{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1553 - 2025/108<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1553 <br>KARAR NO\t\t: 2025/108<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/323 Esas - 2023/427<br> Karar<br><br>DAVACI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - Av...<br>DAVALI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ  \t\t: 19/04/2022<br>KARAR TARİHİ\t\t: 20/01/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 17/02/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasında sözlü anlaşma gereği Bayındır Deri (...) ve İskefe Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye bağlı Mert Deri isimli şirketlere iki ayrı iş için makina kurulumu ve nakliye bedeli olarak iş yapıldığını, işin gereği olarak ..., Bayındır Deri ve İskefe Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş. isimli şirkete fatura kesip düzenlediğini, müvekkili de yaptığı hizmet karşılığında davalı ...'ye 2112.2020 tarihli ... fatura nolu, 27.10.2020 tarihli ... fatura nolu ve 18.12.2020 tarihli ... fatura nolu olmak üzere e-arşiv fatura kestiğini, davalı tarafça bu faturalara itiraz edilmediği gibi 16.07.2020 tarihli 15.000 TL., 13.08.2020 tarihli 7.300 TL ve 21.08.2020 iarihli 21.566 TL,12.10.2021 tarihhli 3.000.00 TL, 22.06.2021 tarihli 11.500,00 TL , 07.04.2021 tarihli 14.000,00 TL, 04.12.2020 tarihli 12.000,00 TL, 16.10.2020 tarihli 50.000,00 TL, 21.09 2020 tarihli 10.000,00 TL, 16.10.2020 tarihli 5.000,00 TL ve 03.03.2021 tarihli 2.300.00 TL kısmi ödeme yapılmış olup geri kalan kısım 58.374,00 TL'nin ise davacıya ödenmediğini, bu sebeple davalı aleyhine Gebze İcra Dairesinin 2022/5745 esas sayılı dosyası ile 192.000,00 TL tutarında takip başlatılmış ise de davacı tarafından banka dekontları, defterler ve faturaların detaylı incelenmesi sonucu asıl alacak tutarının işbu davada harca esas değer olan 58.374,00 TL olduğu anlaşılmış olup davalı tarafça haksız ve şersiz olarak 14.03.2022 tarihinde tüm alacağa, borca, faiz ve fer-ileri açısından itiraz edilmiş olup takip durduğunu, bakiye alacak tutarı olan 58.374,00 TL'nin tahsili için taraflar arasında görüşme yapılmış ancak anlaşma sağlanamadığını, taraflarınca ticari itirazın iptali davalarında dava şartı olması sebebiyle Gebze Arabuluculuk Bürosu 2022/202 dosya numarası ile Arabuluculuk görüşmeleri yürütüldüğünü ancak yinede anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle itirazın iptaline, davacının haksız ve dayanaksız zarara uğradığı ve mağduriyetinin giderilmesi amacıyla takip bedelinin %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalının, davacı tarafın üzerine düşen montaj işini süresinde yerine getirmediğinden dolayı uyardığını, kendisinin de Bayındır Deri ve İskefe Deri San. Tic. A.Ş.'ye karşı sorumlu olduğunu hatırlattığını, davalının bu süre zarfında kendisine fatura edilen bedelleri ödemeye devam ettiğini, davacı ...'ın babası ... ile 20 yıldır tanıştığını, bu bağlamda davalı ile davacı arasındaki güven ilişkisine dayanarak montaj/kurulum işlemlerinin yapılacağı vadedildiğinden ödeme yapmaya devam ettiğini, geçen süre boyunca davalının, vadedilen montaj/kurulum işlemlerinin davacı tarafından yapılacağına dair bir emare görememeye başladığını, bu durum sebebiyle işini üstlendiği firmalara karşı da sorumluluğu bulunduğundan kendi ekibi ile montaj/kurulum işlemlerini tamamladığını, davayı kabul etmemekle birlikte, davacı tarafın, dava dilekçesinde talep etmiş olduğu icra inkar tazminatının, söz konusu icra takibi dosyası ile dava değerinin farklı olmasından ve cevap dilekçesinde izah ettiğimiz iddiaları yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddi gerektiğini, davalının, davacı firmanın montaj yapacak işçi de istihdam etmediğini öğrenince zaten söz konusu montaj/kurulum işlemini ifa etmeyeceğini anladığını, davacı tarafın ne kendisi ne de davacı tarafın uhdesinde çalışan hiç kimse işin yapılacağı  Bayındır Deri ve İskefe Deri San. Tic. A.Ş.'ye gelmediğini, bu nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/5752 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline ve takibin 58.374,00 TL üzerinden devamına,<br>2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sayın mahkeme dosyayı hesap bilirkişisine tevdi etmeden karar verdiğinden sebeple yanlış hesaplama yapıldığını, bu bağlamda sadece şeklen incelendiğinde 58.374,00 TL üzerinden takibin devamına karar vermek hukuka aykırı olduğunu, sayın mahkeme tanık beyanlarını da dikkate almayarak esasen işin yapılıp yapılmadığını da incelemeye almadığını, Oysa ki; tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davalının söz konusu işlemleri kendisi yapmış ve davacı taraf üzerine düşen görevi yerine getirmediğini, söz konusu davanın yerinde keşif yapılmadan nihayete erdirilmesi hukuka aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava aşamasında delil dilekçesinde davalı tarafın ticari defterlerine dayanmış olmalarına rağmen davalı taraf ticari defterlerini sayın mahkemeye sunmadığını ve gerekli bilirkişi incelemesi için yerel mahkemece verilen delil avansını süresi zarfında yatırmadığını, huzurdaki davada kısmi itiraz yapabilecekken borcun tamamına itiraz ederek bakiye alacağın teslimi hususunda davacı tarafı işbu davayı açmak zorunda bırakan davalı tarafın aleyhine İİK'nın 67. maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/05/2023 Tarih - 2022/323 Esas - 2023/427 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA; faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br> İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br> Dosyanın incelemesinde; davacının, faturadan kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2022/5752 Esas sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Gebze İcra Dairesi'nin 2022/5745 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 198.295,67 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği  anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıya montaj edimini tam ve eksiksiz yerine getirip getirmediği ve bakiye alacağı olup olmadığı noktasındadır.<br> TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi \" (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.