{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/1154 <br>KARAR NO:2024/1814 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ:30/03/2021 <br>NUMARASI:2017/195 (E) - 2021/279 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ:17/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/10/2012 tarihinde, davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı motosiklet ile dava dışı ...'in idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davalıya sigortalı ... plakalı motosiklette yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, davacının vücut fonksiyon kaybı oranının %32 olarak tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 50 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 50 TL bakıcı gideri olmak üzere  HMK'nin 107. maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 06/10/2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatı istemini 1.831,85 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 225.000 TL'ye, bakıcı gideri istemini 1.504,80 TL olmak üzere talebini toplam 228.336,65 TL'ye artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete başvuru yapmakla birlikte gerekli belgelerin tamamını sunarak ödeme süresinin dolmasını beklemeden dava ikame ettiğinden dava şartını yerine getirmediğini, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; \"Davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulüne, 215.084,60 TL sürekli iş göremezlik, 1.465,48 TL geçici iş göremezlik, 1.203,84 TL  bakıcı gideri olmak üzere toplam 217.753,92 TL maddi tazminatın 05/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle; yargılama sırasında davacının vekilinin de imzasının bulunduğu 21/07/2020 tarihli protokol ile sulh protokolü imzalandığını, protokolde yazan şartların müvekkili şirket tarafından ödemeler yapılarak yerine getirildiğini, anlaşma gereği ödeme yapılması sonrası  açılmış olan davadan feragat edecek olan davacı tarafın sulh protokolünde kabul ettiği şartları yerine getirmediğini, söz konusu sulh protokolü dava devam ederken davacı tarafın vekili tarafından imzalanan geçerli bir sözleşme olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından sulh ve ibra sözleşmesi dikkate alınmadan karar verildiğini, dava konusu olayda davacı tarafın kırmızı ışık ihlali yaptığının tespitinin önem arz ettiğini, dosya içerisindeki evraklardan bu durumun tespitinin tam olarak sağlanamadığını, bu sebeple kusur oranlarının hakkaniyete uygun şekilde belirlenebilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan rapor alınması ve bu rapor ışığında kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, gerekçeli kararda görüleceği üzere davacı tarafın vekilinin yargılama devam ederken azledildiğini, gerekçeli kararda davacının vekili olmadığı halde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından istinafa cevap dilekçesi ekinde sunulan \"İbraname, Feragatname ve Makbuz\" başlıklı  23/10/2020 tarihli belgenin incelenmesinde, dava konusu olay ve poliçeden kaynaklı tüm zarar kalemlerine ilişkin olarak 170.000 TL asıl alacak, 45.000 TL işlemiş faiz, yargılama gideri, dava ve icra vekalet ücreti, stopaj kesintisi dahil olmak üzere toplam 252.039,74 TL'nin  ... AŞ tarafından davacıya ödenmesi konusunda tarafların mutabık kaldıklarını, yapılan ödeme ile  davalı sigorta şirketi tarafından başkaca hiçbir hak ve alacaklılarının  kalmadığını,  yapılan ödeme ile ... AŞ'nin, sigortalısının ve sigortalı araç sürücüsünün başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, iş bu zarar sorumlularını  gayri kabili rücu ve fazlaya ilişkin hakları da kapsar şekilde kesin olmak üzere ibra ve feragat ettiklerini, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/195 E. sayılı dosyasındaki tazminat taleplerinden ... AŞ, sigortalısı ve araç sürücüsü yönünden gayri kabili rücu, ibra ve  feragat edeceğini kabul ve beyan ettiklerinin belirtildiği anlaşılmıştır.6098 sayılı TBK'nin 131 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve borcun sona ermesi hallerinden biri olan ibra; borçluyu borcu ifa etmeden borçtan kurtarmak hususunda alacaklı ile borçlunun anlaşmasıdır. Diğer bir ifade ile ibra alacaklının borçlu ile yaptığı bir akit ile alacağından vazgeçerek borçluyu borçtan kurtarmasıdır. Nitekim TBK'nin 132. maddesinde ibra ve sözleşmenin düzenlenme biçimi; \"Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.\" biçiminde düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun “Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar”  başlığını taşıyan 111. maddesinde ise “Karayolları Trafik  Kanunu ile  öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; dava devam ederken taraflar arasında 23/10/2020 tarihli sulh protokolü yapılmış, davalı tarafça ödeme belgesi sunulmamış ise de sulh protokolünde  asıl alacak olarak 170.000 TL'nin kararlaştırılmış olması ve davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde davalı sigorta şirketinin 170.000TL tazminat ödemesi yaptığını bildirmesi karşısında bu miktarın ödendiğinin kabulü gerekir.İlk derece mahkemesince doktor bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi kurulundan alınan 27/06/2020 tarihli raporda;  davacının  %40 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olacağı yönündeki ATK raporu doğrultusunda hesaplama yapılmak suretiyle davacının  2.289,81 TL geçici iş göremezlik zararı,  336.069,69 TL sürekli iş göremezlik zararı (teminat kapsamında hesaplanan sürekli iş göremezlik 225.000 TL) 2 ay süre ile bakıcı desteğine ihtiyacı olduğu ve 1.881 TL bakıcı gideri olduğu tespit edilmiştir.Mahkemece hesaplanan tazminattan % 20 müterafik kusur indirimi ve % 20 hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle 1.465,48 TL geçici iş göremezlik, 215.084,60 TL sürekli iş göremezlik ve 1.203,84 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 217.753,92 TL tazminata karar verilmiş ise de dava devam ederken davalı tarafça davacının kabulünde olduğu üzere 170.000 TL ödeme yapıldığından bu miktarın hükmedilen tazminattan indirilmemesi doğru olmamıştır.Kusura yönelik istinaf itirazı bakımından; davacı kazaya karışan motosiklette  yolcu olup kazanın oluşumunda  kusuru bulunmamaktadır. Kaldı ki mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu belirlenmiş olup kusura yönelik istinaf itirazı yerinde değildir.Son olarak ilk derece mahkemesince 30/03/2021 tarihinde karar verilmiş olup, karar tarihi itibarıyla davacı davasını vekili aracılığıyla takip etmektedir. Dosyada bulunan azilnamenin incelenmesinde karar tarihinden sonra 06/04/2021 tarihi itibarıyla davacının vekili olan Av. ...'u azlettiği anlaşılmakla davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-b/2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, buna göre 215.084,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatından dava devam ederken davalı tarafça ödenen 170.000 TL mahsup edilerek 45.084,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.465,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.203,84 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 47.753,92 TL maddi tazminata karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Davanın kısmen kabulüne; 45.084,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.465,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.203,84 TL  bakıcı gideri olmak üzere toplam 47.753,92 TL maddi tazminatın 05/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.262,07 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.230,67‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından peşin yatırılan 31,40 TL harç ile 31,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 62,8‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 2.700 TL bilirkişi ücreti, 308,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.008,75‬ TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.869,30 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesaplanan  34.413,54 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Takdiri indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,<br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 32 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec8683c5a2d36575","SID":"38327a51893d9095"}}