{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1598 Esas<br>KARAR NO: 2025/261<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/06/2024<br>NUMARASI: 2023/538 Esas, 2024/525 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İflas<br>KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Hiz. AŞ'nin eski ünvanının ... AŞ olduğunu, yapmış olduğu usulsüz işlemlerden dolayı faktoring lisansının iptal edilmesi sebebiyle unvan değiştirmek zorunda kaldığını, diğer davalı ... İnşaat AŞ'nin ise, davalı ... Hiz. AŞ'nin ortakları tarafından kurulmuş olan bir inşaat şirketi olduğunu, müvekkilinin, davalı ... Hiz. AŞ tarafından piyasaya sürülen borçlanma senetlerinin bir kısmını kendisinin satın aldığını, borçlanma senetlerinin bir kısmının da kendisi ve başka iki aracı kurum tarafından sunulan aracılık hizmetleri sonucunda bireysel ve kurumsal yatırımcılar tarafından satın alındığını, ancak bu borçlanma senetlerinin vadeleri geldiğinde ödenmediğini, müvekkili tarafından doğrudan alınan ve ödenmeyen bu borçlanma araçlarının toplam tutarının 5.142.220,00 TL olduğunu, adı geçen davalının piyasadan borçlanıp ödemediği toplam alacak tutarının ise 124.150.000,00 TL olduğunu, ancak bu şekilde alacaklı hale gelen yatırımcıların -müvekkili şirket de dahil olmak üzere- alacaklarının ödenmesinde sorunlar çıkması sonucunda borçların tahsili amacıyla davalılar ile protokol yapıldığını, protokol ile borcun davalılar tarafından kabul edildiğini, protokol gereğince, alacaklı yatırımcılar adına saklamak ve tahsil etmek üzere davalı tarafından müşterilerinden alınan 72 adet senet ile ipotekler ve Yalova Belediyesi'ndeki alacakların ... AŞ'ye temlik edildiğini, bu protokolün 11. maddesi gereğince davalı ... Hiz. AŞ'nin protokolde belirtilen borçları ile işleyecek faiz ve ferilerinin ödenmesinin diğer davalı ... İnş. AŞ tarafından garanti edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden iflas yolu ile takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini, borcun kaynağının, borçlanma araçlarının satışı suretiyle piyasadan nakit toplanmasına ilişkin olduğunu, alacak tutarı resmi olarak belgelendirildiği gibi Merkezi Kayıt Kurumundan alınan belgelerle de alacağın sabit olduğunu, daha sonra ise alacağa ilişkin bahsi geçen protokolün yapıldığını, bu nedenle borca itiraz edilmesinin kötü niyetli olduğunu, yapmış oldukları araştırmalara göre davalı şirketlerin pasiflerinin aktiflerini aşmış durumda olduğunu ve borcu ödeme güçlüklerinin bulunduğunu, davalıların mal kaçırma ihtimallerine binaen, keşidecisi dava dışı ... A.Ş. olup dava dışı ... Ortaklığı A.Ş. tarafından borcuna karşılık davalı ... AŞ'ye ciro edilen ve bu davalı şirket tarafından da mal kaçırmak kastı ile 3. kişilere ciro edildiği düşünülen 16.250.000,00 TL tutarındaki 22 adet senet hakkında tedbir kararı verilerek bu senet ödemelerinin mahkeme dosyasına yapılmasına, mülkiyeti diğer davalı ... AŞ'ye ait olan Zonguldak ili, Kozlu ilçesi, ... Mah., ... Pafta, ... Ada, ... parselde kayıtlı bulunan gayrimenkulün 3. kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasını talep ettiklerini, yine söz konusu protokolü alacaklı olan yatırımcılar adına imza eden ... AŞ tarafından aynı delil ve vakıalara dayalı olarak davalılar aleyhine iflas takibi yapıldığını ve itiraz üzerine İstanbul 3. Ticaret Mahkemesinin 2020/435 Esas sayılı dosyası ile iflas davasının açıldığını, bu nedenle davaların birleştirilmesini talep ettiklerini belirterek davalıların itirazlarının kaldırılmasına ve davalı şirketlerin ayrı ayrı iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; takibin dayanağı olduğu ileri sürülen finansman bonoları ve protokolün, İİK'nun 68. maddesinde sayılan belgelerden olmadığından itirazın kaldırılmasının talep edilemeyeceğini, öyle olsa bile görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemeleri olduğunu, nisbi harç yatırılmadan açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkili ... İnşaat AŞ'nin protokol kapsamında geçerli bir garantisi veya kefaleti bulunmadığını, ayrıca protokoldeki kefalet şartının da, TBK'nun 583. maddesindeki şekil şartlarının hiçbirini taşımadığından geçerli olmadığını, müvekkillerinin borçlarının dayanağı olduğu iddia edilen protokolün geçersiz olduğunu, bahse konu protokolün bizzat davacı ve diğer alacaklılar tarafından şartlarının ihlal edildiğini, ... AŞ'nin ünvan değişikliğine gitmesinde herhangi bir kötü niyetin bulunmadığını, buna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin borçlarını elinde olmaksızın ödeyememeye başlamışsa da, alacaklılarına karşı hiçbir hileli davranışta bulunmadığını, hatta alacaklıların borçlarını karşılayabilecek çözümler üretmek maksadıyla akdedilen protokol çerçevesinde alacaklılar lehine alacaklara yeter derecede teminat ve ipotekler verildiğini, davacının, müvekkillerinin iflasını istemesi için gerekli şart ve sebeplerin oluşmadığını, müvekkillerinin yerleşim yerlerinin belli olduğunu ve borçlarından, taahhütlerden kaçmak gibi bir davranışlarının bulunmadığını, müvekkillerinin iflas yolu ile takip sırasında mallarını saklamadığını, hatta portokolde de görüleceği üzere müvekkillerinin malvarlığı değerlerinin kontrolünün alacaklılarda olduğunu belirterek davanın öncelikle eksik harç ikmali ve görevsizlik sebebiyle usulden reddine, aksi halde borca itirazlarının kabulü ile davacının haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddine, davacı alacaklı hakkında asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince, davalı ... AŞ yönünden verilen iflas kararının istinaf edilmediğinden bahisle kesinleştiği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın tefrik edildiği ve ilgili davanın Mahkemenin 2024/152 Esas sırasın kayıt edildiği belirtilmiş olup diğer davalı yönünden \"...Müflis ... A.Ş.nin  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davacıya borçlu olduğuna ilişkin icra takibine itirazın kaldırılması ve iflasına ilişkin İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/544  Esas, 2022/978 Karar ve 29/12/2022 tarihli kararı kesinleşmiştir. Dava dışı müflis şirketin Sermaye Piyasası Kurulunun 21/09/2017 ve 03/11/2017 tarihli, 34/1136 ve 39/1353 sayılı kararları ile sermaye piyasası araçlarını ihraç etmek üzere yetkilendirildiği, davacının da bu kapsamda oluşturulan borçlanma senetlerine aracılık ederek müşterilerine sattığı, müflis şirketin piyasaya borçlanıp ödemediği toplam alacak tutarının 124.150.000,00 TL olduğu ileri sürülmüştür. Bu çerçevede taraflar arasında imzalanan ve dava dilekçesinin 3 numaralı ekinde yer alan protokolün 11. maddesinde davalı şirketin müflisin borçlarına müşterek ve müteselsil kefil olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus, dosya kapsamında mevcut ve mahkememizce de hükme elverişli görülen ve esas alınan bilirkişi raporu ile de sabittir. Bu çerçevede, asıl borçlu yönünden kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunması ve davaya dayanak Müflis ... Hizmetleri A.Ş.nin  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının müşterek takip olması nazara alınarak hesaplanan 27.03.2024 tarihli depo kararı davalı ... İnşaat Anonim Şirketi vekiline usulünce tebliğ edilmiştir. Usulüne uygun tebliğe rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde mahkememiz veznesine veya icra veznesine depo bedelinin yatırılmadığı gibi alacaklıya da herhangi bir ödemenin yapılmadığı..