{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1256 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2025/129<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/03/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2019/396 E -  2022/162 K<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 14/02/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/03/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacılar vekili, taraflar arasında 13/09/2006 tarihinde inanılan müvekkilleri ... - ... A.Ş. ile inanan ... - ... A.Ş. arasında akdedilen sözleşmenin konusunun dava dışı ... A.Ş.'nin ... Bankası A.Ş.’den kullandığı krediye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan ... ile dava dışı ... A.Ş.'nin bankaya olan borçlarının ödenmesi ve bankanın inananların maliki bulunduğu taşınmazlardaki ipoteklerinin fek olunarak inanan sözleşme tarafı ...’in mülkiyetindeki  ... Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1-3-4-6-8 no’lu bağımsız bölümlerinin 1.900.000,00 USD karşılığı inanılanlara devrinin sağlanması ile 01.01.2007 tarihinden itibaren kiralarının ödenmesinin sağlanması ve 1.000.000,00 EURO borcun inananlara geri ödenmesi olarak kararlaştırıldığını, inananların sözleşmede kararlaştırılan borçlarının ifasının teminatını teşkil etmek üzere ... A.Ş.’nin mülkiyetindeki ... Parsel sayılı taşınmazın 3/4 payını inanılan sözleşme taraflarından ... A.Ş.’ye tapuda devir ve temlik ettiklerini, inanan sözleşme taraflarından ... A.Ş.’nin teminat teşkil eden Tuzla'daki taşınmazın 1/4 payını da 07.07.2009 tarihinde ve gerçek satış sözleşmesi ile inanılan ... A.Ş.'ye devir ve temlik ettiğini, 1/4 hissenin mülkiyetinin de ... A.Ş.'ye devri ile taşınmazın tamamına müvekkil ... A.Ş.’nin  malik olduğunu ve akabinde inanan sözleşme tarafı olan ... A.Ş’nin  07.07.2009 tarihli kira sözleşmesi ile ... A.Ş.'nin kiracısı olduğunu, inanç sözleşmesinin inananlara ait temel ediminin inanan ...’ın tapunun ... Parselini teşkil eden yapının 1-3-4-6-8 nolu bağımsız bölümlerinin devri ile 01.01.2007 tarihinden itibaren net 62.500,00 USD/AY kirasının inanılanlara ödenmesi olduğunu, temel borcun ifasının özellikle ve öncelikle inanç sözleşmesinin tarafı inanan ... tarafından ifa olunacağını, inanılanlara devri gereken taşınmazların maliki ve kiraya vereninin ... olduğunu, taşınmazda ... Mağazacılık Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin  dava tarihinde kiracı olduğunu, davaya dayanak inanç sözleşmesinin 6. maddesi gereğince 62.500 USD/Ay'dan daha fazla kira geliri elde edildiğinde fazla kısmın sözleşmenin tarafları arasında paylaşılacağının kararlaştırıldığını, inanılan müvekkillerine Ankara'daki sözleşme konusu taşınmazların devir ve temlikinin yapılmaması nedeni ile taşınmazlardan alınan kiraların da müvekkiline ödenmediğini, inananlar ...-... A.Ş.’nin inanç sözleşmesinden kaynaklı diğer borçlarını da ifa etmediklerini, bu nedenle sözleşmenin tarafları ... A.Ş.’nin (davacı) ile ... A.Ş. - ... (davalılar) arasında, İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2019/56 E. sayılı davanın derdest olduğunu, davada verilen 26.06.2018 tarihli ve 2016/5074E.-2018/11498K. Sayılı Yargıtay kararını dilekçe ekinde sunduklarını, inanç sözleşmesinin teminatını teşkil eden ... Parsel sayılı taşınmazın halen müvekkillerinin mülkiyetinde olduğunu, inananların müvekkillerine halen borçlarını da ifa etmediklerini, aksine inanç konusu parselin iadesi için  İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava ikame ettiklerini, dava dışı ... A.