{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:26/03/2021<br>DAVANIN KONUSU:Alacak <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:10/02/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; dava dışı ... A.Ş.'nin davalı .... Şubesi Müdürlüğünden kredi kullandığını, iş bu kredinin teminatı olarak dava dışı ... Nak. ve Loj. Hizm. A.Ş. adına kayıtlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plaka sayılı ve davacıya ait ...  ve ... plaka sayılı araçların rehnedildiğini, ... A.Ş. tarafından davalı bankaya Denizli 4. Noterliği'nin 29/07/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle; ''borcun tamamının ve/ya da belirli bir kısmının 3. kişi tarafından ödenmesi halinde ödeyen kişinin TBK.'nın md. 127 vd. gereği bankanın haklarına halef olacağının kabul ettiğini'' ihbar ve ihtar ettiğini, ihtarnamenin davalı bankaya ulaştığını, bu ihtarnameden sonra davacının,  dava dışı ... A.Ş.'nin borcuna istinaden davalı bankaya ...-USD ödeme yaptığını ve bu ödenen miktar nispetinde TBK'nın md. 127 uyarınca bankanın haklarına halef olduğunu, TBK.'nın 127. md. uyarınca haklara halef olmak için iki koşul bulunduğunu, bunların \"başkasının borcu için rehnedilen bir şeyin rehinden kurtarılması ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkın bulunması\" ve \"alacaklıya ifada bulunan 3. kişinin alacaklıya halef olacağının borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirilmesi\" olduğunu, her iki şartın aynı anda gerçekleşmesi gerekmediğini, ancak somut olayda her iki koşulun da gerçekleştiğini, davalı bankanın ... A.Ş.'den olan alacağının teminatı olarak rehnedilen araçların Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından satılarak toplam ...-TL bedelle paraya çevrildiğini, tüm harçlar ile satış masrafları ödendikten sonra davalı bankanın hesabına ...-TL reddiyat yapıldığını, Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında rehinli araçlar üzerindeki rehin ve alacak hakkının devam edip etmediği ve alacak miktarıyla rehinli araçların satışına muvafakat edip etmediğinin davalı bankaya müzekkere ile sorulduğunu, davalı bankanın cevabi yazısında; \"dava dışı ... A.Ş.'nin ihtarnamesine istinaden davacı ... tarafından bir kısım ödeme yapıldığı ve alacak miktarının ...-USD'sinin ... tarafından ödendiği ve ...'in ödediği nispette rehin hakkı sahibi olduğu\" belirtilmiş olsaydı tahsil edilen ...-TL bedelden davacının ödediği nispette bedelin davacıya ödeneceğini ve davaya gerek kalmayacağını, davalı bankanın açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacak miktarı davacı tarafından belirlenemediğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında engel olmadığını belirterek; davanın kabulünü, ileride artırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00-TL'nin faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; dava dışı borçlu ... A.Ş. ile müvekkili banka arasında akdedilen Kredi Genel Sözleşmeleri uyarınca adı geçen firmaya krediler kullandırıldığını, borçlu şirket ile borçtan sorumlu diğer şahısların ödeme taahhütlerini yerine getirmemeleri nedeniyle kredi ilişkisini düzenleyen sözleşmeler gereğince banka alacağına muacceliyet verildiğini, ihtarname çekildiğini ve borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında yasal takip işlemlerine başlandığını, söz konusu araçlar hakkında Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 3. şahıs alacaklılarca başlatılan takip kapsamında satışa çıkarılan araçların 12/06/2017 ve 07/07/2017 tarihlerinde gerçekleştirilen satışlarda üçüncü şahıslara ihale edildiğini, ihalelerin kesinleşmesi akabinde ihale bedellerinin müvekkili banka hesabına gönderildiğini, ... A.Ş. tarafından müvekkili banka Denizli Şubesine hitaben Denizli 4. Noterliği kanalıyla gönderilen 29/07/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile; 30/05/2015 tarihinde imzalanan protokol kapsamında borcun tamamının ya da belirli bir kısmının üçüncü kişi tarafından şirket nam ve hesabına ödenmesi halinde bankanın tüm haklarına halef olunacağı hususunun bildirildiğini, 3. kişi tarafından borçlarının ödeneceğinin bildirildiği söz konusu ihtarnamenin kötü niyetli olduğunu, usulen uygun olmadığını, söz konusu ihtarnamede borcun kimin tarafından ifa edileceği hususunda da bir açıklık bulunmadığını, genel bir ifadeye yer verildiğini beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin başvurucuya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesince; \"...Mevcut olayımızda da davacı, dava dışı şirket adına ...-USD  ödemiş olup, dava dışı şirkete ait araçların paraya çevrilmesi sonucu elde edilen paranın ödediği miktar kadar kendisine ödeme yapılmasını talep etmiştir. Üzerine ipotek konulan araçların davacı adına kayıtlı olmadığı, davacının dava dışı şirketin borcu sebebiyle ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Bu durumda TBK.'nın 127. maddesi uyarınca halef olma koşulları oluşmadığından davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in ödediği miktar nispetinde davalı bankanın haklarına halef olduğunu, Yerel Mahkemenin TBK'nın 127. maddesi uyarınca halef olma koşullarının oluşmadığına ilişkin tespitinin hatalı olduğunu, Yerel Mahkeme dosyasında aldırılan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli değil iken  bilirkişi heyet raporuna dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, TBK'nın 127. maddesine göre halef olunabilmesi için hükümde belirtilen iki şartın da birlikte gerçekleşmesinin gerekmediğini, işbu şartlardan birinin gerçekleşmesinin yeterli olduğunu, ancak