{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/69 <br>KARAR NO:2025/327<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar HukukMahkemesi<br>TARİHİ:06/12/2024  ara karar <br>NUMARASI:2024/61 E. <br>DAVANIN KONUSU:Fikir ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:03/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1944 yılına dayanan geçmişi ve gıda alanında başta ... olmak üzere ... marka ve binlerce ürün çeşidi ile dünyanın 3. büyük bisküvi ve 10. büyük çikolata üreticisi konumuna gelmesi ile Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen holding şirketlerinden biri olduğunu, davalılardan ...’in kardiyoloji uzmanı, diğer davalı ...’in ise diyetisyen olduğunu, davalıların “...” ve “...” isimli sosyal medya hesaplarının yöneticisi olduklarını, çeşitli sosyal medya organları üzerinden video ve sair paylaşım yollarıyla ürün içeriklerine ilişkin açıklamalar yaptıklarını, taşıdıkları sıfatlar nedeniyle yaptıkları paylaşımların halk üzerinde daha tesirli olduğunu, paylaşımlardaki değerlendirmelerin eleştiri boyutunu aştığını ve yanlış bilgilendirme suretiyle bilerek tüketicileri yanlış yönlendiren ve kandıran açıklamalarda bulunduklarını, ayrıca müvekkilinin iş ürünleri ve faaliyetleri hakkında gereksiz yere incitici açıklamalarda bulunduklarını, ürün inceleme videolarının fazlaca tüketici tarafından izlenildiği için içerik üreticileri tarafından sıklıkla tercih edildiğini, bu sayede ciddi gelirler elde ettiklerini, davalıların “...” sloganını yazılı ve sözlü olarak kullanarak, “...” reklamı üzerine seslendirme yaparak ve müvekkiline ait reklam üzerine kendilerine ait logoyu ekleyerek hem haksız rekabet hem de eserden doğan mali haklara tecavüz filini işlediklerini, dava dilekçesi içerisinde yer verilen paylaşımları ile davalıların kişisel görüş ve deneyimlerini aktarma sınırını aşarak tüketicinin satın alma tercihini değiştirmeye yönelik açıklamalarla haksız rekabet işlediklerini, davalıların kendilerine ait sosyal medya hesaplarında müvekkiline ait ambalajları, sloganları ve reklamları herhangi bir izne dayalı olmaksızın kullanarak eserden doğan mali haklarına tecavüz ettiklerini belirterek ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun, marka ve eserden doğan haklarını ihlal ettiğinin tespitine, men’ine, ref’ine ve ilgili linklere erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI;İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/04/2024 tarihli 2024/61 Esas sayılı ara kararıyla;\"...Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu ile davacı aleyhine özellikle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olarak kabul edilmeyebileceği sabit olup davalının bu kullanımlarının davacıyı zarara uğratma ihtimalinin mevcut olduğu, HMK'nun 390/son maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği\"  gerekçesiyle; Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiş, davacı vekili karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dairemizin 21/11/2024 tarihli 2024/1486 Esas- 2024/1912 Karar sayılı kararıyla; \" taraf iddia ve savunmalarının yargılamayı gerektiriyorsa da, dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporlarına göre, davacıya ait marka kullanılarak haksız rekabet eyleminin oluştuğunun tespitinin yapıldığı, ayrıca Mahkemece verilen tedbirin reddi kararının da kendi içinde çelişki oluşturduğu, TTK'nın 61. Maddesine göre de değerlendirme yapılarak karşılıklı sunulan deliller kapsamında ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek, mahkemece davalının bilirkişi raporunda tespiti yapılan ...-......, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... linklerindeki paylaşımların,  davacının ürünleri ile ilgili yayınların internet sitelerinden ve  sosyal medya hesaplarından çıkartılması ve dosyaya bu yönde beyanda bulunarak delil sunması yönünde davalı tarafa kesin süre verilmesi, kesin süre içerisinde içerikten çıkartılarak delil sunulmaması halinde internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi hususunun değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece reddine karar verilmesinin dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olmadığı\" gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın davacı vekilinin tedbire itirazının kısmen kabul edilerek Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde tedbir kararı verilmek üzere  mahkemeye iadesine karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/2024 tarihli 2024/61 Esas sayılı ara kararıyla; \"Davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen  KABULÜNE,İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 100.000,00 TL ( YüzBin Türk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, ...