{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1440 - 2025/299<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1440 <br>KARAR NO\t: 2025/299<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/333 Esas  - 2023/648 Karar<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Sigorta<br>KARAR TARİHİ\t: 06/03/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 06/03/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı aracın  30.03.2022 tarihinde davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araç ile  çarpıştığını, kazanın meydana gelişinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta toplam 93.946,47TL hasar oluştuğunun yapılan ekspertiz incelemesi ile belirlendiğini, bunun için ekspertiz ücreti olarak 1.500,00TL ödendiğini, kaza nedeni ile müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu ve yine ekspertiz incelemesi sonucunda oluşan değer kaybının 16.000,00TL olduğunun belirlendiğini ve  ekspertiz ücreti olarak 600,00TL ödendiğini, kaza nedeni ile Sigorta Şirketi tarafından 21.04.2022 tarihinde 39.763,00TL ödeme yapıldığını, değer kaybı için ise ödeme yapılmadığını bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00TL hasar bedeli ile 100,00TL değer kaybı bedelinin davalı Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden, davalı ... yönünden olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline ayrıca 2.100,00TL ekspertiz ücretinin davalı Sigorta Şirketinden tahsiline karar  karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacı vekili 05.06.2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile, davalı Sigorta Şirketi yönünden 10,136,TL değer kaybı tazminatı ile 100,00TL bakiye hasar alacağının poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketi yönünden müteselsilen tahsiline ayrıca  7.157,51TL bakiye hasar alacağı ile 20.000,00TL değer kaybı bedelinin davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; olayın meydana gelişinde davacının da kusurunun bulunduğunu, davacının aracının 2009 model bir araç olup ekonomik ömrünü  tamamladığını bu nedenle değer kaybı oluşmadığını, mahkeme kanalı ile yapılmış bir delil tespitinin bulunmadığını, aracın tamirine ilişkin belgelerin dosyaya ibraz edilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar erilmesi gerektiğini, ayrıca davacının dava açmadan önce müvekkili Şirkete başvuru yapmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Şirket tarafından başvurana araç hasarı ile ilgili olarak 39.763,95TL ödeme yapıldığını, kazadan uzun zaman sonra alınan ekspertiz raporlarına göre dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığın, araçta meydana geldiği bildirilen hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin fahiş olduğunu, kusur ve araçta meydana gelen zararın mahkemece belirlenmesi gerektiğini, müvekkili Şirketin faiz sorumluğunun bulunmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacı tarafından davalı Sigorta Şirketine dava açılmadan önce başvuru yapıldığı, başvurunun 07.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve başvuru üzerine 21.04.2022 tarihinde Sigorta Şirketi tarafından 39.763,95TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı, her ne kadar davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de, 2918 sayılı KTK'nun 109/1 maddesine göre, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, dava konusu kazanın 30.03.2022 tarihinde meydana geldiği, davanın 16.05.2022 tarihinde 2 yıllık süre içinde açıldığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin zaman aşımı itirazının reddine karar vermek gerektiği, ...  plakalı araca ait tramer kayıtlarının getirtildiği, daha önce kazasının bulunmadığı, davacı tarafından bizzat yaptırılarak dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporunda, kaza nedeni ile araçta meydana gelen hasar bedelinin KDV dahil 93.946,00TL olduğu, kaza tarihi itibarıyla aracın kazasız reel piyasa değeri 198.000,00TL, kaza sonrası piyasa değeri 182.000,00TL olarak esas alınarak araçta kaza nedeni ile oluşan değer kaybının 16.000,00TL olduğunun  bildirildiği, davalı Sigorta Şirketi tarafından alınan 15.04.2022 tarihli hasara ilişkin ekspertiz raporunda da, kaza nedeni ile ...  