Ş.’nin Tuzla'daki taşınmazdaki 10.000.000,00 TL'yi aşkın kira borcunu ödemekte temerrüt halinde olduğunu belirterek 01.01.2007 tarihinden dava tarihine kadar doğmuş müvekkil alacağının, belirli hale gelmesiyle arttırılmak üzere şimdilik 62.500,00 USD'lik kısmının değişen oranlarda yabancı para cinsinden ticari mevduata uygulanan en yüksek oranda  faizi ve yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacılar vekili 16/09/2021 tarihli dilekçesi ile davasını şimdilik 01/02/2007-01/03/2009 tarihlerinde ödenmeyen 875.000,00 USD olarak ıslah etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ\t<br>Davalı vekili, müvekkili ...’ın tacir sıfatına haiz olmadığı için mahkemenin görevsiz olduğunu, ayrıca mahkemenin yetkisine ilişkin itirazlarının olduğunu, yabancı para cinsinden takip yapılıp dava açılamayacağı yönünden itirazlarının olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın 13.09.2006 tarihli inanç sözleşmesine dayandığını, müvekkiline ait bulunan... parselini teşkil eden yapının 1-3-4-6-8 no.lu bağımsız bölümlerin devri ile 01.01.2007 tarihinden itibaren aylık net 62.500,00 USD kiranın inanılanlara ödenmesi olduğunu, buna karşılık inananların bu edimlerini yerine getirmeyerek davacıların zarara uğramalarına sebebiyet verdiğini, bu kapsamda İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/56 esas sayılı dosyasında verilecek hükümle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şimdilik 62.500,00 USD’lik belirsiz alacak davası ikame ettiklerini beyan ettiğini, davacının dayandığı 13.09.2006 tarihli sözleşmede yer alan Ankara’da bulunan taşınmazların satışının vaat edilmesine ilişkin hükümlerin resmi şekil şartına uyulmadığından geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayanılarak alacak talebinde bulunulmasının da mümkün olmadığını, aradan geçen 13 yıl içerisinde taşınmazın satışının gerçekleştirilmediğini, bu süre içinde davacı tarafın da satışın yapılmasına ilişkin olarak hiçbir talebi olmadığını, davacının dayandığı sözleşmenin 13.09.2006 tarihi olduğu dikkate alındığında, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların  dava konusu kira bedeli alacağı 01/01/2007 tarihinden sonraki döneme ait olup yukarıda  açıklanan sözleşme hükümleri çerçevesinde davacının kira bedeli alacağı talebinin dosyaya sunulan taraflar arasındaki davalara ait emsal Yargıtay ilamları da gözetildiğinde hukuki bir dayanağının bulunmadığı ve haklılığının kanıtlamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İstinaf eden- davacılar vekili tarafından;<br>Taraflar arasındaki 13/09/2006 tarihli taşınmaz satış ve finansman sözleşmesinin birbiri ile bağlantılı tüm hükümleri ile birlikte ele alınması gerektiğini, sözleşmenin tipik bir inançlı işlem sözleşmesi olduğunu, davalının ve dava dışı şirketin içerisinde bulunduğu ekonomik sıkıntının aşılması müvekkilleri tarafından Ankara’daki taşınmazların gerçek değerinden satın alınması ve 01/01/2007 tarihinden itibaren kiralarının ödenmesinin sağlanması ve bunun karşılığında Ankara’daki taşınmazlar ile Tuzla’daki taşınmazın ¾’ünün tapularının müvekkillerine devri olduğu hususu sözleşmede belirlenmişken sözleşmenin 6. maddesinin mahkemece hatalı olarak yorumlanması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, satış bedeli ödenen dava konusu taşınmazların kirasının alınmamasının kararlaştırıldığı şeklinde sözleşmenin yorumlanmasının mümkün olmadığını, davalının güven sorumluluğundan kaynaklanan yükümlülüklerini açıkça ihlal ettiğini, davalının ve dava dışı şirketin taşınmazları müvekkiline devretmedikleri gibi taşınmazları başka bir şirkete kiraya verdiklerini, davalı yanın açıkça kötüniyetli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3 maddesi tarafların iradeleri nazara alındığında menfaatler dengesini bozacak şekilde yorumlandığını bildirerek  başvurulmuştur.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, sözleşme gereğince davacı inananların davalı inanılandan inançlı temlik nedeni ile talep edebileceği kira bedeli alacağının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, inanç sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Taraflar arasında imzalanan 13.09.2006 tarihli taşınmaz satış ve finansman sözleşmesinin “Taraflar” başlıklı 1. maddesinin; “... ve ... ile ... ve ... Makineleri A.