{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/724 <br>KARAR NO\t: 2025/345<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 08/12/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/506 Esas,  2022/747 Karar<br>DAVA\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirkete ait ... tesisat  nolu su aboneliği ilk abonelik  işlem yapılırken davalı idare tarafından sehven ticarethane olarak yazıldığını ve 14/.../2019 tarihinde davalı idare tarafından yeni yapılan sözleşmeyle mesken olarak düzeltildiğini, ilk  abonelik  işlem tarihi  olan 26/12/2017'den 14/.../2019 tarihine kadar bu tarihler arasında kullanılan su sarfiyatının mesken yerine ticari tarife üzerinden faturalandırıldığını, davalı kurum tarafından sehven yapılan bu işlem üzerine su kullanım ücretlendirilmesi sebebiyle davalı kuruma fazlaca ödeme yapıldığını, yapılan fazla ödemelerin yeniden doğru tarifeye göre hesaplanıp ödenen fazla miktarın iadesi hususunun davalı idareye Erzurum... Noterliğinin  ...yevmiye numaralı ve 19/07/2019 tarihli ihtarnamesiyle ihtar edildiğini fakat davalı  idarenin ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve bilirkişi raporundan sonra artırma hakları saklı kalmak kaydıyla davalı idarenin davacıdan tahsil ettiği 10,000,00-TL'nin (yasal faizi ile birlikte) davalı idareden alınarak davacı müvekkili şirkete verilmesine karar  verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın zamanaşımı ve usul şartları yönünden reddi gerektiğini, 17.10.2017 tarihli zorunlu DASK poliçesi kapsamında davacının kullandığı yer ticarethane olarak belirlendiğinden  iş bu poliçe dikkate alınarak davacı adına ticarethane tarifesi üzerinden abonelik mukavelesi yapıldığını, 14...2019 tarihli zorunlu DASK poliçesinde ise kullanım şekli ticarethane yerine mesken olarak belirlendiğinden 14...2019 tarihli abonelik mukavelesinin değiştirildiğini, idarenin sehven yaptığı bir hatanın söz konusu olmadığını, davacının şirket olup TTK hükümlerince meskeniyet iddiasının hukuken dinlenemeyeceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"...Tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen aboneliğin 26.12.2017 tarihli abonelik sözleşmesi esnasında ''...Özel Eğitim Reh. Sağ. Ltd. Şti'' tarafından başvuru yapıldığı, aboneliğin başvuran şirket adına oluşturulduğu, buna mukabil zorunlu deprem sigortası poliçesinin de ticarethane olarak yer alması nedeniyle de ticarethane aboneliği kurulduğu, nitekim müşterinin de ilk abonelik esnasında şirket olduğu, 146 adet bağımsız daire için tek abonelik yapılarak işlem tesis edilmesinin de bu hususu desteklediği,  14...2019 tarihli abonelik sözleşmesinde müşteri adının artık ''... Apartman Yöneticiliği'' olduğu, ...Belediye Başkanlığından gönderilen cevabi yazıda dava konusu edilen binaya 05.05.2017 tarihinde yapı ruhsatının verildiği, yapı kullanma izin belgesinin ise 21.05.2018 tarihinde verildiği de değerlendirildiğinde davalı tarafından 26.12.2017 tarihinde kurulan abone sözleşmesinin ''ticarethane'' olarak kurulmasına hukuka aykırı husus görülmediği\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar ilk abonelik başvurusu ile idareye sunulan belgelerden zorunlu deprem sigortası poliçesinde ticarethane yazsa da idareye sunulan tapu belgesi incelendiğinde taşınmazın niteliğinin mesken olarak yazdığının görüleceğini, idarenin kendisine sunulan belgelerden sadece zorunlu deprem sigortası poliçesini dikkate alarak tapu belgesinin göz ardı ederek abonelik tesis etmesinin hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar yerel mahkeme abonelik başvurusu yapan müvekkili şirketin tüzel kişi tacir olmasından bahisle abonelik grubunun ticarethane olmasını hukuka uygun bulsa da bağımsız bölümlerin su kullanım giderlerinden konutlarda ikamet eden kiracılar sorumlu olduğundan burada ticari bir işten bahsetmenin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, ... tesisat numaralı su aboneliğinin mesken tarifesi olarak ücretlendirilmesi gerekirken ticarethane tarifesi üzerinden faturalandırıldığı iddiasına dayalı olarak fazladan tahsil edilen fatura bedeli toplamının davalıdan istirdatı istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>1-) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.  (HMK 266/1) <br>Somut uyuşmazlıkta dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile bilirkişi tarafından hazırlanan  18.04.2022  tarihli rapora itibar edilerek \"dava konusu edilen aboneliğin 26.12.2017 tarihli abonelik sözleşmesi esnasında ''...Özel Eğitim Reh. Sağ. Ltd. Şti'' tarafından başvuru yapıldığı, aboneliğin başvuran şirket adına oluşturulduğu, buna mukabil zorunlu deprem sigortası poliçesinin de ticarethane olarak yer alması nedeniyle de ticarethane aboneliği kurulduğu, nitekim müşterinin de ilk abonelik esnasında şirket olduğu, 146 adet bağımsız daire için tek abonelik yapılarak işlem tesis edilmesinin de bu hususu desteklediği,  14...2019 tarihli abonelik sözleşmesinde müşteri adının artık ''... Apartman Yöneticiliği'' olduğu, ...Belediye Başkanlığından gönderilen cevabi yazıda dava konusu edilen binaya 05.05.2017 tarihinde yapı ruhsatının verildiği, yapı kullanma izin belgesinin ise 21.05.2018 tarihinde verildiği de değerlendirildiğinde davalı tarafından 26.12.2017 tarihinde kurulan abone sözleşmesinin ''ticarethane'' olarak kurulmasına hukuka aykırı husus görülmediği\" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>2-) Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektiriyorsa ve bu teknik bilginin belirlenmesi yerinde incelemeyi gerektiriyorsa hakim keşif ve bilirkişi deliline bizzat başvurmalı ve bu kapsamda ara kararı oluşturarak yerinde keşif yapmak suretiyle bilirkişi raporu almalıdır.<br>Bu itibarla mahkemece, davacı tarafa öncelikle aboneliğin şirket adına gözüktüğü halde hangi gerekçe dahilinde mesken tarifesine dahil olması gerektiği iddiasının açıklattırılması, dava konusu aboneliğin yer aldığı bağımsız bölümün tapu kaydı  belirlenmek suretiyle tapu kaydının çıkartılması, söz konusu taşınmazın cinsi ve kullanım amacının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmesi, gerektiği takdirde mahallinde keşif yapmak suretiyle dosyanın  uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden  elektrik elektronik mühendisi bilirkişiye ya da bu kişilerden oluşan bilirkişi kuruluna verilmesi, davacının iddiaları ve davalı tarafın savunması birlikte değerlendirilerek denetime elverişli rapor alınarak  ilgili Tarifeler Yönetmeliğinin de somut olaya tatbik edilmesi suretiyle oluşacak sonuç dairesinde davacının 26.12.2017'den 14...2019 tarihleri arasında hangi abonelik gurubuna dahil olduğunun ve mevzuat hükümlerince fazladan tahsil edilen tüketim bedelinin bulunmadığı yönünde şüpheye yer bırakmayacak şekilde hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ile mali bilirkişi tarafından düzenlenen rapora itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvuralarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere ...tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b85320d2464db02","SID":"7aaed576904ae2e0"}}