{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1855 \t\t    ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS <br>KARAR NO\t: 2025/40\t\t           HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: DR....  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/01/2022<br>ESAS NO\t\t: 2015/268 E 2022/27 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 31/01/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 28/02/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın müvekkili aleyhine 19/06/2012 ve 30/12/2011 keşide tarihli iki adet çeke dayalı iki ayrı kambiyo takibi başlattığını, çeklerde müvekkilinin keşideci, davalı ...'in pay sahibi olduğu  dava dışı ... Madencilik sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin lehtar, davalılar ... ve ...'ın  ciranta olarak yer aldığını, her nekadar çeklerde lehtar olarak ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. gösterilmiş ise de çeklerin bu şirkete teslim edilmediğini, doğrudan davalı ...'e teslim edildiğini, asıl borç ilişkisinin müvekkili ile davalı ... arasında kurulduğunu, çeklerin teminat çeki olduğunu, ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ortaklarından olan müvekkili ..., davalı ..., dava dışı ... Taahhüt ve İnşaat Ltd.Şti. ile Tinaten Sirer arasında karşılıklı borç ve alacakların düzenlenmesi ve tasfiyesini konu alan bazı protokoller imzalandığını, ilk olarak imzalanan 09/11/2010 tarihli protokolde ve 11/11/2010 tarihli taahhütnamede takibe konu çeklerin teminat çeki olduğunun belirtildiğini, ayrıca 31/12/2010 tarihli sözleşme ve 26/04/2010 tarihi ek sözleşme imzalandığını, belirtilen belgelerde takibe konu çeklerin müvekkili ile diğer tarafların birbirlerine olan alacak borç ilişkisini güvence altına almak için özellikle davalı ... ile ... Taahhüt ve İnşaat Ltd.Şti.'nin ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. lehine bankalara vermiş olduğu teminatların para çevrilmesine karşılık verilmiş olduğunu ve bedelsiz olduğunun anlaşılmakta olduğunu, takibe konu teminat çeklerinin temin ettiği borcun ödendiğini, davalı ... ve ... Taahhüt ve İnşaat Ltd.Şti. tarafından ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. lehine bankalara verilen teminatların paraya çevrilmediğini, bu teminatlara konu kredilerin kapatıldığını, sözleşmede öngörülen muacceliyet şartının gerçekleşmediğini, müvekkilinin üstlenmiş olduğu tüm edimleri yerine getirmesine rağmen davalı ...'in müvekkiline devretmesi gereken hisse senetlerini devretmediğini, ayrıca 31/12/2010 tarihli sözleşmede üstlendiği vefa sözleşmesini yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşme, protokol ve taahhütnamedeki koşullar oluşmadan teminat amacıyla verilen çeklerin davalı ...'in hakim ortağı olduğu ... Taahhüt ve İnşaat Ltd. Şti.'nin sigortalı çalışanı olan diğer davalı ...'a kötüniyetli ciro edilerek takip başlatıldığını, davalı ...'ın davalı ...'den bu kadar yüksek miktarda alacaklı olmasına sebep olan hukuki ilişkinin mahiyetinin önceki davalarda ortaya konulamadığını,  davalı ...'ın icra takibinde diğer davalının mal varlığı bulunmasına rağmen ona karşı işlem yapmayıp müvekkilinin aleyhine işlemler yaptığını, 19/06/2012 keşide tarihli çekte lehtar cirosundan sonraki ciroların iptal edilmiş olması nedeniyle ciro silsilesinin bozulduğunu, davalı ...'ın yetkili hamil olmadığını ileri sürerek müvekkilinin icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve  %20'den az olmamak üzere oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin yeğeninin eşi olduğunu, çeklerde lehtar olarak yer alan ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin müvekkili ve davacı tarafından ortak olarak kurulduğunu, davacının ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde müvekkilin şahsi kefaletini alarak şirket lehine yüklü miktarda krediler kullandığını, davacının şirket lehine kullanacağı vaadi ile çekilen kredileri şirket lehine kullanmadığının tespit edildiğini, kredilerin kullanılmasından sonra davacının mal varlığında büyük artışların olduğunu, davacının kişisel olarak ve şirket aracılığı ile sebebiyet verdiği  borçları müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, davaya