{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/242 <br>KARAR NO:2025/185<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:29/11/2021<br>NUMARASI:2019/902 Esas - 2021/1060 Karar<br>DAVA:İpoteğin Fekki (Bankacılık İşlemlerinden  Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/02/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı... Ltd. Şti.'den taşınmaz almak için anlaştığını, taşınmaz üzerindeki kredi borcundan kaynaklı ipoteğin kaldırılması için davalı banka ile görüşüldüğünü, bu hususta banka tarafından verilen 05/03/2018 tarihli taahhüt yazısında belirtilen 80.000-TL'nin 06/03/2018 tarihinde ödendiğini, taşınmazın satın alındığını ancak davalının taşınmaz üzerindeki ipoteğini haksız olarak kaldırmadığını, sonrasında davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatarak dava dışı Şirket ile müvekkilini de sorumlu tuttuğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığının tespitine ve müvekkiline ait \"İstanbul İli, Büyükçekmece, ... Mahallesi ... Pafta ... Parsel sayılı\" bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili,  müvekkili bankanın dava dışı... Ltd. Şti'ye verdiği kredi borcunun teminatı olmak üzere şirkete ait taşınmaz üzerine 22/10/2012 tarihli ... Yev nolu  ve 130.000-TL tutarlı ipotek tesis edildiğini, kredi borçlularına noterden gönderilen 08/05/2019 tarihli ihtarla toplam borcun ödenmesi istenilerek aksi halde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılacağının bildirildiğini; davacının 22/02/2018 tarihinde taşınmazı satın aldığını; 05/03/2018 tarihinde müvekkili bankanın ipotek fek işlemlerinde müşteriye hitaben verilen taahhütnamede; ipoteğin fekki için 05/03/2018 tarihi itibariyle 80.000-TL ödenmesi gerektiği, ödemenin (aynı gün) 05/03/2018 tarihine kadar yapılmaması durumunda kredi kapama bakiyesi değişeceğinden, güncel kredi kapama miktarının  bankadan teyit alarak ödenmesi gerektiği aksi halde taahhüdün geçersiz olacağı ve borç bakiyesi kapatılmadan ipotek fek evrakı verilmeyeceğinin bildirildiğini, davacının 06/03/2019 tarihinde parayı yatırdığını; müvekkilinin, dava dışı  şirket adına yapılan 06/03/2018 tarihli ödeme üzerine ... nolu fiş ile krediyi kapatma işlemine başladığını, ancak şirket yetkilisinin yeni malikle anlaştığını, fek işleminden vazgeçtiğini ve yeniden kredi kullanmak istediğini ileterek, 23/03/2018 tarihinde yeniden 80.000-TL kredi kullandığından ipotek fek işleminin durdurulduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davalı banka tarafından dava dışı borçlu şirkete hitaben verilen 05/03/2018 tarihli \"İpotek fek işlemlerinde müşteriye hitaben verilecek taahhütname örneği\" başlıklı belgede \"kullandığınız kredi borçlarının kapama tutarı 05/03/2018 tarihi itibariyle 80.000-TL'dir.Kredi borcunun teminatını teşkil eden  taşınmazda banka lehine 22/10/2012 tarih ... yevmiye nolu 130.000-TL tutarlı ipotek tesis edilmiştir.\", devamında belirtilen bakiye borç tutarının 05/03/2018 tarihine kadar ödenmesi halinde bankaca ipotek fek yazısının hazırlanarak ilgili tapu sicil müdürlüğüne gönderileceği, ödemenin 05/03/2018 tarihine kadar yapılmaması durumunda güncel kapama tutarının bankadan teyit edilerek güncel kapama bakiyesinin ödenmesi gerektiği, aksi halde taahhüdün geçersiz olacağı ve borç bakiyesi kapatılmadan ipotek fek evrakı verilmeyeceğinin belirtildiği; belgede belirtilen 80.000-TL bakiye kredi borcunun davacı adına taahhütnamede belirtilen tarihten 1 gün sonra 06/03/2018 tarihinde bankaya yatırıldığı, davalı banka tarafından her ne kadar kredi borçlusu olan eski malik şirketin yeni malik ile anlaştığını ve fek işleminden vazgeçerek kredi kullanmak istediğini ileterek 23/03/2018 tarihinde yeniden kredi kullandığından ipotek fek işleminin durdurulduğu ileri sürülmüş ise de, davalı bankanın 06/03/2018 tarihli ödeme üzerine ... nolu fiş ile kredi kapatma işlemine başladığı, davalının taşınmazın satışından haberdar olduğu, davalının eski malikin yeni malikle ipoteğin kaldırılmaması konusunda anlaştıklarını ve bu nedenle fek işleminden vazgeçtiklerine ilişkin beyanına itibar ettiğini ,bu konuda davacıdan teyit alması gerektiği halde basiretli tacir gibi davranmadığı, kredi borçlusunun taahhütname tarihinden sonra yeniden başvuruda bulunarak kredi kullanmasının bankanın verdiği taahhütnamedeki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, bir güven kurumu olan bankanın sadece müşteri ile değil 3. şahıslar nezdinde yarattığı güven duygusunu da zedelememesi gerektiği, bu kapsamda davacının 05/03/2018 tarihli taahhüde güvenerek bundan sadece 1 gün sonra kredi borcunu kapatmak için yaptığı ödeme nedeniyle davalı bankanın taahhütte belirtilen tarihte ödeme yapılmadığından taahhüdün geçersiz  olacağı yönündeki savunmasının TMK 2 kapsamında dürüstlük kuralına da aykırı olacağı; yine 1 gün gecikmeli ödemeye rağmen davalının kredi kapama