{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ...No:..., <br>VEKİLİ\t:  <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: 30.04.2020 tarihli ve ertelenen 31.05.2021 tarihli 2019 yılına ait olağan Genel Kurul Toplantısında  alınan kararların yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH   : <br>Mahkememizce verilen 15.03.2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 27.10.2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, yapılan açık yargılaması sonunda;<br>HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili 19.07.2021 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin pay sahibi olduğu Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı davalı ...'nin 30.04.2021 tarihli 2019 Yılına Ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların çağrının usulsüz olması ve gündemin gereği gibi ilan edilmemesi nedeniyle yoklukla malul olduğunu, davalı şirketin pay sahibi sayısı birden fazla olan bir anonim şirketi olduğunu, şirket sermayesi beherinin 850,00 TL nominal bedelinin 1.000 adet paya ayrıldığı 850.000,00 TL olduğu, müvekkilinin davalı şirkette %33,3 paya sahip  azlık pay sahibi olduğunu, genel kurul toplantısının usulsüz olarak gerçekleştirilmesi ile ayyuka çıktığının, hukuka, kanunlara ve dürüstlük kuralına aykırı genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunu, müvekkilinin üç aylık süre içinde huzurdaki davayı ikame ettiği,  müvekkilinin genel kurul toplantısında hazır  bulunup dava konusu kararlara olumsuz oy vererek muhalefetini tutanağa geçirttiğini, müvekkilinin, davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, Genel Kurul'u toplantıya çağıran 08.04.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığını,  toplantıdan haberdar edilmediğini, her ne kadar 08.04.2021 tarihli Yönetim Kurulu Kararı'nda müvekkili için \"katılmadı\" notu düşülmüş ise de; Müvekkilinin toplantıdan haberdar olmadığı için toplantıda bulunamadığını, yönetim kurulu kararından haricen  haberdar olunması üzerine, müvekkili tarafından Konya .Noterliğinden keşide edilen 28.04.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile usulüne uygun olarak toplantıya çağrılmayan genel kurulun toplanmamasının ihtar edildiğini, ancak müvekkilinin usulsüzlüğe dikkat çeker ikazlarının dikkate alınmadığının ve Genel Kurul Toplantısının yine de usulsüz olarak gerçekleştirildiğinin, davalı şirket esas sözleşmesi gereği esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az %75'ini oluşturan pay sahiplerinin oyuyla alınacağının, yeter sayı sağlanamadığından esas sözleşme değişikliğinin geçersiz olup esas sözleşme değiştirilmişcesine karar alınmasının yerinde olmadığını, Genel Kurul Toplantısının 5 numaralı gündem maddesinin, esas sözleşmenin 7.maddesinin değiştirilmesine ilişkin olup esas sözleşme değişikliği niteliğinde olduğunu, müvekkilinin, davalı şirkette %33,3 pay sahibi olduğunu, anılan esas sözleşme değişikliğine muvafakatinin bulunmadığın, esas sözleşme değişikliği bakımından yeter sayıların sağlanamadığından geçersiz olup hala geçerli olan Esas Sözleşme m.7 hükmü uyarınca Yönetim Kuruluna üç kişi seçilmesi gerekirken, davalı şirket ile benzer pay sahipliği yapılarına sahip dava dışı diğer şirketlerde yapıldığı gibi, iki kişinin seçilmesinin Esas sözleşmeye aykırı olduğunun ve iptalinin gerektiğini, gündem gereği gibi ilan edilmediğini, esas sözleşme değişikliklerinde değişen maddelerin eski ve yeni şekillerinin ilanda belirtilmesinin gerektiğini, huzurdaki davada sözleşme değişikliği niteliğindeki  maddeni ilan edilmediğinden bahisle; davanın kabulü ile öncelikle 30.04.2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurulu toplantısında alınan tüm kararların çağrı usulüne uygun yapılmadığından ve gündem usulüne uygun ilan edilmediğinden yokluk ile malul olduğunun tespitine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı şirket vekili 11.08.