğini, diğer kıymetli evrakların da müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin elindeki vadeli evraklara güvenerek iş teslim ettiğini, yapılacak keşifte dinletilecek tanıklarla bu hususun ispatlanacağını, davacıya teslim edilen işlere karşılık 2011 ve 2012 yıllarında toplam 45.721,73 TL fatura keşide edildiğini, dava dışı ...'ın nam ve hesabına yapılan işlere karşılık da 32.000,07 TL'lik fatura düzenlendiğini, böylece davacıya ve eşi ...'a düzenlenen toplam fatura tutarının 77.721,80 TL olduğunu belirterek, asıl davanın reddine, dava miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini,  karşı dava yönünden taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak 30.776,54 TL alacaklı olduklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVACI - KARŞI DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı - karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde, dava konusu tutarın müvekkili tarafından ödenmeyen cari hesaptan kaynaklandığının belirtildiğini ancak müvekkilinin bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin mal alımı için peşin olarak evrak teslim ettiğini, karşılığında mal alamadığını, müvekkilinin keşidecisi olduğu ... keşide tarihli ... numaralı 20.000,00 TL bedelli çekin ödenilmemesi üzerine Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... nolu dosyaya davalı tarafından ödeme yapıldığının belirtildiğini, karşılık mal teslim edilmeyen çekin ödenmemesinin doğal olduğunu, çekin müvekkiline iadesinin gerektiğini belirterek, davanın reddine, yargılama ve vekalet giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...asıl dava yönünden; davacının avans karşılığı olarak davalı tarafa verilen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olmayıp sahibi lehine delil niteliği taşımadığı gibi taraflar arasındaki ticari ilişkinin 21/02/2011 yılında başladığı ve davacı tarafından yalnızca 2010 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtların ibraz edildiği, davaya konu çeklerin davalı ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın çeklerin bedelsiz kaldığına yönelik usulüne uygun yazılı delil sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine, kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, karşı dava yönünden; cevap dilekçesi ile davalı tarafın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsilini talep ettiği, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olmayıp sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davaya konu faturalara konu ürünlerin davacı çalışanı olan ... isimli kişiye teslim edildiğine dair dosya kapsamında belge var ise de, dava dışı kişinin davalı-karşı davacı şirketin ürünleri haricinde başkaca ürün alışının olmaması, dava dışı kişi tarafından imzalanan belgelerin seri numarası olmayan belgeler olması ve mal-emtia taşımasına ilişkin belgelerin bulunmamasından dolayı dosya kapsamındaki evrakların mal teslimini ispata yeterli olmadığı, ticari defter ve kayıtların da usulüne uygun tutulmaması nedeniyle davalı aleyhine delil niteliği taşıdığı, karşı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine\" gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı - karşı davalı vekili ve davalı - karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı - karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkiline teslim etmesi gereken malları teslim etmediğini, faturalara konu ürünlerin davacı çalışanı olan ... isimli kişiye teslim edildiğine dair dosya kapsamında belge var ise de dava dışı kişinin davalı-karşı davacı şirketin ürünleri haricinde başkaca ürün alışının olmaması, dava dışı kişi tarafından imzalanan belgelerin seri numarası olmayan belgeler olması ve mal-emtia taşımasına ilişkin belgelerin bulunmamasından dolayı dosya kapsamındaki evrakların mal teslimini ispata yeterli olmadığını, birden fazla başka bir belge üzerinde mal tesliminin imzalı olarak yapılması durumunun belgenin sonradan düzenlendiği ve dava konusu