{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/407 - 2025/563<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t             T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/407<br>KARAR NO\t: 2025/563<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t:<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: .... Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... -    <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: ... Sigorta Anonim Şirketi - <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 06.03.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06.03.2025<br><br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/12/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  01/03/2017 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek gidişe göre yolun sağında bulunan durakta otobüs bekleyen yaya müvekkili ...'ya çarpması neticesinde tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada yaya müvekkili ...'nun yaralanmış olduğunu, araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını beyan ederek 50,00 TL  geçici 50,00 TL kalıcı yaralanma olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde; davalının ... Sigorta A.Ş. olarak belirtildiği, ... sigortanın cevabı yazısında dava konusu plakanın şirketleri nezdinde sigortalı olmadığının beyan edildiği, davacı vekilince sunulan 27.05.2019 tarihli dilekçe ile davalı taraf yönünden yanılgıya düşüldüğünü, bu durumun düzeltilerek davanın ... Sigorta A.Ş.'ye yöneltilmesini talep ettiği ve yargılamaya bu davalı yönünden devam edildiği görüldü.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın CMK 253. maddesi delaletiyle uzlaşmaya dayalı olarak feragat nedeni ile reddine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; red nedeni olan uzlaştırma dosyasında, uzlaştırmacının uzlaştırma raporunu düzenlerken müvekkiline uzlaştırmanın maddi ve manevi tazminat hukuku açısından sonuçlarını açıkça anlatmadığını, bu nedenle usulüne uygun olmayan bir uzlaşmanın esas alınmasının mağduriyeti arttırmakta olup kanunun amacından sapmakta olduğunu ve ortada usulüne uygun düzenlenmiş bir uzlaşma evrağı bulunmadığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davaya konu olan hakkın henüz doğmadığını, doğmamış haktan peşinen vazgeçilemeceği yolundaki evrensel hukuk ilkesi ve adil yargılanma ilkesine göre yerel mahkemenin kararının hukuki dayanaktan yoksun ve yerinde olmayan bir karar olduğunu, dosyadan aldırılan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, rapora itiraz ettiklerini ancak yerel mahkemenin itirazlarını değerlendirmediğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın CMK 253. maddesi delaletiyle uzlaşmaya dayalı olarak feragat nedeni ile reddine karar verildiği görüldü.<br>Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Mahkemece, davacının olay tarihinde meydana gelen kaza neticesinde yaralandığı ve kazadan sonra tedavi gördüğü, olay sonrası ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sırasında tarafların uzlaşma yoluyla aralarındaki uzlaşmazlığı çözümledikleri ve ... Cumhuriyet Başsavcılığını ... esas sayılı dosyasında uzlaşma nedeniye kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, CMK'nun 253/19 maddesi uyarınca dava konusu eylem nedeniyle uzlaşma sağlanılması halinde tazminat davası açılamayacağının, açılmış ise  bu tür davalardan feragat edilmiş sayılacağının hüküm altına alınmış olduğu, dava konu edilen uyuşmazlığın ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucu çözümlendiği, davacının maddi talepte bulunmaksızın aralarında uzlaşma tutanağı düzenledikleri anlaşıldığından davacı vekili tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davacı ile dava dışı sürücü arasında herhangi bir ödeme olmaksızın uzlaşmanın gerçekleştiği ve ... C. Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 253/17. maddesinde; \"Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.” hükmü, CMK'nın 253/19. bendinde ise \"... uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.\" hükmü yer almakta olup, buna göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılıyor idi. <br>Ancak;18.10.2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli, 2023/43 E, 2023/141 K sayılı kararı ile \".....Bu bağlamda uzlaşma görüşmeleri esnasında sağlıklı şekilde belirlenmesi güç veya öngörülmesi mümkün olmayan zararlara ilişkin açılacak davalar yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın uzlaşmanın sağlanması durumunda tazminat davası açılamayacağını düzenleyen kuralla ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklenmiştir. Başka bir deyişle kuralda yargının iş yükünün azaltılması amacıyla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlama arasında makul bir denge kurulamamıştır. Bu itibarla kuralın orantılılık alt ilkesi yönünden ölçülülük ilkesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.\" gerekçesi ile  5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br> Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. <br>Gerek Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi, gerekse yeni yasal düzenleme ile getirilen istisna hükmü uyarınca somut olaydaki gibi bedensel zararlar söz konusu olduğunda maluliyet raporu ve aktüer hesabı incelemesi gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulacağından, dava konusu eylemle ilgili olayın hemen akabinde ve soruşturmanın başında işletilen uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesi her zaman mümkün olamayacaktır. Bu aşamada, teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma anında tespit edilmesi mümkün olmadığından bu konuda araştırma yapılarak bir sonuca varılması gerekmektedir.