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Genel kurul kararlarının yokluğunun tespitinin kurucu unsurların eksikliği halinde söz konusu olabileceğini, TTK'nun 445.maddesi uyarınca iptalin ise kanuna esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı kararlar aleyhine açılabildiğini, genel kurula çağrıya dair yönetim kurulu kararının usulüne uygun şekilde alındığını, davacının kötü niyetli olduğunu, uzun zamandır zaten yönetim kurulu toplantılarına katılmadığını, yönetim kurulu başkanı tarafından davacıya müvekkil şirketin yönetim kurulu toplantılarının her hafta Salı günü 17:00'da yapılacağını bildirir ve kendisinin de katılması gerektiğini belirtir Konya . Noterliğinden keşideli ... yevmiye numaralı 23/07/2020 tarihli ihtarname gönderildiğini, müvekkili şirketin altı şirketten oluşan bir şirketler topluluğu olduğunu, aralarında küçük ortaklar bulunsa da söz konusu şirketlerin ortakları ve sahiplerinin davacı ... ile kardeşleri ... ve ... olduğunu, şirketlerin bir kısmının sonradan kurulmuş olsa da işletmenin balaları tarafından kurulduğunu ve kardeşlere miras bırakıldığını, davacının İstanbul'da yaşadığını ve uzun süredir şirketin işleriyle ilgilenmemekle birlikte hiçbir yönetim kurulu toplantısına katılmadığını, diğer iki ortağının davacının şirket işleriyle ilgilenmesini, yönetim kurulu üyesi olarak yükümlülüklerini yerine getirmesini, işletmeye sahip çıkmasını istediklerini, bunun için uzun uğraşlar verdiklerini, fakat davacının bu taleplere olumlu cevap vermediğini, bu durumun iptali talep edilen genel kurul tutanağına da net bir şekilde yansıdığını, üstelik davacının şirket işleriyle ilgilenmediği tüm dönem boyunca aynı zamanda yönetim kurulu üyesi diğer iki ortak gibi huzur hakkı adı altında maaşını eksiksiz aldığını, davacının son dönemde şirketten ayrılmak istediğini belirterek hisselerinin devri için rayicin çok üzerinde bir bedel istediğini, talep edilen bedelin ödenmesinin imkansız olduğunu, davacının bunun bilincinde olduğu için eldeki davanın açılması gibi müvekkili şirketin ve diğer şirketlerin işleyişini zaafa uğratarak hamleler yaparak talebini kabul ettirmeye çalıştığını,  yaşanan süreç neticesinde davacıya iptal edilen genel kurul kararıyla yeni dönemde müvekkili şirketin yönetim kurulunda yer verilmediğini, aynı şekilde diğer şirketlerin yönetim kurullarında da yer verilmediğini, davacının yönetimden dışlanmasının söz konusu olmadığı gibi davacı tüm iyi niyetli uğraşlara rağmen şirket yönetimiyle ve işleriyle ilgilenmediğini, 30/04/2021 tarihli genel kurul tutanağının 3.maddesiyle (faaliyet raporunun ve denetim kurulu raporunun okunması, müzakeresi ve ayrı ayrı oylanarak ibrası) ilgili karar alındığını, sonrasında toplantının TTK'nun 420.maddesi gereği ertelendiğini, diğer gündem maddeleriyle ilgili karar alınmadığını, davacı tarafın ise gündemin esas sözleşme değişikliğine dair 5. Maddesini de dava konusu ettiğini, oysa genel kurul kararına dava açabilmek için öncelikle alınmış bir kararın bulunması gerektiğini, genel kurul kararları henüz alınmadan dava konusu yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, esas sözleşmenin 8.maddesinin \"şirketin yönetimi ve temsili\" şeklinde başladığını sadece temsil yetkisini düzenlemediğini, ayrıca maddenin devamında özel hükümler sevk edildiğini ve yönetim kurlunun A grubu pay sahibi kişilerden seçileceği ve 1-5 kişiden oluşacağının belirtildiğini, dolayısıyla 8.maddenin özel hüküm mahiyetinde olduğunu ve genel kuralı koyduğunu, 7.maddede ise sadece kuruluş aşamasında esas sözleşmeyle seçilen yönetim kurlunu tamladığını, yönetim kurulunun üye sayısına dair genel bir kural olmadığını, genel kurula 8.maddede yer verildiğini, bu sebeple yönetim kurulu üye sayısına dair uygulanması gerektiğini, esas sözleşme değişikliklerinde çağrının usulsüz olmasının kararın iptali için tek başına yeterli olmadığını, denetçinin seçilmesinin finansal tablolar ile bağlantılı olmadığını, genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması talebi yönünden yönetim kurulu üyelerini dinlenmeden genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasının hukuken mümkün olmadığını, şartlarının oluşmadığını, genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması şirket için telafisi imkansız sonuçların doğmasına sebebiyet vereceğini, şirketin muhtemel zararlarına karşılık davacının teminat göstermesine karar verilmesini, güncel bir tehlikenin bulunmaması, davacı veya şirket açısından telafisi imkansız sonuçların doğmasının mümkün olmaması, davacının hakkını elde etmesi önemli ölçüde zorlaşmasının veya imkansız hale gelmesinin mümkün olmaması sebebiyle genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması talebinin ve davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.