{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/191 <br>KARAR NO: 2025/202<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/01/2025<br>NUMARASI: 2024/314  Esas  <br>DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ: 19/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordatonun tasdiki talepli açılan davada, davacılar vekili sunmuş olduğu 14/01/2015 tarihli talep dilekçesi ile;  borçlu ... Ticaret Limited Şirketi'ne ait \"... Mahallesi ... Caddesi No..., Bağcılar/İstanbul adresinde bulunan, tapuda İstanbul ili, Bağcılar İlçesi ... Mahallesi ... parsel kayıtlı 2.337,35m2 üzerine kurulu ... Bodrum, ... ve ... Normal Katlı Betonarme Atölye Binası ve Arsası\" taşınmaz şirket merkezi olarak kullanıldığını, ancak şirketin ihraç ettiği ürünleri fason atölyeler aracılığı ile ürettirerek maliyetleri daha da düşük hale getirdiğinden daha fazla depolama, üretim sair alanlarla daha büyük yer ihtiyacı kalmadığını, mevcut binanın büyüklüğü nedeniyle binayı ısıtma, soğutma, aydınlatma güvenlik gibi ihtiyaçları müvekkilİ şirket maliyetlerini yükselten unsurlar arasında bulunduğundan taşınmazın satılarak müvekkil şirketin binanın tek katında kiracı olarak faaliyetlerine devam etmesi mümkün olduğunu, şirketin bu satış ile ciddi gelir elde edeceğini, taşınmazın satışından sonra taşınmazın tek katında kiracı olarak faaliyetlerine devam etmesi şartını kabul eden alıcı adaylarının bulunduğunu, iş bu taşınmazın satılarak bedelinin komiser heyeti nezaretinde şirketin faaliyetlerinin devamı için kullanılması amacı ile mahkemeden satış izni talep etmiştir. Mahkemenin  22/01/2025 tarihli ara karar ile ; \" İİK'nın 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası hükmü \"Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır.\" şeklinde olmakla birlikte borçlu Mahkemenin izni ile çeşitli tasarruflarda bulunmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda,davacı şirketin kefaletten kaynaklanan borcundan dolayı söz konusu taşınmazların ipotekli olduğu,şirketin kendi borcundan kaynaklanan borçlarının çok az olduğu ,bu anlamda üçüncü bir kişinin borcunun tamamen ödenip bankaya halefiyet yoluyla diğer şirketten alacaklı duruma geçilmesi ,diğer şirketin borçlarını kendi kaynakları ile ödeme imkanının bulunup bulunmadığının dahi belli olmaması ve satılacak yerin fabrika binası yani üretim yeri olması nedenleriyle\" talebin reddine karar verilmiştir. Davacı ... Tekstil Şirketi vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Talebe konu taşınmaz üzerinde ... bankası tarafından konkordato başvurusundan çok daha önce konulan  müvekkil şirket lehine 1. dereceden 36.000.000 TL, 3. kişi şirket lehine 2. dereceden 11.000.000 USD, 3. kişi şirket lehine 3. dereceden 24.600.000 TL, 3. kişi şirket lehine 4. dereceden 60.000.000 TL,  3. Kişi şirket lehine  5. dereceden 6.000.000 USD  ipotekler olduğunu, müvekkil şirketin ... bankasına olan borcu rehinli alacak kapsamında ve konkordatoya tabi olmayan borçlardan olması nedeniyle yüksek faiz işlemeye devam edeceğini, banka her an iş bu borçlar  nedeniyle müvekkil şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini, taşınmazın bu yolla satılması durumunda da iş bu taşınmaz üzerinde konkordato başvurusundan çok daha önce konulan  diğer derecelerdeki 3. kişi şirket lehine verilmiş ipotekler nedeniyle de müvekkil şirkete iş bu satıştan  herhangibir para kalmayacağı açıkça anlaşıldığını, bu durum ise müvekkil şirketin diğer alacaklılarının da zararına olduğunu, oysa ki müvekkil şirketin mahkeme tarafından verilecek  izin dahilinde iş bu satışı gerçekleştirmesi halinde ; müvekkil şirketin ...  