{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1435 Esas<br>KARAR NO: 2025/263<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/06/2021<br>NUMARASI: 2020/906 Esas, 2021/492 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Kooperatifin Dağılması İstemli<br>KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar dava dilekçesinde; 05/05/2006 tarihinde ferdileşen davalı kooperatifin anasözleşmenin 82. maddesine göre dağılma işlemlerinin halen başlatılmadığını, ... Blok ... numaralı ve Çarşı Blok ... numaralı bağımsız bölümün ..., ... Blok ... numaralı bağımsız bölümün ... tarafından satın alındığını, tekstilkent yönetim planımız içinde geçerli olmasına rağmen on üç (13) yıldır tekstilkent yönetim planı 15/03/2006 tarihinde tapuya tescil edilmesine rağmen 5711 sayılı yasa ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanuna eklenen toplu yapılara ilişkin özel hükümlerin uygulanmadığını, tekstilkent sitesi toplam ... blok 4006 bağımsız kat malikinden oluşmasına rağmen ... blok kat malikleri kurulunun KMK'nun 69. maddesine göre halen seçilmediğini, KMK'nun 71. maddesi uyarınca, toplu yapı kapsamındaki bütün ortak yapı, yer ve tesisler için toplu yapı temsilciler kurulunda yönetici ve denetici atanmadığını, Tekstilkent Yönetim Planının 29. maddesi gereğince, ana taşınmaz genel kurulu tarafından, bir veya üç yıl için seçilecek 7 üyeden oluşan bir yönetim kurulunun seçilmediğini, bağımsız bölümlerin İlk yapı ruhsatı ve iskanlarının 29/12/2005 tarihinde alınması sebebiyle kooperatif yönetim kurulu ile denetim kurulunun bu tarihten sonra kooperatif yönetimi ve denetimi sıfatından zaten bahsedilemeyeceğini belirterek anasözleşmeye uymayan ve 5711 sayılı yasa ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanuna eklenen toplu yapılara ilişkin özel hükümlerin tekstilkent yönetim planına teselsül ettirmeyerek kanunları uygulamayan davalı kooperatif yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin site yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelik sıfatlarının sona erdiğinin tespitine ve yapı kooperatifi kasasından yetkisiz ve usulsüz para harcaması yapılmaması için ihtiyati tedbir konulmasına, 5711 sayılı yasanın tekstilkent yönetim planına teselsül ettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>CEVAP:  Davalı vekili cevap dilekçesinde; amacını gerçekleştiren yapı kooperatiflerinin Kooperatifler Kanununun 81. ve kooperatif anasözleşmesinin 82. maddelerine göre, genel kurul kararı ile dağılması mümkün olmakla birlikte müvekkili kooperatifin anasözleşmenin 6. maddesinde belirtilen  amaçlarını tamamlamadığını, ortaklar adına tapu tescil işlemleri tamamlanmış ise de, kooperatifin mülkiyetinde halen 242 adet işyeri ve 3 adette arsa vasıflı taşınmazı bulunduğunu, sitedeki bütün işyerlerine elektrik ve su hizmetlerinin kooperatif üzerinden verildiğini, amacını gerçekleştiren yapı kooperatiflerinin anasözleşme değişikliği yaparak işletme kooperatifine dönüştürülmesi halinde dağılmaya ilişkin hükümler uygulanmayacağından bu doğrultuda prosedürlerin yerine getirilerek ilk yapılacak genel kurulun onayına sunulmak üzere işletme kooperatifine  dönüşülmesi için Bakanlıklardan izin alınması sebebiyle kooperatifin hukuki statüsünün devam etmesinin sağlanmış olacağını, işletme kooperatifi statüsü ile sitede faaliyet gösterenlere daha iyi, eşit ve etkin şekilde hizmet verilmesinin mümkün olabildiğini, davacıların iddialarının dağılmaya ilişkin hükümler kapsamında kalmadığını, 31/03/2018 tarihinde yapılan genel kurulda seçilen  yönetim kurulu üyelerinin 4 yıl, denetim kurulu üyelerinin ise 3 yıl olarak görev yapmak üzere seçildiğini ve görevlerine devam ettiğini, kooperatifin dağılmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davacı ... yönünden açılan dava tefrik edilmiş olup davacı ... yönünden yapılan yargılama neticesinde, davalı kooperatifin henüz ferdileşme işlemini tamamlamadığı, nitekim halen kooperatif adına kayıtlı bağımsız bölüm ve müstakil arsa vasfında taşınmaz bulunduğu, yapı kooperatifi olan davalı kooperatifin işletme kooperatifine dönüşmesi için gerekli prosedürü tamamlamaya çalıştığı, bu nedenlerle davalı kooperatifin dağılmasını gerektirir haklı ve yasal bir neden bulunmadığı gibi davalı kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sıfatlarının sona ermesini gerektirir bir neden de bulunmadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı ... tarafından istinaf edilmiştir. Davacı ... istinaf dilekçesinde; davalı kooperatife ait ana parselin ifraz edilerek ..., ... ve ... numaralı parseller oluştuğunu, anasözleşmenin 64. maddesine uygun olarak bireysel mülkiyet işlemini yapmayan, 14/11/2007 tarihli 5711 sayılı yasayı tekstilkent yönetim planına teselsül ettirmeyen, genel kurul kararı olmadan yönetim kurul kararı ile 13/01/2020 tarihli tapu devri yapan davalıların, kooperatife verilen zararlardan müteselsilen sorumlu olduğunu, 2003 tarihinde alınan vergi hesap numarası kapatmadan Kurumlar Vergisi Kanununa aykırı olarak 2018 tarihinde aynı adrese ikinci vergi hesap numarası