-..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... linklerindeki içeriklerin davalılarca 1 haftalık kesin süre içinde çıkarılmasına, İçerikler davlılar tarafından çıkarılmadığı ve içeriklerin kaldırıldığına dair delil sunulmadığı takdirde içeriklerin çıkarılması yönünden ...'ne müzekkere yazılacağının ihtarına\"  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU;Davalı ... vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; istinaf kararının gerekçesinde her ne kadar  \"ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporlarına göre, davacıya ait marka kullanılarak haksız rekabet eyleminin oluştuğunun tespitinin yapıldığı\" şeklinde ifadelere yer verilmişse de bu değerlendirmelerin maddi gerçekliğe ve kanuna uymadığını, atıf yapılan bilirkişi raporunda kararda bahsedilenin aksine kesin bir tespit yapılmadığını, davacı yanın iddialarının kabulü halinde haksız rekabet halinin oluşabileceği ihtimaline yer verildiğini, raporun 47. Sayfasında  yer alan 4.9 numaralı başlık ve devamındaki sayfalarda yapılan değerlendirmeler ile açıkça ortaya konduğunu, bu açıklamalarda davaya konu edilen linklerin bir kısmında \"davacı beyanları esas alındığı takdirde\" şeklindeki ifadeler özellikle kullanılmak suretiyle bu hususun altının çizildiğini, bir kısım değerlendirmelerde ise \"marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturabileceği\" şeklinde kesin bir yargıdan uzak, kanaat bildirmeyen, yalnızca ihtimal olarak yer verilen bir durumdan bahsedildiğini, istinaf mahkemesince kesin kabul yapılarak,  dosya kapsamındaki bilirkişi raporunun da hatalı yorumlanmasıyla kesin yargıya varılmasının hatalı olduğunu, davacı tarafça bilirkişi raporunda yer verilen ihtimaller dışında iddiasını ispatlar delil sunulmadığını, mahkemenin davanın esasını çözer mahiyette tedbir kararı verdiğini, yaklaşık ispat derecesine ulaşmayan ve şartları oluşmayan ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerektiğini, dava bakımından geciktirilmesinde tehlike olan veya önemli bir zarar doğmasına sebep olacak zararın da bulunmadığını, müvekkilinin paylaşımlarının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini,  müvekkili tarafından takipçilerinin gıda ürünlerine ilişkin bilgilenmesini, doğru tüketim sağlamaları adına etiket okuması noktasında farkın dalık oluşturmak üzere açılmış olan hesap ve toplumun haklı ilgisine sahip yapılan gerçek, güncel, tüketicileri ve toplum sağlığını ilgilendiren hususlar hakkında iletişim özgürlüğü çerçevesinde yapılan paylaşımlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi haber alma - haber verme hakkı yanında tüketicinin bilgilenme hakkına da gasp niteliği taşıdığını beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak, tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili  istinaf dilekçesine cevabında;  davalı tarafından içeriğinin kaldırılmasına karar verilen linkler hakkında bilirkişi raporunda açık, kesin ve net bir şekilde davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği açıklandığını, kaldı ki mahkeme tarafından da bu hususların değerlendirilebileceğini, HMK 389 Madde gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme  nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, tedbir kararının verilebilmesi için ise yaklaşık ispat koşulu arandığını, dosyada alınan bilirkişi raporuyla müvekkilinin hakkının ihlal edildiği tespit edilmiş olduğundan yaklaşık ispat koşulunun fazlasıyla sağlandığını, davalının, müvekkilinin ürünleri ile ilgili yapmış olduğu paylaşımlara gelen yorumların incelenmesi ile dahi davalının paylaşımları nedeniyle müvekkilinin ne kadar zor durumda kaldığının anlaşılabileceğini, davalının