\" gerekçelerine istinaden iflas kararı verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı ... İnşaat AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... İnşaat AŞ vekili istinaf dilekçesinde; davacının, diğer davalı ... AŞ'den finansman bonosu ve tahvil alacakları bulunduğunu, davacının sahip olduğu tahvillerin 2018 yılı Eylül ayı anapara ve kupon ödemelerinde temerrüde düşülmesi üzerine, aralarında davacının da bulunduğu tahvil alacaklıları ile davalı ... AŞ arasında 2018 yılı Eylül ayında imzalanan protokolde, müvekkili ... İnşaat AŞ'nin maliki bulunduğu Zonguldak ili Kozlu ... Mah. ... ada ... parselde kayıtlı arsayı davalı ... AŞ'nin borcunun teminatı olarak alacaklılara ipotek vermeyi yüklendiğini, Mahkemenin kararında kefalet kurumunun yasal koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmadığını, zira protokolde yer alan kefalet şartının, TBK'nun 583. maddesindeki şekil şartlarının hiçbirini taşımadığından geçerli olmadığını, şöyle ki kefalet limiti belirlenmediği gibi şirket yetkilisinin el yazısı beyanının da bulunmadığını, şirket yetkililerinin protokolde imzasının dahi bulunmadığını, genel dava vekaletnamesi ile böyle bir kefalet sözleşmesinin kurulamayacağını, bu nedenle protokolün 11. maddesi geçersiz olduğundan müvekkili şirketin herhangi bir kefaletinin bulunmadığını, müvekkili şirketin garanti adı altında üçüncü kişinin fiilini taahhüdünün bulunduğu iddiasında dahi 11. maddede, \"Ek-1'deki listede yer alan toplam borç tutarını, işleyecek faiz ve ferileri ile birlikte alacaklılara ödenmesini garanti etmektedir\" denilmekte olup sözleşmenin Ek-1 listesi davacı tarafından dosyaya sunulmadığını, müvekkili tarafından sunulan listede ise, herhangi bir borç tutarı bulunmadığından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 154. maddesinde düzenlenen iflas yolu ile takibe karşı yapılan itirazın kaldırılması ile borçlu şirketin aynı yasanın 158. maddesi gereğince iflası istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.İlk derece Mahkemesinin 2020/544 Esas 2022/978 Karar sayılı kararı, Dairemizin 2023/728 Esas 2023/775 Karar sayılı ilamı ile gerekçesiz olduğundan bahisle kaldırılmış olup akabinde Mahkemenin 2023/538 Esas 2024/525 Karar sayılı kararı ile işbu istinaf başvurusuna konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar Mahkemenin gerekçeli kararında, davalı ... AŞ yönünden verilen iflas kararının kesinleştiği gerekçesiyle tefrik kararı verildiği belirtilmiş ise de dosya kapsamında bu yönde verilmiş bir tefrik kararına rastlanmamıştır. Ancak ilk derece Mahkemesinin önceki kararı davalı ... AŞ yönünden istinaf edilmediğinden bu davalı yönünden kararın 25/04/2023 tarihinde kesinleştiğine yönelik 22/05/2023 tarihli kesinleşme tutanağı düzenlenmiş olup ayrıca bu şirketin iflas tasfiyesinin ise İstanbul ... İflas Dairesinin ... İflas sayılı dosyasında yürütüldüğü anlaşılmıştır. Davacının, davalılar hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, toplam 6.906.998,83 TL alacağın tahsili amacıyla iflas yolu ile adi takip başlattığı, davalıların takibe itiraz etmeleri üzerine işbu eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.2004 Sayılı İİK'nun 154 vd. maddelerinde iflas yoluyla takip düzenlenmiştir. İİK'nun 156/4 fıkrasında, iflas istemek hakkının ödeme emrinin tebliğ tarihinden bir sene sonra düşeceğine yer verilmiş olup buna göre davanın, yasal süresi içerisinde açıldığı, dosya kapsamında yer alan belgelere göre, iflas davasının, İİK'nun 154/3 fıkrası gereğince mutlak yetkili yer olan davalıların muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açıldığı ve yargılama aşamasında, İİK'nun 160. maddesi gereğince masrafların ve iflas avansının depo ettirildiği anlaşılmakla işin esasının incelenmesi gerekmiştir.Dairemizin 2023/728 Esas 2023/775 Karar sayılı ilamı ile gerekçesiz olduğundan bahisle kaldırılan Mahkemece tesis edilen 2020/544 Esas 2022/978 Karar sayılı ilk karar ile, her iki davalı şirketin iflasına karar verildiği, ancak kararın sadece davalı ... İnşaat AŞ yönünden istinaf edilmesi sebebiyle davalı ... AŞ yönünden verilen kararın kesinleştirildiği anlaşılmakla Dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan yargılama  ile davalı ... İnşaat AŞ'nin iflasına karar verilmiş olup karar bu davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Dava dilekçesine ekli olarak sunulan 2018 tarihli uyuşmazlık konusu protokolün, ... AŞ (sonradan ünvan değişikliği ile ... Hizmetleri AŞ olan) tarafından ihraç edilen 124.150.000,00 TL nominal değerli borçlanma araçlarını satın almak suretiyle alacaklı hale gelen yatırımcılar (protokolün Ek - 1 kısmında isimleri ve tahakkuk etmiş faiz tutarı dahil alacak tutarları tablo halinde yer alan gerçek ve tüzel kişi alacaklılar) ile ... AŞ ve bu şirketin ortaklarının tamamına sahip olduğu davalı ... İnşaat AŞ arasında imzalandığı, asgari alacak tutarları, ihraç edilen borçlanma araçlarının nominal değerinin %85'ine tekabül eden alacaklılar tarafından imzalanması ve imzalı protokolün ... AŞ'ye iletilmesi ile birlikte geçerlilik kazanacağı belirtilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapordan anlaşılacağı üzere 30/11/2018 tarihi itibarıyla bu oranın aşıldığı, 07/12/2018 tarihi itibarıyla son durumda 10 gerçek kişinin protokolü imzaladığı ve buna göre halihazırda imza atan yatırımcıların toplam nominal kıymet tutarının 118.680.100,00 TL'ye; tutarın oranının ise %95,59'a ulaştığı, sonuç olarak protokolün geçerlilik kazandığı tespit edilmiştir.Söz konusu protokolün 1. maddesi uyarınca borçlarının tahsilinin temini amacıyla  ... AŞ'nin, (a) Ek - 2'de listesi verilen 05/02/2025 tarihine kadar vadesi bulunan 72 adet alacak senedini, işbu protokole taraf olmuş alacaklılar adına saklamak ve tahsil etmek üzere ... AŞ'ne 02/10/2018 tarihinde ciro ve teslim ettiği, (b) Ek - 2'de listesi verilen alacak senetlerinin teminatı olarak verilmiş olan Ek - 3'te listesi yer alan ipotek alacaklarını, işbu protokole taraf olmuş  alacaklılar adına 05/10/2018 tarihi gün sonuna kadar ...'a temlik edeceği, (c) Ek - 4'de detaylı bilgisi verilen Yalova Belediye Başkanlığı'ndan olan 6.000.000,00 TL tutarındaki 31/12/2018 vadeli alacağı, işbu protokole taraf olmuş alacaklılar adına 04/10/2018 tarih gün sonuna kadar ...'a temlik edeceği ve (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan alacak, alacak senetleri ve ipotek alacaklarını alacaklılar adına yediemin olarak ...'ın devralacağı kararlaştırılmıştır. Davalı şirketin, protokole konu ... AŞ'nin borçlarından sorumluluğuna yönelik şartları protokolün 11. maddesinde \"..., ...'in işbu protokole konu Ek-1'deki listede yer alan toplam borç tutarını, işleyecek faiz ve ferileri ile birlikte alacaklılara ödenmesini garanti etmektedir. ..., ... Faktoring'in alacaklılara olan tüm borçlarına, tüm faiz ve ferileri ile birlikte ve alacaklılar tarafından ibra edilinceye kadar geçerli olmak kaydı ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borçlunun işbu protokolde yer alan taahhütlerine uygun hareket edeceğini, bu taahhüdünün borçlu ile alacaklılar arasındaki mevcut olan borçlara halel getirmediğini ve tecdidine herhangi bir şekilde yol açmadığını kabul, beyan ve taahhüt eder. ... Gayrimenkul, borçlunun ödenmemiş borcunun kendisi tarafından ödeninceye kadar işleyecek işbu protokol uyarınca belirlenmiş faizi ile birlikte ödemeyi, borç ve ferilerini nakden ve defaten ödemeyi kabul eder. Müşterek borçlu ve müteselsil kefil borcun her ne nedenle olursa olsun borçlu için muaccel olması halinde kefalet borcunun muaccel olacağını kabul eder.\" şeklinde düzenlenmiştir.Mahkemece, davalı şirketin, taraflar arasında imzalanan protokolün 11. maddesi uyarınca müflisin ... Hizmetleri AŞ'nin borçlarına müşterek ve müteselsil kefil olduğu, 27/03/2024 tarihli depo kararının davalı şirkete usulüne uygun tebliğine rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde mahkeme veya icra veznesine depo bedelinin yatırılmadığı gibi alacaklıya da herhangi bir ödemenin yapılmadığı gerekçelerine istinaden davalı şirketin iflasına karar verilmiştir. Mahkemece bir sonraki duruşma tarihi olan 27/06/2024 tarihi esas alınarak depo kararına esas kapak