dayanak sözleşme, protokol ve tahhütnamelerin davacının müvekkiline verdiği zararların giderilmesi amacıyla tanzim edildiğini, çeklerin teminat çeki olmadığını, protokol, taahhütname ve sözleşmelerde imzaların eksik olduğunu, davacının edimlerinin tamamını yerine getirmediğini, davacının müvekkilini uğrattığı zararının milyonlarca lira iken yerine getirmediği birçok edimi varken işbu davayı açmasının haksız olduğunu savunarak davanın yetki, derdestlik, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ilgili protokol, taahhütname ve sözleşmelerde taraf olmadığını,  imzasının bulunmadığını,  davacının lehtar şirkete dava açmamakla borcun varlığını kabul ettiğini, çeklerin üzerinde teminat çeki olduğuna dair açıklama bulunmadığını, davacının borcu ödememek için işbu davayı açtığını,  davacının daha önce açtığı davaların aleyhe sonuçlandığını, savcılık şikayeti nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, davacının bunun üzerine mal varlığını yakınlarına devrettiğini, devir işlemlerinin iptali için açılan tasarrufun iptali davalarının kabul edildiğini savunarak davanın yetki, derdestlik, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takiplere dayanak yapılan borçlusu davacı ..., lehtarı ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.  olan çeklerin davacı tarafından 31.12.2010 tarihli sözleşme ve bu sözleşmede atıf yapılan 11.11.2010 tarihli taahhütname uyarınca davacı tarafından teminat çeki olarak düzenlendiği, özellikle davacı ...’ün 2007 yılından 05.11.2010 tarihine kadar ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.' ni sevk ve idare ederken ... ve ... Taahhüt ve İnşaat Ltd. Şti.’ye karşı şahsi kefalet, ipotek vs den doğan risklerin giderilmesi amacıyla verilmiş teminat çekleri olduğu, davalı ...'ın diğer davalı ...'in yöneticisi olduğu ve  31.12.2010 tarihli sözleşmede  adı geçen ... Taahhüt ve İnşaat Ltd. Şti.'de asfalt işçisi olduğuna ilişkin SGK kaydının mevcut olduğu, davalı ...'ın dava ve takip konusu çeklerin teminat çekleri olduğunu bilerek davalı ...'den ciro yoluyla aldığı, davalıların birlikte hareket ettikleri, teminat koşulu gerçekleşmeden teminat çeklerinin takibe konulamayacağı, teminat koşulunun gerçekleştiğini, teminat çeklerinin bedellerinin tahsil edilebilir hale geldiğini ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı tarafın sunmuş olduğu delillerle teminat şartının gerçekleşmiş olduğunu ispatlayamadığı, takip dayanağı yapılan çeklerde yazılı alacağın muaccel olmadığı, takip tarihi itibariyle takiplerden dolayı davacı tarafın davalılara borçlu olmadığı kanaatine varıldığından davanın kabulüne, dava konusu çeklerden ve takiplerden dolayı davacı tarafın davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından düzenlenen teminat çeklerinin, temin ettiği borçlar ödendiğinden bedelsiz kaldıklarına, davacı tarafa iadesi koşullarının gerçekleşmiş olduğuna dair davacı tarafın iddiasının davacı tarafça kanıtlanamadığından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davalılar arasında organik bağ olduğu kabul edilerek çek hamili davalı ...'ın çekin teminat çeki niteliğini bildiğini ve ciro ilişkisinin kötüniyetli gerçekleştirildiğini kabul etmesine rağmen müvekkili lehine tazminata hükmedilmemesinin yerinde olmadığını, davanın kabulüne liişkin gerekçe ile tazminatın reddine ilişkin gerekçenin çelişkili ve hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;savunma hakkının kısıtlandığını, mahkemenin sözlü yargılama ve hüküm için yeni duruşma günü tayin etmeden yoklukta karar verdiğini, bilirkişi raporu gereğine bankalara hesaplar bilgilerinin getirtilmesi için yazılar yazıldığını, tüm müzekkerelere cevap verilmeden ve ek rapor alınmadan karar verildiğini, zamanaşımı itirazı başta olmak üzere ilk itirazlar hakkında karar verilmediğini, sözleşme, protokol ve taahhütnamelerin imzalı asıllarının sunulmadığını, bu belgelerde müvekkilinin taraf olmadığını, çeklerde bu yönde açıklama olmadığını, belgelerin bir kısmının imzasız bir kısmının ise sadece davacı imzasına havi olduğunu, lehtara dava açılmadığını, protokolde davacının ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. 