işlemlerine başladığını kabul ettiği, netice itibariyle 1 günlük farkın davacı tarafça mahkeme veznesine  yatırıldığı, davacının yeniden kullandırılan kredi borcundan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı lehine davaya konu taşınmazdaki ipotek şerhinin kaldırılmasına ve karar kesinleştiğinde mahkeme veznesine depo edilen 80-TL'nin davalıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, davacının taşınmazı 22/02/2018 tarihinde ipotek yüküyle birlikte aldığını, yani satın almadan önce müvekkiline başvurusunun olmadığını; ayni bir teminat olan ipotekte alacağı güvence alan taşınmazın kendisi olup malikin değişmesinin borçlunun borcunda ve teminatında bir değişiklik meydana getirmeyeceğini; taahhütnamede açıkça belirtilmesine rağmen 80.000-TL'nin 05/03/2018 tarihinde ödenmediğini ve taahhütnamenin geçersiz hale geldiğini; zaten taahhüdün davacıya değil dava dışı borçluya verildiğini; zaten 06/03/2018' tarihinde yapılan ödemenin de davacı tarafından yapılmadığını, davacıyla organik bağı olmayan... A.Ş. tarafından yapıldığını; kabul anlamına gelmemekle birlikte ipoteğin fekki için müvekkiline bir başvuru yapılmadığını, aksine dava dışı borçlu şirketin taşınmazı teminat göstererek yeni kredi kullandığını ve davacının kötüniyetli olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında, davalı-alacaklı banka tarafından hesap kat ihtarı, kredi sözleşmelerine dayalı olarak 3 adet ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesi için 28/08/2019 tarihinde asıl borçlu ve ipotek veren ... Ltd. Şti. ile ipotek veren ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığı, ipotekli ... Mah., ... parsel numaralı taşınmazın takip tarihinden önce 22/02/2018 tarihinde davacı...'a satıldığının anlaşılması üzerine alacaklının yeni malik ...'ı 05/03/2020 tarihli ek takip talepnamesiyle takibe dahil ettiği  anlaşılmıştır.İpotek, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin TMK'nın 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir. Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdünü yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin kaldırılmasını dava yolu ile isteyebilir.Davacının 22/02/2018 tarihinde  ... Ltd. Şti.'den satın aldığı taşınmaz üzerinde davalı bankanın 22/10/2012 tarihli 130.000-TL bedelli ipoteği bulunduğu, ipoteğin önceki malik şirketin kredi borcunun teminatı olarak davalıya verildiği, davalı ile dava dışı şirket arasında 19/07/2012 tarihli 500.000-TL limitli genel kredi sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı banka, dava dışı şirkete verdiği 05/03/2018 tarihli taahhütnamede, kredi borcunun 80.000-TL olduğu, söz konusu miktarın aynı tarihte ödenmesi halinde ipoteğin fekki için gerekli işlemlerin yapılacağı aksi halde taahhüdün geçersiz olacağı ve borç bakiyesi kapatılmadan ipotek fek evrakı verilmeyeceği belirtilmiştir. 06/03/2018 tarihinde dava dışı... A.Ş. tarafından 80.000-TL ödeme yapıldığı, bu meblağın kredi geri ödemesi olarak  borçlu şirketin hesabına kaydedildiği bilirkişi raporunda belirlenmiştir.Taahhütnameden 1 gün sonra ödeme alındığı halde ipotek fek edilmemiştir. Dava dışı şirket, 2012 tarihli sözleşmeye ek olarak 28/02/2019 tarihinde 1.000.000-TL limitli bir genel kredi sözleşmesi daha imzalamıştır. Ayrıca 23/03/2018'de 80.000-TL'lik rotatif kredi, 01/03/2019' tarihinde 357.000-TL yapılandırma kredisi ve 28/06/2019'da 8.000-TL kredi kullanmıştır.Davalı banka bir gün sonra  ödeme yapıldığından taahhüdün geçerli olmadığını belirtmiş ise de, davalı tarafın cevap dilekçesinde kabulünde olduğu üzere ödemeye istinaden kredi kapatma işlemleri başlatılmıştır. Kredi borçlusu şirket yetkilisinin ipoteğin devamı hususunda yeni malik ile anlaştıkları  beyanına istinaden fek edilmediğini savunmuş ise de, satıştan bilgisi olan bankanın taşınmaz üzerinde tasarruf  hakkı kalmayan kredi borçlusunun beyanına güvenerek 06/03/2018 tarihinde kredi geri ödemesi alıp, 23/03/2018 tarihinde yeniden kredi kullandırılması iyiniyet kurallarına aykırıdır. Davalı, ödemenin davacı tarafından yapılmadığını ileri sürmüş ise de, TBK'nın 83. maddesine göre söz konusu borcun bizzat davacı tarafından yerine getirilmesine gerek yoktur.Davalı tarafından verilen taahhütname  tarihinden 1 gün sonra kredi borcu ödendiği, ipoteğin fek işlemi  başlatıldıktan sonra taşınmazı satan  kredi borçlusunun istemi üzerine kredi  kapama işleminin banka tarafından durdurulduğu; 23/03/2018 ve devam eden tarihlerde  kullandırılan kredilerden davacının taşınmazı ile sorumlu olmayacağı, 1 günlük faizin de mahkemece alacaklıya ödenmek üzere depo ettirildiği, anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 8.880,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.220,08-TL harcın mahsubu ile kalan 6.660,22‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77ae632ac699eb7a","SID":"fe4d980700e92879"}}