{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1662 Esas<br>KARAR NO: 2025/291<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/04/2024<br>NUMARASI: 2024/15 Esas, 2024/233 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, tekstil sektöründe faaliyet gösteren perakende satış gerçekleştiren müşterilere kargo ve lojistik hizmeti verdiğini, müvekkilinin ülke çapında tanınırlığı ile marka değerini artırmakla birlikte Pazar payını artırmayı hedeflediğini, ... Spor Kulübü ile tanzim ettiği reklam ve tanıtım hakları sözleşmesi kapsamında katlandığı maliyetlerin şirketlerinin kımıldayamaz hale getirdiği, borçlarının %100 'ünün konkordato tasdikinden sonra sonraki ilk altı ay ödemesiz, 5 yıllık süre içerisinde 3 ayda bir ödemeli 20 eşit taksitlerle tahsil edebileceklerini,  bu sayede şirket varlık bütünlüğünü korunarak yasada belirtilmiş amaca uygun olarak faaliyetlerine devamının da sağlanacağını, ...'in konkordato talep eden ... Depolama San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurucusu ve tek ortağı olduğu, şirketin ticaret, faaliyet ve finansman kaynak yönetimi konusunda ilişkili kişi olduğunu, şirketin konkordato ile yapılandırmak istediği borçlarının ortak olduğunu, bunun dışında yine ...'in şirketin borcuna kefaleten ve bankalara şahsi(asaleten/kefaleten) borcu bulunduğunu, ... ilişkili olduğu ... Depolama San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin konkordato projesine bağlı olmayı kabul ve taahhüt ettiği belirterek geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, sonrasında konkordato projesinin tasdikini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacıların geçici mühletin uzatılması ve konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine, ... Depolama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin iflasına, iflasın 04/04/2024 günü saat 15:35 itibariyle açılmasına, iflas tasfiyesinin basit usulde yapılmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; taraflarınca ibraz edilen revize projenin Mahkemece usul ve yasaya uygun şekilde incelenmediğini yine komiser heyetinden bahse konu projeye dair denetime elverişli bir rapor alınmadığını, iyileşme önlemlerinin başarıya ulaşıp ulaşamayacağı hususunda komiser heyetinden denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek bir rapor alınmaksızın ve 3 lü komiser heyetinin yalnızca ikisinin sözlü beyanı alınmak suretiyle usul ve yasaya aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin revize projesinde belirttiği ve somut teklif metni ile de ispatladığı marka satışı dolayısıyla kaynak yaratılması ile ilgili hususun Mahkemece hiç bir şekilde değerlendirilmediğini, komiser heyet raporuna karşı sundukları beyan ve itirazlarının  da mahkemece değerlendirilmediğini bu hususlarda komiser heyetinden ek rapor alınmadığını,  hükme esas alınan komiser heyet raporunda her ne kadar müdahil dilekçelerindeki beyanlara itibar edilmişse de bahse konu beyanların çoğunun dayanaksız ve haksız olduğunu, bir kısım firmalar ile yeniden çalışılmaya ve adı geçen firmaların kargolarının taşınmaya başlandığı,  hali hazırda da gerek eski müşteri portföyü gerekse yeni müşterilerle görüşmelerin yürütüldüğünü, bunlar haricinde başkaca firmalarla da taşımacılık ile ilgili olarak faaliyetlere başlanmak üzere olunduğu mahkemeye bildirildiğini, mahkemece bu yöndeki beyanların da araştırlmadığını, salt komiser heyet raporuna itibarla müvekkili şirketin faaliyete geçemediğinden bahisle usul ve yasaya aykırı şekilde  karar verildiğini, yine gelinen noktada piyasada bilinen tanınır bir firma haline gelmiş olmakla devam eden süreçte işbu reklam giderlerinin olmayacağı ve yine daha önce piyasada yer edinebilmek amacıyla uygulamış olduğu ücret politikasında da değişikliğe giderek kar marjını arttıracağı bildirilmişse de bu yöndeki haklı itirazlarının da görmezden gelindiğini, Mahkemece ön veya revize projenin, alacaklıların oylamasına sunulmayarak borçlunun ve alacaklıların konkordatonun imkanlarından yararlandırılmaması kanuni  düzenlemenin amacı ile  bağdaşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde  kesin  mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.2004 sayılı İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, davacı şirketin muamele merkezinin, davacı gerçek kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacılar vekilinin