{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/1068 <br>KARAR NO: 2025/90<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/02/2024<br>NUMARASI: 2014/500 (E) - 2024/88 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Tasarrufun İptali <br>KARAR TARİHİ: 21/01/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacıdan 30/05/2010 tarihli sözleşme gereğince çim aldığını ve sözleşme kapsamında toplam 78.234 TL bedel belirlendiğini, bunun için 45 gün vadeli çek verileceği kararlaştırılmasına rağmen çekin müvekkiline verilmediğini, bedele karşılık 25.000 TL ödeme yapıldığını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine Kadıköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, icra dosyası kapsamında dava dışı ... AŞ'ye gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, yapılan araştırmada davalı borçlunun dava dışı ... AŞ nezdinde  9. ayda doğacak alacağını diğer davalı ... Gıda ve Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketine temlik ettiğinin belirlendiğini, tasarrufa konu temlik işleminin alacaklıları zarara uğratmak kastıyla muvazaalı olarak yapıldığını belirterek iptali ile alacak üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Gıda ve Mad. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... San ve Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiş, vekili 12/09/2012 tarihli beyan dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacı aleyhine Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/71184 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, müvekkili ile rulo çim satın alma sözleşmenin imzalandığını, ancak davacının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini ve çimlerin bir kısmını teslim etmediğini, müvekkilinin davacıdan aldığı çimlerin bedelini ödediğini ancak sözleşme gereği gönderilmesi gereken ancak gönderilmeyen 18.234 TL'lik çim bedelinin ödenmediğini, davacının müvekkiline fatura ödemesi yapılan çimlerin tamamı için fatura kesmediğini, müvekkili her ne kadar alacaklı firma ile 78.234 TL'lik sözleşme imzalasa da 18.234 TL'lik kısmını kabul etmediklerini, bu tutar karşılığı olan çimlerin kendilerine gönderilmediğini, bu nedenle bakiye bedelin ödenmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"Davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına\" karar verilmiştir.Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle; tarafların haklılık durumu değerlendirilmeksizin davalı müvekkili şirket aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebep olan taraf olmadığını, kaldı ki müvekkilinin bahsi geçen icra dosyasında ve menfi tespit davasında taraf  olarak da yer almadığını, davaya dayanak İstanbul Anadolu (eski Kadıköy) ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine istinaden borçlu olmadığının tespiti için davalılardan ... Şirketi tarafından açılan davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/307 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile ... Şirketinin borçlu olmadığının anlaşıldığını, dolayısıyla davalı ...'un davacıya herhangi bir borcu olmadığı kesinleşmiş mahkeme kararı ile ispat edildiğine göre davacı tarafın davayı açmakta haklı olduğundan bahsedilemeyeceğini, davaya konu icra takibini başlatan tarafın da menfi tespit davasında haksız çıkan tarafın da davacı ... Şirketi olduğunu, dolayısıyla davanın açılmasına sebep olan tarafın da davacının bizzat kendisi olduğunu, diğer davalı şirket tarafından menfi tespit davası kazanıldıktan sonra borcun ödenmiş olmasının davacı şirketin davasında haklı olduğu anlamına gelmediğini, müvekkili ile diğer davalı arasındaki ilk temlik ilişkisinin 26/04/2010 tarihli olduğunu, yani sözleşmenin yapıldığı 30/05/2010 tarihinden önce olduğunu, bu durumun açıkça müvekkili şirketin davacı şirkete zarar verme kastı bulunmadığını gösterdiğini, ayrıca müvekkili ile diğer davalı arasında yapılmış olan temlik işleminin davacı ile diğer davalı arasında akdedilen sözleşmeden önce yapıldığını, dolayısıyla temlik işleminin borcun doğumundan önce olduğunu, müvekkili ile diğer davalı arasında yapılan 2. temlik işleminin ise 11/08/2010 tarihli olduğunu, mahkemece temlik işleminin davacı ile diğer davalı arasında akdedilen sözleşmeden önce yapılmış olduğu hususu değerlendirilmeksizin hüküm verildiğini, ayrıca davanın konusuz kalması halinde tarafların dava açıldığı andaki haklılık durumları tespit edildikten sonra haksız çıkan tarafa nispi değil maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiğini, dolayısıyla mahkemece tarafların haklılık durumları tespit edilmeksizin nispi karar ve ilam harcının da yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte müvekkili şirkete yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, müvekkili şirket aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava; İİK'nin 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.İİK'nin 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve  borçlu hakkında alınmış kesin veya  geçici  aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun  278,  279  ve  280.  