emtiaların eksiksiz olarak davacıya gönderildiğinin ispatlanamadığını, bu nedenle asıl davanın kabulü gerektiğini, bilirkişi raporunda, davalının 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin düzenlediği faturaların, defter ve kayıtların dosya arasına alındıktan sonra rapor tanzim edeceğini bildirdiğini, davalının, bilirkişi raporunda talep edilen evrakları da dosyaya sunmadığını, bu yönüyle dosyaya alınması gerekli evraklar temin edilip ek bilirkişi raporu tanzim edilmesi gerektiğini, aksi halde davalı-karşı davacının aleyhine karar verilmesi gerekirken, asıl dava yönünden müvekkili aleyhine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalıya ödeme yaptığının sabit olduğunu, davalı tarafın müvekkiline göndermesi gereken malzemeleri göndermediğinin sabit olduğunu, hatta malzemeleri göndermeyen davalı tarafın, sonradan müvekkilinin çalışanı olan ... adlı kişiye, göndermediği malları gönderip teslim alınmış gibi sahte evraklar düzenlediğini beyan ederek, asıl dava yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı - karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 29/01/2013 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkiline ait onaylı defterlerin hepsinin incelendiğini ancak 20/08/2021 tarihli  ikinci bilirkişi raporunda, davanın uzun süre devam etmesi ve müvekkilinin de adına olan işletmeyi kapatması sebebiyle ve mevcut evrakların yasal saklama süresinin geçmesi sebebiyle noter tasdikli kayıtların incelendiğinin belirtildiğini, mevcut raporlarda müvekkilinin 27.521,69 TL alacaklı  olduğunun belirtildiğini, mevcut inceleme neticesinde müvekkilinin alacaklı olduğunun sabit olduğunu, mahkemenin uzun yıllar süren yargılaması sebebiyle 7 yıl sonra tekrar bilirkişi  inceleme yapılmasının ve müvekkili aleyhine eksik evrak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilk seferinde düzenli inceleme yapılamamasının sebebinin bütün dosya kapsamında da sabit olduğuna  göre davacı-karşı davalı olduğunu, bu kusurdan dolayı yargılamanın uzaması sebebiyle 7 yıl sonra  yapılmış olan bilirkişi araştırmasında müvekkilinin gerekli incelemenin yapılacağı noter onaylı evrak örneklerini sunmasına rağmen açtıkları karşı davanın reddinin hukuka  aykırı olduğunu,  davacı-karşı davalının yargılamanın başından beri usulüne uygun bir defter kaydı dahi dosya  kapsamına sunmadığını, davacı tarafın esas olarak yargılamanın başından beri defter  kayıtlarını  sunmaktan  çekindiğini, müvekkilinin esas olarak teslim yapmış olduğu malzemelerle ilgili olarak da müvekkilini özel evrakta sahtecilik ile suçladığını, müvekkilinin, hakkında açılmış olan özel  evrakta sahtecilik davasından da beraat ettiğini, dosya kapsamında da sunulan belgelerden görüleceği üzere, teslim evraklarında davacının o dönem çalışanı olan ...'nun imzasının bulunduğunu, bunun da esas olarak müvekkilinin alacağının hem defter kayıtları hem de teslim evrakları ile yazılı delil olarak ispatını oluşturduğunu, bu sebeple müvekkilinin alacaklı olduğunun hem ilk bilirkişi raporunda hem de teslim edilmiş olan evraklarda tespit edildiğini beyan ederek, karşı dava yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklı takipten önce açılan bono ve çeklerden dolayı menfi tespit istemine, karşı dava, aynı ilişkide cari hesaptan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Tarafların alüminyum doğrama işi ile iştigal ettikleri, davalı tarafça, davacıya yapımını üstlendiği inşaatta kullanmak üzere plastik-PVC doğrama işi yapıp teslim edilmesi konusunda tarafların anlaştıkları, bu konuda herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, davacının anlatımına göre, bunun için davalıya davaya konu toplam 70.000,00 TL bedelli 4 adet çek ile 10.000,00 TL bedelli bononun avans olarak teslim edildiği fakat bu ödemeye karşılık herhangi bir mal tesliminin bulunmadığı, asıl davanın bu gerekçeyle menfi tespit istemine ilişkin olduğu, davalının anlatımına göre, malların teslim edildiği, ayrıca cari