{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1523 Esas<br>KARAR NO: 2025/289<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/02/2021<br>NUMARASI: 2019/710 Esas, 2021/114 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin  davalı ... İnşaat A.Ş ile birleştiğini, TTK 136 maddesi gereğince ... firmasının bütün alacak ve borçlarının davalı ... şirketine geçtiğinden  bu davada davalı olarak gösterildiğini,  müvekkili şirketin ... İşletmeciliği A.Ş.'ne güvenlik hizmeti verdiğini,  güvenlik hizmetine uygun olarak düzenlenen faturaların davalıya teslim edildiğini, davalının süresinde bir itirazının bulunmadığını, davalının hizmet bedelini ödemediği faturalar nedeniyle icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20 den aşağı olmak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, arabuluculuk son tutanağı olmadan açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi bir alacağının olmadığını, müvekkilinin davacı ile arasındaki sözleşme gereği bütün borçlarını ifa ettiğini, icra takibi ve davanın haksız olduğunu, davaya dayanak faturanın da bulunmadığını belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine  % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bilirkişi tarafından davacının incelenen ticari defterlerine göre 87.422,70 TL alacaklı olduğunu, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiğini, temerrüt gerçekleşmediği halde faiz işletildiği ve asıl alacak ve faiz toplamı üzerinden dava açıldığı anlaşıldığından işleyen faiz kısmının hükümde dikkate alınmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince  karar verildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporu ile belirlenen asıl alacak miktarına bir itirazının bulunmadığı, davalı vekilinin süresinde ticari defter ve belgelerini sunmadığından davalı vekilinin müvekkilinin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talebinin dinlenmediğini, düzenlenen rapor içeriğinin her iki tarafın vergi dairelerinden alınan BA-BS formalarına dayandığından davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinin davanın aydınlanmasına ve çözümüne katkısı olmayacağından yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği, davalının cevap dilekçesinde sözleşme ilişkisini kabul ettiği ve ödeme savunmasında bulunduğu, ödeme savunmasına göre dosyaya ödemeye ilişkin yazılı bir belge sunmadığı, davacının davasını TMK'nın 6., HMK'nın 190,194 ve 222 maddeleri gereğince usulüne uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtları ve bilirkişi raporuyla kısmen ispat ettiği, davalı yönünden borcun miktarı likit ve muayyen olmadığından alacağın varlığı ve miktarı bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve buna göre hüküm verildiğinden koşulları olmayan  icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının, 2004 sayılı İİK'nın 67/II maddesi gereğince icra takibinin haksız ve  kötü niyetle yapıldığına ilişkin tazminat talebinin koşulları oluşmadığından be talebinde reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; takipte yer alan 7.402,50 TL lik faiz kısmının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Özel Güvenlik Sözleşmesinin 10. Maddesine göre borcun ifa edileceği günün ertesi ayın 5ine kadar olduğunun kararlaştırıldığını, bu nedenle borçlunun temerrüde düşmesi için ihtar edilmesinin aranmayacağını, borçlunun ihtarı gerekmeksizin belirlenen günün geçmesiyle temerrüde düştüğünü, Mahkemenin tam tersi yönde hüküm kurarak faiz istemini reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının verdiği dilekçelerde faturalara ya da faize ilişkin itirazının bulunmadığını, davalının müvekkili şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi kabul ettiğini, davalının güvenlik hizmetini almasına rağmen sunulan hizmetin bedelini ödemediğini, TTK 1530/2 maddesi uyarınca temerrüde düştüğünü, müvekkilinin ticari defter ve bilirkişi raporu ile davasını ispat ettiğini, güvenlik hizmeti gereğince ödenmeyen hizmet bedeline ilişkin faizi talep etmekte haklı olduğunu, dosya kapsamında bilirkişiden ek rapor alınarak faiz hesaplaması yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faiz yönünden verilen red kararının kaydırılmasını talep ettiklerini, Mahkemece icra inkar tazminatına  hükmedilmesi gerekirken icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın aleyhe olan kısımları ile reddedilen faize ve icra inkar tazminatına ilişkin kısımlarının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından davacı şirketin 89.278,36 TL  asıl alacak ve 5.546,84  TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 94.925,20 TL'nin tahsili için davalı aleyhinde Sivas  İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı,  davalının itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı,  iş bu davanın İİK 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin  87.422,70 TL alacak yönünden devamına, fazlaya (7.402,50 TL)ye ilişkin istemin reddine, yine davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Davacı, reddedilen işlemiş faiz miktarı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.