maddelerinde  yazılı  iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Somut davada, davacı, davalı borçlu ... şirketinin dava dışı ... AŞ nezdinde doğacak hak edişlerini alacaklıları zarara uğratmak kastıyla diğer davalı ... Elektrik şirketine muvazaalı olarak temlik ettiğini belirterek tasarruf işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamından; davacı ile davalı ... Ticaret Ltd. Şti arasında 30/05/2010 tarihli rulo çim satışına ilişkin sözleşme akdedildiği, davacı tarafından davalı ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine  Kadıköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 30/05/2010 tarihli sözleşmeye dayalı olarak (78.234 TL asıl alacak +17.212,33 TL  işlemiş faiz - 25.000 TL takip öncesi tahsilat olmak üzere) toplam 70.446,33 TL alacak nedeniyle 21/10/2010 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, 09/12/2010 tarihinde davalı borçlu şirketin adresinde yapılan hacizde haczi kabil malının bulunmadığının tespit edildiği; haciz tutanağının İİK'nin 105 ve 143. maddeleri kapsamında aciz belgesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Dosya içeriğine göre  davalı borçlu ... şirketinin ... AŞ nezdinde doğacak alacağına ilişkin olarak davalılar arasında 26/04/2010 ve 11/08/2010 tarihinde 2 ayrı temlik işlemi yapıldığı, 26/04/2010 tarihinde yapılan temlike konu alacağın 2. temlik tarihinden önce  dava dışı ... AŞ tarafından temlik alacaklısı olan davalı ... Şirketine ödendiği, dava dilekçesine içeriğine göre  davalı borçlunun dava dışı ... AŞ nezdinde 9. ayda doğacak alacağına ilişkin temlik işlemini dava konusu yaptığı dolayısıyla 2. temlik olan 11/08/2010 tarihli temlik işleminin dava konusu olduğu, takip konusu borcun 30/05/2010 tarihli sözleşmeye dayandığı dikkate alındığında borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden önce olduğu açıktır. Dosyada bulunan, Eyüp ... Noterliğinin 11/08/2010 tarih ve ... yevmiye nolu temliknamesinin incelenmesinde; temlik eden ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... San. ve Tic. AŞ nezdinde 2009/130769 ihale kayıt numaralı ... Taşoluk Tesisinde ağaçlandırma, peyzaj ve bitki bakımı işinden doğacak hak edişlerinden 150.000 TL'lik kısmını Borçlar Kanununun 162. maddesi gereğince lehine temlik olunan ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine aynı bedelle devir ve temlik edildiği, temlik bedelinin nakden ve tamamen alındığı, aynı temliknamede temlik alanın da temliki kabul ederek temlik bedelinin temlik edene nakden ve tamamen ödediği belirtilmiştir. Davalı borçlu ... Limited Şirketi tarafından davacı ... Peyzaj şirketine karşı, taraflar arasında 17.000 m2 rulo çimin 78.234 TL bedelle satışı için sözleşme imzalandığı, davalının 18.234 TL lik malı teslim etmediği, müvekkilinin satın aldığı çimlere karşılık aleyhine yapılan icra takibinden önce 25.000 TL ve icra takibinden sonra 35.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL ödeme yaptığı bu nedenle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine  karar verilmesi amacıyla İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan menfi tespit davasında yapılan yargılama sonunda mahkemece 2023/307 Esas 2023/917 Karar sayılı kararla \"Davanın kabulü ile Kadıköy (Kapatılan) ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına konu dava değeri olan 18.234 TL (ödenen 60.000 TL düşüldükten ve işlemiş faiz ihmal edilerek) yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine\" karar verilmiş ve  kesinleşmiştir.Kural olarak para borcu nedeniyle yapılan temlik işlemlerinin geçerli kabul edilebilmesi için temlik alacaklısı ile temlik borçlusu arasında temlik öncesi ve sonrası devam eden bir ticari ilişkisinin bulunması, en azından temlik öncesi bir ticari ilişkinin bulunması, temlik miktarı ile temlik alacaklısının alacağının orantılı olması, (borç - alacak ilişkisi orantısı), taraflar tacir ise bu durumun tarafların ticari defterleri veya banka hesap hareketleri gibi resmi belgelerle ispatlanması gerekmektedir.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7867 Esas 2023/13806 K. sayılı kararı) İlk derece mahkemesince alınan 03/09/2014 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; davacı şirketin ticari defterlerinin süresinde açılış tasdiklerinin yapıldığı ve birbirini teyit ettiği, ancak kapanış tasdikinin yapılmadığı, 2010 ve 2011 yılı ticari defterlerinin davacı lehine delil vasfı bulunmadığı, davalı şirketlerin ticari defterleri ibraz edilmediğinden inceleme yapılamadığı anlaşılmıştır. Somut olayda; davalı ... şirketi vekili, müvekkili şirketin davalı borçlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye elden borç para verdiğini, bu nedenle ... şirketinin dava dışı ... Peyzaj şirketinden olan alacağını müvekkili ... şirketine temlik ettiğini, ödemelerin nakden ve tamamen elden yapılması nedeniyle ödemelere ilişkin ellerinde bir belge bulunmadığını beyan etmiştir.Yargılamanın geldiği aşama itibarıyla davalılar arasında temlik öncesi ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı ve davalı 3. kişi ...  Şirketinin davalı borçlu ... Şirketinden temlik borcu kadar alacaklı olup olmadığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davalı Tasfiye Halinde ... İnşaat Elektrik Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.362,25‬ TL'nin mahsubu ile fazla alınan 746,85‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından sarf edilen 50 TL posta ve tebligat gideri ile davalı ... Limited Şirketi tarafından sarf edilen 8 TL posta ve tebligat giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 5-Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,<br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı davalı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan 219,40 TL posta ve tebligat gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d9fd9514b9b86f7","SID":"7be68eb83f4b507b"}}