plakalı araçta iskontolu parça tutarı 24.83,95TL ve iskontolu işçilik bedeli 14.950,00TL olmak üzere toplam 39.763,95TL bedelli hasar meydana geldiği bildirmiş olup, bu raporda tespit edilen hasar bedeline KDV eklemesi yapılmadığının anlaşıldığı ve davalı Sigorta Şirketi tarafından yapılan başvuru sonucunda davacı vekiline 21.04.2022 tarihinde 39.763,95TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı, dosyada mevcut deliller üzerinde mahkemece yaptırılan inceleme neticesinde bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporunda, olayın meydana gelişinde ...  plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu  olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığı, kaza nedeni ile araçta meydana gelen hasarın KDV hariç 39.763,95TL olduğu, toplam KDV tutarının ise 7.157,51TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 21.04.2021 tarihinde KDV hariç 39.763,95TL ödeme yapıldığı, araçta kaza nedeni ile piyasa rayiçlerine göre 20.000,00TL değer kaybı oluştuğu, araçta meydana gelen KDV hariç hasar bedeli davacı Sigorta Şirketi tarafından ödendiğinden davacının hasar yönünden alacağının kalmadığı, 20.000,00TL değer kaybı alacağının bulunduğu görüşünün bildirildiği, itiraz üzerine alınan ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın meydana gelişinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğu, ...   plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığı, kaza tarihindeki piyasa rayiçlerine göre araçta parça ve işçilik olmak toplam 39.763,95TL bedelli hasar oluştuğu ve kaza nedeni ile araçta piyasa rayiçlerine göre 16.000,00TL değer kaybı oluştuğu, davalı Sigorta Şirketi tarafından aracın tamirinin yapıldığı tamirhaneye 39.763,95TL ödeme yapıldığının bildirildiği, her ne kadar bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda Sigorta Şirketi tarafından ödemenin aracın tamirinin yapıldığı tamirhaneye yapıldığı bildirilmiş ise de dosyada mevcut dekont örneğinden ödemenin davacı vekiline yapıldığının anlaşıldığı, dosyada mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; kazanın meydana gelişinde davacının kusurunun bulunmadığı, davalı ...'in %100 kusurlu olduğu, davalı Sigorta Şirketi tarafından araç hasar bedeli olarak davacı vekiline 21.04.2022 tarihinde 39.763,95TL ödeme yapıldığı, bu ödemeye esas alınan ekspertiz raporunda hesaplanan bedele KDV eklemesi yapılmadığı, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları doğrultusunda hasar bedelinin KDV'si ile birlikte ödenmesi gerektiği, davacı tarafından alınan ekspertiz raporu ile mahkemece alınan ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporları birbirini teyit etmekte olup araçta kaza nedeni ile 16.000,00TL değer kaybı oluştuğunun anlaşıldığı gerekçesiyle; \"Davanın kısmen kabülü ile 7.157,51TL bakiye araç hasar bedeli (KDV) ile 16.000,00TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 23.157,51TL'nin (taleple bağlılık ilkesi gereğince 10.236,00TL'lik kısmından davalı Sigorta Şirketi sorumlu olmak üzere) davalı Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 20.04.2022 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 30.03.2022  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının aracında oluşan zarar ile davalı ...'ın eylemi arasında uygun illiyet bağı olmadığından ve davacının zarar görmesinde kendi kusuru bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken önünde seyreden davacı ...'a ait ... plakalı aracın aniden durması sonucu davacıya ait araca arkadan çarptığını, bununla birlikte davacı ..., kendi önündeki dava dışı ... plakalı aracı takip mesafesi kurallarına aykırı olarak oldukça yakın mesafeden takip ettiğini ve meydana gelen ilk çarpışma sonrası kendisinin de önündeki araca çarptığını, somut olayda davacı ..., kendi önündeki aracı yakın mesafeden takip ettiği için kendisine arkadan çarpılması nedeniyle kendisinin de önündeki araca çarptığını, bu nedenle davacıya ait aracın ön kısmında oluşan zarar ile davalı ...'