Ş. arasında aşağıdaki koşullarda bir taşınmaz satış ve finansman sözleşmesi düzenlenmiştir.<br>Aşağıdaki sözleşme maddelerinde, finansman sağlanan ... ve ... Makineleri A.Ş. “satıcı”, finansman sağlayan ... ile ... “alıcı\" ... Bankası “banka\" ... parsel 1-3-4-6-8 no.lu bağımsız bölümler “iş yerleri”... parsel sayılı 27527 m2 taşınmaz üzerinde bulunan fabrika ile birlikte “parsel” diye ifade edilmiştir. ” şeklinde olduğu,<br>“Parsel ve işyerlerinin yeri” başlıklı  3.maddesinin; “... 27.527 m² yüzölçümlü ... numaralı parselin  3/4  hissesinin devir işlemi nihai  bir satış anlamında olmayıp (parselin 3/4 hissesi), bu sözleşmede geçen ... parsel üzerindeki 1-3-4-6-8 nolu bağımsız bölümlerin (işyerlerinin)  tapularının satıcıya 1.900.000.-USD (bir Milyon Dokuz Yüz Bin Amerikan Doları) karşılığı devrinin sağlanması ve 1.000.000 Euro finansmanın ve maliyetinin geri ödenmesinin teminatını teşkil etmektedir.” hükmünü içerdiği, <br>2. maddesinin; “Bu sözleşmenin konusu satıcı adına kayıtlı ... parsel 1-3-4-6-8 no.lu bağımsız bölümlerin 1.900.000,00 USD bedelle alıcıya satımı ile satıcıya alıcının sağlayacağı asgari 1.000.000,00 EURO finansmanın ve finansman maliyetinin geri ödenmesini sağlayacak teminatı teşkil etmek amacıyla plastik makinaları A.Ş. yönetim kurulu kararına uygun olarak 3. maddede tanımlanan ...’a ait parselin alıcıya devridir” şeklinde olduğu görülmektedir. <br>Sözleşmenin  “Devirlerin zamanında yapılmaması ve finasmanın  ödenmemesi” başlıklı 5.3 maddesinde açıkça; ”Satıcı, parselin devri nedeniyle herhangi bir tazminat İstememeyi, Türk Ticaret Kanununun 24. Maddesinin uygulanmasını kabul eden alıcıya İşyerlerinin devri yapılmaması halinde ve parselin her hangi bir nedenle geri alınması halinde, alıcının, o ana kadar yaptığı ödemeler satıcıya sağladığı finansman ve onun nam ve hesabına devlete 3.kişilere yaptığı ödemeler faiz ve benzeri haklar tespit edilir ve derhal ihtara hacet kalmaksızın alıcıya ödenir.<br>Satıcı, özellikle bu sözleşme ve eklerinde uymayı kabul ettiği esaslara ve yüklenimlere aykırı düşen hareketlere alıcı tarafından süre tayini suretiyle yapılacak yazılı bildirilere rağmen devamda ısrar ettiği takdirde; alıcı cezai şart olarak parselin devrinin kısmen veya tamamen devrini  yoksun bırakacak önlemleri alır ve uygular.Taraflar bu hususu kabul ve taahhüt eder.” hükümlerini içermektedir.<br>Yine, sözleşmenin 6.maddesinde açıkça aynı taşınmazlar yönünden satıcı ile ... arasında mevcut kira sözleşmesinden kaynaklanan ve satıcı lehine doğacak tüm hakları ile kira gelirleri (62.500 USD aylık-750.000 USD yıllık) 15.10.2005 tarihinden itibaren başlayan dönemde satıcıya (dosyamız davalısına ve dava dışı ... A.Ş.’ye) ait olacağı hükme bağlanmıştır. Aynı düzenlemede ancak taşınmazların resmi devirlerinin gerçekleşmesinden (1.1.2007 tarihinden sonra) satıcının mevcut kira sözleşmesinin 15/10/2006 tarihinde başlayan döneminde doğacak hukuki haklar gereği alıcının (dosyamız davacılarının)  mevcut kiracı veya başka bir kiracı ile anlaştığı kira bedelinden fazla alınacak kira ve miktarları alıcı ve satıcı arasında eşit olarak pay edileceği, parselin alıcıya devir tarihinden sonra ise kiracısı tarafından ödenecek kira bedellerinin tamamının yine  satıcıya (dosyamız davalısına)  ait olduğu ve satıcının bu parseli dilediğine ve dilediği şartlarda kiralamakta serbest olduğu açıkça belirtilmiştir. <br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70TL harcın istinaf eden  davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 14/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t<br> <br>Başkan...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fa9267ea38727d0","SID":"13082056dbf3d5f7"}}