{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1017 <br>KARAR NO\t: 2025/202<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/02/2022<br>NUMARASI\t: 2020/395E.  2022/113 K. <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t\t: 06.02.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06.02.2025<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.02.2022 tarih 2020/395 E. 2022/113 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalı şirketin ZMMS sigortacısı, dava dışı ... 'ün sürücüsü olduğu ...  plakalı aracın, müvekkiline ait, dava dışı ... 'ın sürücüsü olduğu ...  plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin talebi üzerine araçta meydana gelen hasarın eksper tarafından incelendiğini, araçta KDV hariç 22.656,39 TL hasar tespit edildiğini, ayrıca 401,02 TL ekspertiz ücreti ödendiğini, davalı sigorta şirketinin yükümlülüğünü yerine getirirken orijinal yedek parça üzerinden KDV eklenmek suretiyle ödemede bulunması gerektiğini, yedek parça maliyeti üzerinden iskonto uygulanmasının hatalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL hasar, 401,02 TL ekspertiz bedeli olmak üzere toplam 501,02 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 30.06.2021 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerini 7.27,50 TL'ye yükseltmiştir.  <br>\tCEVAP : Davalı vekili, davanın haksız fiile dayanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, ayrıca müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, yapılan incelemede davacıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun, sigortalı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını; müvekkili şirketin, davacıya ait aracın anlaşmalı onarım merkezinde onarılması halinde uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre sorumlu olduğunu, iskonto oranının %54 olduğunu; müvekkilinin KDV'den sorumlu olmadığını, ayrıca ekspertiz ücretinden de sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, sorumluluk sigortalarının TTK'da düzenlenmesi nedeniyle davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, kazanın İzmir İli Karabağlar ilçesinde meydana geldiği, davacının bu ilçede ikamet ettiği, 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesi uyarınca mahkemenin görevli ve yetkili olduğu; davalı sigorta tarafından yapılan ekspertiz incelemesinde yedek parça, işçilik ve KDV dahil olmak üzere onarım bedelinin toplam 15.855,37 TL olarak belirlendiği, davacı tarafından ayrıca yaptırılan ekspertiz incelemesinde ise yedek parça ve işçilik bedelinin KDV hariç 22.656,39 TL olduğu, mahkemece trafik ve makine mühendisi bilirkişiden alınan kök raporuna göre kaza mahallinin kontrolsüz kavşak olduğu, kontrolsüz kavşaklarda öncelikle geçiş hakkının sağdan gelen araca ait olduğu, davacının  sağdan gelen araca öncelik vermeksizin kazanın meydana gelmesinde %75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı sürücüsünün ise kavşağa yaklaşırken hızını yavaşlatmaması ve tedbirli davranmaması sebebiyle %25 oranında tali kusurlu olduğu,  meydana gelen kazada aracın sağ bölgesinin hasarlandığı, talep edilebilecek yedek parça, işçilik bedelinin KDV dahil 25.338,67 TL olarak hesaplandığı, buna göre davacının talep edebileceği zararın davalının kusuruna göre 6.334,67 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, tarafların itirazı üzerine alınan ek raporda davalı sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda sol farın hesaplamaya dahil edildiği, bu nedenle sol fara ilişkin kök raporda yapılan dışlamanın ek raporda giderildiği, ayrıca kök raporda her ne kadar yedek parça iskontosu uygulanmış ise de davacının iskontosuz şekilde talepte bulunabileceği dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığı, buna göre yedek parça, işçilik, KDV dahil olmak üzere toplam hasar bedelinin 28.910,00 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, davalının itirazı üzerine otomotiv bilirkişisinden alınan raporda, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, yapılan ekspertiz incelemeleri ile mahkemece alınan önceki rapordaki parça bedellerinin iskontosuz olarak aynı bedelde olduğu, yedek parça bedellerinin piyasa rayiçlerine uygun ve makul olduğu, davacı tarafından yapılan özel ekspertiz raporunda yedek parçaya %10 iskonto uygulandığı, davalı sigorta tarafından yapılan ekspertiz incelemesinde ise %54 tedarik iskontosu uygulandığı, yine mahkemece alınan ek raporda iskonto uygulanmadığı, amortisman ve hurda iskontosu uygulandığı, davacı tarafından yapılan ekspertiz incelemesinin yedek parça, işçilik ücretleri yönünden makul