bilirkişi raporunda somut olayın TBK'nın 127/1.maddesi uyarınca yapıldığını, buna göre bilirkişi raporunda TBK'nın 127. maddesi uyarınca halef olunabilme koşullarını her iki şart yönünden de değerlendirme yapılması gerekirken yapılmamasının bilirkişi raporunu eksik ve hatalı hale getirdiğini, Yerel Mahkemenin de işbu hususları göz ardı ederek karar vermesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda 6098 sayılı TBK'nın borçlunun ihbarı ile halefiyeti düzenleyen 127. maddesindeki şartlar somut olayda gerçekleştiğinden müvekkilinin ödeme yaptığı bedel oranında halef olacağını, bu sebeple davalı bankanın alacağı ile müvekkilinin ödediği bedelin oranlanması ve rehinli araçların satışından tahsil edilen bedelden bulunan oran nispetinde bedelin müvekkiline ödenmesi gerekeceğini, aksi halde davalı bankanın açıkça sebepsiz zenginleşeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin hukuka, usule ve yasaya aykırı olan kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında dava dışı borçlu ... A.Ş. lehine davacı yanca alacaklı bankaya ödenen bedel yönünden TBK'nın 127. maddesi gereğince halefiyete ilişkin alacak istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesince TBK'nın 127. maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. <br>6098 sayılı TBK'nın 127. maddesi, \"Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişi, aşağıdaki hâllerde ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olur:<br>1.Başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtardığı ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğu takdirde,<br>2.Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağı, borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirildiği takdirde<br>Diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır.\" hükmünü içermektedir. \t<br>Yukarıda açıklandığı üzere, kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyet kanununda belirtilmiş belirli durumlarda doğar. Diğer bir anlatımla, halefiyet halleri sınırlı sayıda olma (numerus clausus) kuralına bağlıdır.<br>Halefiyetin kanundan doğduğu iki hal TBK'nın anılan düzenlemesinde belirtilmiş ve yine bu düzenlemede diğer halefiyet hallerine ilişkin kanun hükümlerinin saklı olduğu düzenlenmiştir. Bu bağlamda; TBK'nın 127. maddesinde her birinin şartları ayrı belirlenmiş iki halefiyet hali düzenlenmiş olup halefiyetin olduğu yerlerde rücu hakkı vardır. Ancak rücu hakkının olduğu her yerde halefiyet hakkı bulunmayabilir. Rücu hakkının halefiyetle güçlendirilmesi için bunun kanunda düzenlenmiş olması gerekir. TBK'nın 127. maddesinde  alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağı borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirildiği takdirde alacaklının haklarına halef olacağı belirtilmiştir.<br>Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafın davalı banka ile dava dışı şirketin aralarındaki kredi sözleşmesinin kefili  ya da rehinli malın maliki olmadığı belirlenerek davacının kredi borcunun bir kısmının ödediği iddiası tek başına TBK'nın 127. maddesi anlamında alacaklının haklarına halefiyet hakkı tanımayacağından bahisle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmişse de; davacı yan TBK'nın 127/2 maddesi gereğince borcu ödeyen üçüncü kişinin ona halef olacağı husususun borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirildiğini, bu sebeple halefiyet koşullarının oluştuğunu iddia etmiş ise de; İlk derece mahkemesince bu hususta herhangi bir inceleme yapılmamış, söz konusu ihtarname dahi dosya arasına alınmamıştır. Yine davalı vekili; ... A.Ş. tarafından davalı bankanın Denizli Şubesi'ne hitaben Denizli 4. Noterliği kanalıyla gönderilen 29.07.2015 tarih ve ... yevmiye nolu halefiyet hususundaki ihtarnamenin usule uygun olmadığını, söz konusu ihtarnamenin keşide edildiği tarih itibarıyla Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından görülen iflas erteleme davası kapsamında dava dışı borçlu ... A.Ş.'ye kayyım atanmış olup, söz konusu ihbarın kayyum bilgisi dahilinde ve onun onayıyla yapılması gerekirken şirket vekilleri tarafından gönderildiğini, bu sebeple kayyum bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleştirilmiş bir ihbar söz konusu olmadığı belirtilerek ihtarnamenin yetkili kişilerce düzenlenmediğini iddia etmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince bu hususta da herhangi bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm tesis edilmiştir.<br>Bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; Davaya konu Denizli 4. Noterliği kanalıyla gönderilen 29.07.2015 tarih ve ... yevmiye nolu halefiyet hususundaki ihtarnamenin ve tebliğ tebellüğe ilişkin belgenin bir suretinin dosya kapsamına alındıktan sonra  söz konusu ihtarnamenin düzenlendiği tarihte Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından görülen iflas erteleme davası kapsamında dava dışı borçlu ... A.Ş.'ye kayyım atanıp atanmadığı, dolayısı ile ihtarnamenin TBK'nın 127/2 maddesi kapsamında bildirim olarak kabul edilip edilemeyeceği, sonuç olarak TBK'nın 127/1 ve TBK'nın 127/2 maddesi koşulları ayrı ayrı değerlendirilerek halefiyet koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun dosya kapsamındaki deliller bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir.<br>Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/03/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30-TL maktu  istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10/02/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fc692b90b0726f0","SID":"3fc3b46f0f200485"}}