{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/164 Esas<br>KARAR NO: 2025/287 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/755 Esas- 2024/154 Karar<br>TARİH: 21/10/2024<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı müvekkilinin  alacağından dolayı çekin muhatabı borçlu ... Sanayi ve Dış Ticaret ‘den, 30.11.2022  keşide tarihli, ... numaralı, 300.000,00 TL bedelli  bir çek aldığını, sözü edilen çek, müvekkilinin zilyetliğinde iken rızası dışında elinden çıkmış olduğundan  Ordu 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2022/440 E. sayılı dosya ile çek iptali davası açıldığını, dosya kapsamına alınan ... Bankası'nın 15.03.2023 tarihli yazısında işbu çekin davalı ...'e ödendiğinin belirtildiğini, bu sebeple Ordu 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/440 E. Sayılı dosyasının 14.03.2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile taraflarına istirdat davası açmak üzere süre verildiğini, bu nedenle bu davayı açtığını beyanla çekin istirdadını ve davacıya iadesine, tahsil edilen çek bedelinin haksız kazanım sebebiyle zimmet tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, görevli ve yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, istirdat davasının şartlarının oluşmadığını, davacının davasını ispat edemediğini, davacının çekte cirosunun olduğunu, çekin elinden rızası dışında çıktığına dair bir açıklaması ve delilinin olmadığını, söz konusu çekin kendisine abisi tarafından borcuna karşılık hatır çeki olarak verildiğini, çekin iyi niyetli hamili olduğunu, çeki iktisap ederken kötü niyetli olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 21/10/2024 tarih 2024/755 Esas- 2024/154 Karar sayılı kararında;\"Dava; çek istirdatı ve tahsil edilen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. HMK 114/2 ye göre; \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.\" denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun “Dava şartı olarak arabuluculuk\" başlıklı  18/A. maddesine göre; (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.  Davacı tarafın bedel istirdatı isteminin de bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu halde dava dilekçesinde arabuluculuk işlemine ilişkin herhangi bir bilgi verilmediği,  muhtıra ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucudan onaylı örneğini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği aksi halde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği ihtar edilmiş olup davacı tarafça kesin süre içerisinde arabuluculuğa dair herhangi bir evrak sunulmadığı, davacı vekili arabuluculuk işlemleri için süre verilmesini talep etmiş ise de, Kanunla verilen bir haftalık kesin sürenin son tutanağı sunmak üzere verilebileceği, davacı tarafça henüz arabuluculuk işlemlerine başlanmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacı vekiline talebi doğrultusunda sıfırdan bir başvuru yapmak üzere süre verilmesi olanağı bulunmadığı anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2024/1008 Esas, 2024/1417 Karar sayılı ilamı)...\"gerekçesi ile ''Davacının davasının arabuluculuk dava şartı bulunmadığından HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin 21/10/2024 tarihli kararında işbu davanın usulden reddine karar verildiğini, kararın hukuka aykırı olduğundan istinaf etme zarureti doğduğunu, işbu dosya kapsamında kendilerine 09/10/2024 tarihinde \"işbu muhtıranın tarafınıza tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini Mahkememize sunmanız gerektiği,..\" hususunda muhtıra gönderildiğini ve kendileri tarafından işbu muhtıraya karşı Yerel mahkemeden süre istendiğini, ancak Yerel mahkeme tarafından talepleri doğrultusunda herhangi bir ara karar kurulmadan usulden ret şeklinde hüküm verildiğini; Yaşanılan süreçte; kendileri tarafından 26/04/2022 tarihinde 15.11.2022 vade tarihli ve ... seri numaralı, 150.000,00 TL bedelli çekin kaybolması sebebi ile iptali ve çekin ödenmemesi için tedbir kararı verilmesi istemi ile Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/149 Esas numarasına kayıtlı davanın açıldığını işbu davanın Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemes'ince 2023/172 Esas numarasını alarak istirdat davasına çevrildiğini, çekin istirdadı ile tahsil edilen çek bedelinin haksız kazanım sebebiyle zimmet tarihlerinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsili talepli olarak 08/05/2023 tarihinde Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2023/172 Esas numarası ile açıldığını, işbu davanın Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10/10/2023 tarih, 2023/172 Esas, 2023/374 Karar sayılı yetkisizlik kararı ile dava dosyasının davaya bakmaya yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiğini, Ordu 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmüş olan 2023/172 Esas sayılı istirdat davasında arabuluculuk dava şartı olmadığından kendileri tarafından arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, kendilerine süre verilmesi gerekli iken ret şeklinde hüküm kurulması usule aykırı olup Yerel mahkeme kararının kaldırılarak işbu davanın kabul edilmesi gerektiğini beyanla kararının kaldırılarak işbu davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:  HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, çekin istirdadı talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesine göre; TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.  Somut dava, ticari nitelikli bir istirdat davası olduğundan, TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartına tabidir. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya  arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, aynı maddenin son cümlesine göre ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir. Somut olayda davanın arabuluculuğa tabi olduğu, yetkisiz Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 08/05/2023 tarihinde açıldığı, yetkisizlik kararından sonra dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderildiği ve Mahkemece davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere verilen bir haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, aksine davacı vekilinin arabuluculuğa başvurmak üzere süre talep ettiği, bu şekilde dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmamış olduğunun anlaşıldığı, anılan dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanmasını mümkün kılan yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığı ve bu hali ile arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden Mahkemece HMK madde 115. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sonucu itibariyle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c405ee2d031db7e","SID":"57913271a291a74c"}}