{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1526 Esas<br>KARAR NO: 2025/265<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/07/2020<br>NUMARASI: 2017/977 Esas, 2020/308 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Kayıt Kabul<br>KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21 yıl 9 ay 15 günlük kıdemine karşılık müflis şirketten 92.930,18 TL kıdem ve 7.412,79 TL ihbar tazminatı, 2.008,39 TL 2016 Eylül ve 1.585,54 TL (bakiye) 2016 Ekim maaşı, 26.399,99 TL izin ücreti olmak üzere toplam 130.336,89 TL işçilik alacağının bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin, müflis şirkete nakit para desteğinde bulunmasından kaynaklı 141.701,11 TL alacağının olduğunu, kaydettirilen toplam 272.038,00 TL alacağın 171.695,03 TL'lik kısmının iflas idaresi tarafından belgelerin alacağı tevsik edici nitelikte bulunmadığı ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddedildiğini belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin 29.993,92 TL'lik reddedilen işçilik alacağının iflas masasına 1. sırada; 141.701,11 TL adi alacağının ise iflas masasına 4. sırada kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; İİK'nun 194. maddesi uyarınca davanın durmasına karar verilmesi gerektiğini, 10.01.1995-19.10.2016 tarihleri arasında müflis şirkette çalışan davacının iş akdi haklı sebeplerle feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, yıllık izinlerin, hak kazanılan yıl içerisinde kullanılması sebebiyle davacının yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığını, çalıştığı süre boyunca ücretleri düzenli olarak ödendiğinden davacının ücret alacağının da bulunmadığını, Ücret Garanti Fonunun işçilere geriye dönük en az 3 aylık maaşı tutarında ödeme yaptığını, bu nedenle kabul anlamına gelmemek üzere davacı işçiye ödeme yapılıp yapılmadığı yönünde müzekkere yazılması gerektiğini, ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; müflis şirketin ticari defterlerinde, davacıya bakiye 141.701,11 TL borç gözükmesi sebebiyle davacının bu alacağını iflas masasına yazdırma hakkı olduğu, davacının 29.993,92 TL bakiye işçi alacağının iflas masasına kaydına ilişkin talebi bakımından ise, müflis şirketin ticari defter kayıtlarında personele borçlar hesabında, davacıya 19.10.2016 itibariyle bakiye 130.892,39 TL borçlu durumda olduğunun tespit edildiği, bu kayıtlara göre müflis şirketin, davacı adına toplam 185.933,45 TL ücret tahakkuku yaptığı, ancak 55.041,06 TL ödediği dikkate alındığında 30.549,42 TL'yi iflas masasına yazdırma hakkının bulunduğu, ancak davacının talebi 29.993,92 TL olduğundan taleple bağlılık ilkesi de nazara alınarak davanın  kabulü ile davacının, davalıdan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki iflas tarihi itibarı ile toplam 171.695,03 TL olan alacağının davalı müflis şirketin iflas masasına 141.701,11 TL'lik kısmının 4. sıraya, 29.993,92 TL'lik kısmının ise 1. sıraya kayıt ve kabulüne dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 2. alacaklılar toplantısı yapılmadan yargılamaya devam edilerek durma kararı verilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının dava açma hakkının sıra cetvelinin 03/08/2017 tarihli gazetede ilan edilmesinden itibaren 18/08/2017 tarihinde son bulduğunu, davacının hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, yerel mahkemenin, itirazlarını dikkate almadan eksik inceleme ürünü olan bilirkişi raporları üzerine hüküm kurduğunu, davacının, alacağını tevsik eder nitelikte bir belge sunmadığından davasını ispatlayamadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 235. maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Müflis ... AŞ'nin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/272 Esas sayılı dosyasında 19/10/2016 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, bu dosyadan verilen cevaba göre, sıra cetvelinin tebliğ gideri yatıran davacı vekiline 18/08/2017  tarihinde tebliğ edildiği bildirildiğine göre dava açma süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı, tebliğe ilişkin bir belge sunulmamış ise de bu hususa yönelik bir itirazın bulunmadığı, o halde bu tarihten itibaren davanın en geç 04/09/2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) açılması gerekir ise de, bu tarih kurban bayramı tatilinin 4. gününe rastladığından davanın 1 gün sonra 05/09/2017 tarihinde yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davanın süresinde açılmadığına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir. Davacı vekili 23/02/2017 tarihli dilekçesi ile 92.930,18 TL kıdem ve 7.412,79 TL ihbar tazminatı, 2.008,39 TL 2016 Eylül ve 1.585,54 TL (bakiye) 2016 Ekim maaşı, 26.399,99 TL izin ücreti olmak üzere toplam 130.336,89 TL işçilik alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Aynı zamanda davacı vekili 31/03/2017 tarihli dilekçesi ile de, müvekkilinin, müflis şirkete nakit para desteğinde bulunduğunu belirterek 141.701,11 TL alacağın iflas masasına kaydını talep etmiştir. İflas idaresi, toplam 