{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2944 <br>KARAR NO: 2025/659<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/03/2024<br>NUMARASI: 2022/943 E - 2024/276 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 06/03/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik kullanımına dair yapılan kontrollerde davalı borçlunun abonesiz bir şekilde kaçak elektrik enerjisi kullanımı gerçekleştirdiği tespit edildiğini ve davalı adına 11.09.2021 tarihli Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, kaçak kullanım sonucu tahakkuk ettirilen 19.10.2021 tarihli ve 34.141,99-TL tutarındaki faturanın zamanında ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalı borçlu aleyhine önce İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından takibe başlanılmışsa da davalı/borçlunun  sunmuş olduğu 07.03.2022 tarihli dilekçesi ile aleyhinde icra müdürlüğünde başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini, borçlunun icra dosyasına vaki haksız, kötü niyetli, usul ve yasaya aykırı itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu belirterek davalı borçlunun huzurdaki davaya konu icra takibini sürüncemede bırakmaya matuf, haksız, kötü niyetli, yasal mesnetten yoksun itirazının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile asıl alacak, faiz masraflar ve icra vekalet ücretinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak takibin devamına,davalı borçlu aleyhine itiraza konu meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkeme\"Somut olayda kaçak elektrik kullanım tespitinin yapıldığı 11.09.2021 tarihinde ... Mah. ... Sok. ... Sitesi Altı No:... Battalgazi/Malatya adresinde ...’un ticari kazanç mükellefi olmadığı, 05.09.2016 tarihinde faaliyetine başladığı, 30.06.2018 tarihinde ise faaliyetini terk ettiğinin anlaşıldığı, yani geçmişe yönelik kullanım bedeli olan alacağın istemeyeceği, çünkü  tutanaktan çok önce işi bıraktığı, bu nedenle davalı tarafın yapmış olduğu itirazında haklı olacağı, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihte söz konusu adreste fiili olarak faaliyette bulunmadığı, yasal mevzuat maddelerinde ilgili tüzel kişinin tespitinin doğru bulgu ve belgelere dayandırılması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi gerektiği nazara alınarak davalı ...’un dava konusu kaçak kullanım olayından sorumlu olmadığı tespit ve kabul edildiği \"gerekçesi ile \"Davanın REDDİNE\" karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; kaçak kullanımın söz konusu olduğu adres 3 bloklu bir site olup, yapım aşaması esnasında müteahhitliğini ...’un üstlendiği şantiyede abonesiz kullanımdan dolayı tahakkuk edilen  fatura olduğunu, borçlu ...'un  2021 yılının son aylarında yapım işini terk ettiği,yarım kalan yapının tamamlanması için ... inşaat adlı firmanın  işe başladığını,müvekkili kurum çalışanları çevre araştırması yaparken, ... inşaat ile görüştüğü ve  2021 yılının sonlarında inşaatın devralındığını, tahakkuk yapılan tarihlerde borçlu ...’un sorumlu olduğunu ve kullanım yaptığını ilettiklerini,bilirkişi raporunda davalının sorumlu olmadığı değerlendirmesinin kaçak kullanın ve hesaplamayı içermediği,rapora itiraz sonrası ek rapor alınmadığını,raporda görüş bildirilmesinin görev tanımının aşılması nedeniyle  usule aykırı olduğunu belirterek itirazları doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alınarak davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davalı borçlunun abonesiz bir şekilde kaçak elektrik enerjisi kullanım iddiasına dayalı  davalı adına 11.09.2021 tarihli kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı düzenlenerek  19.10.2021 tarihli  34.141,99 TLlık kaçak tahakkuku yapılmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 34.141,99 TL kaçak tahakkuku,357,22 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 34.499,21 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibe borçlunun itirazı nedeniyle takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Kaçak tespit tutanaklarının, kaçak elektrik kullanan suç failini açıkça belirtir ve doğru tespitlere yönelik düzenlenmesi, bundan sonra aksinin sabit oluncaya kadar geçerli olduğu değerlendirilebilecektir. Bu durumda kaçak tespit tutanaklarının, kaçak elektrik kullanan suç failini açıkça belirtir ve doğru tespitlere yönelik düzenlenmesi halinde değerlendirilebileceği açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204.  maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\" Özel hukuk tüzel kişisi olan  şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan  şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle takibe konu  kaçak tahakkuka dair  alacağın davacı tarafça ispatlanamadığı açıktır. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre  davacının   istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e791c0e25cc492c","SID":"c1cea64b5942fa88"}}