ın arkadan çarpması arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, yine davacının da kendi önündeki aracı takip mesafesi kurallarını ihlal ederek yakın mesafeden takip ettiğini ve sonuç olarak önündeki araca arkadan çarptığını, davacı, yanı sıra trafiği tehlikeye sokacak şekilde ani şekilde durduğunu ve davalının kendisine çarpmasına neden olduğunu, dosya kapsamında davacının değer kaybı ve hasar bedeli taleplerinin hesaplanmasında hata yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait aracın rayicinin ilanlar vasıtasıyla tespit edildiğinin belirtildiğini, bu haliyle raporun denetime elverişli olduğunun söylenemeyeceğini, gerçekten de ilanların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, ilanlardaki araçların, ilanda belirtilen bedeller üzerinden satılıp satılmadığının açık olmadığını, bu hususta ilgili yetkili bayilere müzekkereler yazılarak davacıya ait aracın marka, model, yıl ve kilometre bilgileri ile rayiç bedellerin sorulması gerektiğini, yanı sıra dosyada bulunan hasar bedelleri arasında açık bir çelişki bulunduğunu, gerçekten de dava öncesi düzenlenen eksper raporunda KDV dahil 93.946,47 TL hasar bedeli, işbu dosyada alınan bilirkişi raporunda ise KDV dahil 46.921,46 TL hasar bedeli oluştuğu yönünde görüş bildirildiğini, davacının araç tamiri sırasında KDV ödediğini de ispat edemediğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>\tDava, bakiye hasar bedelinin ve değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.<br>\tKusura ilişkin olarak, alınan iki kusur raporunun birbirini teyit ettiği, sürücü ... yönünden, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile, gündüz vakti meskun mahalde, ön ilerisinde trafik kazası nedeniyle duruşa geçen sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı araca, aracının ön kısımları ile aracın arka kısımlarına çarparak ve çarpmanın etkisi ile savrulan bu aracın da ön ilerisindeki sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarparak neden olduğu kazanın oluşumuna kendisinin KUSURLU olarak sebebiyet vermiş bulunduğu, böylece 2918 sayılı KTK’nın teknik olarak belirlenmiş hukuk normuna KTK 84/d maddesi ile asli kusur olarak belirlenen \"arkadan çarpma\" eylemi ve 52. maddesi (b) bendi hükümleri; \"Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak\"- 56. maddesi (1) (c) bendi hükümleri \" sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar\"  maddelerine karşı en ilkel ( basit ) dikkat ve gerekli özeni göstermeyerek yasa hükmü kuralına aykırı davranmış olup, sebebiyet verdiği olayda TAMAMEN KUSURLU olduğu,  sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, gündüz vakti yerleşim yeri içinde bulunan bahse konu olay yerinde duruşa geçen aracına arkadan çarpılmış olup, olayın oluşumu ile illiyetli herhangi bir dikkatsiz ve tedbirsizliğinin bulunmadığı, KAZAYI önlemesine olanak bulunmadığı ve kazanın hazırlanmasında kural ihlali hatası görülmediğinden sonuçta (atfı kabil kusuru bulunmadığı, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, gündüz vakti yerleşim yeri içinde bulunan bahse konu olay yerinde kazadan dolayı duruş halin de iken  aracına arkadan çarpılmış olup, olayın oluşumu ile illiyetli herhangi bir dikkatsiz ve tedbirsizliğinin bulunmadığı, kazayı  önlemesine olanak bulunmadığı ve kazanın hazırlanmasında kural ihlali hatası görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru  bulunmadığı anlaşılmakta olup, kusur raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tDeğer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Böylelikle bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir. <br>\t3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre, Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi olmakla, davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmetinin de anılan yasa gereğince KDV'ye tabi olduğunun anlaşılmasına, Sigorta Şirketlerinin servislerle yaptıkları anlaşmalarda yedek parça iskontosu yapmaları mümkün olmakla birlikte, bireysel olarak bu iskontonun uygulanmasının mümkün bulunmamasına, hasar belirlemesinin dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve Yasa'ya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gereken 1.581,88 TL istinaf karar harcından peşin alınan     395,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.186,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"974e37958f41e16b","SID":"202c1df807fefda4"}}