ve kaza ile uyumlu olduğu, buna göre davacının meydana gelen kazada aracında yedek parça işçilik ve kdv dahil olmak üzere toplam 26.734,54 TL hasar meydana geldiği,  bu hasarın  davalı kusuruna denk gelen kısmının  6.683,63 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, hasar alan parçaların niteliğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın  davalı sigorta  sürücüsünün kusurlu olup olmadığı ve davalı sigortanın yedek parçaya ilişkin iskonto uygulayıp uygulamayacağı hususlarında olduğu, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanacağı, orijinal parçalara göre hasar bedelinin belirlenmesi gerektiği, zararın giderilmesi halinde zarar görenin hasar bedelini KDV'si ile birlikte ödemek zorunda olduğu, bu nedenle davacının hasar bedelini serbest piyasa rayiçleri üzerinden orijinal yedek parça, işçilik bedeli ve KDV toplamı ile birlikte talep edebileceği, ancak bu şekilde gerçek zararın karşılanabileceği, bu nedenle davalı sigortanın daha az hasar bedeli ödenmesi gerektiği konusundaki savunmasının yerinde olmadığı, davacının 17/02/2020 tarihinde davalıya müracaat ettiği ve ödeme yapılması için 15 gün süre tanıdığı, her ne kadar yasal ödeme süresi 8 iş günü ise de davacının davalıya 15 gün süre tanındığı dikkate alındığında temerrüt için bu sürenin sonu olan 04.03.2020 tarihinin esas alınması ve davalının bu tarih itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği yönündeki gerekçe ile davanın kısmen kabulü ile, 6.683,63 TL'nin  04.03.2020  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkiline yüklenen kusur oranının kabul etmediklerini, ...  plakalı araç sürücüsünün bölünmüş yolun ters istikametinden sokağa çıkış yaparken müvekkiline ait araca çarptığını, buradaki kusurun \"sağdan gelene yol verme kuralını ihlal\" değil, ters yönde araç kullanmaya ilişkin kusur olduğunu, dosyanın kusur incelemesi için ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporların kusur açısından tek bir bilirkişi tarafından hazırlanmış denetime elverişli olmayan kök ve ek raporlar olduğunu, dava dilekçesinde HMK m. 107/2 gereği fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL hasar bedeli talep ettiklerini, 18.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda araçta KDV dahil 25.338,67 TL hasar bedeli oluştuğunun tespit edildiğini, itirazlar sonucu alınan 10.06.2021 tarihli ek raporda KDV dahil 28.910,00 TL hasar bedeli tespit edildiğini, 13.12.2021 tarihli raporda ise KDV dahil 26.734,54 TL hasar bedeli belirlendiğini, dava dilekçesi ekinde sunulu eksper raporunda ise hasar bedelinin KDV hariç 22.656,39 TL (KDV dahil 26.734,54 TL) olarak tespit edildiğini, bilirkişi raporları ile eksper raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini; 10.06.2021 tarihli ek rapordaki hasar bedeline itibar edilmesi gerektiğini, bu raporda dava dilekçesinde 26.734,54 TL talep edildiği belirtilmişse de dava belirsiz alacak davası olup taleple bağlılık ilkesinin uygulanamayacağını,  kusur tenzilinin hatalı olduğunu, orijinal yedek parça bedelleri üzerinden KDV eklenmek suretiyle tazminatın belirlenmesi gerektiğini, yedek parça maliyeti üzerinden iskonto uygulanmaması gerektiğini, ayrıca ekspertiz ücreti talebi yönünden de müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasar bedelinin karşı aracın ZMMS sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 1.500,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, anılan miktar aynı yasanın Ek. 1. maddesi uyarınca 01.01.2022 tarihi itibariyle 8.000,00 TL'dir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümünü geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.<br>\tSomut olayda davacı vekili, 100,00 TL hasar bedeli ve 401,02 TL ekspertiz bedeli olmak üzere toplam 501,02 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 01.07.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile hasar bedeline ilişkin dava değerini 7.227,50 TL'ye yükseltmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 6.683,63 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline, ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, reddedilen miktar hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığı anlaşıldığından istinafı kabil olmayıp, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 352. maddesi uyarınca ön inceleme neticesinde istinaf dilekçesinin REDDİNE, istinaf karar harcının talep halinde istinaf yoluna başvurana iadesine oybirliği ile kesin olarak karar verildi. <br>06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"725e729c03b2a887","SID":"8d6538b9d494e5d7"}}