<br>Tarafların bildirmiş oldukları deliller,  Konya .Noterliği'nin 28.04.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğine ilişkin tebliğ mazbatalarının fotokopilerinin, davalı şirketin ticari sicil kaydı dosyamız içerisine celbedilmiş ve dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.<br>Mahkememiz dosyasının mahkememizce re'sen seçilen  şirketler konusunda uzman  bilirkişiye tevdi edilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor düzenlenmesinin istenildiği,  şirketler konusunda uzman Ticaret Hukukundan Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi Doç Dr. ... tarafından düzenlenen 21.01.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda;  Davacının genel kurul kararının 1, 2, 3 ve 4. maddelerine olumsuz oy verdiğinin ve genel kurul kararının ertelenmesini talep ettiğinin, davacının her bir maddedeki oylama öncesindeki beyanlarının, dilek ve temennilere ilişkin onuncu maddedeki beyanlarının TTK'nun 446/1.maddesinde aranan \"muhalefetini tutanağa geçirtme\" şartını karşılayıp karşılamadığının mahkeme takdirinde olduğunun, üçüncü maddenin görüşülmesi sırasında davacının \"Yönetim kurulu faaliyet raporunun çok yetersiz bulduğumu ifade etmek isterim. 2019 yılı içerisinde hangi faaliyetlerde bulunduğunu çok detaylı bir şekilde ek bilgi olarak talep ediyorum. Aynı şekilde hazırlanan denetim kurulu raporunun da çok yetersiz olduğu, detaylı çalışma ve ek bilgi gerektirdiği aşikardır. Denetim kurulu raporunun müzakeresinin ertelenmesini talep ediyorum\" şeklindeki beyanlarının TTK'nun 420.maddesi anlamında bir erteleme talebi olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğunun, mahkemenin davacının yukarıdaki taleplerinin TTK'nun 420.maddesi anlamında bir erteleme talebi olarak kabul etmesi halinde dava konusu genel kurul kararının 2019 yılına ilişkin yönetim kurulu faaliyet raporlarının ibrasına ilişkin 3.maddesinin finansal tablolarla bağlantılı hususlar olarak kabul edilebileceğinin bildirildiği görülmüştür. <br>Mahkememizce verilen 15.03.2022 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı kararı ile;Davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu,  Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 27.10.2023 tarih ... Es. ... Kar. sayılı  kararı ile; Mahkememiz kararının kaldırılarak, dosyanın mahkememize iade edildiği ve  davanın Mahkememizin ... Es. sırasına kaydedilerek, duruşma açılmış ve yargılamaya devam edilmiştir.<br>Dava; 30.04.2020 tarihli ve ertelenen 31.05.2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespiti bunun mümkün olmaması halinde terditli olarak genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. <br>Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;Davacının,  pay sahibi olduğu Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 49687 sicil numarasına kayıtlı davalı ...'nin 30.04.2021 tarihli 2019 Yılına Ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların çağrının usulsüz olması ve gündemin gereği gibi ilan edilmemesi nedeniyle yoklukla malul olduğunu, davalı şirketin pay sahibi sayısı birden fazla olan bir anonim şirketi olduğunu, şirket sermayesi beherinin 850,00 TL nominal bedelinin 1.000 adet paya ayrıldığı 850.000,00 TL olduğu, müvekkilinin davalı şirkette %33,3 paya sahip  azlık pay sahibi olduğunu, genel kurul toplantısının usulsüz olarak gerçekleştirilmesi ile ayyuka çıktığının, hukuka, kanunlara ve dürüstlük kuralına aykırı genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunu, üç aylık süre içinde huzurdaki davayı ikame ettiklerinin, davacının, genel kurul toplantısında hazır  bulunup dava konusu kararlara olumsuz oy vererek muhalefetini tutanağa geçirttiğini, davacının, davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, Genel Kurul'u toplantıya çağıran 08.04.