{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/162 - 2025/372<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/162 <br>KARAR NO\t: 2025/372<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/331 E.  -  2022/284 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t:  Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, <br>\t\t   Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/10/2022 tarih ve 2021/331 E. - 2022/284 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, uzun yıllardan beri inşaat ve emlak sektöründe  faaliyette bulunan ve  2011  yılında turizm sektörüne girerek Antalya'da otel işletmeye  başlayan müvekkilinin \"...\" markasının  39 ve 43. sınıflarda tescili için yapmış olduğu 2012/97642 numaralı başvurunun, 2011/33884 tescil numaralı \"...\" markası nedeniyle kısmen reddedildiğini, Mersin 3. Asliye  Hukuk Mahkemesinin 2014/378 E-2015/358 K sayılı ilamı ile  tescile engel  teşkil eden bu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi sonrasında TÜRKPATEN YİDK kararı ile  2012/97642 numaralı başvurunun 43. sınıftaki geçici konaklama hizmetleri, yiyecek ve içecek  hizmetleri  yönünden yayımlanmasına karar verildiğini, yayımlama  kararı sonrasında  davalı şirketin 2010/71941 numaralı \"...\" markasına dayalı olarak itirazda  bulunması üzerine, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 20/11/2020 tarihli kararı ile 43. sınıftaki \" geçici konaklama hizmetleri, yiyecek ve içecek  sağlanması hizmetleri\" nin başvurudan çıkarılmasına karar verilip bu karara yönelik itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalı şirketin itiraza mesnet \" ...\" ibareli markasının beyaz zemin üzerinde siyah, düz, latin harfleriyle \"...\" kelimesi üstte \"...\" kelimesi altta olmak üzere, arada geniş beyaz bir boşluk kalacak bir tasarıma sahip iken, müvekkiline ait markanın, düz beyaz zemin üzerinde siyah gri şekil ve latin harfleriyle kelimeler arasında boşluk kalmayacak, farklı  büyüklüklerde üst üste gelecek şekilde tasarlandığını, markaların işitsel, görsel ve telafuz vb açılardan  farklı olduklarını,  \" ... ... \" ibaresinin zayıf olup   davalının bu ibarelerin ayırt edici ibarelerle birlikte başkaları tarafından sonradan kullanılmasına katlanması gerektiğini, marka 2010 tescil tarihli olmakla birlikte davalı  şirket 23/09/2011 tarihinde tüzel kişilik kazandığından müvekkilinin kullanımının daha eskiye dayandığını ileri sürerek  YİDK'in 01/10/2021 tarih ve 2021-M-7813 sayılı YİDK kararının iptaline, bu talebin kabul görmemesi halinde  davalının 2010/71941 ve 2014/44934 numaralı markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinlerine ve \"...” ibareli markanın  mümkün ise  43. Sınıftaki tüm  mal ve hizmetler yönünden,  mümkün görülmez ise \"geçici konaklama hizmetleri, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri yönünden\" tesciline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>        Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br> Davalı Şirket vekili, müvekkiline ait \"...\" başvurusunun 2010 yılında dava dışı ... Turizm İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi tarafından yapıldığını, bu şirketin ortakları ile 08/11/2012 tarihinde tüzel kişilik kazanan müvekkili davalı şirketin  ortaklarının aynı olduğunu, başvuruda bulunan dava dışı şirketin daha sonradan müvekkili olan şirkete  marka devri yaptığını ve  davacının markası ile müvekkilinin markası arasında karıştırılma ihtimalini doğuracak  ölçüde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının \"...+şekil\" ibareli marka başvurusu ile davalının \"...\" ibareli tescilli markasının asli unsurunun \"...\" ibaresi olup markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, reddedilen 43.ncü sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Geçici Konaklama hizmetleri (gündüz bakımın (kreş) hizmetleri dahil)” hizmetlerinin davalı markası kapsamında da aynen yer aldığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin davaya konu  markanın  davalının markasından farklı olduğunu algılamayacağı, davacı tarafça önceki kullanım ve gerçek hak sahipliğine bağlı olarak davalının 2010/71941 ve 2014/44934 sayılı markalarının kötü niyetle  tescil edildiği iddia edilmişse de, Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/09/2015 tarih ve E.2014/378/ K.2015/538 sayılı  kararında tespit edildiği üzere davacının en erken 26/02/2011 tarihinden itibaren \"...