alınması sebebiyle kooperatifin, davalılar yüzünden vergi kaçırma cezaları ile karşılaşacağını, ilk yapı ruhsatının 2005 tarihinde alınmasının üzerinden 10 yıl geçmesinden sonra Kat Mülkiyeti Kanununun 73. maddesine göre kooperatif yönetiminden ve yöneticilerin yetkileri ile eylemlerinden zaten söz edilemeyeceğini, 14 parsele kat mülkiyeti kurulu olduğu, tekstilkent yönetim planına 5711 sayılı yasanın teselsül ettirilmediği Mahkemece tespit edilmesine rağmen taleplerin kabul görmediğini, bu nedenlerle tekstilkent yönetim planına 5711 sayılı yasanın uygulanmasına karar verilmemesine, genel kurul kararı olmadan 01/01/2018 tarihinde yasalara aykırı şekilde kurulan iktisadi işletmenin faaliyetlerine ihtiyati tedbir konulmamasına, yine genel kurul kararı olmadan yönetim kurulu kararı ile 13/01/2020 tarihinde yapılan tapu devir işlemlerinin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa aykırı yapılmasına rağmen davanın subuta ermediği gerekçesiyle reddedilmesine itiraz ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kooperatifin dağılması/sona ermesi istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Dava dilekçesi ve davacının duruşmada alınan beyanları dikkate alındığında, işbu dava ile, yasal düzenlemelere aykırı olarak toplu yapı yönetimine geçmediğinden bahisle davalı kooperatifin dağılmasına/sona ermesine karar verilmesi talep edilmiş olup Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalı kooperatifin dağılmasını gerektirir haklı ve yasal bir neden bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, davalı kooperatifin dağılmasına/sona ermesine yönelik yasal şartların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Kooperatiflerin dağılma sebepleri 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasına göre, anasözleşme gereğince, genel kurul kararı ile, iflasın açılmasıyla, kanunlarda öngörülen diğer hallerde ilgili bakanlığın mahkemeden alacağı karar üzerine, diğer bir kooperatifle birleşmesi veya devralınması suretiyle, üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde, amacına ulaşma imkanının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti halinde mahkemeden alacağı kararla kooperatiflerin dağılacağı belirtilmiştir. Maddenin 2. fıkrası ise \"Yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ve/veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil işleminden sonra usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz.\" şeklinde düzenlenmiştir. Aynı yönde hükümlere davalı kooperatifin anasözleşmesinde de yer verilmiştir. Dosya kapsamından, Esenler Tapu Sicil Müdürlüğünün kooperatife gönderdiği 23/01/2020 tarihli yazı cevabına göre Esenler İlçesi, ... Mahallesi ... ada, ... parselde bulunan bağımsız bölümlerin 13/06/2006 tarihinde kat mülkiyetine geçilerek muhtelif tarihlerde ferdileşme suretiyle kooperatif üyelerine tahsis işlemi yapıldığı, en son ferdileşme işleminin 13/01/2020 tarihinde yapıldığı ve kooperatif adına kayıtlı 221 adet taşınmazın bulunduğunun belirtildiği, davacıya ait ..., zemin kat, ... numaralı bağımsız bölümün de bu parselde yer aldığı ve bu parselin 294.172,06 m2 olup tapuda \"kırküç bloktan oluşan dörtbinaltı B bölümlü kargir iş merkezi\" niteliği ile kayıtlı olduğu, 15 numaralı parselin 14.359,02 m2 olup tapuda \"4 bodrum+zemin+39 katlı bina ve arsası\" niteliği ile kayıtlı olduğu ve bu parselde de kat mülkiyetine geçildiğinin anlaşıldığı, 16 numaralı parselin ise 15.265,63 m2 olup tapuda arsa niteliği ile davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.  Yapılan açıklamalar uyarınca somut olay değerlendirildiğinde, davalı kooperatifin, Kat Mülkiyeti Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin 14/11/2007 tarihli 5711 Sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca henüz toplu yapı yönetimine geçmediği anlaşılmış ise de, bu husus kooperatifin dağılmasını gerektirir bir sebep olmadığı gibi aynı zamanda 1163 sayılı Kanunun 81. maddesinde belirtilen sebeplerin de eldeki davada gerçekleşmediği, anasözleşmesinde gösterilen işlerin tamamlanmadığı anlaşılan davalı kooperatifin amacına ulaşmış sayılacağından söz edilemeyeceği, halihazırda davalı kooperatif adına kayıtlı bağımsız bölümler ile birlikte tapuda arsa niteliği ile kayıtlı taşınmazın bulunduğu, bunlar dışında davalı kooperatifin \"site işletme kooperatifi\" olarak tür değişikliği talebi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına başvuru yaptığı, Ticaret Bakanlığının 17/06/2020 tarihli yazısında belirtilen hususların yerine getirilmesi halinde tür değişikliği izninin verildiği, bu halde ise 1163 sayılı Kanunun 81/2 ve anasözleşmenin 82/2 maddesi uyarınca dağılmaya ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı anlaşılmakla Mahkemece davalı kooperatifin dağılmasını gerektirir yasal ve haklı nedenler bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/906 Esas, 2021/492 Karar sayılı ve 09/06/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan  davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc7542b9763632bb","SID":"0803607408be1f1a"}}