{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/1935 <br>KARAR NO:2024/1856<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:29/5/2021<br>NUMARASI:2017/881 (E) - 2021/433 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ:24/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şirketine ait, davalı ...'e ait, davalı ...'in idaresindeki ... plakalı aracın, davacının idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması meydana gelen trafik kazası nedeniyle, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL tedavi  gideri, 1.000 TL geçici iş göremezlik ve 3.000 TL sürekli iş gücü kaybı olmak üzere toplam 4.100 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 100.000 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 30/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte  tahsilini talep ve dava etmiş; 02/04/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle 220.437,57 TL maddi tazminatın (1.125 TL tedavi gideri,12.498,55 geçici iş göremezlik ve 206.814,02 TL sürekli iş görmezlik) olay tarihi olan 30/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek ... Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ...nden müştereken ve mütelsilen tahsilini talep etmiştir Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince; açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 1.125 TL tedavi giderinin, 12.498,55 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 206.814,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi olan 30/11/2016 tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihinden (03/10/2017) itibaren işleyecek yasal faiziyle (davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı için 12.000 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'den haksız fiil tarihi olan 30/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminatların düşük olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan kusur tespiti hatalı olup kusur oranının yeniden belirlenmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kaza tarihinde 2.500 TL net ücret aldığı yönündeki ücret tespiti hatalı olup ücretin yeniden hesaplanması gerektiğini, davacıya ait maluliyet oranı hesaplamasının hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Mahkemece alınan 28/08/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre;  dava dışı motor sürücüsü  % 25, davalı sürücünün ise % 75 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle, Büyükçekmece 5 AHM dosyasındaki maddi hasar davasında alınan  03/05/2018 tarihli raporuna göre kazanın meydan gelmesinde motor sürücü %25, davalı ise %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile diğer yargılamalardaki kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü, kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu  hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun  44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Somut olayda; motosiklette yolcu olan davacının  kask takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi'nin maluliyet  raporuna göre davacının bacak hasarı bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda, davacının bacak bölgesinden yaralandığı anlaşılmakla kask takmamasıyla yaralanması arasında illiyet bağı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılmaması yerindedir. Somut olayda, Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi'nin \"Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği\" ve \"Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" hükümlerine göre maluliyetin belirlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının maluliyetine ilişkin sağlık kurulu raporunda davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile maluliyet arasında uygun nedensellik bağının kurulmasına, raporun kaza tarihine göre uygun yönetmelik hükümlerine göre ve yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olmasına göre; bu konulardaki davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun  davacı için belirlenen kalıcı maluliyet oranı, geçici maluliyet süresi, kaza tarihindeki yaşı, (davacının... kayıtlarında yer alan meslek kodu doğrultusunda) meslek derneğinden emsal ücret araştırması yapılarak belirlenen geliri esas alınarak, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre düzenlendiği ve tazminatın belirlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\"TBK’nın 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacıdaki yaralanmanın niteliği ve maluliyet oranı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete  uymadığı kanısına varıldığından, davacı vekilinin, manevi tazminat  miktarının az olduğu yönündeki istinaf itirazı yerindedir.Bu nedenle; HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun (manevi tazminat miktarı yönünden) kabulüne, davalıların istinaf itirazlarının reddine, ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat miktarı yönünden düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:I-Davalılar ... ve ...vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine,II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 60.000 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 30/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Maddi tazminat davasının kabulü ile, 1.125,00 TL tedavi gideri, 12.498,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 206.814,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ...'den haksız fiil tarihi olan 30/11/2016 tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihinden 3/10/2017 itibaren işleyecek yasal faizi (davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı) ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,3-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.098,6‬0 TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.058,09 TL nispi karar ve ilam harcından, 355,56 peşin harç ile 739 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 13.963,53‬ TL karar ve ilam harcının (davalı ... şirketinin 10.358,86 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,5-Davacı tarafından harcanan 1600 TL bilirkişi ücreti, 585,9‬0 TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 2.185,9‬0 TL yargılama giderinden, davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 1.913,03 TL yargılama giderinin, ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü nedeniyle, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000 TL nispi vekâlet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat davasının kısmen reddi nedeniyle, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile kendini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ...'e verilmesine,8-Maddi tazminat davası bakımından, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) uyarınca 23.880,63 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile kendini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,10-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, III-İstinaf incelemesi bakımından ;1-Davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacı tarafından harcanan posta gideri 117,10 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı 162,10 TL olmak üzere toplam 279,2‬0 TL yargılama giderinin, davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 19.156,69‬ TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 3.970 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 15.186,69 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davalılar tarafından istinaf başvuru nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffc95bfb51c642a2","SID":"ab5f8f46685dbde9"}}