<br>Bu itibarla ilk derece mahkemesince dava açılmadan evvel uzlaşma sürecinde zararın kesin olarak belirlenmediği ve yine edimsiz bir uzlaşma olduğu dikkate alınarak davanın esasının incelenerek karar bağlanması gerekmektedir. ( Yargıtay 4. HD. 2022/4114 esas ve 2024/11207 karar)<br>Bu durumda, kazanın 01.03.2017 tarihinde dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, İmar Sokak içerisinden gelerek sağa manevra ile Ulu Sokağa dönüş yaptığı sırada aracının direksiyon hâkimiyetini kaybederek No: 2 karşısında bulunan kaldırımı aşıp otobüs duraklarında otobüse binmek için bekleyen davacı yaya yaya ... ile dava dışı ... ve ...'ye aracının ön kısımları ile çarpması ile yayaların yaralanmaları ile yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Dava dışı sürücü ..., hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak konulu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. maddesinin A bendinde açıklanan ''Sürücülere araçlarının hızlarını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçli yollara girerken, dönemeçli yollarda ilerlerken azaltmak zorundadırlar'' Dosya içeriğindeki uykusuzluğu nedeniyle yine aynı kanunun 47. maddesinin D bendinde yer alan ''Sürücüler trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymaz zorundadırlar'' ve 53. maddesinin A fıkrasının 4. bendinde yer alan ''Sağa dönüşlerde sürücüler dönüş yaparlarken dar kavisle ve içten almak zorundadırlar'' kurallarını ihlal ettiğinden bu kazanın meydana gelmesinde asli ve tam %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olmakla, kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. <br>Davacının kalıcı iş gücü kaybını ve geçici işgöremizlik süresinin belirlemek için, 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. Mahkemesinde temin edilen 29.07.2022 tarihli ATK ilgili dairesinin maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 01.03.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\"  hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı, 9 ay boyunca geçici işgöremez süresinin uzayabileceği tespit edilmiştir. <br>Davacı vekili dava dilekçesinde 01/03/2017 günü meydana gelen kazada nedeni ile 50 TL  geçici 50 TL kalıcı yaralanma olmak üzere toplam 100 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Yukarıda açıklanan maluliyet raporu doğrultusunda davacının kalıcı maluliyetten kaynaklı bir zararın bulunmadığı anlaşılmakla, bu yönüyle davacı davasını ispatlayamamıştır. Söz konusu kazanın 2017 yılında meydana geldiği, 2017 yılı itibariyle net asgari ücretin 1.404,60 TL olduğu, davacının 9 ay geçici işgörmezlikten kaynaklı zararının, davalının sorumlu olduğu %100 kusur oranına göre, 12.641,40TL olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan istinaf aşamasında ıslah imkanın bulunmadığı dikkate alındığında, davacının dava dilekçesinde belirleyebildiği ve talep konusu yaptığı 50 TL geçici işgörmezilk tazminatı yönünden davanın aşağıdaki gibi kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.  <br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile;<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/12/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında  karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; <br>2-Davanın kısmen KABUL, kısmen REDDİ ile; <br>-Davacının dava konusu yaptığı kalıcı maluliyete yönelik maddi tazminat talebinin REDDİNE,<br>-Davacının dava konusu yaptığı geçici iş görmezliğe yönelik maddi tazminat talebinin KABULÜ ile; 50,00 TL maddi tazminatın sigorta tarihine başvuru tarihi dikkate alınarak 19.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının geçici iş görmezlik tazminatından kaynaklı fazlaya ilişkin haklarının saklı TUTULMASINA,<br>Harç yönünden:<br>3-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 615,40 TL karar harcından, peşin yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 584,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b-)İlk derece mahkemesince 06.12.2022 günlü karar ile davacıdan tahsiline karar verilen 49,30 TL harcın davacıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, tahsil edilmiş olması halinde ise karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde harcın davacı tarafa iadesine,<br>Yargılama giderleri yönünden:<br>4-Davacı tarafından yapılan toplamda 62,80 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacının gider avansından sarf edilen tebligat, müzekkere, bilirkişi ve ATK ücretleri toplamı 1.997,75‬ TL yargılama giderinden davanın kabul - red oranına göre hesaplanan 998,87 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacının üzerinde bırakılmasına,<br>6-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>Vekalet ücreti yönünden:<br>7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>İstinaf giderleri açısından;<br>9-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,<br>10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>11-Davacı tarafından yapılan 114,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>12-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,<br><br>Dair, Eldeki dosya hakkında mahkemesince verilen 12.01.2021 günlü ilk karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 28.03.2022 gününde verilen kaldırma kararı sonrasında mahkemesince yeniden yargılama yapılarak karar verilmiş olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun EK 1/3 maddesinde yer alan \"İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.\" hükmü dikkate alındığında ilk kaldırma tarihindeki parasal sınır (107.090,00 TL) dikkate alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 Hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk dairesi  nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 06.03.2025<br><br>     <br>     Başkan                 Üye                    Üye                      Katip  <br>    ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                                                                                                                  <br><br><br><br><br><br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad99cabc87d437e3","SID":"63009fa29f5c6fb0"}}