Bankasına olan ve rehinli alacak statüsünde bulunduğu için konkordato kapsamı dışında kalan yüksek faiz işleyen borcu ödeneceğini, şirketin kasasına;  ... Bankası ile yapılan görüşmeler neticesinde  bir  kısım ipotek borçlarının tahsilinden sonra 132.540.000TL gireceğini ve bu tutar  komiser heyeti nezaretinde şirketin faaliyetlerinin devamında kullanılacağını (bu tutar ise neredeyse müvekkil şirketin bankalar hariç piyasa borçlarını karşılayacak miktardadır) Düzce de bulunan  taşınmaz üzerindeki ipotek de  fek olacağından bu taşınmazın da icra yolu ile satılma riski ortadan kalkacağını, müvekkil şirket ipotek nedeniyle banka borcu ödenen,  halihazırda yekdem kapsamında  elektrik üretimi yapan 15 MG büyüklükte kurulu güce sahip elektrik  santrali olan ve başkaca borcu bulunmayan  ... Yönetimi ve Elektrik Üretimi A.Ş'nin  alacaklı konuma geçeceğini, yasada mahkemeye borçlunun mal varlığını koruma görevi verdiğini, ancak yerel  mahkeme satışa izin vermeyerek müvekkil şirket taşınmazlarını  ipotek borcu altında bıraktığını ve yukarıda ayrıntılı olarak anlatıldığı üzere alacaklıların menfaatine de  aykırı  bir karar verdiğini, bu karar  ipotek alacaklısı banka ile yapılan ön anlaşmayı da  akamete düşürerek, taşınmaz  satışından müvekkil şirketin  yaklaşık 132.540.000TL gelir elde etmesi  ihtimalini ortadan kaldırarak,  taşınmazların sadece ipotek alacaklısı bankanın alacağını karşılaması yolunu açtığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, satışa izin verilmesini talep etmiştir. Konkordato komiser heyeti sunmuş oldukları 21/01/2025 havale tarihli görüş yazısında özetle ; \"Talebe konu taşınmaz üzerinde ... Bankası A.Ş. başta olmak üzere farklı tutarlarda ipoteklerin bulunduğunu, sayılan ipoteklerden 4 adetinin çeşitli derece ve miktarlarda üçüncü kişi ... Yönetimi ve Elektrik Üretimi A.Ş borcuna teminat için verilen ipotekler olduğunu, ... Yönetimi ve Elektrik Üretimi A.Ş’nin ... Bankası A.Ş’den kullanmış olduğu yatırım kredisinden 21.10.2024 tarihli ve 723.210,19 USD’lik kredi taksiti ödenmediğini, yasal girişimler için banka bu taşınmazın satış sürecini beklediğini, lehine ipotek verilen üçüncü kişi olan ... Yönetimi ve Elektrik Üretimi A.Ş şirketi ile davacı borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu, ancak bu organik bağ ipotek lehtarı olan ... Bankası’nın ipotek haklarına halel getirmediği gibi satış hariç icra işlemlerini de durdurmayacağını, taşınmazın satılıp ipotek borcu ödendikten sonra davacı borçlu şirket ... Bankası A.Ş’ye yaptığı ödeme oranında ... A.Ş yerine ... Yönetimi ve Elektrik Üretimi A.Ş karşı alacaklı durumuna geçeceğini, bu durumda borçlu şirket banka ile olan sözleşmenin getirdiği aşırı faiz yükünden de kurtulma şansı olacağını, satışı istenen taşınmazın hali hazırda alıcısının bulunmakta olup taşınmazın 351.000.000,00 TL’ye alma konusunda ön anlaşma sağlandığını, ... Bankası A.Ş. tarafından komiserliğe borçlu şirketin kefaleten olan sorumluluğundan kaynaklı olarak ... Yönetimi ve Elektrik Üretimi A.Ş. yönünden 342.252.772,96 TL, ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden ise 63.311.445,00 TL alacak kayıt ettirildiğini, ipotek lehtarı olan ... Bankası A.Ş ile davacı borçlu arasında yapılan mail ve diğer yazışmaları incelediğinde mahkemenin izin vermesi şartı ile ... Bankası A.Ş ipotekli taşınmazın satışından elde edilecek 351.0000.000,00 TL’nin 6.000.000,00 EURO’luk kısmının defaten ödenmesi halinde taşınmaz üzerindeki tüm ipotekleri fek edeceğini, bankaya yapılacak güncel kur üzerinden 6.000.000,00 EURO’dan kalan (bugünkü merkez bankası kuru olan 36.42 TL üzerinden 218.460.000,00 TL) dışında taşınmaz satış bedelinden kalan 132.540.000,00 TL nin şirkette kalmasını kabul etmiştir. İpotek fekki için harçlar davacı borçlu şirket tarafından ödeneceğini, her iki şirketin kayıt ettirilen toplam borcu 405.564.217,96 TL olup toplam ipotek bedeli 722.230.000.