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığını,  toplantıdan haberdar edilmediğini, her ne kadar 08.04.2021 tarihli Yönetim Kurulu Kararı'nda davacı için \"katılmadı\" notu düşülmüş ise de; Davacının toplantıdan haberdar olmadığı için toplantıda bulunamadığını, yönetim kurulu kararından haricen  haberdar olunması üzerine, davacı tarafından Konya .Noterliğinden keşide edilen 28.04.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile usulüne uygun olarak toplantıya çağrılmayan genel kurulun toplanmamasının ihtar edildiğini, ancak davacının usulsüzlüğe dikkat çeker ikazlarının dikkate alınmadığının ve Genel Kurul Toplantısının yine de usulsüz olarak gerçekleştirildiğinin, davalı şirket esas sözleşmesi gereği esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az %75'ini oluşturan pay sahiplerinin oyuyla alınacağının, yeter sayı sağlanamadığından esas sözleşme değişikliğinin geçersiz olup esas sözleşme değiştirilmişcesine karar alınmasının yerinde olmadığını, Genel Kurul Toplantısının 5 numaralı gündem maddesinin, esas sözleşmenin 7.maddesinin değiştirilmesine ilişkin olup esas sözleşme değişikliği niteliğinde olduğunu, davacının, davalı şirkette %33,3 pay sahibi olduğunu, anılan esas sözleşme değişikliğine muvafakatinin bulunmadığın, esas sözleşme değişikliği bakımından yeter sayıların sağlanamadığından geçersiz olup hala geçerli olan Esas Sözleşme m.7 hükmü uyarınca Yönetim Kuruluna üç kişi seçilmesi gerekirken, davalı şirket ile benzer pay sahipliği yapılarına sahip dava dışı diğer şirketlerde yapıldığı gibi, iki kişinin seçilmesinin Esas sözleşmeye aykırı olduğunun ve iptalinin gerektiğini, gündem gereği gibi ilan edilmediğini, esas sözleşme değişikliklerinde değişen maddelerin eski ve yeni şekillerinin ilanda belirtilmesinin gerektiğini, huzurdaki davada sözleşme değişikliği niteliğindeki  maddenin ilan edilmediğinden bahisle; Davanın kabulü ile öncelikle 30.04.2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurulu toplantısında alınan tüm kararların çağrı usulüne uygun yapılmadığından ve gündem usulüne uygun ilan edilmediğinden yokluk ile malul olduğunun tespitine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği,  davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce verilen 15.03.2022 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı kararı ile;Davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu,  Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 27.10.2023 tarih ... Es. ... Kar. sayılı  kararı ile; Mahkememiz kararının kaldırılarak, dosyanın mahkememize iade edildiği ve  davanın Mahkememizin ... Es. sırasına kaydedilerek, duruşma açılmış ve yargılamaya devam edilmiştir.<br>Mahkememiz dosyasının kök rapor düzenleyen S.Ü.Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuk ABD. Prof. Dr.... tevdi edilerek; BAM kararı doğrultusunda her iki Genel Kurul Gündem Maddelerinin tek tek değerlendirilerek bilirkişi raporu düzenlenmesinin istenildiği, Prof. Dr.... tarafından düzenlenen 05.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda; 30.04.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısın çağrı şekli bakımından Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapıldığının ve gündemin ilan edildiğinin, bu bakımdan şekil şartının tamam olduğunun, 31.05.2023 tarihinde yapılan genel kurula ilişkin TTK m. 414/1'de belirtilen usule uygun olarak genel kurulun toplantıya çağrıldığında ilişkin bilgi ve belge tespit edilemediğinin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde 30.04.2021 tarihli toplantıya ilişkin ilanın bulunduğunu; 31.05.2021 tarihinde yapılan toplantıya ilişkin bir ilanın bulunmadığının, Dosya kapsamında davacı ...'ın şirkette %33,3 paya sahip olduğunun, 30.04.2021 tarihli genel kurulun 4. maddesinde görüşülen, finansal tabloların müzakeresinin ve buna bağlı konuların görüşülmesini talep edebileceğinin, dosya kapsamından 30.04.2021 ve 31.05.2021 tarihlerinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında davacı ... ile ... ve ... her iki toplantıya katıldığının, TTK m. 418 hükmüne göre, davalı şirketin 2019 yılı olağan genel kurul toplantılarında, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığının tamam olduğu ve Kanunda veya esas sözleşmede daha ağır nisap öngörülmediğinin, genel kurul toplantısının 5.maddesinde esas sözleşme değişikliğine ilişkin karar alındığını, gündemin 5. maddesinin değerlendirilmesine ilişkin sonucun farklı olduğunun, 31.05.2021 tarihli ertelemeli genel kurul toplantısının 5. maddesi hariç olmak üzere, diğer gündem maddeleri bakımından toplantı ve karar yetersayısının sağlandığının, davacı ...'