{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/373 - 2025/583<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/373 <br>KARAR NO\t: 2025/583<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br> <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t:  <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/11/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACI\t: ... -  - <br>VEKİLİ\t: Av <br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)\t<br><br>KARAR TARİHİ\t: 06/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/03/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/11/2024 tarih ve ... Esas,  ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken plakası belli olmayan otomobil ve tırın neden olduğu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığı ve bedensel bütünlüğünün bozulduğunu, müvekkilinin yaralanmasına neden olan sigortalının tespit edilememesi nedeni ile davanın ...'na karşı açıldığını, bu nedenle 250,00 TL geçici iş göremezlik, 60.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı kurumun zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limitleri ve plakası tespit edilemediği beyan edilen aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, bu nedenle, kazanın beyan edilen şekilde gerçekleştiğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi nezdinde kusur incelemesi yapılmasını ve kazanın gerçekleşmesinde plakası tespit edilemediği beyan edilen aracın kusuru bulunmaması nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının maddi zararının aktüerya bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile 310.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının ve 1.989,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının, 30/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>DAİREMİZCE VERİLEN 13/09/2023 TARİHLİ KARARI:  Mahkemece kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yeniden kusur bilirkişi raporu ve buna uygun hesap raporu alınması gerektiğinden, HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca ayrı ayrı kısmen kabulüyle kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; 26.08.2024 tarihli aktüer/bilirkişi raporunda tazminat hesabı için kullanılan hesap yöntemi, yaşam tablosu, gelir ve maluliyet oranını belirleyen yönetmeliğin yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna ilişkin 06.09.2024 tarihli itiraz dilekçeleri dikkate alınarak yeni bir bilirkişi rapor alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı vekili; Dosya kapsamında kusur konusunda oluşan çelişkilerin giderilmesi adına KGM Trafik Güvenliği Daire Başkanlığı nezdinde makine mühendislerinden oluşan heyetten kusur raporu alındığını ve bu rapor ile çelişkilerin giderildiğini, mahkemece yeniden kusur rapor alınması ve paylaşımlı kusur verilmesinin hukuka uygun olmadığını, bozma sonrası yapılan yargılama sonucu iki farklı rapor söz konusu olduğunu, bu raporlar arasında tekrar çelişki doğduğunu, bu iki rapor arasında oluşan çelişkilerin giderilmesi adına 3. bir rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi tazminat talebine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davalı vekilinin kusur durumuna yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;<br>Dairemizin 2021/2593 Esas ve 2023/1465 sayılı ilamı ile; \"Kaza tespit tutanağında davacı sürücü ...'nun manevraları düzenleyen genel kurallara uymadığı belirtilmiştir.<br>Yerel Mahkemece alınan 02.04.2018 tarihli kusur raporunda kazanın gerçekleşme şekline yönelik farklı durumlar esas alınarak kusur belirlemesi yapılmış olmakla raporun tanık ... ile davacının beyanları esas alınarak hazırlanan kısımlarında davacı sürücünün hız sınırlarına uyma ve hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamadığından %25 kusurlu olduğu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen diğer araç ya da araçların ise toplamda %75 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacının kusur durumunun tek ya da birden fazla araç olması ihtimalinde dahi aynı olduğu anlaşılmaktadır.<br>Dosyaya sunulan 25.10.2026 tarihli uzman görüşü raporunda davacının %25 oranında tali kusurlu olduğu, plakası tespit edilemeyen firari sürücünün ise %75 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmiştir<br>Yerel Mahkemece Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 21.10.2019 tarihli kusur raporunda ise davacının %75 oranında asli kusurlu olduğu, plakası tespit edilemeyen firari sürücünün ise %25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.<br>Yerel Mahkemece daha önce kusur raporu düzenleyen bilirkişiden alınan 24.11.2020 tarihli EK kusur raporunda davacının %75 oranında asli kusurlu olduğu, plakası tespit edilemeyen firari sürücünün ise %25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.<br>ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 21.10.2019 tarihli kusur raporu ile 24.11.2020 tarihli ek kusur raporu davacının %75 oranında asli kusurlu olduğu, plakası tespit edilemeyen firari sürücünün ise %25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilen raporlar birbiri ile uyumlu ve hükme esas alınmış ise de Yerel Mahkemece daha önce alınan ve  davacının kusur durumunun tek ya da birden fazla araç olması ihtimalinde dahi %25 olduğunu belirten kusur raporu ile dosyaya sunulan 25.10.2016 tarihli uzman görüşü raporu ve kaza tespit tutanağı arasında çelişki bulunmaktadır.<br> Mahkemece dosyada bulunan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek uzman bilirkişi heyetine tevdii ile dosyada kusur raporları arasında yer alan çelişkinin giderilmesi gerektiği\" gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Mahkemece alınan Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetinden alınan 29/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun %100 oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. <br>Bu rapor diğer raporlardan daha da farklı çelişki yarattığından bu kez de İTÜ trafik kürsüsünden oluşturulan 3 kişilik heyetten çelişkiyi gideren uzlaştırıcı bir rapor alınmasına karar verilmiş ve 30/05/2024 tarihli İTÜ uzman heyeti bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde  ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun %75 oranında kusurlu olduğu, plakası belli olmayan aracın, kimliği belli olmayan sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. İş bu rapor ATK raporu ve dosya kapsamı ile uyumlu olup çelişkileri giderecek mahiyette olduğundan mahkemece hükme esas alınmış olması yerindedir. Davalı vekilinin kusur raporuna yönelik istinafı haksız bulunmuştur.<br>Davacı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;<br>Hükme esas alınan 26.08.2024 tarihli ek aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı ve bu haliyle hükme esas alınmasının yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/11/2024 tarih ve ... Esas,  ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken  21.311,96 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 5.515,79‬ TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 15.796,17‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-Taraflarca yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br><br>Dair, Eldeki dosya hakkında mahkemesince verilen 23/06/20212 günlü ilk karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 13/09/2023 gününde verilen kaldırma kararı sonrasında mahkemesince yeniden yargılama yapılarak karar verilmiş olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun EK 1/3 maddesinde yer alan \"İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.\" hükmü dikkate alındığında ilk kaldırma tarihindeki parasal sınır (58.800,00TL) dikkate alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 Hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk dairesi  nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.06.03.2025<br>       <br> <br> Başkan                    Üye                   Üye                    Katip    <br>¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır   <br>                        İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e3c40fe20939aa2","SID":"da5684c4e6daa642"}}