{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t \t\t     GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t:  Esas<br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVA\t: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalının davacı kooperatifin üyesi <br>olduğunu ve ferdileştirme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, 2019 tarihli genel <br>kurulda alınan karar uyarınca tapusunu teslim alan üyelerin mevcut aidat bedelinin <br>%40’ı oranında kira ödeneceğine yönelik karar verildiğini, davalının Mayıs/2019-<br>Ekim-2023 dönemi için 53.600 TL tutarında kira borcu olduğunu belirterek söz <br>konusu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 oranında faizi ile birlikte <br>davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının talep ettiği kira alacağına <br>ilişkin 21.04.2019 tarihli genel kurulun dışında başka bir genel kurul olmadığını, bu<br>genel kurulda alınan kararın sonraki dönemlerde de devam edeceğine ilişkin bir <br>belirleme olmadığını, Kayseri BAM 6. H.D.’nin ... sayılı <br>ilamı ile davacı kooperatifin 28.1.2021 tarihli genel kurulda alınan kararların yok <br>hükmünde olduğuna yönelik verilen kararın istinaf incelemesinden sonra temyiz <br>aşamasında olduğunu ve bunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalının <br>zımnen peşin bedelli üye statüsünde olduğunu, derdest davanın zamanaşımı <br>nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarının; davalının davacı kooperatifin üyesi olup olmadığı, davacının kira alacağı talebinin yerinde olup olmadığı ve yerinde ise davalının eşitlik ilkesi de dikkate alınarak ne kadar kira borcu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.<br>Mahkememizin 06/06/2024 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararında; Davacı kooperatife ait ticari defter ve belgeler üzerinde resen seçilecek bir mali bilirkişi, bir kooperatif uzmanı bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen kooperatif defter ve belgelerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, davalının kooperatif üyeliğinin devam edip etmediği, davalının davacı kooperatife yönelik mali yükümlülüklerinin devam edip etmediği, dava konusu kooperatif kira alacağının muaccel olup olmadığı, alacağın davacı kooperatif defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, alacağın dava tarihinden önce kısmen yahut tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda, ayrıca 6100 Sayılı HMK m.273/1 hükmü uyarınca taraf vekillerinin 2 HAFTALIK süre içerisinde dosyaya sunacakları bilirkişi incelemesinin kapsamı, sınırları ile bilirkişi heyetinin yanıtlaması gereken soruların açık liste halinde özeti çerçevesinde inceleme yapılarak tarafların talep ettikleri hususlara ilişkin soruların yanıtlanması ve bu çerçevede davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı bulunup bulunmadığı hususlarında,  (asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarı ayrı ayrı hesaplanmak suretiyle) varsa miktarı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına, Rapor düzenlenirken,  Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesinin ... sayılı kararı ile davacının kira alacağının olup olmadığının ve davalının itirazlarının değerlendirilmesi ile rapor düzenlenmesine karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle; Mali Müşavir Bilirkişi İncelemesinde; Davacı kooperatifin 21.04.2019 tarihli genel kurulunda konutunu teslim almış <br>üyelerden aidatının %40’ı oranındaki kira alınmasına karar verildiğini, bu karar <br> doğrultusunda davalıya teslim edilen 150 m2 daire için Mayıs/2019 döneminden <br>Ekim /2023 dönemine kadar hesaplanan kira tutarı 53.600 TL’dir. Genel kurulda <br>kira bedelinin ödenmemesi halinde işleyecek faize ilişkin bir karar alınmadığını, davacı taraf da dava tarihinden itibaren yıllık %18 oranında faiz talebinde <br>bulunduğunu, davacının rapor  ekinde yer alan davalı ile olan ilişkilerini <br>gösteren muavin defterlerinde kira tahakkuku ve tahsiline ilişkin bir kayıt <br>bulunmadığı bildirilmiştir. Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi İncelenmesinde; somut olayda da davacının talebinin 21/04/2019 tarihli GK kapsamında kira <br>alınmasına karar verildiğini, bunun yanı sıra davalının da taşınmazına ferdileşme <br>suretiyle maliki olduğu tarafların kabulünde olduğunu,  bu hususta ihtilaf <br>bulunmadığını, bu taşınmazı kooperatife iade etmemiş olduğunu ve yine davacı <br>kooperatifin kira alacağı talebine dair karar almış olduğu GK iptal edilmediğinin <br>görüldüğünü, yine kira alacağı yönünden zamanaşımına ilişkin olarak şöyle bir <br>değerlendirme yapıldığını; “Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde <br>dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceği, (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman <br>aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız <br>bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun <br>karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı <br>işlemesi mümkün değildir. (23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar)” <br>şeklinde olduğunu, izah edildiği üzere emsal karar doğrultusunda davacının davalıdan <br>kira alacağı olabileceği değerlendirildiği bildirilmiştir.<br>Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar sayılı kararı). Genel kurullarca belirlenmiş kararların ortağı bağlayacağı kuşkusuzdur (23. HD 2012/1457 Esas 2012/3513 Karar sayılı kararı)<br>Davacı kooperatifin 21.04.2019 tarihli genel kurul kararı incelendiğinde; \"11-Dairesini almış ve alacak ortaklarından, teslim tarihten kesilinceye kadar kira bedeli alınması maddesinin görüşülmesi ve bu konuda yönetim kuruluna yetki verilmesi: Yapılan müzakere sonunda “konutunu teslim almış ortaklardan teslim tarihinden itibaren ilişiği kesilinceye kadar konutunu erken teslim almanın faydası karşılığı olarak her yıl ödenen aidat bedelinin % 40'ı kadar aylık konut kira bedeli alınması, bu konuda iş ve işlemleri yürütmek üzere yönetim kuruluna yetki verilmesi teklif edildi.” Teklif oylamaya sunuldu. Yapılan oylama sonunda teklif oy birliğiyle ile kabul edildi.\" şeklindedir.<br>Davacı kooperatifin 21.04.2019, 23.02.2020, 28.11.2021, 25.06.2022, 24.06.2023 tarihli genel kurullarında da aylık aidat bedellerine ilişkin kararlar alındığı görülmektedir.<br>Davalının kooperatif üyesi olduğunun kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir (Yargıtay 6. HD'nin 2021/871 Esas 2021/1256 Karar sayılı kararı). Netice itibariyle davalının sabit ücretli üye olduğuna ya da kooperatif üyeliğinden istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kooperatife iade etmediği sabit olup davacı kooperatifçe usulüne uygun genel kurul kararı sonucu alınan kira alacağı bedelinin istenebileceği sabittir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama kapsamında bilirkişilerden rapor alınmış olup, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının davacı kooperatifin 150 m² daire üyesi olduğu, davalının üyeliğine karşılık bağımsız bölümün tapusunu ferdileştirme suretiyle devraldığı ve davalının düzenli aidat ödeyen normal statülü üye olduğu, yukarıda alıntılanan 21/04/2019 tarihli genel kurulun 11.maddesi çerçevesinde alınan karar doğrultusunda konutunu teslim alan üye olarak davalının konutu erken teslim almanın faydası karşılığı olarak her yıl ödenen aidat bedelinin %40'ı kadar aylık konut kira bedeli ödemesinin zorunlu olduğu, davacının kanun ve esas sözleşmeye uygun olarak almış olduğu genel kurul kararları uyarınca eşitlik ilkesi gözeterek inşaatların henüz devam ettiği bir aşamada konutların teslim edildiği ve kooperatif ortaklığından ayrılmayan üyeler yönünden kira alacağı tahsil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının dava konusu kira borcundan sorumlu olduğu anlaşılmış, bilirkişi raporunun denetime açık ve yeterli olması nedeni ile rapora itibar edilmiş ve böylece, davanın kabulü ile, bilirkişi raporu ile hesaplanan kira alacağı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Davanın kabulü ile 53.600,00 TL kira alacağının dava tarihi olan 28/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, <br><br>2-Alınması gereken 3.661,41-TL karar ve ilam harcından, davacıdan  peşin olarak  alınan 915,36-TL harcın  mahsubu ile bakiye 2.746,05-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, <br><br>3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 1.223,61‬-TL, posta ve tebligat masrafı 170,75-TL, bilirkişi ücreti 6.000,00 TL olmak üzere toplam 7.394,36-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde  davacıya iadesine,<br>Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/02/2025     <br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17b8b7dbed35fc66","SID":"c73abe94cd1df2f4"}}