ın TTK m. 446/1-a hükmü gereğince 30.04.2021 tarihli genel kurul toplantısından gündemin 1., 2. ve 3. maddeleri olumsuz oy kullandığını; ancak muhalefetini tutanağa geçirtmediğini, ...'ın 31.05.2021 tarihli genel kurul toplantısının 4., 6., 7., 8. ve 9. maddelerinde olumsuz oy kullandığını; ancak muhalefet şerhi vermediğinin, davacı ...'ın TTK m. 446/1-a bendi kapsamında iptal davası açma hakkına sahip olup olmadığının tespitinin, öğreti ve Yargı kararları doğrultusunda mahkememizin takdirinde olduğunu, taktiri mahkememize ait olmak üzere 30.04.2021 tarihli genel kurul toplantısının çağrısının usulüne uygun olarak yapıldığı varsayımında, davacı ...'ın 30.04.2021 tarihinde yapılan toplantıya ilişkin TTK m. 446/1-b bendi kapsamında iptal davası açamayacağının, 31.05.2021 tarihli ertelemeli genel kurul toplantısında çağrı usulüne uyulup uyulmadığının mahkememizin takdirinde olduğunu, çağrının usulüne uygun yapılmadığını kabul edildiğinde, çağrının usulsüz olarak yapılmasının kararın alınmasında etkili olup olmadığı değerlendirilmesi gerektiğinin, 30.04.2021 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının 1. ve 2. Maddesi açısından geçersizlik nedenlerinin tespit edilemediğinin, 30.04.2021 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının 3. Maddesinde görüşülen yönetim kurulu faaliyet raporunun, TTK m. 420/1'de belirtilen finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular kapsamına girip girmediğinin takdirinin mahkememizde olduğunu,  mahkememizce bu kapsamda değerlendirilmesi durumunda genel kurul kararına ilişkin yaptırımın Yargı kararları doğrultusunda iptal edilebilirlik olduğunu, 31.05.2021 tarihinde yapılan ertelemeli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının 4. maddesi açısından, öğretide TTK m. 436/2'de öngörülen oydan yoksunluk hâlinin, ibraya ilişkin ayrı bir gündem maddesi bulunmaması hâlinde, bilançonun onaylanması (örtülü ibra) bakımından da geçerli olacağı yönünde görüşlerin bulunduğunu, bilançoya ilişkin kararın örtülü ibra olarak kabul edilip edilmeyeceğinin ve bu doğrultuda yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksun olup olmadıklarının mahkememiz takdirinde olduğunu, 31.05.2021 tarihinde yapılan ertelemeli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının 5.maddesi açısından, TTK m. 421/1 ve Bakanlık Temsilcisi Yönetmeliği m. 22'de açıkça belirtildiği üzere esas sözleşme değişikliği için şirket esas sözleşmesinde daha ağır bir yetersayı öngörülebileceğinin, davalı şirket esas sözleşmesinde karar yetersayısı bakımından hüküm olduğunu, ağırlaştırılmış karar yetersayısına aykırı olarak alınan kararların yaptırımı hususunda öğretide görüş birliği bulunmadığının, tespit edilen Yargı kararlarında yoklukla malul olduğunu, 31.05.2021 tarihinde yapılan ertelemeli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının 6. 7. 8. 9. ve 10. maddeleri açısından genel kurul kararlarının kanuna aykırılığa ilişkin bir neden tespit  edilemediğinin, 6. ve 7. maddelerin dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının mahkememizin takdirinde olduğunun bildirildiği görülmüştür. <br>Anonim şirketlerin genel kurul kararlarının iptaline ve butlanına ilişkin düzenlemelerin 6102 sayılı TTK'nun 445.ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, 6102 sayılı TTK'nun  445.maddesinde;\" (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\" şeklinde, TTK'nun 446.maddesinde;\" (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,  b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,   c) Yönetim kurulu,  d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.\" şeklinde, TTK'nun 447. Maddesinde; \" (1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,  c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.\" şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.