\" isimli oteli işletmeye başladığı, davalının marka  başvurusunu  yaptığı 10/11/2010 tarihinden önce markasal kullanıma ilişkin herhangi bir delil sunmadığından gerçek hak sahipliği ve kötü niyet iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  müvekkilinin 23/11/2012 tarihli başvurusunun 43. Sınıftaki \"yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri (Gündüz bakım ‘Kreş’ hizmetleri dahil)\" yönünden  Resmi Bülten'de ilan tarihinin 27/04/2020 olup bu ilan üzerine davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, dolayısı ile  başvuru tarihi ile davalının itiraz tarihi arasında geçen 8 yıl süre ile  müvekkilinin eylemli ve kesintisiz olarak \"...\" markasını kullandığını,  davalı şirketin TTK'nun 18. maddesi uyarınca basiretli bir tacir olarak, söz konusu markanın 2011 yılından, itirazın yapıldığı 28/07/2020 tarihine kadar yaklaşık 8 yıl süreyle sessiz kalmasının, müvekkil şirket yönünden söz konusu markanın tesciline davalı  tarafından itiraz edilmeyeceği yönünde kaçınılmaz bir izlenim ve algı bıraktığını, dolayısı ile  davalının  tescile yönelik itirazının TMK'nun 2  maddesindeki doğruluk ve dürüstlük kuralına uygun olmadığını yaklaşık 8 yıl süreyle sessiz kalan davalının itiraz etme hakkını kaybettiğini, mahkemece 13/06/2022 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak  hüküm kurulmuş ise de  bu rapora yönelik olarak  HMK'nun 293. maddesi uyarınca mahkemeye ibraz edilen ve bilirkişi raporu ile çelişen  uzman görüşünün ve özellikle uzman görüşünde yer alan davanın sonucuna etki edebilecek nitelikteki \"birlikte var olma ilkesi\" nin neden dikkate alınmadığının değerlendirilmediğini ve \"… davaya konu marka müracaatında bulunulduğu, davalının çekişme konusu \"...\" ibaresini aynı zamanda çay ve şeker mallarında Aralık 1998 – Aralık 2009 döneminde kesintisiz ve eylemli olarak kullandığı, dolayısıyla davalının ... markasını davacıdan daha önce, tescilli olarak sonrasında tescilsiz olarak fiilen kullandığı, bu dönemde her iki markanın da çekişmesiz olarak piyasada birlikte var olduğu, tüm bu koşullar birlikte değerlendirildiğinde, davacının \"...\" ibareli markalarının özellikle \"içme suyu/kaynak suyu\" emtiasında belirli bir kullanım yoğunluğu ve ayırt edicili-ğe ulaşmış olmakla beraber, davalının da \"...\" ibaresini özellikle \"Çay\" emtiasında uzun süreli olarak kullandığı, tüketicinin \"...\" ve \"...\" markalarının ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, esasen bunun taraflar arasında uzun süredir birlikte piyasada bulunan bu mallar nedeniyle bir uyuşmazlık doğmaması vakıası ile de tutarlı bulunduğu, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında markaların piyasada birlikte var olmasının iltibas yaratmayacağı…\"  değerlendirmesini içeren  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  E.2012/9617-K.2012/11464 sayılı kararı uyarınca bu değerlendirmenin zorunlu olduğunu  ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne  karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:Dava, Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br> istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İşlem dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin 23/11/2012 tarihinde 2012/97642 numarası ile \"...\" markasının 39. ve 43. sınıflarda tescil başvurusunda  bulunduğu, başvurunun mesnet 2011/33884 sayılı \"...\" markası nedeniyle reddinden sonra, mesnet markanın Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E.2015/378-K.2015/358 sayılı kararı ile hükümsüzlüğüne  karar verilmesi sonrasında YİDK  kararı üzerine 2012/97642 numaralı  başvurunun 43. sınıftaki \" Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, gündüz bakımı (kreş) hizmetleri dahil, Hayvan bakım evi hizmetleri\" bakımından yayımlanmasına karar verilmiş, marka başvurusunun  yayımlanması sonrasında davalı şirket  tarafından 2010/71941 sayılı \"...