'yi büyük oranda borca soktuğu yönündeki maddeler ile çeklerin bu şirkete keşide edilmiş olması karşısında davacının bu şirkete borçlu olduğunu kabul etmekte olduğunu, protokollerdeki taahhütlerin müvekkilinin dışında olduğunu, davacının taahhütlerini yerine getirip getirmediğini müvekkilinin bilmediğini, şirket ortakları ile kefiller arasındaki iç ilişkinin müvekkilini bağlamayacağını, sunulan belgelerde dava konusu çeklerin davacı tarafından düzenlenen çeklerin davalı ...'a verildiğine/verileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını, sadece taahhütnamede bir kısım çeklerden bahsedilmiş ise de taahhütnamede davacının imzasının bulunmadığını, davacının sözleşmelerden kaynaklı edimlerini ifa ettiğine dair bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığını, çeklerin tarihi ve taahhütname tarihi dikkate alındığında müvekkilinin işçi olarak çalıştığı iddiasının bu tarihlerden yaklaşık 4  yıl sonraki döneme ilişkin olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalılar arasında SGK kaydının bulunmasının davalıların birlikte hareket ettiğini göstermeyeceğini, tüm deliller toplanmadan rapora yapılan itirazlar değerlendirilmeden, davacının ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkili tarafından yapılan ödemeler dikkate alınmadan  karar verildiğini, davacının lehtar ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne karşı dava açmaması ve borçlu olmadığını iddia etmemesinin davacının protokoller ve sözleşmelerdeki yüksek meblağlı borç miktarlarını kabul ettiğini göstermekte olduğunu, davacının protokol ve sözleşmelerdeki edimlerini yerine getirdiğini iddia ettiğini, ancak bu belgelerin ne amaçla düzenlendiğini, müvekkiline verdiği zararları açıklamadığını, davacının müvekkilinin yiğeninin  eşi olduğunu, ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. 'yi davacı ile müvekkilinin ortak olarak kurduklarını, davacının şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde müvekkilini şahsi kefil yaparak şirket lehine yüklü miktarda krediler kullandığını, kullanılan kredilerin şirket dışında davacının şahsen lehine kullanılması nedeniyle davacının mal varlığında yüklü miktarda artış meydana geldiğini, müvekkilinin davacıya ait borçların tamamını ödemek zorunda kaldığını, dayanak sözleşme, protokol ve taahhütnamelerin davacının müvekkiline verdiği zararların giderilmesi amacıyla tanzim edildiğini, davalılar arasında organik bağ bulunmadığını,  tahhütname, sözleşmeler, icra takibi, çek keşide tarihleri dikkate alındığında bu tarihlerin üzerinden 4 yıl geçtikten sonraki döneme ait SGK ilişkisine dayanarak organik bağın kabul edilemeyeceğini,  dava konusu çeklerin teminat çeki olmadığını, taahhütnamede davacının imzasının bulunmadığını, sözleşme ve eklerinin büyük oranda imzasız olduğunu, ilgili belgelerde çeklerin düzenlenerek müvekkiline verildiğine dair hüküm bulunmadığını, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, mahkemece talep edilen hususların araştırılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, takibe konu çeklerin teminat çeki olup olmadığı, teminat çeki nedeniyle başlatılan takiplerin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, menfi tespit istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tAnkara 16. İcra Müdürlüğünün 2012/9912 sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; 04/07/2012 tarihinde davalı alacaklı ... tarafından borçlular davalı ..., dava dışı ... Madencilik San.ve Tic. A.Ş. ve davacı ... aleyhine 19/06/2012 keşide tarihli 33632 seri numaralı 1.000.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak 24/06/2012 tarihinde 1.000.000,00 TL asıl alacak, 3.000,00 TL komisyon alacağı, 50.000,00 TL karşılıksız çek tazminatı alacağı, 2.431,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.055.431,51 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, dayanak çekte; keşidecinin ... lehtarın ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, çek arka yüzünde ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin cirosu bulunduğu, bu cirodan sonra gelen ... ve ...'