<br>Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 21/03/2016 tarih ve  ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında; \" Bir genel  kurul toplantısından söz edebilmek için ana sözleşme ve yasanın öngördüğü yeter sayılarla alınmış bir kararın varlığı gereklidir. Eğer ortaklarca yasal bir genel kurul gerçekleştirilmemiş ise bu toplantıda alınan kararlar yok hükmündedir. Yine, toplantı veya karar yeter sayılarının sağlanamadığı, bakanlık temsilcisinin katılmadığı toplantılar da aynı şekilde yok hükmünde sayılmalıdır. Usul ve şekil kurallarına uygun olarak yapılmış olsa da konusu imkansız ya da Yasa'nın veya ana sözleşmenin emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına, şirketin temel yapısına ve sermayenin korunmasına dair hükümlere aykırı olan kararlar da batıl addedilmelidir. Yokluğun veya batıllığın tespiti hususunda dürüstlük kurallarına aykırı düşmedikçe olumlu oy vermiş paydaşlar da dahil olmak üzere menfaat sahibi tüm ilgililer herhangi bir süreye tabi olmaksızın dava açabilirler. Ancak, yokluk ve butlanı gerektiren hususun öğrenilmesinden sonra uzun süre sessiz kalıp dava açmayan ilgililer yönünden TMK'nın 2. maddesi uyarınca dava açma hakkının düşüp düşmediğinin de değerlendirilmesi gereklidir.\" şeklinde kabul edilmiştir.<br>Ticaret sicil müdürlüğünden gönderilen Ticaret Sicil Gazetesinin 06/11/2019 tarih ve ... sayılı nüshası kayıtlarına göre, davalı şirketin hissesinden 164 adet(A) Grubu, 170 adet (B) Grubu hissenin( %33,4 oranı) ...'a,   163 adet(A) Grubu, 170 adet (B) Grubu hissenin(% 33,3) oranı) davacı ...'a, 163 adet(A) Grubu, 170 adet (B) Grubu hissenin(%33,3 oranı) ...'a ait olduğu,  davalı şirketin kuruluştaki esas sözleşmesine göre, kuruluşta 3 yıllığına yönetim kuruluna ... , davacı ... ve ...'ın seçildikleri, 30/12/2019 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kuruluna ... , davacı ... ve ... üç yıllığına oybirliği ile seçildikleri görülmüştür.<br>Davacı tarafın 30/04/2021 yılı olağan genel kurulu toplantısında alınan kararların butlanı veya  iptaline ilişkin terditli taleplerinin incelenmesinde;<br>Her ne kadar mahkememizin önceki kararında usulüne uygun yönetim kurulunun toplanarak genel kurulu kararı almadığı, toplanacak genel kurulunun gündem maddelerininde yönetim kurulu tarafından belirlendiği, yok hükmünde olan yönetim kurulu kararına istinaden yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlarında yok hükmünde olduğu, bu durumda çağrısız genel kurul toplantısına ilişkin TTK'nun 416. Maddesinin sadece çağrıda ki usulsüzlüğe ilişkin bir düzenleme olması nedeniyle uygulanma kabiliyetinin bulunmadığından bahisle karar verilmiş ise de Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 27.10.2023 tarih ... Es. ... Kar. sayılı  kararı karşısında geçersiz bir yönetim kurulu kararına istinaden yapılan genel kurul toplantısına tüm ortakların katıldığı ve toplantının başında davacının toplantı yapılmasına karşı koymadığından çağrının usulsüzlüğünü ileri süremeyeceği, kaldı ki çağrının usulüne uygun yapıldığı değerlendirilerek davacının TTK'nun 446/1-b maddesi gereğince iptal davası açamayacağı, toplantı sırasında da usulünce her bir gündem maddesine karşı muhalefet şerhi bulunmadığından TTK'nun 446/1-a maddesine dayalı iptal davası açamayacağı, gündemin 3. Maddesinde görüşülen faaliyet raporlarının görüşülmesi esasen finansal tablolar kapsamında olup TTK'nun 420.maddesi kapsamında ertelenmesi gerekmekte ise de bu durumun yokluk olmayıp iptal edilebilirlik olduğu, TTK'nun 446/1-a ve b. Maddesi kapsamında düzenlenen şartlar bulunmadığından davacının 30/04/2021 tarihli genel kurul kararının butlanı veya iptaline yönelik talebin yerinde olmadığı,  <br>Davacı tarafın ertelenen 31/05/2021 yılı olağan genel kurulu toplantısında alınan kararların butlanı veya  iptaline ilişkin terditli taleplerinin incelenmesinde;<br>Her ne kadar mahkememizin önceki kararında usulüne uygun yönetim kurulunun toplanarak genel kurulu kararı almadığı, toplanacak genel kurulunun gündem maddelerininde yönetim kurulu tarafından belirlendiği, yok hükmünde olan yönetim kurulu kararına istinaden yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlarında yok hükmünde olduğu, bu durumda çağrısız