İtirazın iptali davası ilamsız icra takibine itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaya yönelik açılan bir davadır. Bu nedenle hangi takibe yönelik açılmış ise o takipte belirtilen alacakla ilgili yargılama yapılarak hüküm kurulması gerekir. Diğer bir ifade ile itirazın iptali davası takibe bağlı bir davadır. Takipte belirtilen miktardan fazlasına karar verilemez.Somut davada, davacı 94.825,20 TL'nin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine aynı miktar harca esas değer üzerinden iş bu itirazın iptali davası açılmıştır. Davacı icra takibinde 5.546,84 TL işlemiş faiz talep etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının incelenen defterlerine göre davalıdan 87.422,70 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili 10.02.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, davalının müvekkili şirkete 87.422,70 TL (faiz hariç ödenmemiş bakiye borcunun bulunduğu  belirtilerek rapora karşı yalnızca faize yönelik itirazları bulunduğu beyan edilmiştir. Mahkemece yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 7.402,50 TL alacak yönünden ise dava reddedilmiştir. Yani Mahkemece asıl alacağın bir kısmı ile birlikte işlemiş faizin de reddine karar verilmiştir. Davada  reddedilen  işlemiş faiz  miktarı 5.546,84 TL olup, davacı, işlemiş faiz yönünden verilen red kararının kaldırılması istemiyle hükmü istinaf etmiştir.02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir.Yeniden değerleme sonucunda 2021 yılı için kesinlik sınırı 5.880,00 TL olmuştur. HMK'nun 352. maddesinde; \"Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.\" hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir.Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre davada reddedilen işlemiş faiz miktarı (5.546,84 TL), karar tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (5.880,00 TL) altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığından,  davacı vekilinin reddedilen işlemiş faiz miktarı yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekir.2-Ayrıca davacı icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle de hükmü istinaf etmiştir.İtirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması gerekir.Somut olayda, fatura ile tespit edilen alacağın belirlenebilir ve likit olması karşısında mahkemece hükmedilen asıl alacak tutarı yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, talebin reddedilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin reddedilen işlemiş faiz miktarı yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik  istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin işlemiş faiz miktarı yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı vekilinin diğer istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/710 Esas, 2021/114 Karar sayılı ve 18/02/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KISMEN KABULÜNE, b)2004 sayılı İİK'nın 67/I Maddesi gereğince davalının Sivas İcra Dairesinin ... Esas (Sivas ...İcra Dairesinin ... E) sayılı takip dosyasına 87,422,70 TL kısmına  yönelik yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile, icra takibinin asıl alacağa (87,422,70 TL) takip tarihinden itibaren avans işlemlerinde uygulanan % 9,75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmek suretiyle (87.422,70 TL üzerinden) DEVAMINA, fazlaya ( 7.402,50 TL ) ilişkin talebin REDDİNE, c)Hükmedilen 87.422,70 TL alacağın % 20'si tutarında 17.484,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, d)Davalının, 2004 sayılı İİK'nın 67/II maddesi gereğince icra takibinin haksız ve  kötü niyetle yapıldığına ilişkin tazminat talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,e)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 5.971,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.145,25 TL ve ilamsız icra takibinde peşin alınan 474,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.352,47 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,f)Davacı tarafından yatırılan 1.145,25 TL peşin harç ile 44,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, g)Davacı tarafından sarf edilen toplam 753,75 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 694,95 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, ğ)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, h)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, ı)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 7.402,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, i)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT  uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%92,2) üzerinden hesaplanan 1.217,04 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, j)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen red edilen miktar (%7,8) üzerinden hesaplanan 102,96 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından karşılanan 70,50 TL istinaf yargılama gideri, 162,10 TL istinaf başvurma harcı ile 59,30 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 291,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f31b640ec888015f","SID":"78059033791fb4b6"}}