{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/22 - 2025/119<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/22 <br>KARAR NO\t: 2025/119<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/597 Esas 2022/696 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 07.02.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10.02.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 12.10.2020 tarihinde, davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, dava dışı ...’ın işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın geri dönüş manevrası sırasında park halinde bulunan davacıya ait ... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının aracının hasara uğradığını, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının aracın onarımı için 7.206,87 Euro hasar bedeli, 994.12 Euro ekspertiz maliyeti olmak üzere toplam 8.200,99 Euro harcama yapıldığını belirterek 100,00 EUR (Euro) hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 2.281,00 Euro olarak ıslah etmiştir. <br>Davalı vekili, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, talep yönünden zaman aşımı süresinin dolduğunu, talep edilen işçilik bedellerinin piyasa gerçeklerinin üstünde olduğunu, kusur durumunun tespit edilmek üzere dosyanın ATK Trafik ihtisas dairesine gönderilmesi talepleri bulunduğunu, aracın davalı tarafından görevlendirilen ekspere götürülmemesi nedeniyle davalının bilgi alma hakkının engellendiğini, davalı sorumluluğunun poliçe teminat limiti dahilinde ve gerçek zarar miktarınca olduğunu, zararın tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, Genel Şartlar gereği davalı şirketin yalnızca eşdeğer parça bedelleri ve anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olduğunu, ekspertiz ücretine ilişkin talebin teminat dışı olduğunu, hasarın yabancı para üzerinden talep edilmesinin ve fiili ödeme günündeki tarihe yönelik kur karşılığı ödenmesi talebinin yerinde olmadığını, zararın Türk Lirası olarak hesaplanmasını, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kur üzerinden Türk Lirası karşılığı üzerinden karar verilmesini, uygulanacak faizin yasal faiz olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, 12.10.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plaka sayılı araçta hasar meydana geldiği, alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu kazanın davacıya ait araç ile davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen dava dışı ...'ın sürücüsü ve işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı  kazada davacının kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalısının %100 oranında kusurlu olduğu, davacının aracında meydana gelen hasar miktarının 2.282,16 Eur (Euro) olduğunun tespit edildiği, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalının davacının aracında meydana gelen gerçek zarardan sorumluluğunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulü ile 2.282,00 Euro (EUR) araç hasar tazminatının poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 12.02.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli Euro (EUR) mevduatına uyguladığı en yüksek oranda faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Euro (EUR) efektif satış kuru karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, belirlenen hasar ve işçilik bedellerinin piyasa gerçeklerinden uzak ve fahiş olarak belirlendiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları B.2.b bendi, davalının tedarik parça uygulamaları gereği, başvuru sahibine bilgilendirme yapıldığını, yüksek işçilik ücretlerinden kaynaklanan bakiye hasar bedelinden sorumluluğu bulunmadığını, davacıya ait söz konusu aracın Türkiye sınırları içerisinde kayıtlı olduğunu, meydana gelen hasarın Türkiye şartlarına göre hesaplanması gerektiğini, yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporunun usul ve esasa aykırı olduğu, davalı itirazlarının değerlendirilmediğini, talep edilen eksper ücretinin ödendiğine ilişkin araştırma yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, iyiniyetle yapılmış olan makul giderlerden olmayıp tamamen haksız kazanç amaçlı olduğunu, dava konusu uyuşmazlık bakımından tazminat hesaplamasında Almanya piyasasının esas alınmasına itirazları bulunduğunu, zarar görenin aynı zamanda zararı azaltma sorumluluğunun da bulunduğunu, davacının aracın onarımını Türkiye'de ve davalı şirketin anlaşmalı servislerinde yaptırması halinde onarım bedelinin çok daha az olacağının şirketçe atanan eksper tarafından tespit edildiğini, bu hesaba göre kusur durumu da gözetilerek ödeme yapıldığını, açıklanan sebeplerle aracın Türkiye şartlarında davalı şirketçe anlaşmalı servislerde yapılması gerekirken, davacının talebi doğrultusunda Almanya piyasası şartlarına göre hesaplama yaptırılması ve bu yönde karar verilmesinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, davacı tarafın taleplerinin TTK madde 1426'da yer almakta olan makul giderler kavramı içerisinde yer almadığını, davalı şirket tarafından davaya konu olayın ihbarının gerçekleşmesi ile birlikte eksper ataması yapıldığını ancak davacı tarafın eksperin inceleme yapmasına izin vermediğini, kabul manasında olmamak üzere karara esas alınan bilirkişi raporunda başvuru sahibi tarafından sunulan eksper raporu onarım bedelinin tespiti için yeterli sayılarak aynen kabul edildiğini, kararın haksız olduğunu, davacı tarafından sunulan yurtdışından almış olduğu onarım tekliflerine ilişkin olduğunu beyan ettiği belgeleri kabul etmediklerini, yeterli ve denetime elverişli olmayan rapora dayanılarak kabul edilen hasar onarım bedelinin fahiş olduğunu, fatura sunulmadan ekspertiz ücreti ve KDV talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından yapılan ödeme ile de davalı sorumluluğunun sona erdiğini, zararın Türk Lirası olarak hesaplanması, aksi halde ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kur esas alınarak Türk Lirası karşılığı üzerinden karar verilmesi gerekirken, davacı tarafın talebi üzerine fiili ödeme tarihindeki kur karşılığına hükmedilmesinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, davacı tarafın gerçekleşen kaza sonrasında işbu tarihe kadar aracını onarmamış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, artan kur nedeniyle davacının uğramadığı bir zararın davalı şirkete yüklenmesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı araç hasar bedeli istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 12.10.2020 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıya ait park halindeki araca çarpması sonucu davacının aracında maddi hasar oluştuğunu belirterek araç hasar bedeli talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>Taraf ehliyeti HMK’nın 114. maddesi gereğince dava şartlarından olup, aynı Kanun'un 115/1 maddesi gereğince hakim tarafından resen gözetilmesi gereken hususlardandır.<br>Somut olayda, kazadan sonra düzenlenen 12.10.2020 tarihli kaza tespit tutanağında ... mahallesi giriş otoparkında park halinde olan ... yabancı tescil plakası olan ... marka otomobile, ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile geri dönüş manevrası yaparken aracının sol tampon kısmı ile diğer aracın sağ ön kapı kısmına vurması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda KTK'nın 84/j maddesinin ihlal edildiğinin belirlendiği, ... plakalı araç sürücüsü ve malik bilgileri yönünden tespit yapılmadığı, davacı tarafça tercüme ettirilerek dosyaya sunulan ... (Motorlu Taşıtlar) ... tarafından düzenlenen 1020-2574 numaralı mali sorumluluk ekspertiz raporunda ve davalı sigorta tarafından ... Uluslararası Sigorta Eks. Hizm. Ltd. Şti’ne yaptırılan eksper ... tarafından düzenlenen 05.02.2021 kayıt tarihli raporda, ... plakalı ... ... 2012 model hususi aracın ... adına kayıtlı olduğu belirtilmiştir.<br>Bu durumda, sigorta eksper raporunda araç sürücü ve malikinin ... yazıldığı, dosya içerisindeki belgelerde aracın davacıya ait olduğu veya zilyetliğinde bulundurduğunu gösterir belgeye rastlanmadığı, davacının aktif dava ehliyetinin dosya kapsamından anlaşılamadığından, davacıya eksiklikleri tamamlamak üzere süre verilmesi, davacının aktif husumet ehliyetinin değerlendirilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile HMK 353/1-a-4. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün 2022/21973 esasına yatırılan 85.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip<br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc13f6f24402c0d7","SID":"f68845c918ac8135"}}