{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1425 <br>KARAR NO: 2025/357<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 11/01/2022<br>NUMARASI: 2018/169 E. - 2022/13 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket aleyhine Beykoz İcra Ceza Mahkemesi’nin 2017/26 E. sayılı dosyasında davalı tarafından karşılıksız çek keşide etme suçundan şikayette bulunulduğunu ve müvekkilinin çekten bu şekilde haberdar olduğunu, şikayete konu çekin ... bank Çevreyolu Alanya Şubesi’nden verilen, 31/10/2016 keşide ve 01/11/2016 ibraz tarihli, ... çek numaralı ve 50.000,00 TL bedelli çek olduğunu, çekteki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, ayrıca çekin arka yüzündeki ... kaşesi ile yapılan cironun da geçersiz olduğunu, çekin 01/11/2016 tarihinde bankaya ibraz edildiğinde, banka tarafından \"Keşideci imzası tutmadığı gerekçesiyle işleme alınmamıştır\" kaşesiyle iade edildiğini, ancak davalının çekteki imzaların müvekkiline ait olmadığını bilmesine rağmen çeki iade etmediğini ve kötü niyetli olarak yasal işlemlere devam ettiğini, çek üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmaması sebebiyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesini, ayrıca davalının kötü niyetli olarak çeki iade etmeyip yasal işlem başlatması nedeniyle, asıl alacağın %40’ından az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili  dava dilekçesinde özetle,  dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının bilirkişi incelemesiyle netleşeceğini, kötü niyetli tarafın  davacı şirket olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirketten mal satın almasına rağmen bedelini ödemeyerek 5.554.613,88 TL borçlandığını, ardından şirket içini boşaltarak haciz işlemlerini sonuçsuz bırakmak amacıyla mallarını kaçırdığını, müvekkilinin davacı şirketin düzenlediği çeki bankaya ibraz ettiğini, ancak banka tarafından keşideci imzası tutmadığı gerekçesiyle çekin iade edildiğini, müvekkili şirketin icra takibi başlatmak yerine, alacağını tahsil edemediği için karşılıksız çek şikayeti yoluna gittiğini, Beykoz İcra Ceza Mahkemesi’nin 2017/26 Esas sayılı dosyasında yargılamanın istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmediğini , davacı şirketin dava dilekçesinde çek altındaki imzayı inkar ettiğini, ancak çekin çalındığına veya kaybolduğuna dair herhangi bir iddiada bulunmadığını, bu durumun, yetkisiz imza atarak müvekkili şirketi bilerek ve isteyerek zarara uğratmak amacı taşıdığı ihtimalini güçlendirdiğini,  imza incelemesi sonucunda yetkisiz imza tespiti yapılsa dahi, davacı şirketin müvekkili şirkete aldığı mal bedelleri oranında borçlu olduğunu , davacı şirket yetkilisi ...’in münferiden imza yetkilisi olduğu, ancak çek üzerindeki imzaların ona ait olmadığının iddia edildiği, bu durumda çekte yer alan düzenleyen ve ciranta imzalarının yetkisiz şekilde doldurularak çekin müvekkili şirkete teslim edilmiş olabileceğini  belirterek, haksız davanın reddine ve kötü niyetli davacı şirket aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın KABULÜ ile, Davaya konu mezkur ...bank Çevreyolu/Alanya Şubesi'ne ait keşidecisi ... Sanayi Ve Ticaret  Limited Şirketi, keşide yeri Alanya, keşide tarihi 31/10/2016, çek no ... olan ... Alm, san. Tic. A.Ş. emrine verilmiş 50.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davalı tarafın davaya konu çekin lehdarı olduğu, çek üzerinde keşideciye ait imzanın davacı şirket yetkilisi tarafından imzalanıp imzalanmadığını bilmesi gerektiği, bilirkişi incelemesine göre davaya konu çek ön yüzündeki keşideci ve  çek arkasındaki ciro imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, ancak davalı tarafından çekin takibe konulmadığından kötü niyet şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket, müvekkili şirketten mal satın almasına rağmen bunların bedelini ödemeyerek müvekkili şirkete 5.554.613,88 TL borçlanmış; takiben şirketin içini boşaltarak müvekkili şirketçe uygulanan hacizleri sonuçsuz bıraktığını, dava konusu çekte dahil çeşitli çeklerin müvekkili şirkete verildiğini, davacı şirket borcunu ödemediğini ve çek üzerindeki imzaları inkar ettiğini, davacı tarafın çeklerin üzerindeki imzaları inkar ettiğini ve çekin çalındığına ya da kaybolduğuna dair bir  girişimde bulunmadığını, davacı şirketin, müvekkili şirketi zarara uğratma kastıyla hareket ettiğini, çek