{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br>ESAS NO\t: 2024/275 <br>KARAR NO\t: 2025/124<br><br>DAVA\t: Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ\t: 22/04/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 12/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;<br>Davalı firma tarafından müvekkilleri aleyhine --- Mahkemesi'nde ----dava numaralı davasıyla, davacılardan ---- firmasının kuruluşunun hükümsüz olduğunu, diğer müvekkillerinin ---- namına atmış olduğu imzaların yetkisiz olduğunu ve---- sicil kaydının iptal edilmesi talepli olarak davacı-müvekkiller aleyhine dava ikame edilmiş olup ---- Mahkemesi'nin 14.02.2019 tarihli kararıyla davacının davasının reddine karar verildiğini, ----- Cumhuriyeti Arasında Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma, Tanıma ve Tenfiz, Suçluların Geri Verilmesi ve Hükümlülerin Nakli Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun\" uyarınca --- ile ülkemiz arasında \"karşılıklılık prensibinin\" mevcut olduğunu, bilindiği üzere TTK m. 4/1 uyarınca \"her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesi yargı işi sayılacağının hüküm altına alınmış olmakla birlikte taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari ilişki olması sebebiyle taraflarınca tanıma ve tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının mutlak ticari dava niteliğinde olup görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,  Yargıtay HGK'nın 15.06.2016 tarihli ve ---- sayılı ilamı;\"Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari satım sözleşmesinden kaynaklandığı hususunda bir tereddüt bulunmamakta olup, tacir olan taraflar arasındaki buğday alım-satımı konusundaki sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü için verilen yabancı hakem kararının tenfizine karar vermekle görevli mahkeme yukarıda açıklanan mevzuat uyarınca asliye ticaret mahkemesidir.\" devam eden süreçte davalı firma tarafından aynı taleplerle ilgili olarak davacı müvekkilleri ---- ve ... aleyhine --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----. sayılı dosyasıyla dava ikame edildiğini beyanla  ---- Mahkemesi ---- dava no, 14.02.2019 tarihli kararının Türkiye'de tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili verdiği cevap  dilekçesinde özetle;<br>İş bu davada Yargıtay ve doktrinin kabulü olduğu üzere, tanıma davalarında Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, zira tanıma-tenfiz davalarında, sadece kanunda sayılan şekli nitelikteki şartların varlığı incelendiğini ve revizyon yasağı nedeniyle uyuşmazlığın esasına girilmediğinden, ticari konulara ilişkin olsa dahi tenfiz davalarının asliye hukuk mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğini, nitekim Y. ----. HD, ----- sayılı kararında bu husus açıkça belirtilmektedir: “Dava, yabancı mahkemeden verilen kararın tanınması ve tenfizine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemesince, 5718 sayılı yasanın 51 maddesine göre, tenfiz kararlarını vermeye münhasıran Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Asliye hukuk mahkemesi ise, uyuşmazlık konusunun ticari iş olduğu ve iki taraf da tacir olduğundan, ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığa ticaret mahkemesinin bakması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Somut olayda uyuşmazlık, yabancı mahkemeden verilen ve kesinleşen kira alacağının ödenmesine ilişkin kararının tanınması ve tenfizine ilişkindir. 5718 sayılı MÖHUK’nın 51 maddesinde tenfiz kararlarını vermeye görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. Düzenlemede tenfiz kararın hangi konudaki yabancı mahkeme kararına ilişkin olduğu hususunda bir ayrım yapılmamıştır. Bu durumda anılan yasal düzenleme karşısında uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.” huzurdaki davaya konu yabancı mahkeme kararının tanınmasının kabil olmadığını, tanıma davasına konu olabilmesi için MÖHUK m. 50 vd. hükümlerinde aranan dava şartları bulunmadığından huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br><br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Dava, hukuki niteliği itibariyle MÖHUK m.50 vd. maddeleri uyarınca, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir.Davacı vekili,  ----- Mahkemesi ----- dava no, 14.02.2019 tarihli kararının Türkiye'de tanınmasına karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili, dava konusu yabancı mahkeme kararının tanınması şartlarının bulunmadığını savunmuştur.<br>Tanıma, yabancı bir mahkeme kararının kesin hüküm niteliğinin ülkemizde geçerli olması, sağlanması demektir. Yabancı mahkeme kararı için tanıma kararı verilmesi için yukarıda tenfize ilişkin açıklanan şartların sağlanması gerekmektedir. Ancak burada farklı olarak mütekabiliyet şartı aranmamaktadır.<br>Davalı vekili ayrıca görev itirazında bulunmuştur. 5718 Sayılı Milletlerarası  Özel Hukuk  ve Usul Hukuk Hakkındaki Kanunun  51/1.madde de yabancı mahkeme kararlarının tenfizinde  Asliye Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş, ancak Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret şeklinde bir ayrıma da yer verilmediği için Asliye mahkemesi ibaresinin ticaret mahkemesini de kapsayıp kapsamadığı yönünden değerlendirme yapmak gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 5/2.maddesinde, bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa, Asliye Hukuk Mahkemesi görevi içinde bulunan ve 4. madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca  ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere  bu mahkemede bakılır.  Bu hükme göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde  olmakla birlikte TTK'nın 4. madde gereğince ticari dava sayılan hallerde ise Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Davalı firma tarafından davalılar aleyhine ---- Mahkemesi'nde ---- dava numaralı davasıyla, davacılardan ---- firmasının kuruluşunun hükümsüz olduğu, diğer davacıların ---- namına atmış olduğu imzaların yetkisiz olduğu ve---- sicil kaydının iptal edilmesi talepli olarak davacılar aleyhine dava açıldığı, ---- Mahkemesi'nin 14.02.2019 tarihli ----- dava numaralı kararıyla davanın usulden reddine karar verildiği görülmektedir.<br>5718 sayılı MÖHÜUK'un 50/1. Maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye'de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Anılan Yasa'nın \"Dilekçeye Eklenecek Belgeler\" başlığını taşıyan 53. Maddesinde tenfiz dilekçesine \"Yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usule onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi'nin ekleneceği düzenlenmiştir.<br>M.Ö.H.U.K'un 54. maddesi hükmünde; <br>“(1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:<br> a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.<br> b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.<br> c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.<br> ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması” düzenlemesi  getirilmiştir.<br>\"Türkiye Cumhuriyeti ile ---- Cumhuriyeti Arasında Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma, Tanıma ve Tenfiz, Suçluların Geri Verilmesi ve Hükümlülerin Nakli Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanunu' karşılıklı hukuki yardımlaşmaya ilişkin hükümlerin MÖHUK la paralel biçimde düzenlendiği ve tanıma tenfize ilişkin benzer hükümler içerdiği, tanınması istenen ----- Mahkemesi kararının kesinleştiği ve ilamı veren yargı organı tarafından onanmış suretinin de sunulduğu, mahkeme kararlarının tanınması yönünden karşılıklılık bulunduğundan kararın tanınması bakımından 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 ve58. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KABULÜ İLE, <br>--- Mahkemesinin  14/02/2019 tarihli  ----- dava numaralı kararının TANINMASINA, <br>2-AlInması gereken 615,40.- TL harcın peşin alınan 427,60.-TL harçtan mahsubu ile kalan 187,80.- TL  harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL peşin harç, 427,60.-TL başvurma harcı ve 140,00.-. TL dosya masrafı olmak üzere toplam  995,20.- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 30.000.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br> 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e70d4532479e4220","SID":"6abbad50e5ca1256"}}