{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/137 Esas<br>KARAR NO:2025/339<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/11/2024 (Tarihli Ara Karar)<br>NUMARASI:2024/314 E. - <br>DAVANIN KONUSU:Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Menfi Tespit)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... sayılı dosyalarında davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin durdurulmasına yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 10/01/2023 tarihli ara kararı:Mahkemece; \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; davaya konu bono olan lehtarı davalı, keşidecileri davacılar olan, 23/12/2022 keşide tarihli, 09/01/2023 vade tarihli ve 89.500,00 TL bedelli bononun bono miktarının % 30 oranına tekabül eden 26.850,00 TL tutarında teminat gösterilmesi halinde icra takibine KONULAMAMASINA,\" karar verilmiştir. Davalı vekilinin 27/01/2023 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; davaya konu protokolde tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları hükümlerden birinin de protokolün ödeme aracı olan bononun taksitlerinden biri vadesinde ödenmezse müteakip taksitlerin de muaccel hale geleceği olduğunu, davacının borçlular tarafından bu hükmü ihtiva eder protokolün serbest iradeleriyle imza altına alındığını, ancak protokolde belirlenen taksitleri vadesinde ve miktarınca ödenmemiş olup borçlu tarafından protokol hükümlerine uyulmayarak bonoya ait taksitler vadesinde ödenmediğini, davacıların imza altına alarak kabul ettikleri bu hükme engel teşkil edecek şekilde tedbir talep etmelerinde hukuki yarar bulunmadığı gibi taksit tarihinde mezkur davayı ikame ederek borçlarını ödemekten kaçınma gaye ve çabası içerisinde haksız ve kötü niyetli hareket ettiklerinin aşikar olduğunu, tüm bu hususların yanı sıra davaya konu protokol ve ödeme aracı kambiyo senedinin niteliğinde olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde kambiyo senedindeki imzaya itirazları olmadığını, HMK md 200 gereğince ya da İİK md 169 kapsamında herhangi bir delil ibraz edemediklerinin ortada olduğunu belirterek mahkemece verilen tedbir ara kararından rücu edilmesine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde teminat miktarının ödeme aracı olan bono miktarının tamamı + %20 kötü niyet tazminatı toplamı kadar yükseltilmesine karar verilmesini talep  etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 15/11/2024 tarihli ara kararı:<br>Gaziantep 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/23 esas sayılı  10/01/2023 tarihli ara kararı ile; \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; davaya konu bono olan lehtarı davalı, keşidecileri davacılar olan, 23/12/2022 keşide tarihli, 09/01/2023 vade tarihli ve 89.500,00 TL bedelli bononun bono miktarının % 30 oranına tekabül eden 26.850,00 TL tutarında teminat gösterilmesi halinde icra takibine KONULAMAMASINA,\" karar verildiği, bu karara itiraz üzerine; Mahkemece; \"Davalı... Aş vekilinin ihtiyati tedbire itirazının REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tarafların, borçlarını ve kefalet yükümlülüklerini serbest iradeleriyle kabul ettiğini,  borçluların haciz baskısı altında imza attıkları iddiasının  gerçeğe aykırı olduğunu, Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ihtiyati tedbir kararı yönünden  yetkisiz olduğunu, tedbirin kaldırılması gerektiğini, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15/11/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddedilmesinin  usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu bono ve protokolün, borçlular tarafından serbest iradeyle imzalandığını, protokolde belirlenen taksitlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle borcun muaccel hale geldiğini, davacının , ihtiyati tedbir talebiyle alacağın tahsilini geciktirme çabası içinde olduğunu, ancak ihtiyati tedbir için gerekli yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından, tedbir talebinin reddi veya teminat miktarının bono bedelinin tamamı + %20 kötü niyet tazminatı oranında artırılmasını  talep etmiştir. <br>GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava  icra takibinden önce bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkili Metin Doğan aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasıyla haciz işlemi yapıldığını, müvekkilinin ödeme yapacağını belirtmesine rağmen haciz işlemlerinin devam ettiğini, 30.000,00 TL ödeme, kefalet ve yeni bir kambiyo senedi düzenleme şartı öne sürüldüğünü, müvekkili ...’ın 30.000,00 TL ödeme yaptığını ancak bu ödemenin haciz tutanağına yazılmadığını, müvekkillerinin icra dosyasına kefil olduğunu ve 89.500,00 TL bedelli kambiyo senedi imzaladıklarını, ancak gerçekte borç ilişkisi bulunmadığını  senedin tehdit ve baskı altında düzenlendiğini, davalının kötü niyetli hareket ettiğini belirterek, müvekkillerinin  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosya borcuna istinaden haciz baskısı altında düzenlenen  23.12.2022 tanzim , 09.01.2023 vade tarihli, 89.500,00 TL tutarlı senetten ve protokolden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep  etmiştir. Dava Gaziantep 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/23 esas sayılı dosyası ile açılmış,   bu mahkemenin 10/01/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. Gaziantep 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/23 esas- 2023/426 karar sayılı kararı ile Yetkisizlik kararı verilmesi üzerine dosya  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2024/314 Esas numarasını almıştır. Menfi tespit istemli davada kesin yetki söz konusu olmadığından görevli ancak yetkisiz mahkemeden yetki itirazında bulunulmadan önce  alınan tedbir kararına yönelik  itirazın yetkili mahkemece değerlendirilmesinde usule aykırılık söz konusu değildir. Yetkili ve görevli mahkemece  verilen istinafa konu kararda tedbir yönünden yaklaşık ispatın bulunduğu belirtilerek  ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine  karar verilmiştir. İİK 72/2 maddesi gereğince, İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Dava konusu bononun ve protokolün, icra takip borçlusu ...'nın  adresinde hacze gidildiği 23.12.2022 tarihinde düzenlendiği,davacılardan ... dışındaki bono borçlularının takipte borçlu sıfatlarının bulunmadığı, borçluların takip borcunu hiç bir itirazi kayıt  şerhi düşmeden  kabul ve kefalet verdikleri ,  dava dilekçesinin içeriğine göre haciz baskısı altında düzenlendiği iddiasının ileri sürüldüğü anlaşılıyorsa da , bu aşamada düzenlenen bono ve protokolün içeriği ve  mevcut delillere göre İİK 72/2 maddesi uyarınca tedbir talebi bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olmadığı kanaatine varıldığından tedbire itirazın  kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi kararının isabetli olmadığı, davalı   vekilinin,  istinaf başvurusunun kabulü gerektiği  sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne,\" İlk Derece Mahkemesinin 15/11/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, yeniden ihtiyati tedbir kararına  itirazın kabulüne,  davacı yanın tedbir talebinin reddine\" karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin  KABULÜ ile, 2-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  15/11/2024  tarihli, 2024/314 E. Sayılı arar kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden  esas hakkında hüküm kurulmasına,3-İhtiyati tedbir kararına  itirazın KABULÜNE,4-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,5-İstinaf talebi kabul edilen davalının istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 6-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ileride haksız çıkan taraftan karşılanmasına,7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,8-6100  Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"074f22c33fff9b04","SID":"274df2ff68e61617"}}