genel kurul toplantısına ilişkin TTK'nun 416. Maddesinin sadece çağrıda ki usulsüzlüğe ilişkin bir düzenleme olması nedeniyle uygulanma kabiliyetinin bulunmadığından bahisle karar verilmiş ise de Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 27.10.2023 tarih ... Es. ... Kar. sayılı  kararı karşısında geçersiz bir yönetim kurulu kararına istinaden yapılan genel kurul toplantısına tüm ortakların katıldığı ve toplantının başında davacının toplantı yapılmasına karşı koymadığından çağrının usulsüzlüğünü ileri süremeyeceği, çağrıdaki usulsüzlüğün kararların alınmasında bir etkisinin bulunmadığı, bu durumun tek başına iptal sebebi olmayacağı bu nedenle  genel kurul toplantısında 6,7,8,9 ve 10. Gündem maddeleri ile ilgili butlanı ve iptale ilişkin şartlar bulunmadığından davacının 31/05/2021 tarihli genel kurulun 6,7,8,9 ve 10. Gündem maddelerinde alınan kararların butlanı veya iptaline yönelik talebin yerinde olmadığı, 31/05/2021 tarihli genel kurulun 4. Maddesi yönünden; İbranın hukuki niteliği itibariyle menfi borç ikrarı olduğu, İbra edilen işlemler hakkında sonradan maddi bir hataya dayanılmadan ibradan dönülerek ibraya konu işlemler hakkında dava açılmasının mümkün olmadığı, ancak, ibranın borçtan kurtarıcı sonucu doğurabilmesi ibraya konu işlemlerin açıkça ortaya konulması, bilinmesi ve tartışılmasına bağlı olduğu, (Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 28/11/2016 tarih ve  ... Es. ... Kar.) ibranın açık olabileceği gibi örtülü ibra şeklinde de olabileceği, TTK'nun 424.maddesi gereğince olağan genel kurul toplantı gündeminde ibra kararı alınmasına yönelik bir gündem maddesi olmayıp da aksi karardan anlaşılmadıkça bilançonun onaylanmasıyla yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibra edilmiş varsayılacağı bunun uygulamada örtülü ibra olarak adlandırıldığı, yine 436. Maddesi gereğince şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacakları, bu kuralın sadece açık ibra değil, TTK 424 e göre örtülü ibra kararlarında da uygulama alanı bulacağı, Ancak bilançonun onaylanması ve ibra ayrı ayrı gündem maddelerini teşkil ediyorsa bu durumda bilançonun onaylanması ibra anlamına gelmeyeceğinden bu oylama sırasında  müdürler ve ibra oylamasında oydan yasaklı diğer kişiler oy kullanabilecekleri,  yapılan genel kurul toplantısında ibraya ilişkin gündem maddesi bulunmadığı, 4.madde ile bilançoya ilişkin gündem maddesinin görüşüldüğü ve kararın oy çokluğu ile alındığı, olumlu oy kullanan dava dışı ortak ... ve ...'ın aynı zamanda yönetim kurulunda görevli oldukları ve oy kullanma yasağı kapsamında oy kullanamayacakları, bu nedenle 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yeterli nisapta alınmadığı, bilançonun onaylanmasına ilişkin kararın, gerekli nisabın sağlanmamış olması yönünden yoklukla malul olduğu, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı ilamı benzer), 31/05/2021 tarihli genel kurulun 5. Maddesi yönünden; Esas sözleşme değişikliğine ilişkin 6102 sayılı TTK'nun 421/1.maddesinde; \"(1) Kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınır. İlk toplantıda öngörülen toplantı nisabı elde edilemediği takdirde, en geç bir ay içinde ikinci bir toplantı yapılabilir. İkinci toplantı için toplantı nisabı, şirket sermayesinin en az üçte birinin toplantıda temsil edilmesidir. Bu fıkrada öngörülen nisapları düşüren veya nispî çoğunluğu öngören esas sözleşme hükümleri geçersizdir.\" şeklinde düzenleme yapıldığı, davalı şirketin esas sözleşmesinin 11. Maddesinin Esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisapları\" başlıklı bölümünde;\"Esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin enaz yüzde yetmişbeşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin oy birliği ile alınır....ilk toplantıda öngörülen nisaba ulaşılamadığı takdirde, izleyen toplantılarda da aynı nisap aranır.\" şeklinde düzenleme yapıldığı, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 06/09/2013 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;\"...  