{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ... <br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>KATİP\t\t:  ... <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/10/2024<br>NUMARASI\t\t:  ... <br><br>DAVACI\t:  ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>\t  Av.  ... <br>DAVALI\t:  ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/02/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili idare yetkililerince 16/12/2016 tarihinde yapılan kontrolde  ...  adresinde bulunan Davalı-Borçlu  ... ye ait işletmenin kuyu suyu kullanarak davacı idarenin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kanalizasyon şebekesine atıksuyu deşarj ettiğinin tespit edildiğine, 16/12/2016 tarihinde davacı İdare ile atık su abonelik sözleşmesi yapılması için Davalı-Borçlu şirkete yazılı bildirimde bulunulduğunu, ancak yapılan bildirime rağmen Davalı-Borçlu tarafından atıksu abonelik sözleşmesi için herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, 30/10/2017 tarihinde davacı müvekkili idare tarafından yapılan ikinci kontrolde Davalı-Borçluya ait işletmenin faal durumda olduğu, kuyu suyunun kullanımına devam ettiği ve ilgili atık suyun müvekkili idarenin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kanalizasyon sistemine deşarj edildiğinin tespit edildiğini, durumun fotoğraflanarak, 11143 sıra numaralı ve 30/10/2017 tarihli kaçak ve/veya usulsüz su kullanım tutanağı ile kayıt altına alındığını, davalı-borçlu tarafından kullanılan kaçak atıksu için MUSKİ Genel Müdürlüğünün 12/05/2016 tarihinde almış olduğu 6 sayılı kararının 38'nci maddesi gereği 81.430,27 TL kaçak atıksu bedeli 04/05/2018 tarihinde tahakkuk edilmiş olup; 07/05/2018 tarihli ve 2018-9893 sayılı yazı ile ilgili davalı-borçluya borç bildiriminde bulunulduğunu, müvekkili idarece yapılan tespitlerde davalı-borçlu tarafından kaçak kullanım fiilinin işlendiği sabit olup, müvekkili İdarece MUSKİ Abone Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliğine istinaden tesis edilen iş ve işlemlerde herhangi bir hata bulunmadığını, davalı borçlu aleyhine oluşan alacak usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı-borçlu iş bu borcunu ödemediğinden dava konusu icra takibi başlatıldığını, tüm bu nedenlerle, davalı-borçlunun icra takibine yaptığı itirazın icra takibini durdurmaya yönelik olduğunu, davalı-borçlunun Muğla İcra Müdürlüğü 2022/666784 MTS sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmayarak, davacının dava dilekçesindeki iddialarını inkar etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dosya kapsamında aldırılan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle \"1-Davanın KABULÜ ile, Davalının Muğla İcra Dairesinin 2022/666784 MTS sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN  İPTALİ İLE, TAKİBİN  DEVAMINA, 2-Hükmolunan ve asıl alacak miktarı olan 81.430,27-TL nin % 20 si olan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı-alacaklıya verilmesine,\" dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı kurumca arabuluculuk süreci başlatıldığını, vekaletname ile taraf olunduğunu ve sürecin anlaşmazlık ile sonuçlandığını, davacı kurumun dava dilekçesi yerinde ilgili davanın karara çıktığını, Mahkemece vekaletname kapsamında taraflarına herhangi bir tebliğ işlemi yerine getirilmediğini, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine göre vekille takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır, duruşma gün ve saatini bildirir, tebligatın da vekile tebliği gerekir hükmünün sabit olduğunu, davalı asile tebligat yapılması taraf teşkilinin sağlandığı sonucunu doğurmayacağını, mahkemece, davalı vekiline duruşma gününü bildirir tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken bu durum göz ardı edilerek hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini, dosyada taraf teşkilinin sağlanmadığını, davalı müvekkiline yapılan tebligatın bu nedenle usulsüz olduğunu; belediyelere, mücavir alan sınırları içerisinde yer altı sularından elde edilen kullanma ve sanayi sularından ücret alma yetkisini veren Kanun hükmünün iptal edildiğini, yerine de ayrı yetkiyi içeren herhangi bir kanun hükmü konulmadığını, mevzuatımızda bu yönde başkaca bir kanuni düzenleme mevcut olmadığını, bu nedenle somut olayda davacı idarenin, kendisine ait Tarifeler Yönetmeliğindeki düzenleme çerçevesinde, davadaki isteminin konusunu oluşturan kuyu suyu bedeli tahakkuk ettirmesinin, hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, Mahkemece yargılama sırasında bilgisine başvurulan bilirkişiler tarafından, atık suyun nasıl ve nereye tahliye edildiğinin saptanmadığı gibi talep edilen her bir dönem için denetime elverişli şekilde su/KSUB bedeli hesaplaması da yapılmadığını, bu haliyle bilirkişi raporunun eksik olduğunu, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddi yönünde hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki aynı gerekçeleri tekrar ile davalının 24/12/2024 tarihli istinaf dilekçesinde yer alan tüm istinaf nedenlerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, kaçak/usulsüz atık su kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen borçtan ötürü başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davacı tarafça, davalı aleyhine tanzim edilen 30/10/2017 tarihli kaçak/usulsüz su kullanımı tutanağında, davalıya 16/12/2016 tarihinde işletme olarak kullanılmakta olan kuyu suyu için atık su aboneliği yaptırmak üzere tebligat çıkarıldığı, fakat herhangi bir abonelik sözleşmesi yaptırılmadığı gibi kuyu kullanımına devam edildiği, kullanılan suyun kanalizasyon sistemine deşarj edildiğinin tespit edildiğinin yazılı olduğu, davacının bu tutanağa binaen davalı hakkında 04/05/2018 tarihinde kaçak atıksu bedeli tahakkuk ettirdiği ve borcun davalıya 07/05/2018 tarihli yazı ile bildirilmesine rağmen ödenmemesi nedeni ile davalı hakkında Muğla İcra Dairesinin 2022/666784 MTS sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.