ın cirolarının üstünün çizilerek iptal edildiği daha sonra ...'in imzasının bulunduğu, bankaya ... tarafından ibraz edilen 19/06/2016 tarihinde bankaca karşılıksızdır işleminin yapıldığı anlaşılmıştır.<br>Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2012/571 sayılı dosyasının yapılan incelemesinde;  10/01/2012 tarihinde davalı alacaklı ... tarafından borçlular davalı ..., dava dışı ... Madencilik San.ve Tic. A.Ş. ve davacı ... aleyhine 31/12/2011 keşide tarihli 033631 seri numaralı 1.000.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak 09/01/2012 tarihinde 1.000.000,00 TL asıl alacak, 3.000,00 TL komisyon alacağı, 50.000,00 TL karşılıksız çek tazminatı alacağı, 3.698,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.056.698,63 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, dayanak çekte; keşidecinin ... lehtarın ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.  olduğu, çek arka yüzünde ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin cirosu bulunduğu, bu cirodan sonra ...'in imzasını bulunduğu, bankaya ... tarafından ibraz edilen çekin 05/01/2012 tarihinde bankaca karşılıksızdır işleminin yapıldığı anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafından sunulan 09/11/2010 tarihli Protokolde; Bir tarafta ... ve ... Taahhüt ve İnşaat Ltd. Şti. Ve ... ( ... ve ..., ...) diğer tarafta ... (...) 24.03.3010 tarihli protokol, 13.08.2010 tarihli ve 24.03.2010 tarihli protokollere Ek Taahhütname düzenlemelerini yeniden değerlendirip anlaşarak 09.11.2010 tarihinde protokol düzenledikleri: ipotek karşılığı kullandırılan kredi tutarının teminatı olarak ... tarafından düzenlenen toplam 7.500.000 TL'lik 2 adet çekin, gerek düzenleme şekli gerekse ... imzasının sahihliği hususunda tereddütler oluştuğundan herhangi bir şekilde cezai ve hukuki işlem ve yaptırıma tabi tutulmadan ...'e iade edileceği, karşılığında  protokolde dökümü yapılmış 10 adet çek ... tarafından tanzim ve keşide edilerek ... ve ...'e verileceği belirtildiği, protokolde yazılı 10 adet çekten ilk ikisi 33631 çek no 33632 çek nolu 1.000.000 TL ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. cirolu ... alacaklı, takibe konu çekler olduğu, söz konusu protokolde davacı tarafın ve tanık sıfatıyla Av Arif Doğru adına atılmış imzaların yer aldığı, davalı tarafın imzasının bulunmadığı görülmüştür. <br>Davacı tarafından sunulan 11.11.2010 tarihli Taahhütname başlıklı belge fotokopisinin incelenmesinde; ... tarafından tek taraflı olarak  davalı ...'e hitaben düzenlendiği, tek taraflı taahhütler içerdiği, belge altında tarafların imzasının olmadığı anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafından delil olarak sunulan 31.12.2010 tarihli Sözleşme fotokopisinde; Sözleşmenin taraflarının; bir tarafta; ..., ... Taahhüt ve İnşaat Ltd. Şti., ...  ile, diğer tarafta; ..., ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, <br>Sözleşmenin 1. maddesinde; \" 2007-05.11.2010 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkanı sıfatı ile ...’u sevk ve idare eden ... ile, ...’u şahsi kefalet ve ipotek teminatı ile destekleyen ... ve ... arasındaki teminat risklerinin giderilmesi ve ... içi ortaklık ve hesap mutabakatlarının sağlanması, ... tarafından ... ve ...’ya ek teminat ve güvencelerin verilmesi, ortaklar cari hesap mutabakatı ile kefalet ve teminat hesaplarının sıfırlanması, ...’ün kişisel ve ...’a yönelik kurumsal idari, mali, hukuki ve cezai sorumluluk doğuran işlemlerinin yasal çerçevede düzeltilmesi. ...’ün eylemlerinden doğan ve doğacak tüm sorumluluğu üstlenmesi ve gidermesi vb. İş bu sözleşmenin konusudur\" denildiği, <br>Sözleşmenin 2. maddesinde tarafların yükümlülüklerinin ve teminatların kararlaştırıldığı, sözleşmenin 5 sahifesinin son paragrafında; \"... tarafından ... ve ...’e verilen 11.11.2010 günlü taahhütname ve eklerinde verilen çekler işbu SÖZLEŞME’nin ayrılmaz ekleridir. Keza, işbu SÖZLEŞME esasları çerçevesinde ileride düzenlenecek tüm hesap tespitleri, hesap tutanakları, hesap mutabakatları, her türlü şirket ve özel şahıs banka hesapları, para ödeme talimatiarı vs. ve ek sözleşme ve işlemler de aynı şekilde iş bu sözleşmenin ayrılmaz ekleri olarak kabul edilecektir.