hesaptan kaynaklı olarak davacının kendisine 30.776,54 TL borcunun bulunduğu, karşı davanın bu gerekçeyle 30.000,00 TL yönünden açılmış kısmi alacak davası olduğu anlaşılmaktadır. <br>Dava konusu 01/02/2011 tanzim tarihli, 30/11/2011 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli bononun, keşidecisinin ..., lehtarının davalı olduğu, davacının bono üzerinde kendisini borç altına sokacak nitelikte keşideci veya bir başka sıfatla ismi veya imzasının yer almadığı, dolayısıyla bu bono yönünden davacının aktif husumetinin bulunmadığı gözetilerek, bu gerekçeyle bu talebin reddedilmesi gerekirken, yanılgılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. <br>Dava konusu çeklerin fotokopisi dosyaya sunulmamış, mahkemece de celbi sağlanmamıştır. Sadece çeklerin ödenip ödenmediğine ilişkin muhatap bankadan alınmış yazı cevabı mevcut olup, bu cevapta çeklerin ödenmediği bildirilmiş, çek görüntüleriyle ilgili herhangi bir belge sunulmamıştır. Sadece dava konusu çeklerden 31/12/2011 tarihli, ... seri nolu 20.000,00 TL çekle ilgili olarak, Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında hamil ... tarafından davacı, davalı ve dava dışı ...  İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine takibe girişildiği, takip borcunun alacaklının beyanına göre, dava dışı ...  İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ödendiği, dayanak çekin incelenmesinde; keşidecinin davacı olup, imzayı vekaleten ...'in attığı, çekin davalı emrine düzenlendiği görülmektedir. <br>Çek bir ödeme vasıtası olup, peşin satış karinesi gereğince çek karşılığı olan malın teslim edilmediğini veya işin yapılmadığını ispat yükü davacı borçluya aittir. Somut olayda, davalı cevap dilekçesindeki anlatımlarında, elinde mevcut vadeli çeklere güvenerek mal teslim ettiğini beyan ederek bunun ispatına yönelik savunma yaptığı, bu haliyle çeklerin mal teslimi öncesinde avans verildiğini kabul ettiği ve ispat yükünü üzerine aldığı görülmüştür. Çeklerin avans olarak davalıya teslim edildiği kabul edildiğinden, bu çekler karşılığı mal teslim edildiğini ispat yükü davalı alacaklıya aittir. Dosyada mevcut bilirkişi raporlarının incelenmesinde; davacının ibraz ettiği 2010 yılı işletme defteri, taraflar arasında ticari ilişkinin başladığı 2011 yılından önceye ait olduğundan, bu konuda herhangi bir kayıt içermediği, davacının başkaca bir defter de ibraz etmediği, davalının sunduğu 2011 - 2012 yılı ticari defterler ise kapanış tasdikini içermediğinden usulüne uygun olmayıp, defterlerde dava konusu çeklerin ve bononun kayıtlı olmadığı, 2011 yılında davacı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak toplam 25.721,69 TL borç kaydının bulunduğu, bu borcun 2012 yılına devredildiği, 2012 yılında 02/01/2012 tarih, 20.000,04 TL tutarlı faturanın da davacı adına borç olarak kaydedilmesi üzerine cari hesaptan kaynaklı olarak davalının, davacıdan 45.721,73 TL alacaklı hale geldiği görülmüştür. Davalının tuttuğu ticari defterler usulüne uygun olmadığından ve çekler kayıtlı olmadığından, lehe delil olma özelliğini taşımamaktadır. Ancak davalının, çekler karşılığı mal teslimine yönelik savunmasının ispatı olarak dosya içerisinde aslı bulunan Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasına sunulu, Mart 2011 tarihinden itibaren her aya ilişkin ayrı ayrı dosya halinde sunulan iş teslim sözleşmelerinde, davacı adına işi teslim alan olarak ...'nun isim ve imzasının yer aldığı, davalının delil olarak bu belgelere de dayandığı, mahkemenin bu iş teslim sözleşmeleri yönünden yaptığı araştırma ve incelemenin eksik kaldığı anlaşılmıştır. <br>İlgili ceza dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından ... ve davalı aleyhine yapılan şikayet üzerine özel belgede sahtecilik suçundan açılmış kamu davası olduğu, ...'nun ceza dosyasındaki beyanlarında, davacıya ait işletmede Mart 2011 tarihi itibariyle işe başladığını, mobilya ustası olduğunu, gelen malları teslim aldığını, davalının bir