<br>Davalı tarafın, davalının vekil aracılığı ile takibe itiraz etmesine rağmen, davada tebligatların davalı asile yapılmasına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; somut olayda tartışılması gereken husus, borçlu vekili sıfatıyla takibe itiraz eden vekilin, itirazın iptali davasında, davalıyı vekil sıfatıyla temsil edip edemeyeceğinin ve davalı adına dava dilekçesinin vekile tebliğinin hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı konusudur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında aşamalardaki tüm tebligatlar davalı şirketin elektronik tebligat adresine yapılmış, davalı ilk derece mahkemesindeki yargılama sırasında vekille temsil edilmemiştir.<br> Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 03/06/2022 Tarih ve 2021/1 E., 2022/3 K. sayılı ilamında, icra takibine maruz kalan borçlunun, vekil marifetiyle takibe itiraz ettiğinde, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlamak için alacaklının açacağı itirazın iptali davasında, dava dilekçesinin davalı asile tebliğ edilmesi gerektiğine karar verilmiştir. İlgili İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince mahkemece dava dilekçesinin ve aşamalardaki diğer tebligatların davalı asile çıkartılması doğru olmuştur. Yargıtay yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere itiraz üzerine  açılan iş bu itirazın iptali davasında, icra takibi  ile dava aşamaları  farklı  olduğundan takibe  itiraz eden vekilin  borçlu aleyhine  açılan davayı da takip  etme zorunluluğu  bulunmadığı gibi asil tarafından vekilin davada yetkilendirildiği de önceden  belli olmadığından, dava dilekçesinde davalı vekilinin gösterilmemiş bulunmasında veya dava dilekçesinin asile tebliğ edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının kabul edilmiş olmasına  göre davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde değildir.<br>Davalı vekilinin bilirkişi raporundaki hesaplamalara ilişkin istinaf sebebinin değerlendirilmesinde ise; HMK'nin 281. maddesi gereğince süresi içerisinde bilirkişi raporuna itiraz etmeyen davalı tarafın hesaplamaya yönelik istinaf sebeplerinin HMK'nin 357. maddesi gereğince dikkate alınmasının mümkün olmadığı, zira, HMK'nın 357.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında ileri sürülmesi ve dinlenilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki, bilirkişi  raporuna davalı tarafça itiraz edilmemiş olmakla, davacı taraf yararına usuli kazanılmış hak da oluşmuş olduğu nazara alınarak davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun da yerinde olmadığı anlaşılmıştır. <br>Neticeten; davacı ile davalı şirket arasında kaçak/usulsüz kullanım tespit tarihinde su abonelik sözleşmesi bulunmadığı, Bodrum İlçesi, Konacık Mahalles ...  adresinde bulunan ve tutanak tarihinde davalı tarafından işletilen Golden Beach isimli işletmenin kuyu suyu kullandığı, işletmeden kaynaklı atıksuların ise Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresine ait kanalizasyon sistemine deşarj edildiği, 16.12.2016 tarihinde davacı İdare ile atık su abonelik sözleşmesi yapılması için davalı <br>şirkete yazılı bildirimde bulunulduğu, ancak yapılan bildirime rağmen davalı tarafından <br>atıksu abonelik sözleşmesi için herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, 30.10.2017 tarihinde davacı <br>idare tarafından yapılan ikinci kontrolde davalıya ait işletmenin faal durumda olduğu, kuyu suyunun kullanımına devam ettiği ve ilgili atık suyun davacı idarenin hüküm ve tasarrufu altında <br>bulunan kanalizasyon sistemine deşarj edildiğinin tespit edildiği, durumun fotoğraflanarak, 11143 <br>sıra numaralı ve 30.10.2017 tarihli kaçak ve/veya usulsüz su kullanım tutanağı ile kayıt altına <br>alındığı, İdarece yapılan tespitlerde davalı borçlu  tarafından kaçak kullanım fiilinin işlendiği sabit olup <br>davacı İdarece  MUSKİ Abone Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliğine istinaden tesis edilen iş ve <br>kaçak kullanıma dair tutanak tanzim edilip oluşturulan tahakkuk işleminin MUSKİ Abone Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliğine uygun olduğundan, açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin de reddi ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2024 tarih,  ... sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 5.562,50 TL nisbi istinaf karar harcından, peşin alınan 1.390,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.171,88 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/02/2025\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39264e53dba6322f","SID":"375feeafe15e97a1"}}