\" markasına dayalı itirazda bulunmuş ve Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 20/11/2020 tarihli kararı ile \"Geçici konaklama hizmetleri, gündüz bakımı (kreş) hizmetleri dahil, Hayvan bakım evi hizmetleri\"nin markadan çıkarılmasına karar verilmiştir. Davacı şirket yeniden inceleme talebinde diğer itiraz nedenlerinin yanı sıra  markasını 2011 yılından beri kullandığı yönünde  itirazda bulunmuş, YİDK'nın 2021-M-7813 sayılı kararıyla taraf markaları benzer bulunmadığından itirazın reddine  karar verilmiş, ancak davacı şirketin ve birlikte var olma iddialarına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesince YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü  talebinin reddine karar verilmiş olup mahkemenin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunup bulunmadığı ve davalı şirketin kazanılmış hak ve birlikte var olma iddialarının yerinde olup olmadığı noktasındadır.<br> \tYargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2008 tarih ve 2007/5747 E. - 2008/10251 K. sayılı “ECE LADY/ECE TOFF” kararında da ifade edildiği üzere, bir marka sahibinin önceden adına tescil olan ve kullanmakta olduğu markasını ayırt edici işareti değiştirilmeksizin ve başkaları adına tescilli markalara yanaşılmaması kaydıyla aynı mal ve hizmetler yönünden yeni bir marka başvurusunda bulunmak istemesi kazanılmış haklar ilkesinin gereğidir. 11. Hukuk Dairesinin 11.11.2019 tarih ve 2018/2050 E. - 2019/7034 sayılı kararında açıklanan “birlikte var olma” olarak tanımlanan ilke (Buket Gün, Marka Hukukunda Birlikte Var Olma, Oniki Levha Yayıncılık, 2019) uyarınca ise, itiraza gerekçe markanın tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünden, anılan markaya kural olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olan bir işaretin uzun yıllar marka olarak kullanılması, kullanımın sürekli ve yoğun şekilde olması ve kuvvetli tanıtımla markanın ayırt edici kılınması, buna karşılık tescilli marka sahibinin marka başvuru tarihine kadar niza çıkarmaması halinde her iki markanın uzun yıllardır barış içinde birlikte var oldukları ve artık tescilsiz markanın başvuru tarihi itibariyle kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğinin ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceğinin  kabulü gerekmektedir. <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesinin söz konusu içtihatlarında belirtilen koşulların somut uyuşmazlıkta bulunması halinde, davacı markalarının dava konusu marka bakımından tescil engeli oluşturmayacağı tabiidir. Ancak, mahkemece, davacı  tarafından  bu hususta  uzman  görüşü sunulmuş olmasına  rağmen herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.<br>Öte yandan, davacı SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında önceye  dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği  nedenine dayalı olarak davalı şirketin 2010/71941 sayılı \"... ...\" markası ile birlikte 2014/44934 numaralı \"... ...+ şekil\" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. Mahkemece  bilirkişi  raporu  doğrultusunda 2010/7141  sayılı \"... ...\" markası  yönünden  bir  değerlendirme  yapılmış  ve  varılan sonuç bakımından usul ve yasaya aykırı bir husus görülmemiş ise de, 2014/44934 sayılı \" ... ...+şekil\" markası yönünden de bir değerlendirme  yapılmadığı anlaşılmıştır.<br>Anayasa'nın 36. maddesinde  güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi ve bu hakkın özel bir görünümü niteliğindeki HMK'nın 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkı uyarınca uyuşmazlığın çözümünde sonuca etki etme ihtimali bulunan delillerin toplanması ve değerlendirilmesi  zorunlu olup, somut olayda markaların  birlikte var olma iddiası ile önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği hususunda bir değerlendirme  yapılmamıştır. <br>\tBu itibarla Dairemizce, davacı şirket vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/10/2022 gün ve 2021/331 E. - 2022/284 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 20/02/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"68ca0080929db692","SID":"b99bea9f97d479aa"}}