kez 3 pencere ile kapı teslim ettiğini, sonraki tarihlerde teslim ettiği bu mallar için kendisinden dosyaya konu evraklara imza atmasını istediğini, kendisinin de bu belgeleri imzaladığını, sahtecilik olmadığını belirttiği, ceza dosyasında beraat kararı verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ilamı ile; davacının ... hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi ve bunun davalı ... yönünden yapılan şikayeti de etkileyecek olması sebebiyle davacı müştekinin katılan sıfatının bulunmadığı ve kararı temyiz etme hakkının da olmadığı gerekçesiyle düşme kararı verildiği görülmektedir. <br>SGK kayıtlarına göre, ...'nun davacının sigortalı çalışanı olduğu, sigorta kaydı Mayıs 2011 tarihi itibariyle başlasa da bizzat kendi ifadelerine göre Mart 2011 tarihinden itibaren davacıya ait işletmede çalıştığı anlaşılmaktadır. <br>Bu bilgiler ışığında; mahkemece, öncelikle çeklerin önlü arkalı birer suretinin sunulması için taraflara süre verilerek ve bu konuda muhatap bankaya müzekkere yazılarak, çeklerin suretlerinin dosyaya kazandırılması, sonrasında konusunda uzman sektör bir bilirkişi ile mali müşavir bir bilirkişiden yeniden rapor alınarak, iş teslim sözleşmelerine esas bu sözleşmelerin altında sunulan fiyat teklif listeleri ve iş teslim sözleşmelerinde belirtilen ürünler ile davalı tarafça davacıya kesilen faturalar karşılaştırılmak suretiyle teslim edilen işlere ilişkin fatura tanzim edilip edilmediği, tanzim edilen faturaların teslim edilen iş ve fiyat teklifleriyle uyumlu olup olmadığı, davacı tarafından süresinde itiraza uğrayan fatura olup olmadığı, süresinde itiraza uğrayan faturalar yönünden fatura bedelinin fatura tarihindeki piyasa rayiciyle uyumlu olup olmadığı konularında inceleme yaptırılıp, gerekirse yerinde keşif yapılarak, davalının davacıya teslim ettiği malların bedeli konusunda rapor alınması ve buna göre oluşacak sonuç çerçevesinde asıl davanın karara bağlanması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde  karar verilmesi hatalıdır. <br>Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; davalının asıl davaya konu çeklerin taraflar arasındaki alüminyum doğrama işi çerçevesinde teslim edilecek mallara ilişkin düzenlendiğini kabul etmesi, bunun dışında herhangi bir ticari ilişkinin varlığından söz etmemesi, bu ticari ilişkide çeklerin bedelinin 70.000,00 TL olup, davalının beyanına göre cari hesaptan kaynaklı olarak davacıdan 30.776,54 TL alacaklı olması, davalının  usulüne uygun olmayan ticari defterlerinde de davacı adına düzenlenen toplam faturaların tutarının, çeklerin toplam bedeli olan 70.000,00 TL'yi geçmemesi karşısında, davalının karşı davasına konu alacağının hangi sebepten kaynaklandığına ilişkin talebinin somutlaştırılmasının gerektiği, bu minvalde davalıdan asıl davaya konu çeklerle ilgili olarak tahsilat yapıp yapmadığı, bu çek bedellerinin kendisi tarafından hamillerine ödenip ödenmediği, nasıl bir zarara uğradığı, aralarındaki ticari ilişkiye binaen kendisine teslim edilmiş çekler var iken, karşı davasına konu alacağının neden kaynaklandığının sorularak karşı dava somutlaştırıldıktan sonra değerlendirme yapılması gerekirken, bu yönde inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Davalının dava konusu çeklerden sadece 31/12/2011 tarihli ... seri nolu 20.000,00 TL bedelli çekin, başlatılan takipte kendisi tarafından hamile ödendiğine yönelik beyanı mevcuttur. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere, ilgili takip dosyasında ödemenin dava dışı ...  İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığı görülmektedir. Davalının ödemeyi kendisinin yaptığına yönelik beyanı doğrultusunda, davalının bu şirketle ilgisinin de araştırılıp, netleştirilmesi gerekir.<br>Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının ilk derece mahkemesince talepleri halinde taraflara İADESİNE, <br>5-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"708efb5d44aa4dba","SID":"880e685b964c6a54"}}