272.038,00 TL alacağın kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin 100.342,97 TL'sini kabul ederek sıra cetvelinin 1. sırasına kaydına; 171.695,03 TL'lik kısmının ise sunulan belgeler ve müflisin beyanı dikkate alınarak belgelerin alacağı tevsik edici nitelikte bulunmadığı ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddine karar vermiştir. Bilirkişi tarafından sunulan bila tarihli raporda; müflis şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, 336,01.074 kodlu Diğer Çeşitli Borçlar hesabında, müflis şirketin, davacıya 141.701,11 TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, buna göre davacının bu alacağını iflas masasına yazdırma hakkına sahip olduğu, davacının diğer talebinin 29.993,92 TL bakiye işçi alacağının iflas masasına kaydına ilişkin olduğu, müflis şirketin ticari defter kayıtlarında 335.02.075 kodlu Personele Borçlar hesabında, müflis şirketin, davacıya 19.10.2016 itibariyle bakiye 130.892.39 TL borçlu durumda olduğu, bu kayıtlara göre müflis şirketin, davacı adına toplam 185.933,45 TL ücret tahakkuku yaptığı, ancak davacıya 55.041,06 TL ödeme yaptığı, bu durumda müflis şirketin, davacıya 130.892,39 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, iflas idaresi tarafından kabul edilen 100.342,97 TL mahsup edildiğinde davacının 30.549,42 TL'yi iflas masasına yazdırma hakkı bulunduğu, ancak davacının talebinin 29.993.92 TL'ye ilişkin olduğu bildirilmiştir. 2'li bilirkişi heyeti tarafından sunulan 11/02/2020 tarihli ek raporda; davacının 10.01. 1995 - 19.10.2016 tarihleri arasındaki kıdem ve hizmet süresinin 21 yıl, 9 ay, 9 gün olduğu, sunulan tazminat pusulasında davacının brüt ücretinin 5991,07 TL olduğunun görülmesi sebebiyle iş akdinin feshedildiği tarih itibariyle bu miktarın esas alınması gerektiği, buna göre davacının 92.859,15 TL kıdem tazminatı, 9.420,84 TL ihbar tazminatı, çalışma süresine göre toplam 410 gün üzerinden 56.033,33 TL izin ücreti alacağı, toplam 49 gün üzerinden 6.696,67 TL ücret alacağı bulunduğu, bu durumda toplam iççilik alacağı 161.907,25 TL hesaplanmış, bu alacağın 100.342,97 TL'si masaya kaydedilmiş ve bakiye 61.564,28 TL'nin daha kaydedilmesi gerekli ise de davacı 130.892,30 TL işçilik alacağı olduğunu belirttiğinden taleple bağlı kalınarak 29.993,92 TL'nin masaya yazdırılabileceği belirtilmiştir. Davacının, iflas masasına yaptığı alacak kayıt başvurusu 92.930,18 TL kıdem ve 7.412,79 TL ihbar tazminatı yönünden kabul edilmiş olup uyuşmazlık alacak kayıt talebine konu edilip iflas idaresince reddedilen 3.593,93 TL (Eylül ve Ekim (bakiye) ücreti) ücret ve 26.399,99 TL izin ücreti alacağı ile davacı tarafından müflis şirkete verildiği belirtilen 141.701,11 TL adi alacağın iflas masasına kaydı gerekip gerekmediği ve miktarı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda, davacının maaş ve yıllık ücretli izin alacağının varlığı ve miktarı dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporu ile sübuta ermiş olup artık bu noktada ispat külfeti davalı üzerine geçmiş ise de, davalı taraf itirazları kapsamında ileri sürdüğü üzere, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerin davacıya kullandırıldığını yahut kullandırılmayan yıllık izinlerinin ve ücret/maaşının davacıya ödendiğini usulüne uygun yazılı delillerle ispatlayamamıştır.Buna göre, dosya kapsamında bulunan \"tazminat pusulası\" başlıklı belgeye göre, 10/01/1995-19/10/2016 tarihleri arasında müflis şirket bünyesinde aylık en son 5.991,07 TL ücret ile çalıştığı anlaşılan davacının 6.696,67 TL ücret/maaş ve 56.033,33 TL izin ücreti alacağı bulunduğu bilirkişi raporu ile hesaplanmış olup davacının talep ettiği miktarlar ile bağlı kalınarak bu yönden tesis edilen hüküm yerindedir. Ayrıca yine incelenen ticari defterlere göre müflis şirketin, davacıya 141.701,11 TL borçlu olduğu tespit edildiğinden bu miktarın da iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Öte yandan davalı vekili, İİK'nun 194. maddesi uyarınca davanın durmasına karar verilmeyerek yargılamaya devam edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, anılan madde uyarınca iflasın açılması ile duracak olan davalar, iflastan önce açılmış olup da halen derdest bulunan (görülmekte olan) ve iflas  masasına giren mal,  alacak ve haklara  ilişkin hukuk davaları olup bunlar, (davacı olarak) müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı (davalı olarak) açılmış olan davalar olduğundan (Yargıtay 23. HD'nin 2015/7698 Esas 2016/1883 Karar sayılı ilamı) somut davanın özelliği ve mahiyeti gereği bu yöndeki istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Zira işbu dava, davacının iflas masasına kaydı talep edilen alacağına ilişkin başvurunun reddi üzerine açılan kayıt kabul davasıdır.  Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/977 Esas, 2020/308 Karar sayılı ve 09/07/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince  esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03c57f76e3b7e0b5","SID":"02364e44de0e6adb"}}