hukuka aykırı eylemlerini iletişim özgürlüğü kapsamına sokma çabasının kabul edilemeyeceğini, davalının sahip olduğu meslek dolayısıyla kitleleri etkileyebilecek ve satın alma tercihlerini değiştirebilecek konumda olduğunu,davalının iletişim özgürlüğü adı altında müvekkili ve ürünleri hakkında gerçeğe tamamen aykırı, yanlış, yanıltıcı açıklamalarda bulunduğunu, müvekkili şirket yetkililerini suçlayıcı ifadeler kullandığını,davalının “foyanızı ortaya çıkarmaya devam ederim” demek suretiyle müvekkiline açıkça hakaret ettiği ve tehdit ettiği gibi “benim yurt dışına kaçırdığım paralarım yok” diyerek müvekkili şirket yetkililerine, herhangi bir şekilde ispat edilmemiş suç isnadında bulunduğunu, bu paylaşımın altına binlerce yorum yazıldığını, beyanla istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE;Dava, TTK'nın 54 ve devamı maddeleri gereğince açılmış  haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi marka ve eserden doğan haklarını ihlal ettiğinin tespiti, men’i, ref’ine ve ilgili linklere erişimin engellenmesi talepli dava içinde  ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda talebin reddine karar verildiği bu karara karşı, talep eden vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulduğu, Dairemizin 21/11/2024 tarihli 2024/1486 Esas- 2024/1912 Karar sayılı kararıyla, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a6 maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkemece  bilirkişi raporunda  davacıya ait marka kullanılarak haksız rekabet eyleminin oluştuğu yönünde görüş bildirilen, davacının ürünleri ile ilgili yayınların internet sitelerinden ve  sosyal medya hesaplarından çıkartılması ve dosyaya bu yönde beyanda bulunarak delil sunması yönünde davalı tarafa kesin süre verilmesi, kesin süre içerisinde içerikten çıkartılarak delil sunulmaması halinde internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi hususunun değerlendirilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.İstinaf başvurusuna konu mahkemenin  06/12/2024 tarihli 2024/61 Esas sayılı ara kararında, Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılarak, teminat karşılığında tedbir talep eden vekilinin talebinin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında delil tespiti mahiyetinde alınan bilirkişi raporunda;... adresinde yapılan incelemede;...-Doç.Dr.... adlı hesaptan yapıldığı, Paylaşımın 20.06.2023 tarihinde yapıldığı, Paylaşımda “Denetle markasını ve sosyal medya hesaplarını artık gıda mühendisi ve diyetisyenlerin olduğu ekibimizle beraber yürüteceğiz. Tüketim bilincini artırmak için çıktığımız bu yolda denetim önce sizde sonra da bizde olacak.” açıklamasının yer aldığı, ... adresinde yapılan incelemede;  Doç.Dr. ... tarafından kurulan ... merkezinde Doç.Dr ...’in ... ve ...’in Diyetisyen olduğunun belirtildiğinin tespit edildiği, mahkemece ihtiyati tedbir  kararı verilen internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarında bilirkişilerce yapılan incelemede; \"... ve birçok markalı ürünlere ilişkin incelemelerin yer aldığı, Hesapta ... ve birçok markalı ürünlerin içeriklerinin zararlarına ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı videoların paylaşılmış olduğu ve görüntülerin yer aldığının tespit edildiğinin\" beyan edildiği, tedbir talep eden yönünden yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu, davalı vekilince Dairemizin kararında kesin yargı bildirildiği ve davanın esasını çözecek şekilde tedbir kararı verildiği ileri sürülmüşse de; karar gerekçesinde aktarılan tespitin bilirkişilere yönelik tespitin aktarılması mahiyetinde olduğu, davanın esasına ilişkin yargılamanın mahkemece yürütüleceği ve yargılama neticesinde karar verileceği, ancak davacı yönünden gecikmesinde tehlike bulunma ve telafisi imkansız zarar doğma ihtimali bulunduğu değerlendirilerek tedbir kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatiyle; davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  06/12/2024  tarih ve 2024/61 E. sayılı ara kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın davalı ... Keskinden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fefc657e41cd4488","SID":"c7851165428cded0"}}