vekaletnamesin de konkordato ile ilgili özel yetkinin de mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, mahkemece İİK'nın 286 maddesinde sayılan belgelerin mevcut olduğu belirtilerek davacılar lehine  05/01/2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser atandığı  Konkordato geçici Komiser heyetinin 16/02/2024  tarihli raporunu mahkemeye sunduğu görülmektedir. Mahkemece 04/04/2024 tarihli duruşmada davacının konkordato talebinin reddi ile davacı şirketin iflasına karar verilmiş,  davacılar vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinafa konu uyuşmazlık,  konkordato tasdik şartlarının oluşup oluşmadığı, iflas kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştı. İİK 298/1 maddesi kapsamında davacılara ait malvarlıklarının rayiç değerinin tespiti için  komiser heyetince görevlendirilen makine mühendisi bilirkişi 10/02/2024 tarihli raporda özetle; ... Depolama ve Ticaret Limited Şirketi'nin sahip olduğu stoklar, Taşıtlar ve Demirbaşların piyasa rayiç değerlerinin toplam 5.574.100,00 TL olduğu, ... adına kayıtlı stoklar, Taşıtlar ve Demirbaş olmadığı  belirtmiştir. Konkordato geçici komiser heyetince sunulan  16/02/2024 havale tarihli  raporda ise  özetle: Borçlu ...’nun kurumsal kargo hizmeti alanında faaliyet gösterdiği, şirketin halihazırda 129 çalışanının bulunduğu, Konkordato talebine dayanak yapılan 31.10.2023 tarihli gelir tablosunda (-) 48.807.794,87 TL zarar raporlayan borçlu ...’nun, geçen 2 aylık süreçte gerçekleşen 52.184.420,37 TL tutarındaki zarar nedeniyle 2023 yılı sonu itibariyle (-) 100.992.215,24 TL zarar raporladığı, heyetlerince hazırlanan geçici mühlet tarihli (05.01.2024) rayiç bilançoya göre borçlu ...’nun rayiç özvarlıklarının (-) 434.043.133,80 TL olduğu diğer bir anlatımla konkordato talep eden şirketin 434.043.133,80 TL borca batık durumda olduğu, Şirketin kontrolsüz bir şekilde büyümeye çalıştığı, bu kapsamda spor kulüplerine olan sponsorluklara ve reklamlara ciddi bir bütçe ayrıldığı, sponsorlukların ve yapılan reklamların etkisiyle piyasada bilinirlik kazanıldığı, bu bilinirlikten istifade edilerek daha fazla borçlanma yapılabildiği, bir yandan borçlar sürekli olarak artarken borçları kapatacak kaynağın aynı hızda sağlanamadığı, bu nedenle borçlanmaların yeni borçlanma yapılarak finanse edildiği ancak bir noktada borç döngüsünün sürdürülemez hale geldiği,bu noktada ise konkordatoya başvurulduğu, borçlu ...’nun aktifinde, iki adet taşıt ile muhtelif demirbaş dışında herhangi bir maddi duran varlığın bulunmadığı, borçlu ...’nun projesinde yer alan proforma gelir tablosunda, 01.11.2023 - 31.12.2023 tarihleri için 412.500,00 TL, 2024 yılı için yaklaşık 25 milyon TL, 2025 yılı için yaklaşık 45 milyon TL, 2026 yılı için yaklaşık 58,4 milyon TL, 2027 yılı için yaklaşık 69,8 milyon TL, 2028 yılı için yaklaşık 76,7 milyon TL, 2029 yılı için yaklaşık 83,2 milyon TL, 2030 yılı için ise yaklaşık 90 milyon TL net kâr hedefine yer verildiği, 01.11.2023 - 31.12.2023 dönemi için 412.500,00 TL net kâr hedefleyen şirketin bu tarih aralığında (-) 52.184.420,37 TL zarar raporladığı, sırf bu verinin, projenin inandırıcılıktan uzak olduğunu gösterdiği ayrıca 2023 yılı sonu itibariyle 100.992.215,24 TL zarar eden şirketin, 2024 yılı ve devamı yıllar için öngördüğü -yukarıda sıralanan- net kâr hedeflerinin afaki olduğunun net bir şekilde anlaşıldığı, dolayısıyla, sunulan konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün gözükmediği,  heyetlerince görevlendirilmelerinin üzerinden yaklaşık 40 gün geçtiği, bu süreçte borçlu ...’ya dağıtılmak üzere mal sevk eden hiçbir firmanın bulunmadığı, borçlu ...’nun, kargoların dağıtımını yapan esnaf kurye olarak tanımlanan kişilerle problemleri bulunduğundan, marka sahipleri tarafından borçlu ...’ya dağıtılmak üzere mal sevk edilse dahi mevcut durumda bu kargoların dağıtımını yapacak organizasyonun da olmadığı,   borçlu  ...’nun faaliyetlerinde kullandığı depoların mal sahipleriyle de problemler yaşadığı, bazı depo sahiplerinin içeriye girişleri engellediği, borçlu ...’nun işletme gideri niteliğinde olan kira, işçi ve vergi borçlarını ödeyemediği, geçici mühletten sonra doğan işletme gideri borçları konkordatoya tabi olmadığından ve bu borçlar olası bir iflas halinde masa borcu olarak telakki edileceğinden, şirketin geçici mühletten faydalandığı her gün alacaklıların durumunun daha da kötüye gittiği,  İcra ve İflas Kanununun 292. maddesinde, kesin mühlet içerisinde maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, komiserin yazılı raporu üzerine mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceğinin düzenlendiği, Kanun’un 288. maddesinin ilk fıkrasında yapılan atıf gereğince, 292. maddenin geçici mühlette de uygulanacağı, heyetimizce yukarıda yer verilen tespit ve açıklamaların İİK’nın 292. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin kapsamında değerlendirilebileceği, Mahkemece iflas koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmesi durumunda, İİK m.308, f.2 uyarınca tasfiyenin basit tasfiye usulune göre yürütülmesine karar verilebileceği,  ...’in projesinin başarıya ulaşmasının tamamıyla ...’nun konkordato projesinin hayata geçirilmesine bağlandığı ancak halihazırda ...’nun konkordatoyu başarıya ulaştırması mümkün olmadığından, ...’in de konkordato projesinin hayata geçebilmesinin mümkün olmadığı, ...’nun ortağı ve tek yetkilisi olan, aynı zamanda kendi adına konkordato talep eden ...’in tacir sıfatının bulunmadığı belirtilmiştir. Konkordato geçici komiser heyetince sunulan 27/03/2024 havale tarihli raporda; Borçlu ...’nun 29.02.2024 tarihi itibariyle (-) 11.862.810,82 TL zarar raporladığı, heyetlerince hazırlanan 29.02.2024 tarihli rayiç bilançoya göre, borçlu ...’nun rayiç özvarlıklarının (-) 442.311.532,24 TL olarak hesaplandığı diğer bir anlatımla, şirketin borçlarının toplamının aktiflerinin değerinden 442.311.532,24 TL daha fazla olduğu,  heyetlerinin 16/02/2024 tarihli raporundan sonraki süreçte olumlu sayılabilecek hiçbir gelişme yaşanmadığı, 16/02/2024 tarihli raporlarındaki tespit ve kanaatlerin aynen geçerliliğini koruduğu, Mahkemece iflas koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmesi durumunda, İİK m.308, f.2 uyarınca tasfiyenin basit tasfiye usulüne göre yürütülmesine karar verilebileceği, borçlu ...’in tacir sıfatını haiz olmadığı belirtilmiştir. Davacı şirket yetkilisi adına İİK'nın 292. maddesi uyarınca duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmiş  ancak şirket yetkilisinin duruşmada hazır bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali \"konkordatonun başarı şansı\" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nun 288/1 ve 287/5 maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. Somut davada borçlunun konkordatoya tabi borçları toplam 508.401.060,26 TL olup, konkordato ön projesinde, borç ödeme kaynakları olarak;  449.106.942,33 TL faaliyetin devamı ile öngörülen kar gösterilmişse de, işletmenin 2023 yılında -52.184.420,37 TL zarar raporlaması, konkordato talebine dayanak yapılan 31.10.2023 tarihli gelir tablosunda -48.807.794,87 TL zarar raporlayan borçlu şirketin, geçen 2 aylık süreçte gerçekleşen -52.184.420,37 TL tutarındaki zarar nedeniyle 2023 yılı sonu itibariyle - 100.992.215,24 TL zarar raporlaması,  şirketin 29.02.2024 tarihli gelir tablosunda - 11.862.810,82 TL dönem net zararı raporlaması ve geçici mühlete esas gelir tablosu ile 29.02.2024 tarihleri arasındaki yaklaşık 55 günlük dönemde -11.047.431,17 TL tutarında zararın gerçekleştiğinin belirlenmesi karşısında şirketin ön projesinde belirtilen kaynaklar ile borçlarını ödeyebilmesi ve projenin başarıya ulaşma ihtimali bulunmamaktadır. Davacılar vekili 03/04/2024 tarihinde revize projesi sunmuştur.Şirketin Mahkemeye sunduğu 02.04.2024 tarihli revize projesinde, konkordato kaynakları 29.02.2024 tarihli mali tablolar ile konkordatoya tabi borçtan % 55 tenzilat yapılması sonucunda toplam kaynakların 285.319,563,11 TL olarak öngördüğü ve bu miktarın da 209.200,071,66 TL sinin faaliyetin devamı ile öngörülen kar tutarı ve 64.700.000,00 TL sinin marka satışından elde edilecek gelirinin borç ödemede kullanılacağı belirtilmiştir. Geçici komiserlerden yeminli mali müşavir ... ve işletme mühendisi ...  