2- Ancak, davalı şirketin ana sözleşmesinin 13/d maddesi ''Ancak şirketin mali yapısını ve mal varlığını etkileyecek kararlar ile sermaye artırımı kararlarında ortakların %75'inin toplantıya katılmaları ve toplam sermayenin %75'inin olumlu oyu ile karar almaları halinde yapılabilir'' hükmünü haiz bulunduğundan, Dairemizin yerleşmiş uygulaması gereğince ana sözleşmenin bu hükmünün de sözleşmede gösterilen nisaplara uyularak değiştirilmesi gerekmektedir ( Bkz ... , Ticari İşletme ve Şirketler, Cilt 3, s 2815 vd-24.03.1994 T., E ... -K ... , 02.05.94 T., E ... -K ... ). Somut uyuşmazlıkta, ana sözleşme hükmü %75 nisapla değiştirilmediğinden bu hususta alınan karar yok hükmündedir. Bu itibarla, mahkemece davacının bu hususa ilişkin isteminin kabulü gerekirken, bu husustaki istemin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.\" şeklinde kabul edildiği, davalı şirket esas sözleşmesinde karar yeter sayısı bakımından hüküm bulunduğu, TTK'nun 421.maddesinde de buna ilişkin düzenleme yapıldığı, sözleşme değişikliğine ilişkin 5. Gündem maddesinde yeterli karar sayısıyla karar alınmadığı, anılan kararın yoklukla malul olduğu, bu nedenlerle Davacının davalı ...'nin 30.04.2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 1, 2, 3 ve 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebinin reddine, davalı ...'nin ertelenen 31.05.2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 4 ve 5 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespitine, davacının davalı ...'nin ertelenen 31/05/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 6,7,8,9 ve 10 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebinin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;<br>1-Davacının davalı ...'nin 30/04/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 1, 2, 3 ve 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebinin REDDİNE,<br>2-Davalı ...'nin ertelenen 31/05/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 4 ve 5 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun TESPİTİNE,<br>3-Davacının davalı ...'nin ertelenen 31/05/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 6,7,8,9 ve 10 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebinin REDDİNE,<br>4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30  TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,<br>5-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 127,10 TL ilk yargılama harcı, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 97,70 TL tedbir harcı olmak üzere toplam 386,90 TL  yargılama harcının  davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>6-Davacı tarafından istinaf öncesi sarfına mecbur kalınan 750,00 TL bilirkişi ücreti ile 237,40 TL tebligat ve posta gideri ile istinaf sonrası 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 130,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.617,90 TL yargılama giderinin kabul red durumuna göre takdiren yarı oranında olan 1.808,95 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>7-Davalı tarafça sarfına mecbur kalınan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>8-Davalı tarafından sarfına mecbur kalınan tebligat ve posta giderinden oluşan 150,00  TL yargılama giderinin kabul red durumuna göre takdiren yarı oranında olan 75,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, geri kalan yargılama giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>9-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 59,30 TL istinaf karar harcının  Konya Bölge Adliye Mahkemesi  .Hukuk Dairesi'nin  31.12.2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı doğrultusunda talep halinde davacı tarafa İADESİNE, <br>10-Davalı tarafından sarfına mecbur kalınan 80,70 TL istinaf karar harcının  Konya Bölge Adliye Mahkemesi  .Hukuk Dairesi'nin 27.10.2023 tarih ...  Esas ... Karar sayılı  kararı doğrultusunda talep halinde davalı tarafa İADESİNE, <br>11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, <br>12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, <br>13-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE, <br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/02/2025<br><br>Başkan ...\t\t\tÜye ...\t\tÜye ...\t\tKatip ...<br><br><br>* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.      <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6bc21a0bdd93e1d1","SID":"5c42fcd3a4a3b289"}}