<br>    (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. \" şeklinde düzenlenmiştir.<br>“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;<br>“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.<br>(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.<br>(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.<br>(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.<br>(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.<br>28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.<br>Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, yani delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da uyuşmazlığa 6100 sayılı Kanun'un 222/5 inci maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, anılan Kanun'un 219 ve devamı maddelerindeki konuya ilişkin genel düzenlemelere tabidir. Bu sebeple yargılama sırasında ileri sürülen hususların ispatı için münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanılmaması durumunda ticari defterlerin ibrazında, diğer belgelerde olduğu gibi 6100 sayılı Kanun'un 219 ve 220 nci maddelerindeki hükümler uygulama alanı bulurlar. Bu çerçevede anılan Kanunun 220 nci maddesinin üçüncü fırkasında düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucunda, aynı Kanunun 222 nci maddesinin beşinci maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilmeyeceğine karar verecektir (..., ....., ......, ......., Medeni Usul Hukuk C II İstanbul 2017 s.1834) (HGK, 27.01.2022-2019/11-172 E., 2022/69 K.).<br>Eldeki uyuşmazlıkta, davacının davalının ticari defterlerine münhasır delil olarak dayanmadığı, başka bir söyleyişle davalının ticari defterleri yanında başka delillere de dayandığı, bu durumda ilk derece mahkemesince davalıya verilen kesin süre içerisinde delillerini ibraz etmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmıştır.<br>Bu aşamada; faturanın ispat işlevi hakkında da açıklama yapmak gerekmektedir.<br>\"..YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi  ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur.<br> Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak  düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret    Kanununda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu  ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille  bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri  (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur.\"  (Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2014/10398 esas 2015/140 karar sayılı emsal ilamı)<br>Eldeki uyuşmazlıkta; davacı taraf alacağını, davalı ile arasındaki ticari ilişki çerçevesinde faturaya dayandırmaktadır. Davalı ise düzenlenen faturalara karşı kısmi ödeme yaptığını kabul etmekte ancak davacının montaj edimini tam olarak yerine getirmemesi nedeni ile bakiye bedeli ödemediğini savunmaktadır.<br><br>Diğer yandan; faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması ise birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve  iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Yargıtay 6. HD., 08.05.2024 tarih, 2022/4227 E., 2024/1361 K.) . <br>6100 sayılı Kanunun 220 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ‘Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir’ hükmü yer almaktadır. <br>Eldeki olayda; davacı tarafça faturaların  bedelinin ödenmediği ileri sürülerek bu hususun ispatı için diğer delillerin yanında davalı tarafın ticari defterlerine dayanıldığı, mahkemece davalı vekiline ticari defterlerini sunmaları için süre verildiği, davalının ticari defterlerini sunmadığı görülmektedir. Her ne kadar mahkemece, davalının defterlerini kesin sürede sunmadığından davacının defterlerine göre karar verilmiş ise de; davacının ileri sürdüğü iddiaların ispatı için delil olarak münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmamış olması, belgeleri/ticari defterlerin mazeretsiz olarak ibraz edilmemelerinin sonuçlarını düzenleyen HMK'nın 220 nci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez. Bu durumda somut olay bakımından HMK'nın 220 nci maddesi geçerliliğini korur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/3199 esas 2023/7125 karar sayılı ilamı).<br> Mahkemece 07/10/2022 duruşmada, davalı vekiline ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık süre verildiği görülmektedir. Ancak yapılan ihtarın 220 nci maddesine uygun olarak yapılmadığı anlaşılmaktadır. <br>O halde, mahkemece, davalıya anılan Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş ticari defterlerini (eldeki davaya konu uyuşmazlığı doğuran ticari ilişki tarihine ait yevmiye defteri, defteri kebir vs... açıkça belirtilmek sureti ile ) ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ve duruma göre belgenin içeriği hakkında davacının beyanının kabul edilebileceği ihtarını içeren kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bu şekilde bildirilerek ihtar edilmesi, tarafların ilgili döneme ait BA ve BS formlarının getirtilmesi, ticari defterler sunulduğunda bir SMMM bilirkişiden taraf ve mahkeme denetimine uygun rapor alınması, davacının münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmamış olması ile yukarıda ticari defterler ile faturanın ispat işlevi hakkında yapılan açıklamalar da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi, yine davalının ticari defterlerinde bir kayıt bulunmaması halinde işin yapıldığını ve bedelini ispat yükünün davacıya ait olduğu göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken geçersiz kesin mehil ihtaratı ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/3199 esas 2023/7125 karar sayılı ilamı) ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması gerekmiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Tarafların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>\ta-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/05/2023 Tarih - 2022/323 Esas - 2023/427 Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tb-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince Gebze İcra Dairesi'nin 2022/5752 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatırana iadesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/01/2025<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcf876f5e5db5ec9","SID":"44f196fe6987096b"}}