04/04/2024 tarihli duruşmada ''Raporda belirttiğimiz şekilde konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunmamaktadır, revize projede önceki projeden farklı olarak marka devri öngörülmüş, markanın projede belirtilen değerde devredilmesi halinde dahi projenin uygulanma ihtimali bulunmamaktadır, görev yaptığımız süreç içerisinde komiser heyetine davacı şirketten birkaç onay dışında ödeme işlemlerine onay talebi gelmemiştir, şirketin herhangi bir faaliyetinin bulunmadığına dalalettir, davacı şirket kayıtlarındaki hasılat da son iki ay için 10 Milyon TL civarında olup bu durumu teyit etmektedir, netice olarak ilk teklif edilen proje ile revize projenin uygulanma ihtimali bulunmamaktadır,'' şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Davacı şirketin  2023 yılı verilerinin karlılık hedeflerinin oldukça altında gerçekleştiği, konkordato geçici komiser heyetince sunulan 27/03/2024 havale tarihli raporda,  borçlu ...’nun 29.02.2024 tarihi itibariyle (-) 11.862.810,82 TL zarar raporladığı, geçici mühlet tarihinden 29.02.2024 komiser rapor tarihleri arasındaki yaklaşık 55 günlük dönemde de -11.047.431,17 TL tutarında zarar gerçekleştiği belirtilmiştir.   Geçici komiser heyetinden iki komiser tarafından karar tarihli duruşmada, revize projede önceki projeden farklı olarak marka devri öngörüldüğünü, markanın projede belirtilen değerde devredilmesi halinde dahi projenin uygulanma ihtimali bulunmadığını belirtmişlerdir. Bu halde, karar tarihli duruşmada geçici komiser heyetinin görüşü de alınarak revize projesinin önceki projeden farklı olarak marka devri öngördüğü, marka satışından elde edilecek gelirin dahi şirketin borçlarını karşılayamacağı, teklif edilen  revize projesinin de başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin revize projesinin değerlendirilmediği yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan davacı ...’in projesinin başarıya ulaşmasının tamamıyla ...’nun konkordato projesinin hayata geçirilmesine bağlandığı ancak halihazırda ...’nun konkordatoyu başarıya ulaştırması mümkün olmadığından, ...’in de konkordato projesinin hayata geçebilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmış mahkemece davacıların  kesin mühlet talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece davacıların konkordato talebinin reddi ile birlikte davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.\"...Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir...\" (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/1521 Esas 2024/1969 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, karar tarihi gözetildiğinde, 16.02.2024 tarihli geçici komiser heyeti raporuna göre, geçici mühlet tarihli (05.01.2024) rayiç bilançoya göre borçlu ...’nun rayiç özvarlıklarının (-) 434.043.133,80 TL olduğu diğer bir anlatımla konkordato talep eden şirketin 434.043.133,80 TL borca batık durumda olduğu, heyetlerince hazırlanan 29.02.2024 tarihli rayiç bilançoya göre, borçlu ...’nun rayiç özvarlıklarının (-) 442.311.532,24 TL olarak hesaplandığı diğer bir anlatımla, şirketin borçlarının toplamının aktiflerinin değerinden 442.311.532,24 TL daha fazla olduğu,   16/02/2024 tarihli rapordan sonraki süreçte olumlu sayılabilecek hiçbir gelişme yaşanmadığı, 16/02/2024 tarihli rapordaki tespit ve kanaatlerin aynen geçerliliğini koruduğu,  buna göre borcu batıklık konusunda yeterli ve gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapılarak borca batıklığın usulünce tespit edildiği, bu doğrultuda yapılan hesaplama uyarınca borçlu şirketin  29.02.2024  tarihi itibariyle rayiç değerlere göre özvarlıkları toplamının (-) 442.311.532,24 TL  olduğunun, bir başka anlatımla  şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğunun tespit edildiği, bu açıdan bilirkişi heyetince sunulan raporun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, borçlu şirket yetkilisi olan ve aynı zamanda konkordato talep eden ...'e duruşma gün ve saatinin tebliğ edildiği, adı geçenin duruşmada hazır bulunmadığından beyanının alınamadığı, 2004 sayılı İİK'nun 308/2 maddesi uyarınca tasfiye usulünün belirlendiği anlaşılmakla Mahkemece konkordato talep eden davacı şirket hakkında verilen iflas kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Sonuç itibariyle, borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırması mümkün olmadığı, davacı şirketin  rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu anlaşılmakla Mahkemece konkordatonun tasdiki taleplerinin reddi ile davacı şirketin iflasa yönelik tesis edilen karar usul ve yasaya  aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas, 2024/233 Karar sayılı ve 04/04/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nın 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta  içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e5e42651d670e1d","SID":"c22edbb3ba0b7576"}}