\" şeklinde hüküm bulunduğu, sözleşmenin ...., ... Taahhüt ve İnşaat Ltd. Şti. adına ..., ..., ..., ... , ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.  adına ... - ... tarafından ve hazırlayan Av. ... tarafından imzalanmış olduğu anlaşılmıştır.<br> 26.04.2011 tarihli 31.12.2010 tarihli Sözleşmeye Ek sözleşmenin; Bir tarafta ..., ... Taahhüt ve İnşaat Ltd. Şti. ... diğer tarafta ..., ... Madencilik San ve Tic AŞ ... İnş. Taah ve Mad Tic. Ltd. Şti arasında 31.12.2010 tarihinde bağıtlanan sözleşmenin bazı maddelerinin değiştirilmesi ve yeniden düzenlenmesi üzere ek sözleşme düzenlenmiş olduğu, ek sözleşmenin ...., ... Taah.... Ltd. Şti adına ...,  ..., ... , ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.  adına ... - ...,  kefil olarak ... İnş....ltd  ve hazırlayan Av. ... tarafından imzalanmış olduğu anlaşılmıştır.<br>SMM ve nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11/07/2018 tarihli raporda özetle, davacının takibe konu edilen iki adet 1.000.000 TL bedelli çekin teminat çeki olduğu ve bu çeklerden dolayı borçlu bulunmadığı iddiasıyla açtığı davada, davalılar  davacının da ortağı olduğu ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.  adına davacı tarafından çekilen kredilerin esasen şirket adına kullanılmayarak davacının şahsi işlerinde de kullanıldığı, kredilere müşterek borçlu ve kefil olan ... , ... Taahhüt ve İnşaat Ltd. Şti.'nin bu kredileri ödemek durumunda kalması halinde çeklerin işleme koyulacağının kararlaştırılmış olduğu,  davacının bu kefalet risklerini kaldırmayarak ödeme yapılmasına yol açtığını, çeklerin işleme konulmasında usulsüzlük olmadığını ve çeklerin teminat işlevinin sona erdiğini belirttiği, ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına bankalardan ne kadar kredi çekildiğinin tesbiti ve akabinde ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. defterleri incelenerek bu kredilerin ne kadarının şirket hesabında kullanıldığı ve bu kredilerin kimler tarafından ödendiğinin tespiti için bilirkişi heyetine bir bankacı bilirkişinin atanması talep edilmiştir.<br>Önceki bilirkişi heyetine bankacı bilirkişi ilavesiyle alınan 31/03/2019 tarihli raporda özetle; icra takiplerine konu çeklerin teminat çeki olarak verilmiş olduğu, davacının 31.12.2010 tarihli Sözleşme ile 26.04.2011 tarihli Ek Sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde alacağın muaccel hale gelebileceği ve teminat çeklerinin işleme konulabileceği, aksi takdirde işleme konulamayacağı, dava dosyasına sunulan kredi sözleşmeleri ile diğer belgelerden davacının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tespitinin mümkün olmadığı, dava konusu çeklerin sadece kredi ve kefalet işlemleri için değil, davacı ...'ün ..., ... karşılıklı varacağı gerek alacak-borç mutabakatı, gerekse şahsi kefalet ve teminat ipotekleri, banka teminatları karşılığında keşide edildiği, hesap mutabakatı ve ödeme takvimi çerçevesinde olası bir aksama olması halinde işleme konulacağının kararlaştırıldığı, bu nedenle öncelikle 31.12.2010 tarihli Sözleşme ile 26.04.2011 tarihli Ek Sözleşmede belirtilen taraflar arasındaki mutabakatın ne olduğu hususunda tarafların detaylı beyanda bulunması, varsa ilgili belgelerin eklenmesi, bilahare ise davalı ...’in, davacı ...’ün davacının hangi yükümlülüklerini yerine getirmediği konusunda açıklama yapması gerektiği bildirilmiştir.<br>Rapor gereğince taraf vekilleri beyanlarından sonra bilirkişi heyetinden alınan 31/08/2020 tarihli ek raporda özetle; rapordan sonra taraflarca dosyaya sunulan beyanlarda taraflar arasındaki mutabakatın ne olduğu, davacı ...’ün yerine getirmesi gereken hususlar ve ödemesi gereken tutarlar konusunda somut bir açıklama olmadığı, mahkemenin müzekkeresi üzerine bankalarca gönderilen belgelerden, taraflar arasındaki mutabakatın ne olduğu, kullandırılan kredilerin miktarı ile kredi borcunun kim tarafından ödendiği, bu kredilerden davacı ...’e yapılan ödeme olup olmadığı hususlarında herhangi bir tespit yapılamadığı, taraflar arasındaki mutabakatın ne olduğu ve davacı ...’ün bu mutabakatlarda belirtilen hususlardan hangisini yerine getirmediği konusunda gerekli açıklamaların yapılması ve buna ilişkin belgelerin sunulması halinde,  davacı ...’