altına bilerek ve isteyerek yetkisiz imza atıldığını gündeme getirdiğini, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığını, ve salt imza incelemesi ile hüküm kurulduğunu, mahkemece inceleme yapılarak hüküm verilmesinin müvekkili nezdinde mağduriyete neden olduğunu, fotokopi belgeler ve dava tarihinden sonra atılmış imzaları içeren belgeler çıkarıldığında imza aidiyetinin tespitine yarar yeterli belge dosyada bulunmadığını ve rapora dayanılarak hüküm kurulmayacağını, mukayese belgelerden hangisine/hangilerine itibar ederek hareket edildiğine ve karşılaştırılan imzanın neden farklı olduğuna raporda yer verilmediğini, raporun denetime elverişli olmadığını, istinaf başvurusunun kabulü ile  kararın kaldırılmasını,  talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava  İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden  önce  açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili ,  uyuşmazlık konusu  çekteki  imzanın  davacı şirket yetkilisine  ait olmadığını beyanla  ... Çevreyolu/Alanya Şubesi'ne ait keşidecisi ...  Sanayi Ve Ticaret  Limited Şirketi, keşide yeri Alanya, keşide tarihi 31/10/2016, çek no ... olan,  ... San. Tic. A.Ş. emrine verilmiş 50.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olunmadığının  tespitini talep etmiştir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa,  kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü  davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.  “imzanın sahte olması” iddiası  her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 13/10/2021 tarihli raporda : İnceleme konusu çekin ön yüzünde ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne atfen atılmış keşideci imzası ve arka yüzünde aynı şirkete atfen atılmış ciro imzası ile davacı şirket yetkilisi ...'e ait karşılaştırma imzaları arasında, imza incelemesinde kullanılan grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından çok önemli farklılıklar saptandığından, inceleme konusu keşideci imzası ile ciro imzasının, mevcut karşılaştırma imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiştir. İmza incelemesine esas rapor, uzman bilirkişi tarafından çeklerin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan ve  keşide tarihine yakın belgelerin  mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun   yapıldığı  imzanın davacı şirket yetkilisine  ait  olmadığının dayanaklarının  gösterildiği,  raporun denetime elverişli ve  yeterli olduğu , hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre; dava,  imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim  imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu çekin  keşidecisi olan davacı şirket yetkilisi adına atılmış olan  imzanın davacı şirketin  yetkilisi olan  ...'in eli ürün olmadığının tespit edildiği bu durumda  çekin  keşideci tarafından tanzim edilmemiş olması nedeniyle sahte çek olduğu, sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak  defilerden olup, menfi tespit   talebi yukarıda değinildiği üzere kambiyo hukukundan kaynaklanan kambiyo ilişkisinin sahtelik nedeniyle hükümsüzlüğü iddiasına dayalı olarak taraflar arasındaki temel ilişkiden (asıl alacak borç ilişkisi) bağımsız olarak  incelendiğinden   davalının temel ilişkide alacaklı olup olmadığı gibi savunma sebeplerinin  temel ilişkiden bağımsız ele alınması gerekli kambiyo ilişkisi yönünden  sonucu değiştirmeyeceği,  davanın kabul kararının dava konusu çek  nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin olduğu, taraflar arasında temel ilişki nedeniyle alacak borç ilişkisinin tespitine ilişkin olmadığı  tüm bu nedenlerle  mahkemece  davacının menfi tespit  talebinin kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı  anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre  kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı   kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı   vekilinin,  istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.  Davalı  vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2022 tarih ve 2018/169 E. 2022/13 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  3.415,50-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 853,87‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,63‬-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8840bd77765638df","SID":"7ce1777564c2a7d9"}}