{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/174 <br>KARAR NO\t: 2025/406<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/09/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/135 E.  -  2020/250 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK kararının İptali ve Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/09/2020 tarih ve 2019/135 E. - 2020/250 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ... ibaresini ilk olarak 2007 yılında tescil ettirdiğini, bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarının tanınmışlığını artırdığını, müvekkiline ait ... ve ... ibareli tescilli birçok markasının olduğunu, davaya konu olan markanın herhangi bir şekil unsuru içermeyen “...” ibaresinden oluştuğunu, davaya konu markanın yazı biçiminin müvekkiline ait ... markalı ürünlerin üzerinde kullanılan yazı biçimi ile birebir aynı olduğunu, yazının çerçevesindeki kenarlıktan harflerin açılarına kadar her ayrıntının müvekkilinin markası ile aynı olduğunu, doğrudan ... ibaresi ile markasını tescil ettirmeyeceğini bilen davalı şirketin anlamsal olarak hiçbir farklılık yaratmayacak şekilde minik değişiklikler yaparak müvekkiline ait markalar ile iltibas içinde olan markasını tescil ettirmeye çalıştığını, markaların aynı sesle başladığını, davaya konu olan markanın müvekkiline ait markadan sadece 2 harfin çıkartılması suretiyle oluşturulduğunu, kavramsal olarak değerlendirildiğinde, müvekkiline ait markanın sahiplik bildiren ... ve ürünü işaret eden işaret zamiri olan “O”’ nun birleşmesinden oluştuğunu, dava konusu markanın ... ve O zamirinin birleşmesinden oluştuğunu, taraf markaların mallarının da aynı olduğunu, markaların da birebir aynı olması nedeniyle markaların aynı raflarda, aynı satış noktalarında, yan yana mallarda kullanılması sebebiyle karışıklığa neden olacağının gayet açık olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2019-M-384  sayılı kararının iptaline, 2017/119643 sayılı başvurunun tüm emtia yönünden iptaline, hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı Şirket vekili, taraf markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, her iki markanın da farklı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, markaların kavramsal olarak birbirine benzemediğini, en ufak bir alakasının olmadığını, müvekkilinin 2011/75380 başvuru numaralı ... isimli halihazırda markasının olduğunu, benekli bir inek olan çizgi karakter olduğunu, benekli inek karakteri ... ile davacının ... markası ile benzer olmadığını, ... ifadesinin anlamının temelinin ... kelimesinden aldığını, ...’yu akıllara getirdiğini, ortalama tüketicinin bu yorumu yapacağını, ... ibaresini görünce benekli inek figürünü çağrıştıracağını, markalar görsel, işitsel olarak benzer olmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkilinin sektöründe lider konumda olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"... ...\", \"... o\"  ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki  iltibasın bulunmadığı, SMK'nın 6/4-5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirket marka başvurusunun müvekkili şirketin markalarına ayniyet derecesinde benzediğini, markalar arasında sınıfsal benzerlik/ayniyetin bulunduğunu, davalı şirket marka başvurusu “...” ibaresinden oluşmakta olup müvekkili şirketin redde mesnet gösterdiği markaların da “...” “...” “...” “... ...” gibi ibarelerden oluştuğunu, müvekkili şirket seri marka ailesinin esaslı unsurunu “...” ibaresini içeren ve iyelik eki almış “...” ibaresinin oluşturduğunu, davalı şirket marka başvurusunun müvekkili şirket markasına görsel olarak ayniyet derecesinde benzediğini, davalı şirket marka başvurusu ile müvekkili şirket markalarının aynı tüketici kitlesine hitap ettiğini, iş bu tüketici kitlesinin algılama ve dikkat düzeyinin düşük olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, davalı şirketin dava konusu marka başvurusunda kötüniyetli olup yerel mahkemenin aksi yöndeki kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" esas unsurlu mesnet tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarının esas unsurlarının aynı olmadığı gibi benzer de olmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma  süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının mallarından satın almak isterken davalının başvuru markalı malını satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, SMK'nın 6/4-5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun bulunmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen  markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığı iddiasının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 21/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2025<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3aeefaebda762820","SID":"1d04faccf2582aaf"}}