-TL olduğunu, banka 218.460.000.TL ödeme karşılığında bu taşınmaz ile \"Düzce İli Merkez İlçesi ... Köyü ... Ada ... Parsel 11458,00 m2 yüzölçümlü Fabrika Binası Ve Arsası vasıflı\" taşınmazın üzerindeki 30.000.000,00 TL’lik ipoteği fek edecektir. Bankaya yapılacak 218.460.000,00-TL’lik ödemenin 36.000.000,00 TL’lik kısmı ile davacı borçlu şirketin imtiyazlı rehinli borcu ödenecek davacı şirketin diğer borcu adi alacak olarak konkordato sürecinde işlem göreceğini, ... Bankası A.Ş’ye yapılan ödemeden 36.000.000,00 TL düşüldükten sonra 182.460.000.-TL ... Yönetimi ve Elektrik Üretimi A.Ş’nin ipotekli borcu için ödenmiş olacaktır. Borcu ödenen ...’ın ...’e olan borcuna teminen her iki şirketin hakim ortağı ...’ın şahsi olarak ...’e garanti vermesi uygun olacağını, bu ödeme karşılığında ... Bankası A.Ş toplam 752.230.000.-TL ipoteği fek edeceğini, rızai satış dışında cebri icra yolu ile ipoteklerin paraya çevrilmesi halinde taşınmazın değeri satış sürecinde işleyecek aşırı yüksek akdi faiz oranı, icra harç ve giderleri de eklendikten sonra ... Bankası alacağını karşılama ihtimalinin bulunmadığını, taşınmazın satışlarından elde edilecek satış bedelinden öncelikle ipotekli rehinli borç ödenecek artan kısım komiser nezaretinde konkordato hukuku çerçevesinde şirketin faaliyetlerinde kullanılacağını, rehinli alacaklar konkordatoya tabi olmadığından bu alacaklara yüksek miktarda faiz işlemekte olduğundan borcun ödenmesi halinde, yapılan ödeme oranında şirket faiz yükümlülüğünden kurtulacağını, rehinli alacakların ödenmesinden sonra artan 132.540.000,00 TL şirket kasasına gireceğinden bu şirket için önemli bir likidite sağlayacak ve şirketin faaliyetlerini kolaylaştıracağını, şirket kasasına girip komiser denetiminde kullanılacak olan kaynağın hem şirketin hem de alacaklıların lehine olacağı değerlendirilmediğini, mevcut bina şirketin ana yönetim merkezi olmak ile birlikte ağırlıklı ihracat işleri alan davacı borçlu şirket ihraç ettiği ürünleri büyük ağırlıkta fason atölyelere ürettirmekte, bu şekilde maliyetleri daha da düşük hale getirmekte ve depolama, üretim işleri için bu büyüklükte bir binaya ihtiyaç duymadığını, mevcut binanın bir katı mevcut üretim ve yönetim ihtiyacını karşılayacak durumda bulunduğunu beyan ederek, anılan sebeplerle davacı vekilinin satış izni talebinin, taşınmazların takdir edilen bedellerden az olmamak kaydı ile yerinde olduğu, satış iznin verilmesinin uygun olduğuna, satış izni verilmesi durumunda kısmı borcu ödenen ...’ın ...’e olan borcuna teminen her iki şirketin hakim ortağı ...’ın şahsi olarak ...’e garanti vermesinin uygun olacağına dair \" görüş ve beyan bildirmişlerdir. HMK'nun, \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/(1). maddesi, \"İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmünü içermektedir. Öte yandan konkordato müessesi 28/02/2018 tarihli 7101 Sayılı Kanun ile İİK'nın 285 ila 309 maddelerinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenmiştir. Belirtilen maddelerde konkordato yargılaması sırasında verilen kararların kanun yolları da düzenlenmiştir. İİK'nın 287/son maddesinde mahkemenin verdiği tedbirlere ilişkin istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği düzenlenmiştir. İlk derece Mahkemesinin, rehinli taşınmazın satışa izin verilmesi talebinin reddine dair verdiği karar, nihai karar olmadığı gibi, ihtiyati tedbir niteliğinde de değildir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 346/(1) ve 352/(1)-b maddeleri uyarınca, maddesi gereğince istinaf başvurusunun usulden reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1 ve 352/1-b maddeleri uyarınca  USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde iadesine, 3-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eab6a3360a3a8589","SID":"4604e8919dd752c6"}}