ün yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği konusunda gerekli incelemeler yapılabileceği ve görüş belirtilebileceği bildirilmiştir.\t<br>\tMahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava konusu takiplere konu çeklerin teminat çeki olduğunun 11/11/2010 tarihli taahhütnameden anlaşılmasına, ilk sunulan imzasız taahhütnameden sonra davacının 20/05/2016 tarihli dilekçesi ile imzalı taahhütname örneğini sunmakla birlikte imzası davalı ... tarafından kabul edilen  31/12/2010 tarihli sözleşme ile 26/04/2011 tarihli ek sözleşmede 11/11/2010 tarihli taahhütnamenin sözleşmelerin eki niteliğinde olduğunun kabul edilmiş olması nedeniyle 11/11/2010 tarihli taahhütnamenin hükme esas alınmasının yerinde olmasına, davacının çeklerin teminat çeki olduğunu ispat etmekle bu sefer davalı ...'in teminat çeki nedeniyle alacaklı olduğunu ispat etmesi gerekmesine, bu kapsamda yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlara rağmen davalının somut olarak alacağını ortaya koyamamasına ve teminat çeki nedeniyle alacaklı olduğunu ispat edememesine, davalı ciranta ...'den çekleri ciro yoluyla devralan ve takip başlatan davalı ...'ın çekler nedeniyle davalı ...'den alacaklı olduğuna dair iddiada bulunmaması yanında davalı ...'in şirketinde SGK'lı olarak çalışmasının bulunması nedeniyle çeklerin teminat çeki olduğunu bile bile çekleri ciro ettiğinin kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>\tDavacı tarafın istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise, mahkemece dava konusu çeklerin teminat çeki olduğu, davalı takip başlatan alacaklı ...'ın cirosunun kötüniyetli olduğu, davacının zararına çeki bile bile ciro yoluyla iktisap ettiği  kabul edilmesine rağmen davacı lehine takip başlatan davalı ... aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi yerinde olmamış ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından davacının istinaf itirazının kabulü ile  dava dilekçesindeki talep dikkate alınarak HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalıların istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>3-Ankara 11. Asliye Ticaret MahkemesiNİN 2015/268 Esas 2022/27 Karar sayılı 20/01/2022 tarihli  kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>4-a-Davanın KABULÜNE, <br>Ankara 5.İcra Müdürlüğünün 2012/571 sayılı takip dosyasındaki ve Ankara 16.İcra Müdürlüğünün 2012/9912 sayılı takip dosyalarında takip dayanağı yapılan çeklerden ve takiplerden dolayı davacı tarafın davalılara borçlu olmadığının tespitine,<br>b)İİK'nun 72/5 maddesi gereğince takip konusu alacağın (2.112.130,14 TL) %20'sine karşılık gelen (422.426,02TL) kötü niyet tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,  <br>c-Alınması gerekli 144.279,60 TL harçtan peşin alınan 36.069,91 TL'nin mahsubu ile kalan  108.209,69 TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına,<br>ç-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 36.069,91 TL peşin harç, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 529,00 TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 39.626,61 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>d-AAÜT uyarınca belirlenen 101.843,34 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,<br>e-Davalılar tarafından yapılan masrafların üzerlerinde bırakılmasına,<br>f-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>5-a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 144.279,60 TL harçtan peşin alınan 36.080,70TL harcın mahsubu ile bakiye 108.198,90TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazineye İrat Kaydına, <br>b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli  144.279,60 TL harçtan peşin alınan 36.070,70TL harcın mahsubu ile bakiye 108.208,90 TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye İrat Kaydına, <br>c-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>8-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,    <br>9-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 31/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi<br> <br>Başkan...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"873ed9f6f8e4f1ce","SID":"f2a037b60762610f"}}