hesabının yapılarak gönderilmesinin talep edilmesi üzerine İcra Müdürlüğünce 27/06/2024 tarihi itibariyle kapak hesabının 11.958.969,08 TL olduğunun bildirildiği, depo kararı ekli tebligatın 01/04/2024 tarihinde e-tebliğ yoluyla (5 günlük sürenin ilavesi ile) davalı vekiline tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından depo bedelinin yatırılmadığı anlaşılmış olup davalı vekilinin bu hususlara yönelik bir istinaf sebebi bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, bahsi geçen protokolün davalı şirket bakımından bağlayıcı olup olmadığı, davalı şirketin hangi sıfatla protokol kapsamındaki borçlardan sorumlu tutulduğu, bu değerlendirme uyarınca protokolün davalı şirket yönünden geçerli olup olmadığı, bunun sonucuna göre de iflas kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Zira davalı şirket vekili, Mahkemenin sorumluluğuna gerekçe olarak gösterdiği protokolün 11. maddesinin müteselsil kefalete ilişkin olduğunu, kefaletin ise yasal koşulları bulunmadığından geçersiz olduğunu, ayrıca müvekkilinin, üçüncü kişinin filini taahhüdünün bulunduğu kabul edilse bile protokolde açık bir şekilde borç tutarı belirtilmediğinden sorumluluğun doğmayacağını ileri sürmüştür.Söz konusu protokol, müflis ... AŞ tarafından ihraç edilen borçlanma araçlarını satın alan alacaklılar ile yapılmış olup protokolün 11. maddesi uyarınca, davalı ... İnşaat AŞ, müflis ... AŞ'nin işbu protokolün Ek-1'deki listesinde yer alan toplam borç tutarını, işleyecek faiz ve ferileri ile birlikte alacaklılara ödenmesini garanti etmiş olup ayrıca tüm borç tutarına alacaklılar tarafından ibra edilinceye kadar geçerli olmak kaydı ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak borcun asıl borçlu tarafından ödenmemesi halinde tüm borcu nakden ve defaten ödemeyi kabul etmiştir.6098 sayılı TBK'nun 19/1 maddesi uyarınca, bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Bu doğrultuda protokolün özellikle davalının sorumluluğuna yönelik 11. maddesi ile birlikte tümü dikkate alındığında, tarafların asıl amacının, asıl borçlu olan müflis ... Faktoring AŞ'nin mevcut borcundan davalının da onunla birlikte sorumlu olmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Yani davalı, asıl borçlu yönünden doğan mevcut bir borca katılarak sorumlu olmayı kabul etmiştir. \"Borca Katılma\" ise 6098 sayılı TBK'nun 201. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre borca katılmanın, mevcut bir borca borçlunun yanında yer almak üzere, katılan ile alacaklı arasında yapılan ve katılanın, borçlu ile birlikte borçtan sorumlu olması sonucunu doğuran bir sözleşme olduğu, borca katılan ile borçlunun, alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Tüm bu nedenlerle söz konusu protokolün davalı bakımından bir borca katılma sözleşmesi olarak kabulü gerekir. Ayrıca bu durumda müteselsil kefalete ilişkin yasal koşulların bulunmadığına yönelik davalı itirazlarının da bir önemi bulunmamaktadır.Öte yandan davalı vekili istinafında, müvekkili şirket yetkililerinin imzası bulunmadığından protokolün geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de, cevap dilekçesinde bu yönde bir iddiada bulunmamış olup HMK'nun 357/1 maddesinin, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği ve yeni delillere dayanılamayacağına yönelik hükmü karşısında bu istinaf sebebi yönünden bir inceleme yapılması mümkün görülmemiştir.Sonuç olarak, söz konusu protokol davalı yönünden bağlayıcı ve geçerli olup bildirilen kapak hesabına göre tebliğ edilen depo kararı ekli tebligata rağmen depo bedelinin yatırılmadığı gibi alacaklıya da ödenmediği anlaşılmakla Mahkemece davalı şirketin iflasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/538 Esas, 2024/525 Karar sayılı ve 27/06/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta  içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69792cb68e22d332","SID":"e28a9d56ee9b4c41"}}